Kültür Sanat Edebiyat Şiir

gök gürültüsü sizce ne demek, gök gürültüsü size neyi çağrıştırıyor?

gök gürültüsü terimi Arthas tarafından 02.06.2004 tarihinde eklendi

  • Ters Tepki
    Ters Tepki 16.08.2017 - 19:55

    Yağmur yağacak...

  • Vedat Kocakaya
    Vedat Kocakaya 22.01.2006 - 00:14

    gece 12 den sonra gürültü yaparsa polisi arayın...süt dökmüş kediye döner.................:P

  • Ceha Meha
    Ceha Meha 30.12.2005 - 18:27

    gurrrrrrrrrrrrrrrrrr GULA (LAZCA)

  • Akin Ejder
    Akin Ejder 13.10.2005 - 21:58

    uzun beyaz bulut küçük gri bulut kavga etmediler ki....

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 04.06.2005 - 10:36

    Eskiden dağ başlarında gök gürültüsü 2000 Watt'lık kolonlardan çıkan bas ses gibi iç organlarımı yerinden oynatırdı, çok hoşuma giderdi..

    Şimdilerde ise ne zaman gök gürültüsü duysam içimde ferahlama arınma hissederim..

  • Selin Sel
    Selin Sel 11.05.2005 - 23:11

    Gök gürlüyordu.
    Sessiz bir ışık yükseliyordu karşıki dağların ardından.
    Güneş demeye bin şahit isterdi.

    Yazmak istiyordu.
    Ağlamak istediği kadar çok.
    Tutuklu kelimelerinin zincirlerini çözdü.
    Paslıydı anahtarlar…anahtarlar....kilitlere mahpus…dönmüyordu…

    Şu an bir bebek doğuyor dünyaya diye düşündü…ve bir anne yüzündeki gülümseyiş eşlik ediyordu scenario’ya….
    Bardağın dolu tarafına bakmak istiyordu artık..
    Her zamankinden daha çok….

    Nazımın dizeleri yankılanıyordu arka planda…

    ^^……Bugün Pazar..bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar…
    Şu anda ne düşmek dalgalara…ne memleket..ne de karım…
    Toprak güneş ve ben…bahtiyarım…^^…diyordu…

    Uzaklardan… huzur ve huşu ile… dinlendirici bir müzik sesi geliyordu..
    All that remains is a piano which plays…tınıları rüzgarın haşin uğultusuna karışıyordu…

    Bütün karmaşıklığı dünyanın..
    Ve düzeni karmaşıklığın…
    Hüküm sürmekteydi dünya mekanlarında umarsız…

    Ruhundaysa.. yüreğine yağan kara rağmen durduramadığı bir sevgi dominosu sürüp gidiyordu bir yandan…taşlar… bir fiskeyle devrilmeye hazır… önünde bekliyordu….

    Eternalflame

  • Muazzez Demiral
    Muazzez Demiral 12.06.2004 - 06:46

    bazıları çok korkar...neyinden bilmem.ben sadece verebileceği zararları düşündüğümde korkuyorum.yoksa uzaklardan seyretmek keyif bile verir :))

  • Mm
    Mm 11.06.2004 - 22:26

    ellahumme la tektulna bi ğadabike ve la tuhlikna biazabike ve afina kable zalik..
    (ey rabbim biiz gadabınla öldürme,azabınla helak etme.bundan evvel bize afiyet ver)

  • Mm
    Mm 11.06.2004 - 22:25

    gök gürültüsü O'nu hamd ile,melekler deO'na korkularından tesbih ederler...O yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar..onlar ise Allah hakkında çekişip -tartışırlar.O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır..(rad 13)

  • Bürran Saka
    Bürran Saka 11.06.2004 - 18:45

    Hacı babamın (Allah rahmetini bol etsin) osurukları...İnanılmaz gürlerdi...

  • Ayhan Karadag
    Ayhan Karadag 11.06.2004 - 18:07

    Kuran'ın bir ayetinde rüzgarların 'aşılama' özelliğine ve bunun sonucunda yağmurun oluştuğuna şöyle dikkat çekilir:

    Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık... (Hicr Suresi, 22)

    Ayette, yağmur oluşumundaki ilk aşamanın rüzgarlar olduğuna dikkat çekilmektedir. Oysa 20. yüzyılın başlarına kadar, rüzgarla yağmurun yağması arasındaki tek ilişki rüzgarın bulutları sürüklemesi olarak biliniyordu. Modern meteorolojik bulgular ise rüzgarların yağmurun oluşumunda 'aşılayıcı' rol oynadıklarını gösterdi.

    Rüzgarların bu aşılama özelliği daha önce de değindiğimiz gibi şöyle gerçekleşir: Okyanusların ve denizlerin yüzeyinde, köpüklenme nedeniyle her an sayısız hava kabarcığı oluşmaktadır. Bu kabarcıklar patladıkları anda, milimetrenin 100'de biri çapındaki binlerce parçacığı havaya fırlatırlar. 'Aerosol' adı verilen bu parçacıklar, rüzgarlar sayesinde karalardan gelen tozlarla karışarak atmosferin üst katmanlarına taşınır. Rüzgarların bu şekilde yükseklere taşıdığı parçacıklar, burada su buharı ile temas eder. Su buharı da bu parçacıkların etrafına toplanarak yoğunlaşır ve su damlacıklarına dönüşür. Bu su damlacıkları önce biraraya gelerek bulutları oluşturur, bir süre sonra da yağmur olarak yeryüzüne iner. Görüldüğü gibi rüzgarlar, havada serbest halde bulunan su buharını denizlerden taşıdıkları parçacıklarla 'aşılamakta' ve böylece yağmur bulutlarının oluşumunu sağlamaktadır.


    Yukarıdaki resimde bir dalganın oluşum aşamaları görülmektedir. Dalgalar suyun üzerinde esen rüzgarlar sayesinde oluşur. Rüzgarlarla birlikte su zerrecikleri dairesel olarak hareket etmeye başlar. Bu hareket kısa bir süre sonra arka arkaya eklenen dalgaları oluşturacak ve dalgalarla birlikte oluşan hava kabarcıkları havaya yayılacaktır. İşte bu yağmurun oluşmasındaki ilk aşamadır. Bu oluşum ayette de aşılayıcılar olarak rüzgarların gönderilmesi ve bu sayede gökten su indirildiği şeklinde haber verilmektedir.


    Eğer rüzgarların bu özelliği olmasa, yüksek atmosferdeki su damlacıkları hiçbir zaman oluşamayacak ve yağmur diye bir şey de olmayacaktı.

    Burada önemli olan nokta ise, rüzgarların yağmur oluşumundaki bu kritik görevinin asırlar önce Kuran'da bildirilmiş olmasıdır. Hem de insanların doğa olayları hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmedikleri bir devirde...

    Ayette rüzgarların aşılayıcı yönüyle ilgili haber verilen diğer bir bilgi de, rüzgarların bitkilerin döllenmesindeki rolüdür. Yeryüzündeki pek çok bitki, türünün devamını polenlerini rüzgar vasıtasıyla dağıtarak sağlar. Birçok açık tohumlu bitki, çam ağaçları, palmiye ve benzeri ağaçlar, ayrıca çiçek veren tüm tohumlu bitkiler ile çimensi otların tamamı rüzgarlarla döllenirler. Rüzgar, çiçek tozlarını bitkilerden alıp, aynı türden diğer bitkilere taşıyarak döllenmeyi gerçekleştirir.

    Rüzgarın bitkiler üzerinde nasıl bir aşılama yapabileceği yakın zamanlara kadar bilinmiyordu. Ancak bitkilerin de erkek ve dişi olmak üzere cinsiyet farkı olduğunun anlaşılması üzerine, rüzgarların böyle bir aşılayıcı etkisi olduğu anlaşıldı. Bu gerçeğe Kuran'da, 'Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik.' (Lokman Suresi, 10) ayetiyle dikkat çekilmektedir.

  • Ayhan Karadag
    Ayhan Karadag 11.06.2004 - 18:06

    Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir. (Nur Suresi, 43)


    Yukarıdaki ayette, şimşeğin doluyla olan ilgisine dikkat çekilmektedir. Dolunun, şimşeğin oluşumundaki etkisi araştırıldığında, ayette önemli bir meteorolojik gerçeğe işaret edildiği görülecektir. Meterology Today (Günümüzde Meteoroloji) adlı kitapta dolu ve şimşeğin oluşumu ile ilgili şöyle bir yorum getirilmektedir:

    Aşırı soğumuş damlacıklardan ve buz kristallerinden oluşan bir bulut bölgesinden dolu düştükçe bulutlar elektrik yüklenir. Sıvı halindeki damlacıklar da dolu taneleriyle çarpıştıklarında, temas anında donarlar ve potansiyel ısılarından kaybederler. Bu, dolunun yüzeyinin buz kristalinin çevresinden daha sıcak kalmasını sağlar. Dolu buz kristali ile temasa geçtiğinde ise önemli bir olay gerçekleşir. Elektronlar daha soğuk olandan daha sıcak olana doğru akarlar. Bunun sonucunda dolu negatif yüklü olur. Aynı etki çok soğumuş su damlaları bir dolu tanesi ile temasa geçtiğinde ve pozitif yüklü çok küçük buz parçaları kırıldığında da olur. Daha hafif ve pozitif yüklü parçacıklar hava akımıyla bulutların yukarı tarafına doğru taşınırlar. Negatif yükle kalan dolu bulutun aşağı kısmına doğru düşer, böylece bulutun aşağı tarafı negatif yüklenir. Bu negatif yükler yıldırım olarak yeryüzüne doğru deşarj olurlar. Bu bakımdan dolu, yıldırımın oluşumunda ana etkendir. 37

    Fırtına bulutunda elektrik yükü, yağmur damlacıklarının sürekli çatlamasından oluşur. Damlacık çatladıkça, pozitif yük bulutun üst katına yükselir, negatif yük altta kalır. Bu durumda toprak yüzeyinde pozitif yük oluşacak ve yıldırım düşecektir.

    Aşağıdaki ayette ise yağmur bulutlarının şimşeklerle olan bağlantısına ve bu oluşumların sıralamasına dikkat çekilmiştir ki, bunlar da bilimsel bulgularla tam bir paralellik içindedir:


    Ya da (bunlar) karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek(ler) le yüklü, 'gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle'; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar... (Bakara Suresi, 19)


    Yağmur bulutları 25.6 km2 - 256 km2 genişliğinde, 9.000-12.000 m yüksekliğindeki çok büyük kütleler halindedir. Bu olağanüstü kalınlıktan ötürü, bu bulutların tabanı karanlıktır. Güneş ışınları, bulutu oluşturan su ve buz parçacıklarının çok fazla miktarda olmasından dolayı geçiş imkanı bulamazlar. Bu yoğunluk dolayısıyla, yeryüzüne bu bulutlar arasından çok az miktarda güneş ışığı ulaşır ve bu yüzden yeryüzünden bakan bir kişi bulutu karanlık olarak görür. Bulutun üst kısımlarında ise karanlık daha azdır ve yeryüzüne yaklaştıkça karanlık daha artar. 38

    Karanlığın ardından ayette dikkat çekilen, gök gürültüsü ve şimşeğin oluşum aşamaları ise şöyledir: Yağmur bulutlarının içinde elektrik yükü birikimi oluşur. Bulutlardaki bu elektriklenme, donma, damlacıkların bölünmesi, temas sırasındaki elektriklenme gibi süreçler sonucunda oluşur. Bu tür bir elektrik yükü birikimi, araya giren havanın onları izole edemeyecek duruma gelmesiyle, büyük bir kıvılcım, pozitif ve negatif alanlar arasında deşarj olur. Zıt yüklerle yüklü iki bölge arasındaki voltaj 1 milyar volta ulaşabilir. Kıvılcım bulut içinde de oluşabilir, pozitif yüklü bir alandan negatif yüklü bir alana doğru iki bulut arasında akabilir veya bir buluttan yeryüzüne doğru boşalabilir. Bu kıvılcımlar göz kamaştıran şimşek çakmalarını oluşturur. Şimşek hattı boyunca oluşan elektrik yükündeki bu ani artış, çok yüksek ısılara sebep olur (10.000 °C) . Bunun sonucunda havada ani bir genleşme olur ve çok büyük bir patlama sesi olarak açığa çıkan gök gürültüsü oluşur. 39

    Görüldüğü gibi bir yağmur bulutunda sırasıyla karanlık tabakalar, şimşek olarak bilinen elektrik yüklü kıvılcımlar ve gök gürültüsü olarak bilinen patlama sesi oluşur. Modern bilimin bulutların oluşumu, gök gürültüsü ve şimşeğin sebepleri ile ilgili tüm söyledikleri, Kuran ayetlerinin tüm tarifleri ile büyük bir uyum içindedir.

  • Ayhan Karadag
    Ayhan Karadag 11.06.2004 - 18:04

    Gök gürültüsü, elektriksel boşalma ile, 20.000 °C (Güneş yüzey sıcaklığının üç katı) ye varan sıcaklık ile atmosferin ısıtılması sonucu ışık (parlama) kanalları boyunca oluşmaktadır. Bu bir şok dalgası üreten çevredeki açık havayı sıkıştırır, ardından da şimşek kanallarından dışarı doğru yayılırken akustik dalgaya dönüşür.

    Aslında şimşek (parlama) ile gök gürültüsü aynı zamanda oluşmasına rağmen, ışık 186.000 mil/sn hızla ulaşır ki bu ses hızının hemen hemen bir milyon katıdır. Böylece parlama, eğer bulut tarafından gizlenmemişse işitilen gök gürültüsünden önce görülür. Şimşeğin görülmesi ile gök gürültüsünün duyulması arasında geçen sürenin (sn.) 5’e bölünmesi ile şimşek çakmasının olduğu yere olan uzaklık (deniz mili) tahmin edilebilir.

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 11.06.2004 - 13:40

    bi gece evde yalnızdım, elektrikler kesilmişti, kendimi minnacık hissetmiştim.

  • Hilâl Güler
    Hilâl Güler 11.06.2004 - 10:10

    dinlemesi güzel, doğa müziklerinden biri... (sanırım müzikle kayışı kopardım..!)

  • Mm
    Mm 11.06.2004 - 00:30

    ben de hep şu duayı okurum...(gök gürültüüsnden korkarımda)

    ellahumme la tektulna bi ğadabike ve la tuhlikna biazabi ke ve afina kable zalik..(ey rabbim biiz gadabınla öldürme,azabınla helak etme.bundan evvel bize afiyet ver)

  • Mm
    Mm 11.06.2004 - 00:26

    mü' min kelbi dar olmaz...

  • Mm
    Mm 11.06.2004 - 00:26

    nenemi (babaannem) hatırlatıyor...her gök gürültüüsnd epencerenin kenarında oturur,dışarısını seyrederdi..ve hep şu nu mırıldanırdı...

    Allah demek ar olmaz
    mümin kalbi(kelb derdi nenem) dar olmaz
    seversen Allahı sev
    Allah giib yar olmaz...(mekanı cenent olsun)

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca 10.06.2004 - 16:06

    şimşeğin kölesi

  • Elif B
    Elif B 10.06.2004 - 15:32

    Genelde her gürlediğinde gök mü gürledi diye sordurtan canım benim gökyüzü olayı..