Kültür Sanat Edebiyat Şiir

franz kafka sizce ne demek, franz kafka size neyi çağrıştırıyor?

franz kafka terimi Erhan Hakalmaz tarafından 05.02.2003 tarihinde eklendi

  • İki Baharın Valsi
    İki Baharın Valsi21.10.2016 - 10:37

    Zavallı Franz Kafka! Yaşadığı sürece hiçbir eseri basılmayan ve vasiyetnamesinde bütün metinlerin yakılmasını talep eden Kafka’nın dramı ne kadar sarsıcı! Bu açıdan bakıldığında Kafka, ahlaken modası geçmiş bir dönemin parçasıydı. Zaten bu yüzden de Kafka bu kadar acı çekti, çünkü zamanına ‘ayak uydurmasını’ bilemedi. Andrey Tarkovski

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe27.03.2016 - 00:35

    Bu arada sana biraz bakma fırsatı buldum, aslında dış görünüşünün benim için en ufak bir önemi yoktu, beni tek ilgilendiren sözlerindi. Pek kendine benzemiyordun, çok daha esmerdin, yüzün zayıftı, zaten dolgun yanaklarla insan bu denli gaddar olmaz (Ama bu gaddarlık mıydı ki?) . Kıyafetinin kumaşı tuhaf bir biçimde benimkiyle aynıydı, aynı zaman da çok erkeksiydi ve açıkçası hiç hoşuma gitmedi. Fakat sonra, mektuplarından birinden bir bölüm hatırladım (şu dize: iki elbisem var ama yine de güzel görünüyorum) ve sözlerinin üzerimdeki etkisi öylesine büyüktü ki, o andan itibaren elbise çok hoşuma gitti.

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe04.03.2016 - 23:28

    Üstelik mektuplaranızın daha doğru dürüst okumadım, sadece etrafından şöyle bir dolandım; tıpkı ışınğın etrafında dönen pervane gibi, ben de birkaç kez zavallı kafamı yaktım. Bu arada, anladığım kadarıyla bunlar iki farklı mektup, biri kana kana içmek, diğeriyse dehşete kapılmak için; herhalde ikincisi daha sonra yazılmış.

    İnsan bir tanıdığıyla karşılaşıp ona dikkatli bir ses tonuyla 2 kere 2' nin kaç ettiğini sorsa, bu, tımarhaneye yaraşır bir sorudur, ama aynı soru, ilkokul birinci sınıf için son derece yerindedir.

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe01.03.2016 - 16:19

    Bir de, benden içtenlik beklemeyin Milena. Kimse bunu benden, benim kendimden beklediğimden fazla bekleyemez, ama bir sürü şey ellerimin arasından kayıp gidiyor,evet öyle, belki de her şey ellerimin arasından kayıp gidiyor. Fakat bu avda cesaretlendirilmek bana cesaret vermiyor, aksine, adım atamaz hale geliyorum,birdenbire her şey yalana dönüşüyor ve avlar, avcıyı boğuyor. İşte böylesine tehlikeli bir yoldayım Milena. Sizse bir ağacın dibinde sabit duruyorsunuz, genç ve güzelsiniz; gözlerinizin ışığı dünya acısını yansıtıyor. Köşe kapmacaya benzeyen eski bir çocuk oynuyoruz; ben gölgede sürünerek bir ağaçtan diğerine gidiyorum, yolun ortasındayım, siz bana sesleniyorsunuz, beni tehlikeler konusunda uyarıyorsunuz, beni cesaretlendirmek istiyorsunuz, ürkek adımlarım yüzünden telaşlanıyorsunuz, bana (Bana!) oyunun ciddiyetini hatırlatıyorsunuz, yapamıyorum, düşüyorum, yerdeyim işte. Aynı anda hem içimden gelen korkunç sesleri hem de sizi dinleyemem, ama ilkini dinleyip duyduklarımı size açabilirim; size, hem de dünyada başka hiç kimseye açamayacağım şekilde...

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe29.02.2016 - 13:57

    İki mektup birden geldi öğleyin; okunmak için değil, insanın önüne serilmek için, insan yüzünü onlara gömsün ve aklını kaçırsın diye... Fakat bu şunu gösteriyor ki, neredeyse tamamen aklını kaçırmak iyidir, çünkü böylelikle geri kalanını olabildiğince uzun süre bir arada tutarsın..

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe28.02.2016 - 09:31

    Sevgili Milene, gün o kadar kısa ki, sizinle ve birkaç ufak tefek işle geçip sona eriveriyor.
    Gerçek Milena' ya yazacak birazcık bile zaman yok, çünkü daha da gerçek olan bütün gün buradaydı; odada, balkonda, bulutlarda...

    Son mektubunuzdaki tazelik, neşe, umursamazlık nereden geliyor? Bir şey mi oldu? Yoksa yazdıklarınızın da etkisiyle yanılıyor muyum? Ya da acaba artık kendinize ve dolayısıyla etrafınızdaki meselelere daha mı hakimsiniz? Söyleyin, ne var?

    Mektubunuza bir yargıç edasıyla başlamışsınız; ciddiyim. Üstelik ya da pek doğru değil diye sitem etmekte de haklısınız; tıpkı aslında daha önce iyi niyet konusunda da haklı olduğunuz gibi... Elbette, yazdığım kadar büyük ve sürekli bir endişe duyuyor olsaydım, bütün engellere rağmen şezlongumda daha fazla oturamaz, ertesi gün soluğu odanızda alırdım. Doğru söylediğinizi kanatlamanın tek yolu bu, gerisi boş laf; buna bu yazdıklarım da dahil. Yok eğer içimdeki asıl duyguyu kastediyorsanız, o suskun ve eli kolu bağlı.

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe26.02.2016 - 09:36

    bütün bu olanlar perişan ediyor beni. çevremdeki herşey darmadağın oluyor sonra yeniden bir araya geliyor. sonra başımın çaresine bakmak zorunda kalıyorum. aslında yakınmamın sebebi güneşi görmek istemeyişim, hayata geri dönmekten korkmam.

    sen benim için saf, el değmemiş bir genç kızsın milena. senin gibi tertemiz, eldeğmemiş bir beyazlığı olan biriyle hiç karşılaşmadım ben. böyle birine dokunabilmek büyük bir cesaret işi. bu kirli, korkak, kararsız, soğuk eli nasıl uzatırım sana..

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe25.02.2016 - 15:35

    bu akşam tek başıma uzun bir yol yürüdüm. çoğunlukla başkaları ile yürürüm veya yatarım. bu akşam tek oldu. tanrım, keşke burada olsaydınız. burada olmadığınızı söylersem aslında kendime deli demeliyim. o kadar kuvvetli bir şekilde hissediyorum ki burada olduğunu. hayır hayali değil, istediğim anda size dokunabileceğim şekilde buradasınız, yanımdasınız..

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe25.02.2016 - 15:29

    gönül ilişkilerimde edindiğim tecrübe erkeklerin daha çok acı çektiği. aslında bu acı karşılıklıdır. kadının çektiği acı gerçektir ama erkeğin acısı fazladır..

  • Demir Menteşe
    Demir Menteşe25.02.2016 - 10:04

    yarım saate yakındır gönderdiğin iki mektupla kartını gülerek okuyorum. hangi kral mutlu olmuş benim kadar acaba..

    her zaman haklısın zaten sen. ne olur benim haksızlığımı paylaş biraz benimle..