Kültür Sanat Edebiyat Şiir

aşk sizce ne demek, aşk size neyi çağrıştırıyor?

aşk terimi Cengiz Ekrem Teymur tarafından tarihinde eklendi

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir

    Gerçek AŞK, daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir… Aşk en tehlikeli inançtır... Aşk çok cesur olmayı gerektirir ve cesareti daima sınar, hep zorlar... Bu yüzden herkes âşık olamaz... Tehlikeye duyulan ilgi, gençlik yıllarında daha yoğundur… Kimileri her zaman tehlike içinde yaşamayı seçer ve kimileri hep genç kalır... Varlık sezginin, duygunun ve aşkın bir sırrıdır… Bu kişi, bu şey yani bireysel, yalnız duyumda, yalnız aşkta mutlak bir değere sahiptir... Sonlu ve sonsuz orada bulunur… Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği, bununla yalnız bununla kaimdir... En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır… Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne var oluşun gerçek ve antolojik belgesi aşktır, var oluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur… Aşk iradenin ereğidir... Her türlü dışsal emir ve baskılardan çok usa uymak gerekir... İradenin ereği olan bu aşktan başlayıp tutkuda sona eren bir yaşam mutludur... Bizler aşk karakteri ile doğarız… Aşk ruhumuz yetkinleştikçe gelişir ve bizi güzel görünen şeye götürür... Bundan sonra bizim bu âlemde sevmekten başka bir şey için var olduğumuzdan kim kuşkulanır ki… Şayet ilişki bizleri kendi kendimize karşı gerçekçi olmak adına eğitmek ise değişiklikler otomatiktir... Aşk karşılıklı oturup birbirinin gözünün içine bakmak değil, el ele verip ileride aynı noktaya bakmak ve gene el ele o noktaya doğru ilerlemektir… Aşk, yanındakinin bir şeyler yapma hakkını teslim etmektir, saygıdır... Aşk zaaflarımızın olduğunu ortaya çıkarır, kabullenmektir… Aşk korumaktır, sorumluluktur… Aşk sizi kucaklayan kolların gittikçe daha çok sarılmasıdır. Mutluluktur… Aşk kocaman yatağın üçte birine sığmaktır yakınlıktır… Aşk uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır… Düşlerin gerçek olmasıdır… Aşk tanıdığını zannettiğin insanın yeni yanlarını keşfetmektir tazeliktir… Aşk asla anlatılmayacak özel bir hikâyedir… Saygı duyduğum ve evliliğe gösterdiği saygıdan dolayı da kendisine hayran olduğum bir dostum her zaman der ki… ‘’ Hiç kimse uzun süre evli kalmadıkça gerçek aşkın ne olduğunu anlayamaz...’’

  • Selvin Selviboylu
    Selvin Selviboylu

    Türkçenin en güzel aşk şiirlerini yazan Sıtkı Caney'i okuyun derim.

  • Fatih
    Fatih

    aşk sizce nedir diye sorulduğunda uzunca iç çekmek ve hiç birşey yazamamaktır belkide....

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir

    İki günlük gezi sonunda tam eve gelmiş, klasik tatil akşamı bakımı ve de uykusu yapacakken, TV de hadi yeni başlıyor neymiş bakalım diye başladım ve sonuna kadar, 'Aşkta Her şey Mümkün'.. Jack Nicholson ‘ın filmini seyrettim... 63 yaşındaki bir adamla, 50 yaş üzeri bir kadının oldukça hoş ve sıkmayan bir beraberliği… Ancak film, adamın genç bir kızla hafta sonu tatili yapmasıyla başlıyor… Hiç evlenmemiş ve de hayatında 30 yaş üzeri bir kadınla hiç birlikte olmamış hızlı bir adamın kalp krizi sonrası yaşadıkları…. (.. Film Digitürkte hala tekrar ediyordur beklide…Ben yabancı kanalda İngilizce seyrettim… Hepsini anlatmayayım diyorum...) … Kendime geldim ve kendi hayatımı, insanların sürekli bu konudaki meraklarını, mesajlarını düşündüm… Yıllardır sorarlar... Birine gizlice âşık mısın? …Hayatında biri mi var? ... Ümitsiz bir aşka mı yakalandın? ...Niye diye sorduğumda,eee bu kadar yazıyı yoksa nasıl yazıyorsan diyorlar? ... Neyse bu kadar yazı ve şiirin nereden çıktığı konusu malum, yürekten… Oldukça normal yaşayan bir insanım... Gündüzleri fazlasıyla hızlı ve gergin geçen saatlerin devamında, sakin ve huzurlu bir yaşamım var… Yıllar öncesinde başlayan bir durgunlukla birlikte, bu hayatın içine öyle çılgınca aşklar, davullar, tefler koyacak halim de isteğim de kalmadı… Hatta çok sevdiğim bir dostum bana geçen gün, 'sen benden bu kadar deyip, her şeyi bırakıyorsun' diye yazıvermiş... Doğru, benden bu kadar deyip, bırakıyorum... Çünkü yaşanacak sevgilerin gerçekliğine ayıracak zamanım var... Ancak, gerçek olmayan ve kişisel sorunların birbirinin üzerine yıkıldığı duygulara zamanım yok... Zaman sevgi için değerli... Sevgi ise yaşanmak istendikten sonra her türlü canlıyla paylaşılabilir... Aşk ise başka tabii! ! ! ! ! Tesadüf Cuma günkü bir gazetede de bu konu vardı... Çok da hoşuma gitti… Yaşadıklarını paylaştığım arkadaşlarımdan duyduğum bütün hikâyeler 45 yaş üzeri ve 65 civarı... İkinci baharlar tadında yaşanıyor... Duyguların bu yaşlarda bu kadar hoşluk ve liseli tonu taşıması 20 li yaşlarımızda ne benim ne de arkadaşlarımın aklının alacağı bir şey... Şimdi ise sevgi ile coşkuyla ve de mutlulukla seyrediyorum olgunluk aşklarını ve keyif alıyorum… Eeee geldik artık 30’a… Hiçbirinin bu kadar çocuk bu kadar genç olduklarını ilkbaharlarının tadına bu denli vardıklarını zannetmiyorum o yaşlarında… İşin en güzel yanı ise kimsenin bedensel ve dış görünümle bozmamış olması… Ortak noktalar hep aynı... Deniz ve yeşil ve toprak ve de gökyüzü... Okunanlar ve yaşananlardan alınanlar paylaşılanlar... Tabii bu anlattığım gerçekten yaşanan aşklar ve duygular... Yoksa kendini ispat adına kendinden farklı ve fazla özellikler taşıyan kişilerle birliktelikler kuran, ulu orta kalabalık yerlerde TV dizisi çekiliyormuşçasına yaşananlar değil... Kendi halinde sakin ve yılların mücadelelerinden sonra nefes aldıkları yerde gönlünü besleyenler… Bu arada ne mi oldu? Ben gerçekten âşık oldum... Tanıdığım, pardon doğru tanıdığımı sandığım ama pek çok yerinde yanıldığım birine âşık oldum... Ne mi yapacağım? ? ? ? Hiiiççç Sonunda kırk kere söylenilen gerçekleşti... Hayatımda artık benim de kavuşamayacağım bir sevdiğim var... Çok şükür! ... Oldukça yoğun bir dönem geçireceğim kesin... Bir kere benim kapıma elinde çiçeklerle gelmektense, ayaklarını kırar vallahi… Öyle biri yani… Gösterişten bir dakika dahi uzakta yaşamayan biri olduğu için de, benim garip bir huzur içeren yaşamımda asla bulunmak istemez...Hayran kitlesi ne yapar sonra onsuz...Nerede öyle akşamları sıcak çayını alıp, kedin kucağında keyifle kitap okumak, sohbet ve yürüyüşler... Mümkün değil... Oh, şimdi akşamları burnumu havaya kaldırıp, düşüneceğim romantik şeyler var… Hatta daha da güzeli belki kavuşamayan âşıkların filmini seyredip ağlarım bile… Geçen gün Marks&Spencer da çok güzel kumaş işli mendiller gördüm… Bu durumda derhal gidilip edinilecek ve en pembesi ve de çiçeklisi çantada bulundurulacak... Acaba erkekler için olanını alıp, ümitsiz aşkıma hediye etsem mi? ... Altın sırmalısını bulmam şart tabii….) … Olsun nice emekler harcar yaptırırım… Tabii en önemli konu rüyalarım… Kim bilir ne rüyalar görürüm artık... Bilinçaltı, bilinç üstü ne varsa çalıştırırım... Bir de bunlara hayal gücümü eklersem değmeyin romantizmime... Her şey bir yana...Sevgiyle, neşeyle ve her daim aşkla yaşamımız devam etsin…Gerisi önemli değil…)

  • Zeynep Keskin
    Zeynep Keskin

    AŞK: dokunamamanın verdiği hazdı O uzaktayken. AŞK: ellerinin kontrolsüzce titremesiydi O dibindeyken. AŞK:onun sadece cümleleriyle tanışmış olmanın verdiği meraktı sen sanal zamanındayken; bazense aşk için, içindeki neşeli ama loş sokağından geçen birini seçtin -ruhlu olmasına dikkat ederek- sonra ona gizemli bi biyografi giydirdin ta ki sokağından başka birini geçirene dek.ama hiç bi zaman olmayacak gerçek bi 'aşk'ın; çünkü sen de ben gibi koca bi hayalperestsin.

  • Pega Sus
    Pega Sus

    Seni ölümüne seven dururken sevgiyi,mutluluğu haketmeyecek kişilere vermek.Aşk adaletsizdir,adaletsizliktir.
    Bizi çok sevenler gözümüzün önündeyken.gözümüzü onlara neden kapatırız sanki?

  • Mesut Çelik
    Mesut Çelik

    Her halde dünyada adına en çok konuşulan, yazılan, çizilen ama ne olduğu hala tam olarak açıklanamayan bir duygu olsa gerek. Gözyaşı, gözyaşı ve de gözyaşı. Bu aşkın bence olmazsa olmazı.

  • Sule Esra
    Sule Esra

    AŞK:

    Beraberken;
    yeniden doğmaktır yeni sen yeni ben olmaktır mutluluktur heyecandır tutkudur beceridir dünyanın en zeki en dayanılmaz en güzelidir

    Bittikten sonra; b.. çuvalı olmaktır ya da çöp yığını hiç bişeye yaramayan pis kokudan başka birşey değildir

    eğer Allah ı sevdirmiyorsa tabii

    Allahı hatırlatmayan hiçbir muhabbet adına sevgi aşk denilen şey bitiminde enkazdan başka bişey bırakmaz kaldıki Allah a ulaştırmıyorsa o zaten aşk değil bedenin ateşinden başka bişey değildir :))))))))))

  • Bilal Karakaya
    Bilal Karakaya

    Hayvani cinselliğin, sözlerle ve birtakım işlerle, insanileştirmeye çalışmaktır..Baktılar, aşk nereye kadar..Kendilerini tutamayıp yine hayvanlaştılar..

  • Onur Isık
    Onur Isık

    Arkadaslar, ask diye birsey vardir, ama hersey su karsilikli menfaatin oldugu dunyada mutual yasamin gerektirdigi kanunlar cercevesinde gerceklesir. Asik olurken mantiginizi kaybetmeyin. Yoksa cuvalliyorsun, Sekil 1a

  • Tolga Mert
    Tolga Mert

    Allah aşkından başkası koca bir yalan.. Bütün aşklar ondan yansıyan..

  • Alper Akyıldız
    Alper Akyıldız

    Aşık ol da gör arkadaş! :)

  • Mustafa Yaralı
    Mustafa Yaralı

    Mevlanaya'da sormuşlar bu soruyu 'BEN OLDA GÖR DEMİŞ'

  • Labi Durla
    Labi Durla

    Bir gun Delilik yakin dostlarini kahve icmek uzere evine davet etmis.Herkes gelmis. Kahveler icildikten sonra Delilik dostlarina saklambac oynamayi onermis.

    - Saklambac mi? O da nedir? diye sormus Merak.

    - Saklambac bir oyundur. Sizler saklanirken ben yuze kadar sayacagim.
    Saymayi bitirdigimde ilk bulacagim kisi benden sonraki ebe olacaktir.

    Korku ve Tembellik disindakiler Delilik in onerisini derhal kabul etmisler.

    - 1..., 2..., 3... diye yuksek sesle saymaya baslamis Delilik.

    Acelecilik, ilk buldugu yere kendini ativermis.

    Utangaclik, her zamanki aliskanligiyla bir agacin golgesine ilismis.

    Neşe, bahcenin orta yerine dogru yonelmis.

    Huzun, saklanacak yer bulamadigindan aglamaya koyulmus.

    Kiskanclik, Basari nin pesinden giderek yanibasindaki bir kayanin ardina siginmis.

    Delilik saymayi surdurmus...

    Umutsuzluk, Delilik in doksan dokuza geldigini duydugunda iyiden iyiye umutsuzluga kapilmis.

    - YUZ! diye haykirmis Delilik, Saklanmayan ebedir, aramaya basliyorum.....

    İlk sobelenen Merak olmus. Birinci kurbanin kim olacagini o kadar merak ediyormus ki, saklanmayi ihmal etmis.

    Bahce duvarina baktiginda, Delilik Kararsizlik i farketmis; uzerine tunemis oldugu duvarin hangi tarafina saklanacagini
    dusunmekle mesgulmus.

    ...Ve hemen ardindan Neşe'yi, Huzun'u, Utangaclik'i sobelemis.

    Herkes yeniden biraraya geldiginde Merak sormus:

    -Ask nerede? Hic Ask'i goren oldu mu?

    Delilik, Ask'i aramaya koyulmus. Daglara cikmis, nehirlerin yataklarina bakmis, ama Ask i hic bir yerde bulamamis.

    Caresiz arayisini surduren Delilik, bir gul agaci ile karsilasmis.Eline gecirdigi bir caliyla agacin dallarini, yapraklarini yoklamis. Aniden tiz bir ciglikla irkilmis. Aciyla bagiran Ask, diken batan gozunu tutuyormus.

    Delilik ne yapacagini bilememis. Ozur dilemis, yalvarmis yakarmis Ask a kendisini affetmesi icin. O kadar uzulmus ki, bir daha hayat boyu yanindan ayrilmayacagini bile vaadetmis. Acisi biraz dinen Ask sonunda ozurleri kabul etmis.

    O gunden beri Ask in gozu kordur ve Delilik hep yanı başındadir.

  • Metin Günal
    Metin Günal

    aşk bence tarif edilemez çünkü aşkı herkes kendine göre yorumlar kimine göre acı çekmek kimine göre sevinç ve birçok sey işte

  • Pelin
    Pelin

    hiç bir sey.

  • Tolga Mert
    Tolga Mert

    Hz. Mevlana'ya sormuşlar;
    - Aşk nedir?
    Demişki;
    - Ben olda gör...

  • Jhukfgkrfgmvjhg
    Jhukfgkrfgmvjhg

    yalnızca bir türlü aşk vardır ama görüntüleri binlerce türlüdür' der bir bilge...

    Aşk beşeridir; şakayla başlar,sorumluluk getirir.gözden girer gönülde yaşar.surete meyledenler ziyandadır.

    Aşk platoniktir; sohbetle başlar,zahmet getirir.zihinden girer,gönülde yaşar.siretini süslemeyenler yol şaşırır.

    Aşk ilahidir; imanla başlar,vahdete götürür.gönülde doğar gönülde yaşar.sırrı saklamayanlar başını verir.

    gönül ki Allah'ın evidir, aşkın her çeşidine itibar eder.
    bütün milimetrekarelerinde aynı sevgili olmayan bir gönül aşkı bilir mi acep?
    bir kuru yakınlaşmayı,ilgiyi,arzuyu aşk sananrak yaşanılan ömür adına vaveyla ve va esefa! ..
    Bir Cemal'e kul bir Ahmet'e köle,bir Leyla'ya deli ve bir ışığa pervane olmayanın aşkı mı vardır, ya aklı mı vardır ki'..

    Alem bir aşk için yaratılmış ve 'Aşk imiş her ne var alem de...'

  • Mehmet Ala
    Mehmet Ala

    ask bence gereksiz bir laftir.... onun yerine tutku dense daha dogru olur tutkularda zamanla yitirilecegine gore........

  • Tolga Mert
    Tolga Mert

    Aşk'ın arapça ya da farsçadaki sözcük anlamı sarmaşık demektir. Sarmaşık bir çardağa sarıldığı zaman sarmaşığı kökünden kesseniz o çardak kurumadan o kurumazmış. Yani çardakla öyle bir bağlanırmışki ondan beslenirmiş. İşte aşk böyle bağlanmaktır o yüzden adı aşk'tır...

  • Murat Yalansöylemez
    Murat Yalansöylemez

    Aşk bir. (nokta) gibidir; koyduğun zaman büyük harfle başlarsın kaldığın yerden.

  • Sevim Gitar
    Sevim Gitar

    Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu

    Mevlana´ya sormuslar Ask nedir diye; BEN ol ki, bilesin demis.

    Seven sevilenin kayboldugu makamdir Ask.

    Ben dedigini sevdiginde kaybetmektir Ask.

    Sevdiginden baskasini görmemektir Ask..

    Sofular haram demisler bu askin sarabina, ben doldurur ben icerim
    sarab benim kime ne!

  • Betül Toklucu
    Betül Toklucu

    aşk susuz ağrı kesici hap içmektir önce tatlı ve hoş,sonra acı can yakıcı...

  • Asimsos Asimsos
    Asimsos Asimsos

    Bence dünyadaki 6 milyar insandan birine vuran bir ikramiye gibi.Hiç beklmediğin anda ummadık şekilde gelen bişey.Neden sevdiğini bilememektir aşk...sebepsizdir!

  • Senem Şahin
    Senem Şahin

    mazoşist olmaktır :)

  • Pega Sus
    Pega Sus

    Hep bitmemiş, bitirilememiş bir tablodur aşk. Bir köşesinde gözü tırmalayan bir boşluk vardır hep. Renksizdir ne kadar renk karıştırılmaya çalışılsa da içine. Boştur çünkü. Boş olacak, boş kalacaktır. Son Aşk'a ait olan yer işte tam burasıdır. Bir türlü içi doldurulamayan. Kıyısından köşesinden yaşanan yarım yamalak aşkların gölgesi düşse de üzerine; boş kalmaya mahkumdur tuvalin o köşesi kendi sessizliğinde. Sağında solunda hep yaşanmış ama asla eskimemiş aşkların solgun ama dingin çizgileri vardır. Eskimiş sansa da insan zaman zaman; o hissettirir varlığını anılarla güçlenip utanıp sıkılmadan.Tıpkı hiç umulmadık bir zamanda ortaya çıkan hayaletler gibi gelir yerleşir tablonun en boş yerine derin bir iç çekişle.

  • Akide Nur Çelik
    Akide Nur Çelik

    anlatılmaz yaşanır(ben almasam da olur) (kıymetimi hiç kimse bilmedikten sonra ne işim var aşkla meşkle)

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir

    Aşk! ...Ben almıyayım...Alana da hiç mani olmayayım....Bu konuda bana müsade...

  • Elo Gelin
    Elo Gelin

    aşk iki kişinin kalbinin yer değiştirmesidir. ne mutlu ona ki kalbini verecek ve kalbini alacak olanı bulana...