'...bu sadece ilaç sektöründe değil tarımda da aynı... İthal tohumlarla ve gübrelerle ektiğimiz topraklarımızda eski verimler alınmadığı gibi aynı tohumdan başkasını ektiğinizde ise hiçbir verim alamıyorsunuz... İsrail'den alınan domates tohumları bunun en güzel örneği... Ham ve ara madde yönünden tamamen dışa bağımlı olan ülkemizde kullanılan fosforlu gübrelerin toksin metal içerikleri tarım ürünleri tarafından alınmasıyla besin zincirine girmesi ya da topraktan yıkanarak su ortamına ulaşmasının sağlık açısından risklerini ise her gün yaşamaktayız...'
-Michelangelo'nun babası zengin bir adammış... Oğlundaki ilahi yeteneği hiç görmediğinden onu dövüyormuş... Hiçbir evladı geçimini elleriyle sağlamayacakmış... Böylece, Michelangelo da ellerini kullanmamayı öğrenmiş... Yıllar sonra bir prens, Michelangelo'nun atölyesine gelmiş ve üstadı 5,5 metre uzunluğundaki mermer bloğa bakarken bulmuş... Böylece Michelangelo'nun son 4 aydır her gün gelip mermere bakıp sonra da akşam yemeği için eve döndüğü söylentilerinin doğru olduğunu anlamış... Prens de sorulması gerekeni sormuş: 'Ne yapıyorsun? ' Ve Michelangelo dönüp ona bakmış ve fısıldamış 'Çalışıyorum.' 3 yıl sonra, o mermer blok Davut'un heykeli olmuş...
'...günün tutucu müzikçilerinin kolayca anlayamayacağı tarzda geleneksel formlardan kaçınarak besteleyen Liszt, Weimar'a yerleştikten sonra bu denemelerine başlamıştı... Bu nedenle de 1857'de eserin Dionys Prucker tarafndan Viyana'daki ilk yorumunu çağın ünlü, sivri dilli müzik yazarı Edouard Hanslick alaycı şekilde eleştirmiş; birbirine bağlı olarak çalınan bölümlerden oluşan konçertoya, üçgen (triangel) çalgısının da üçüncü bölümde orkestrada yer alması nedeniyle bu adı vermişti... Liszt buna şiddetle karşı çkmış, bu ayıplanan çalgıyı akıllı eleştirmenlerin zekice yasaklamalarına karşın kullanmaya devam edeceğini, çünkü ondan şimdiye kadar düşlenemeyecek efektler elde edeceğine inandığını belirtmişti... Ama konçerto 12 yıl süreyle Viyana'da çalınmadı... Ancak 1869'da -Anton Rubinstein'in çılgınlık tanımlamasına karşın- 25 yaşındaki Sophie Menter'in Viyana'da bu konçertoyla büyük başarı kazanmasından sonra tüm piyanistlerce çalındı ve ilgi gördü...'
-Kainat hakkında ne kadar çok bilgi edinirsek, kainat bize o kadar manasız gelir... Ancak araştırmalarımızın meyveleri bizim için birer teselli kaynağı olamıyorsa da, araştırmanın kendisinde bir tür cesaret bulmaktayız... İnsanlar kendilerini dev ve tanrı masallarıyla uyutmaya ve günlük hayatla ilgili mevzuların dışına taşan düşüncelerine bir sınır koymaya hazır değillerdir... Teleskoplar, uydular, hızlandırıcılar yapar, bunlardan elde ettikleri verileri çözümlemek için saatlerce masa başında otururlar... Kainatı anlama isteği insan hayatını bir parça basitlikten sıyırır ve ona bir dem trajik bir asalet verir...
'...acaba Aşk konusunda (hatta Aşk'a yaşama aşkıyla şöhret aşkını da ekleyebiliriz; çünkü bu iki duyguyu tanıyan insanlar olduğu söylenir) , gürültü karşısında, gürültünün kesilmesi için yalvarmak yerine, kulaklarını tıkayan insanlar gibi mi davranmak gerekir; onlar gibi dikkatimizi, savunmamızı kendimize yöneltip hedef olarak sevdiğimiz dıştaki varlığı değil, onun yüzünden acı çekme kapasitemizi yok etmeyi mi seçmemiz gerekir? '
'...ABD Dışişleri Bakanlığı yıllık uyuşturucu kaçakçılığı, kara para ve mali suçlarla mücadele raporunda, Türkiye'nin uyuşturucu ticaretinde merkez olduğu vurgulanarak, Güneybatı Asya'dan Batı Avrupa'ya yapılan uyuşturucu ticaretinde Türkiye'nin geçiş noktası olduğu ifade edildi...
Raporun mali suçlara ilişkin bölümünde, Türkiye'de 2005 verilerine göre ekonominin yüzde 40 ila 50'sinin kayıt dışı olduğu belirtildi...'
Aylar geçiyor sen bana hala geleceksin Yetmez mi bu hasret daha yıllarca mı sürsün Hülyalarımın menbaı bir taze çiçeksin Bekletme yazık sen de solar sen de çürürsün...
'...ne var ki, ikinci günden itibaren, otelde kalmam gerekiyordu... Orada kaçınılmaz biçimde hüzünle karşı karşıya geleceğimi önceden biliyordum... Hüzün, doğduğumdan beri her yeni odanın, yani her odanın yaydığı, solunması imkansız bir koku gibiydi; yaşadığım odada ise, ben yoktum; düşüncem başka bir yerde kalır, yerine alışkanlığı gönderirdi... Ama yeni bir ülkede, işlerimle ilgilenmek üzere bu daha duyarsız hizmetkarı, alışkanlığı görevlendiremezdim; ondan önce varırdım oraya; tek başıma giderdim; orada, yıllarca aradan sonra bulduğum, ama hiç değişmeyen, Combray'den beri, Balbec'e ilk gidişimde, açılmış bir bavulun dibinde umutsuzca ağladığım zamandan beri büyümemiş olan 'Ben'i, nesnelerle ilişkiye sokmam gerekirdi...'
'...bu sadece ilaç sektöründe değil tarımda da aynı... İthal tohumlarla ve gübrelerle ektiğimiz topraklarımızda eski verimler alınmadığı gibi aynı tohumdan başkasını ektiğinizde ise hiçbir verim alamıyorsunuz... İsrail'den alınan domates tohumları bunun en güzel örneği... Ham ve ara madde yönünden tamamen dışa bağımlı olan ülkemizde kullanılan fosforlu gübrelerin toksin metal içerikleri tarım ürünleri tarafından alınmasıyla besin zincirine girmesi ya da topraktan yıkanarak su ortamına ulaşmasının sağlık açısından risklerini ise her gün yaşamaktayız...'
Ben o yari esasında çok severim
Beni yanlış anlamasın, yüreğimi dağlamasın
Kalbime girsin, gönlüm olsun
Haberi olsun...
-Michelangelo'nun babası zengin bir adammış... Oğlundaki ilahi yeteneği hiç görmediğinden onu dövüyormuş... Hiçbir evladı geçimini elleriyle sağlamayacakmış... Böylece, Michelangelo da ellerini kullanmamayı öğrenmiş... Yıllar sonra bir prens, Michelangelo'nun atölyesine gelmiş ve üstadı 5,5 metre uzunluğundaki mermer bloğa bakarken bulmuş... Böylece Michelangelo'nun son 4 aydır her gün gelip mermere bakıp sonra da akşam yemeği için eve döndüğü söylentilerinin doğru olduğunu anlamış... Prens de sorulması gerekeni sormuş: 'Ne yapıyorsun? ' Ve Michelangelo dönüp ona bakmış ve fısıldamış 'Çalışıyorum.' 3 yıl sonra, o mermer blok Davut'un heykeli olmuş...
'...günün tutucu müzikçilerinin kolayca anlayamayacağı tarzda geleneksel formlardan kaçınarak besteleyen Liszt, Weimar'a yerleştikten sonra bu denemelerine başlamıştı... Bu nedenle de 1857'de eserin Dionys Prucker tarafndan Viyana'daki ilk yorumunu çağın ünlü, sivri dilli müzik yazarı Edouard Hanslick alaycı şekilde eleştirmiş; birbirine bağlı olarak çalınan bölümlerden oluşan konçertoya, üçgen (triangel) çalgısının da üçüncü bölümde orkestrada yer alması nedeniyle bu adı vermişti... Liszt buna şiddetle karşı çkmış, bu ayıplanan çalgıyı akıllı eleştirmenlerin zekice yasaklamalarına karşın kullanmaya devam edeceğini, çünkü ondan şimdiye kadar düşlenemeyecek efektler elde edeceğine inandığını belirtmişti... Ama konçerto 12 yıl süreyle Viyana'da çalınmadı... Ancak 1869'da -Anton Rubinstein'in çılgınlık tanımlamasına karşın- 25 yaşındaki Sophie Menter'in Viyana'da bu konçertoyla büyük başarı kazanmasından sonra tüm piyanistlerce çalındı ve ilgi gördü...'
-Kainat hakkında ne kadar çok bilgi edinirsek, kainat bize o kadar manasız gelir... Ancak araştırmalarımızın meyveleri bizim için birer teselli kaynağı olamıyorsa da, araştırmanın kendisinde bir tür cesaret bulmaktayız... İnsanlar kendilerini dev ve tanrı masallarıyla uyutmaya ve günlük hayatla ilgili mevzuların dışına taşan düşüncelerine bir sınır koymaya hazır değillerdir... Teleskoplar, uydular, hızlandırıcılar yapar, bunlardan elde ettikleri verileri çözümlemek için saatlerce masa başında otururlar... Kainatı anlama isteği insan hayatını bir parça basitlikten sıyırır ve ona bir dem trajik bir asalet verir...
Bivefa bir çeşm-i bidat
Ne yaman aldattı beni
Ben sinemi nişan diktim
Gamzesiyle vurdu beni
Ben o yare ne söyledim
Aşkın deryasın' boyladım
Cihar attım şeş oynadım
Yine felek yendi beni...
'...acaba Aşk konusunda (hatta Aşk'a yaşama aşkıyla şöhret aşkını da ekleyebiliriz; çünkü bu iki duyguyu tanıyan insanlar olduğu söylenir) , gürültü karşısında, gürültünün kesilmesi için yalvarmak yerine, kulaklarını tıkayan insanlar gibi mi davranmak gerekir; onlar gibi dikkatimizi, savunmamızı kendimize yöneltip hedef olarak sevdiğimiz dıştaki varlığı değil, onun yüzünden acı çekme kapasitemizi yok etmeyi mi seçmemiz gerekir? '
'...ABD Dışişleri Bakanlığı yıllık uyuşturucu kaçakçılığı, kara para ve mali suçlarla mücadele raporunda, Türkiye'nin uyuşturucu ticaretinde merkez olduğu vurgulanarak, Güneybatı Asya'dan Batı Avrupa'ya yapılan uyuşturucu ticaretinde Türkiye'nin geçiş noktası olduğu ifade edildi...
Raporun mali suçlara ilişkin bölümünde, Türkiye'de 2005 verilerine göre ekonominin yüzde 40 ila 50'sinin kayıt dışı olduğu belirtildi...'
Aylar geçiyor sen bana hala geleceksin
Yetmez mi bu hasret daha yıllarca mı sürsün
Hülyalarımın menbaı bir taze çiçeksin
Bekletme yazık sen de solar sen de çürürsün...
'...ne var ki, ikinci günden itibaren, otelde kalmam gerekiyordu... Orada kaçınılmaz biçimde hüzünle karşı karşıya geleceğimi önceden biliyordum... Hüzün, doğduğumdan beri her yeni odanın, yani her odanın yaydığı, solunması imkansız bir koku gibiydi; yaşadığım odada ise, ben yoktum; düşüncem başka bir yerde kalır, yerine alışkanlığı gönderirdi... Ama yeni bir ülkede, işlerimle ilgilenmek üzere bu daha duyarsız hizmetkarı, alışkanlığı görevlendiremezdim; ondan önce varırdım oraya; tek başıma giderdim; orada, yıllarca aradan sonra bulduğum, ama hiç değişmeyen, Combray'den beri, Balbec'e ilk gidişimde, açılmış bir bavulun dibinde umutsuzca ağladığım zamandan beri büyümemiş olan 'Ben'i, nesnelerle ilişkiye sokmam gerekirdi...'