İnglizce'de FOG denir. Korku ustası John Carpenter'ın Halloween ile elde ettiği başarıdan hemen sonra yine başrollerinde çığlık güzeli Jamie Lee Curtis oynadığı 1980 yapımı film.
Bir balıkçı köyüne sis düşer, sis ile hareket eden korsan gemisi esas denizden değil başka bir yerden vahşet ile gelir. Filmin maskot sözü olan: Görmediğininiz size zarar vermez... öldürür (What you can't see won't hurt you... it'll kill you!) filmin konusuna tam uyar.
Yanlış hatırlamıyorsam Stephen King'in kısa korku hikayelerden oluşan Sis adındaki kitabındaki Sis adındaki ana hikayeden esinlenip yapılmıştı. Yine de bu konu hakkındaki bilgiler yazarlarını John Carpenter ve Debra Hill olduğunu yazar...
Tabi yüzyıllık film tarihinde Fog adı ile 50 den fazla film çalışması yapılmıştır.
Dünya insan için kimin daha iyi davranacağına delil olması için, imtihan yeri olarak yaratılmıştır. Eğer kölelik olmasaydı nerden anlardı insanlık özgürlüğün tadını... Fakirlik, açlık, yokluk olmasa nerden anlasın nimetlerin önemini.... Savaşlar, zülm olmassa nerden bilsin barışın gerekliliğini... Hayr (iyi) ve Şer (kötü) olmazsa nerden anlasın insan insanlığın değerini!
İşte her zorlukta bir kolaylık var ki geceden sonra gündüz olduğu gibi kötü görünen şerlerde de hikmet görmek bile Allah'ın varlığına delildir. Eğer ortalık güllük gülistanlık olsa, Allah insana görünüp buradayım işte dese yaratılışın ne anlamı kalırdı ki. O zaman cennette dolaşan melekler gibi robot varlıklara dönerdik.
Savaş gibi kötü şeyler iyidir demek istemiyorum. Fakat etrafta olanlara bakıp bunun suçunu Allah'a yüklemeyi de mantıklı bulmuyorum. Çünkü Allah, bozulmuş dinlerin öğretiği gibi sadece iyiliği sembol etmez. O zalimleri cezalandıran da, tuzak kuranlara daha iyi tuzak kuran da ve daha nice niteliklerde en yüce olduğundan da, O'nu sadece hayrda (iyi de) aramak persektif eksikliğidir...
Her şeyin bir nedeni ve anlamı vardır çünkü her şeyi Allah yaratmıştır.
Eğer savaşlara, yoksuluğa bakıp Allah neden bir şey yapmıyor diye bakarsak, öğrencinin ödevini öğretmeninden beklemesi ya da komutanın askerden emir alması veya bebeğin annesine bakmasını bekler gibi insan o zaman otursun oturduğu yerde her işi Allah'a bıraksın. Hayır! insan canının candan çıkıncaya kadar sınanacak ki Allah'ın varlığını her şeyde hissedecek ve O'nun hiç bir şeyden aciz olmadığını bir şekilde anlayacak... Yine de Rabbim insana şah damarından bile daha yakındır ama insan başına bir felaket gelmesi bekler durur ki her saniye değil her salise yapılan uyarıları, yardımları göremesin...
eskiden üye olup, her konuda özellikle din ile dalga geçme (küfür etme, saataşma, yalan atma...) boyutu çok rahatsız edici (engellenemeyecek) boyuta geldiğinden ayrıldığım; Nedir bölümü gibi sözlük-forum web sitelerinin babası olan bir web sayfası.
Teknik açıdan gerçekten çok kullanışlı olan bu siteye günde binlerce bilgi giriliyor. Bu yüzden her konuda bilgi bulabileceğiniz çok kapsamlı bir site ama tabi her yazılana inanmanızı tavsiye etmem.
Matrix Felsefesi'nin metarlyalist oluşu öbür dünya kavramından daha çok matrix dışında ki gerçek dünya kavramından gelir; Zion'da bu gerçek dünyandan Filistin gibi kurtulmuş topraklardan biridir. İlk başta makinalara (programlara karşı) savaş varken ikincisinde Oracle'ın da program olduğu ortya çıkınca; makinalarla insanların bir arada yaşama olgusu ve en son bölümünde de bunu anlayan Neo'nun kendini bu dava için feda etmesi oalyı iyice metaryalist anlayışa sokmuştur. Esasında görüntüde pek müslüman imajı olmasa da konu bakımında dolu dini ögeler kullanılmıştır, bu ögeler ise daha çok Buda, Hindu ve Hırsitiyan inanışından gösterilse de sufizm de vardır.
Hele Mevlana'nın dünyayı zindana benzetmesi ve insanın bu zindanın nimetlerine kanıp, ahiret nimetlerinden daha tatlı geldiğini düşünmesi ve esas özgürlüğün ahirete ulaşmakla olacağını ve onun için fedakarlıklarda bulunması gerektiğini bildirmesi... aynen matrix'in insanlar için bir çeşit hapis olması ögelerine denk düşer. Hele hele bu konulardaki savaşımlar iyiden iyiye kişilerin inanç boşluklarından yararlanarak daha da izleyeni kendine çekmesi benzerlikleri kesinleştirir. Fakat Mevlana dünya nimetleri ile ahireti kıyaslaması maneviyatı, filmde ise dünya nimetleri yine sanal dünya nimetleri kıyaslaması ise metaryalizmi gösterir Tabi filmin esas konuları olan kahinlik, kader, parapsikoloji, metafizik konuları da mistizme girmsi de olayı metaryalist mistizm gibi yeni boyuta getirmiştir.
Olayı daha detaylı bir şekilde anlatmak isterim ama daha önce de yazdığım gibi esasında bu verilen mesajların pek önemi yoktur çünkü bu filmi yapan iki kafadar daha çok yapılmış olan diğer filmlerden etkilendiklerinden unutulmayacak bir film yapmak için bu kadar uğraşmışlardır.
İşlenilen konular esasında çok önceden dinler tarafından öne sunulmuş fakat insanların bunlardan yararlanmayıp önlerine pasta gibi hazır konulmasından dolayı da daha çok ilgi çekmiştir. Zaten ikinci ve üçüncüsünde görselliğin tamamen havai fişek gibi gösteriye dönemesi de bu kadar bu olayın felsefesine inmenin gereksizliğini de kanıtlamıştır.
İlgilenenler Ghost in Shell gibi manga, Hon Kong (kung-fu) , fantastik kahramanlar gibi filmleri izlerlerse filmin felsefesi hakkında daha fazla fikir edinebileceklerini söyleyebilirim.
İmesh, Kazaa gibi programlardan tavsiye edebileceğim (bulabildiğim) bir kaç belgesel:
Baraka Blue Planet Titanica Microcosmos (Le peuple de l'herbe) Alaska: Spirit of the Wild Dolphins Cirque du Soleil: Journey of Man Solarmax Bowling For Columbine
Ayrıca, Search Bar (arama penceresine) ''imax (IMAX) '' yazarsanız güzel belgeseller de çıkar. (bkz. imesh)
Bir de IMDB (imdb.com) 'un favorilerine de bakın: http://us.imdb.com/Sections/Genres/Documentary/average-vote
Ayrıca Harun Yahya'nın da hem nette hem de CD olarak dikkate değer belgesellerini de tavsiye ederim...
Puf Kakaolu (Favorim) : Keçiboynuzu tozu katkılı özel bisküvisinin üzeri çikolata esanslı köpük kaplı, onun da üstü kakaolu granüllerle süslü. Bu nefis lezzete kim direnebilir ki? 18 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor. Besin öğeleri (100 gramda) : Enerji (kcal) 414, Protein (gr) 3.11, Karbonhidrat (gr) 80.61, Yağ (gr) 8.40
Puf Çilekli: Nefis çilek aromalı köpük üstünde pembe granüller. Alttaki özel bisküviyi de bu lezzete ekleyin. Direnmeye çalışmak boşuna... Hemen yemeli! 18 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor. Besin öğeleri (100 gramda) , Enerji (kcal) 415, Protein (gr) 2.79, Karbonhidrat (gr) 82.04, Yağ (gr) 7.90
Puf Hindistan Cevizli: Özel bisküvisinin üzerinde hindistan cevizi aromalı köpük, köpüğün üstünde hindistan cevizi, hepsinin üstünde bu lezzeti kimseye kaptırmayan eliniz. 16 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor. Besin öğeleri (100 gramda): Enerji (kcal) 426, Protein (gr) 3.59, Karbonhidrat (gr) 76.75, Yağ (gr) 11.40
Puf Renkli Granüllü: Leziz bisküvi ve nefis köpüğün üzeri bu kez pembe, sarı, mavi, kakaolu, rengarenk granüllerle kaplı. 18 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor.. Besin öğeleri (100 gramda): Enerji (kcal) 422, Protein (gr) 3.12, Karbonhidrat (gr) 81.31, Yağ (gr) 8.90
www.ankara.edu.tr
Temellerini Atatürk'ün attığı, Tıp Fakültelerinden oluşan Ankara Üniversitesi 1946 yılında resmen kurulmuştur.
Yeri:
http://www.ankara.edu.tr/gorsel/dosya/1040308928harita_a.jpg
İnglizce'de FOG denir.
Korku ustası John Carpenter'ın Halloween ile elde ettiği başarıdan hemen sonra yine başrollerinde çığlık güzeli Jamie Lee Curtis oynadığı 1980 yapımı film.
Bir balıkçı köyüne sis düşer, sis ile hareket eden korsan gemisi esas denizden değil başka bir yerden vahşet ile gelir. Filmin maskot sözü olan: Görmediğininiz size zarar vermez... öldürür (What you can't see won't hurt you... it'll kill you!) filmin konusuna tam uyar.
Yanlış hatırlamıyorsam Stephen King'in kısa korku hikayelerden oluşan Sis adındaki kitabındaki Sis adındaki ana hikayeden esinlenip yapılmıştı. Yine de bu konu hakkındaki bilgiler yazarlarını John Carpenter ve Debra Hill olduğunu yazar...
Tabi yüzyıllık film tarihinde Fog adı ile 50 den fazla film çalışması yapılmıştır.
Dünya insan için kimin daha iyi davranacağına delil olması için, imtihan yeri olarak yaratılmıştır. Eğer kölelik olmasaydı nerden anlardı insanlık özgürlüğün tadını... Fakirlik, açlık, yokluk olmasa nerden anlasın nimetlerin önemini.... Savaşlar, zülm olmassa nerden bilsin barışın gerekliliğini... Hayr (iyi) ve Şer (kötü) olmazsa nerden anlasın insan insanlığın değerini!
İşte her zorlukta bir kolaylık var ki geceden sonra gündüz olduğu gibi kötü görünen şerlerde de hikmet görmek bile Allah'ın varlığına delildir. Eğer ortalık güllük gülistanlık olsa, Allah insana görünüp buradayım işte dese yaratılışın ne anlamı kalırdı ki. O zaman cennette dolaşan melekler gibi robot varlıklara dönerdik.
Savaş gibi kötü şeyler iyidir demek istemiyorum. Fakat etrafta olanlara bakıp bunun suçunu Allah'a yüklemeyi de mantıklı bulmuyorum. Çünkü Allah, bozulmuş dinlerin öğretiği gibi sadece iyiliği sembol etmez. O zalimleri cezalandıran da, tuzak kuranlara daha iyi tuzak kuran da ve daha nice niteliklerde en yüce olduğundan da, O'nu sadece hayrda (iyi de) aramak persektif eksikliğidir...
Her şeyin bir nedeni ve anlamı vardır çünkü her şeyi Allah yaratmıştır.
Eğer savaşlara, yoksuluğa bakıp Allah neden bir şey yapmıyor diye bakarsak, öğrencinin ödevini öğretmeninden beklemesi ya da komutanın askerden emir alması veya bebeğin annesine bakmasını bekler gibi insan o zaman otursun oturduğu yerde her işi Allah'a bıraksın. Hayır! insan canının candan çıkıncaya kadar sınanacak ki Allah'ın varlığını her şeyde hissedecek ve O'nun hiç bir şeyden aciz olmadığını bir şekilde anlayacak... Yine de Rabbim insana şah damarından bile daha yakındır ama insan başına bir felaket gelmesi bekler durur ki her saniye değil her salise yapılan uyarıları, yardımları göremesin...
Öldürmek anlamına gelen 'Katl' kelimesinden gelir.
Eski dilde Katl-iam: Bir yerde çoklarının öldürülmesi. Herkesi kılıçtan geçirme.
[email protected]
eskiden üye olup, her konuda özellikle din ile dalga geçme (küfür etme, saataşma, yalan atma...) boyutu çok rahatsız edici (engellenemeyecek) boyuta geldiğinden ayrıldığım; Nedir bölümü gibi sözlük-forum web sitelerinin babası olan bir web sayfası.
Teknik açıdan gerçekten çok kullanışlı olan bu siteye günde binlerce bilgi giriliyor. Bu yüzden her konuda bilgi bulabileceğiniz çok kapsamlı bir site ama tabi her yazılana inanmanızı tavsiye etmem.
Matrix Felsefesi'nin metarlyalist oluşu öbür dünya kavramından daha çok matrix dışında ki gerçek dünya kavramından gelir; Zion'da bu gerçek dünyandan Filistin gibi kurtulmuş topraklardan biridir. İlk başta makinalara (programlara karşı) savaş varken ikincisinde Oracle'ın da program olduğu ortya çıkınca; makinalarla insanların bir arada yaşama olgusu ve en son bölümünde de bunu anlayan Neo'nun kendini bu dava için feda etmesi oalyı iyice metaryalist anlayışa sokmuştur. Esasında görüntüde pek müslüman imajı olmasa da konu bakımında dolu dini ögeler kullanılmıştır, bu ögeler ise daha çok Buda, Hindu ve Hırsitiyan inanışından gösterilse de sufizm de vardır.
Hele Mevlana'nın dünyayı zindana benzetmesi ve insanın bu zindanın nimetlerine kanıp, ahiret nimetlerinden daha tatlı geldiğini düşünmesi ve esas özgürlüğün ahirete ulaşmakla olacağını ve onun için fedakarlıklarda bulunması gerektiğini bildirmesi... aynen matrix'in insanlar için bir çeşit hapis olması ögelerine denk düşer. Hele hele bu konulardaki savaşımlar iyiden iyiye kişilerin inanç boşluklarından yararlanarak daha da izleyeni kendine çekmesi benzerlikleri kesinleştirir. Fakat Mevlana dünya nimetleri ile ahireti kıyaslaması maneviyatı, filmde ise dünya nimetleri yine sanal dünya nimetleri kıyaslaması ise metaryalizmi gösterir Tabi filmin esas konuları olan kahinlik, kader, parapsikoloji, metafizik konuları da mistizme girmsi de olayı metaryalist mistizm gibi yeni boyuta getirmiştir.
Olayı daha detaylı bir şekilde anlatmak isterim ama daha önce de yazdığım gibi esasında bu verilen mesajların pek önemi yoktur çünkü bu filmi yapan iki kafadar daha çok yapılmış olan diğer filmlerden etkilendiklerinden unutulmayacak bir film yapmak için bu kadar uğraşmışlardır.
İşlenilen konular esasında çok önceden dinler tarafından öne sunulmuş fakat insanların bunlardan yararlanmayıp önlerine pasta gibi hazır konulmasından dolayı da daha çok ilgi çekmiştir. Zaten ikinci ve üçüncüsünde görselliğin tamamen havai fişek gibi gösteriye dönemesi de bu kadar bu olayın felsefesine inmenin gereksizliğini de kanıtlamıştır.
İlgilenenler Ghost in Shell gibi manga, Hon Kong (kung-fu) , fantastik kahramanlar gibi filmleri izlerlerse filmin felsefesi hakkında daha fazla fikir edinebileceklerini söyleyebilirim.
İmesh, Kazaa gibi programlardan tavsiye edebileceğim (bulabildiğim) bir kaç belgesel:
Baraka
Blue Planet
Titanica
Microcosmos (Le peuple de l'herbe)
Alaska: Spirit of the Wild
Dolphins
Cirque du Soleil: Journey of Man
Solarmax
Bowling For Columbine
Ayrıca, Search Bar (arama penceresine) ''imax (IMAX) '' yazarsanız güzel belgeseller de çıkar. (bkz. imesh)
Bir de IMDB (imdb.com) 'un favorilerine de bakın:
http://us.imdb.com/Sections/Genres/Documentary/average-vote
Ayrıca Harun Yahya'nın da hem nette hem de CD olarak dikkate değer belgesellerini de tavsiye ederim...
Belge niteliği taşıyan yani bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, vesika, doküman, televizyon programı, film vb.
bkz. Diyalektik Materyalist Felsefe
Puf Kakaolu (Favorim) :
Keçiboynuzu tozu katkılı özel bisküvisinin üzeri çikolata esanslı köpük kaplı, onun da üstü kakaolu granüllerle süslü. Bu nefis lezzete kim direnebilir ki? 18 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor.
Besin öğeleri (100 gramda) : Enerji (kcal) 414, Protein (gr) 3.11, Karbonhidrat (gr) 80.61, Yağ (gr) 8.40
Puf Çilekli:
Nefis çilek aromalı köpük üstünde pembe granüller. Alttaki özel bisküviyi de bu lezzete ekleyin. Direnmeye çalışmak boşuna... Hemen yemeli! 18 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor.
Besin öğeleri (100 gramda) , Enerji (kcal) 415, Protein (gr) 2.79, Karbonhidrat (gr) 82.04, Yağ (gr) 7.90
Puf Hindistan Cevizli:
Özel bisküvisinin üzerinde hindistan cevizi aromalı köpük, köpüğün üstünde hindistan cevizi, hepsinin üstünde bu lezzeti kimseye kaptırmayan eliniz. 16 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor.
Besin öğeleri (100 gramda): Enerji (kcal) 426, Protein (gr) 3.59, Karbonhidrat (gr) 76.75, Yağ (gr) 11.40
Puf Renkli Granüllü:
Leziz bisküvi ve nefis köpüğün üzeri bu kez pembe, sarı, mavi, kakaolu, rengarenk granüllerle kaplı. 18 gr'lık paketlerde ve 64 adetlik kutularda satışa sunuluyor..
Besin öğeleri (100 gramda): Enerji (kcal) 422, Protein (gr) 3.12, Karbonhidrat (gr) 81.31, Yağ (gr) 8.90
http://www.etietieti.com/Urunler/puf.asp