Richard Shenkman'ın kitabı ''Tarihin Büyük Yalanları''
Kitaptaki bilgilere göre, tarihin en ünlü kadınlarından Kleopatra sanıldığı gibi Mısırlı değil, Yunanlıydı. Böyle sanılmasının nedeni, ailesinin 300 yıl kadar Mısır'da yaşamasından kaynaklanıyordu. Ayrıca Kleopatra, bazı filmlere konu olduğu gibi güzel bir kadın da değildi.
Roma'yı yaktığı söylenen Neron'un ise bu yangınla hiçbir ilgisi yoktu. Roma yanarken 25 km uzakta bulunan Neron, yangından sonra evsiz-barksız kalanlara barınaklar yaptırdı, mısırın fiyatını düşürdü ve diğer bölgelerden yiyecek getirtti.
Yazar Shenkman'ın araştırmasına göre, İskoçların geleneksel giysisi olarak bilinen ekose etek ise bir İngiliz icadıydı. İskoç erkekler, geleneksel ekose etekleri 18. yüzyıldan itibaren giymeye başladılar.
Fransa Kraliçesi Marie Antoinette'e ait olduğu sanılan ünlü 'Ekmek yoksa pasta yesinler' sözünün de ona ait olmadığı iddia edildi. Bir araştırmacının, bu sözü ünlü yzar Jean-Jacques Rousseau'nun 'İtiraflar' adlı kitabında 'genç bir prensese malettiğini' tespit ettiği bildirildi.
Kitapta, Napolyon'u 'bütün dünyayı yönetme kompleksine' sürüklediği iddia edilen kısa boyuna ilişkin bilgilerin de 'tarihin büyük yalanlarından' biri olduğu öne sürüldü. Kitapta, Napolyon'un 1.60 olarak bilinen boyunun 'Kralın adımları' diye bilinen eski Fransız ölçüm sistemine göre hesaplandığı, bu rakamın günümüz ölçüm hesaplarına vurulduğunda ise boyunun aslında 1.80'in biraz daha üstünde olduğu bildirildi.
Richard Shenkman'ın araştırmasına göre, Rusların en ünlü yöneticilerinden biri olarak bilinen Büyük Katherina da aslında Rus değil 'Sophia' isimli bir Almandı. Kocası 3. Peter'i hapse attırdıktan sonra tahta geçtiği belirtilen Katherina, 34 yıl tahtta kaldı.
Korku filmlerinin ünlü vampiri 'Drakula' da sadece hayal ürünü bir yaratık değildi, gerçek olan yanları vardı. Transilvanya'da bir şatoda yaşayan ve insanları öldürmekten hoşlanan Drakula'nın asıl adı Voyvoda Tepeş'ti.
Galileo Galilei en büyük keşiflerinden olan güneşin kendi ekseni etrafında döndüğünü, o zamanin matemetikçilerin ve kilise'nin karşı çıkması ve bu yüzden 1633'te Engizisyon mahkemesine çıkartılması...
Dinamiti bulmak için labarotuarında ki bir patlamada kardeşini kaybetmesine; nitrogliserinle çok uğraşmasıyla ağır baş ağrılarına ve bu baş ağrılarını geçirmek için nitrogliserin hap olarak kullanıp ona bağımlı olmasına; keşfettiğinin öldürücü bir silah olmasına rağmen soyadının dünyaca ünlü bir ödül ismi alması beni hep şaşırtmıştır...
Steve Vai tabi ki David lee Roth ve Whitesnake'le tanıdım... Sonra Yol Ayrımı (Cross Roads) filminde Karete Kid'e karşı şeytanı temsil eden gitaristçi rolüyle tek başına harikalar yaratabileciğine inandım ve gitar solo albümleri popüler olduğu zamanlarda çıkardığı iklk albümle yanılmadığımı anladım...
Joe Satrian'in öğrecilerinin arasında en başarılısı olan gitarist 6 Temmuz 1960 New york doğumlu... 13 yaşında müziğe başladı, Joe Satrian'iden özel dersler alırken Berklee College Of Music'te Jazz ve Kalsik müzik öğrenimi gördü. 1979'de Franzk Zappa, evet yanlış duymadınız Frank Zappa tarafından keşfedildi...
Herhalde babası zengin midir nedir 1984'de kendi müzik stüdyosunu kurdu. 1985'te Yngwie Malmsteen yerine Alcatrazz grubana katıldı... Esas ününü borçlu olduğu David Lee Roth ve sonra Whitesnake gruplarına katıldı. Giysileri, gitaları ve hareketleriyle modern hipi dedirticek kadar rengarek bir müzisyen...
Solo gitarist olarak dünyaca tanınması sağlayan başarısı 1990 yapımı caz, rock, funk, klasik, ve metal nuanslardan oluşan melodik enstrumantal Passion And Warfare albümüdür.... Sonra vokalist olarak Devin Townsend alarak 1993'te Sex & Religion adında deneysel albümünü çıkardı...Sanırsam çocuğunun sesini de bu albüme kaydetmişti... 1995'de sanki at sürüyormuş gibi çaldığı gitarıyla Alien Love Secrets çıkardı. Hzını alamayıp 1997 de Joe Staraini'nin G3'si ile turlara çıktı... Hıza doyamayan Vai 1999 Favored Nations kendine brand etiketi yaptı. Belki de hızıyla çok uzaklara gittiğinden sonraki albümlerinin nal seslerı pek duyumadı ama hala atını sürmeye devam ediyor...
Bir de dünyanın en küçük elektrik gitarını çalma rekorunu mu ne kırmıştı:P
Albümleri
FLEXABLE LEFTOVERS 1984 Passion And Warfare 1990 Sex And Religion 1993 Alien Love Secrets 1995 G3 Live In Concert 1997 Ultra Zone 2000 Seventh Sign 2001
biraz kabuğa (başlığa) değilde içine bakmaya (anlamına inmeye) çalışsanız olaya yüzeysel yaklaşmassınız...
Bir kere pozitif de olsa negatif de olsa Atatürk ve din konusu kesin açılır. Biri hilafeti yıktığı ya da reformalarından dolayı din düşmanı ilan eder, diğeri ise din düşmanı olduğu için sahiplenmeye çalışır, bir başkası ise iyi musliman yaptıkları yerinde der... her türlüde konu açılır...
Eğer bu kadar ayrı olsa bunca insan bu konuyu açmazdı, eğer ayrı olsa Mustafa Kemal şeyhlere Kuran yollayıp milli mücadeleye davet etmezdi, eğer ayrı olsaydı Atatürk başucunda her zaman Kuran bulundurmazdı, eğer ayrı olsa Atatürk dinle ilgili konuşmazdı ve sözler üretmezdi, ayrı olsa meal çalışmasına izin vermezdi, ayrı olsa hilafeti yıkıp diyaneti kurmazdı...
Bunlar ayrı konular diye konuyu iyice tabulaştırırsak kişiler nedenlere değil sadece sonuçlara bakarlar...
Bir liderin dine karşı olması ya da olmaması önemli değilse neden o zaman yöneticiler ya da partiler hakkında irtica fasa fisoları yapılıyor? Burada lahanadan turşu olur mu başlığı mı açtım da, çok bilmiş gibi ayrı konular deniliyor, bence sizler konudan baya bir ayrısınız
Ayrı derken din sadece gönül işidir midir yani kitaplıkta süs mü olacak onca tarih?
esas bayhan gibiler Aziz Nesin'e ilham olmus, bu bana -'bu kadar konuyu nasil da yaratabiliyorsunuz' diyen ama Türkiye'de biraz yaşayınca Aziz Nesin'e hayranlığını kaybeden Brezilyalı okurun dediğini hatirlatti:
''Ben sizin bütün bu hikayeleri kendinizin yarattigini saniyordum. Oysa siz yasadiklarinizi yaziyormussunuz''
bir konunun ayrıntılarına inmek için dalgıç gibi konu hakkında bilgimiz ve edavatlarımız olması şart lakin nasıl dalgıç tüpündeki hava kadar derinlere inebiliyorsa bir kişi de ancak potansiyeli kadar ayrıntılara girebilir...
Richard Shenkman'ın kitabı ''Tarihin Büyük Yalanları''
Kitaptaki bilgilere göre, tarihin en ünlü kadınlarından Kleopatra sanıldığı gibi Mısırlı değil, Yunanlıydı. Böyle sanılmasının nedeni, ailesinin 300 yıl kadar Mısır'da yaşamasından kaynaklanıyordu. Ayrıca Kleopatra, bazı filmlere konu olduğu gibi güzel bir kadın da değildi.
Roma'yı yaktığı söylenen Neron'un ise bu yangınla hiçbir ilgisi yoktu. Roma yanarken 25 km uzakta bulunan Neron, yangından sonra evsiz-barksız kalanlara barınaklar yaptırdı, mısırın fiyatını düşürdü ve diğer bölgelerden yiyecek getirtti.
Yazar Shenkman'ın araştırmasına göre, İskoçların geleneksel giysisi olarak bilinen ekose etek ise bir İngiliz icadıydı. İskoç erkekler, geleneksel ekose etekleri 18. yüzyıldan itibaren giymeye başladılar.
Fransa Kraliçesi Marie Antoinette'e ait olduğu sanılan ünlü 'Ekmek yoksa pasta yesinler' sözünün de ona ait olmadığı iddia edildi. Bir araştırmacının, bu sözü ünlü yzar Jean-Jacques Rousseau'nun 'İtiraflar' adlı kitabında 'genç bir prensese malettiğini' tespit ettiği bildirildi.
Kitapta, Napolyon'u 'bütün dünyayı yönetme kompleksine' sürüklediği iddia edilen kısa boyuna ilişkin bilgilerin de 'tarihin büyük yalanlarından' biri olduğu öne sürüldü. Kitapta, Napolyon'un 1.60 olarak bilinen boyunun 'Kralın adımları' diye bilinen eski Fransız ölçüm sistemine göre hesaplandığı, bu rakamın günümüz ölçüm hesaplarına vurulduğunda ise boyunun aslında 1.80'in biraz daha üstünde olduğu bildirildi.
Richard Shenkman'ın araştırmasına göre, Rusların en ünlü yöneticilerinden biri olarak bilinen Büyük Katherina da aslında Rus değil 'Sophia' isimli bir Almandı. Kocası 3. Peter'i hapse attırdıktan sonra tahta geçtiği belirtilen Katherina, 34 yıl tahtta kaldı.
Korku filmlerinin ünlü vampiri 'Drakula' da sadece hayal ürünü bir yaratık değildi, gerçek olan yanları vardı. Transilvanya'da bir şatoda yaşayan ve insanları öldürmekten hoşlanan Drakula'nın asıl adı Voyvoda Tepeş'ti.
müziği ile büyüyüp güzelleşen çirkin ördek yavrusu
Galileo Galilei en büyük keşiflerinden olan güneşin kendi ekseni etrafında döndüğünü, o zamanin matemetikçilerin ve kilise'nin karşı çıkması ve bu yüzden 1633'te Engizisyon mahkemesine çıkartılması...
Dinamiti bulmak için labarotuarında ki bir patlamada kardeşini kaybetmesine; nitrogliserinle çok uğraşmasıyla ağır baş ağrılarına ve bu baş ağrılarını geçirmek için nitrogliserin hap olarak kullanıp ona bağımlı olmasına; keşfettiğinin öldürücü bir silah olmasına rağmen soyadının dünyaca ünlü bir ödül ismi alması beni hep şaşırtmıştır...
Steve Vai tabi ki David lee Roth ve Whitesnake'le tanıdım... Sonra Yol Ayrımı (Cross Roads) filminde Karete Kid'e karşı şeytanı temsil eden gitaristçi rolüyle tek başına harikalar yaratabileciğine inandım ve gitar solo albümleri popüler olduğu zamanlarda çıkardığı iklk albümle yanılmadığımı anladım...
Joe Satrian'in öğrecilerinin arasında en başarılısı olan gitarist 6 Temmuz 1960 New york doğumlu... 13 yaşında müziğe başladı, Joe Satrian'iden özel dersler alırken Berklee College Of Music'te Jazz ve Kalsik müzik öğrenimi gördü. 1979'de Franzk Zappa, evet yanlış duymadınız Frank Zappa tarafından keşfedildi...
Herhalde babası zengin midir nedir 1984'de kendi müzik stüdyosunu kurdu. 1985'te Yngwie Malmsteen yerine Alcatrazz grubana katıldı... Esas ününü borçlu olduğu David Lee Roth ve sonra Whitesnake gruplarına katıldı. Giysileri, gitaları ve hareketleriyle modern hipi dedirticek kadar rengarek bir müzisyen...
Solo gitarist olarak dünyaca tanınması sağlayan başarısı 1990 yapımı caz, rock, funk, klasik, ve metal nuanslardan oluşan melodik enstrumantal Passion And Warfare albümüdür.... Sonra vokalist olarak Devin Townsend alarak 1993'te Sex & Religion adında deneysel albümünü çıkardı...Sanırsam çocuğunun sesini de bu albüme kaydetmişti... 1995'de sanki at sürüyormuş gibi çaldığı gitarıyla Alien Love Secrets çıkardı. Hzını alamayıp 1997 de Joe Staraini'nin G3'si ile turlara çıktı... Hıza doyamayan Vai 1999 Favored Nations kendine brand etiketi yaptı. Belki de hızıyla çok uzaklara gittiğinden sonraki albümlerinin nal seslerı pek duyumadı ama hala atını sürmeye devam ediyor...
Bir de dünyanın en küçük elektrik gitarını çalma rekorunu mu ne kırmıştı:P
Albümleri
FLEXABLE LEFTOVERS 1984
Passion And Warfare 1990
Sex And Religion 1993
Alien Love Secrets 1995
G3 Live In Concert 1997
Ultra Zone 2000
Seventh Sign 2001
biraz kabuğa (başlığa) değilde içine bakmaya (anlamına inmeye) çalışsanız olaya yüzeysel yaklaşmassınız...
Bir kere pozitif de olsa negatif de olsa Atatürk ve din konusu kesin açılır. Biri hilafeti yıktığı ya da reformalarından dolayı din düşmanı ilan eder, diğeri ise din düşmanı olduğu için sahiplenmeye çalışır, bir başkası ise iyi musliman yaptıkları yerinde der... her türlüde konu açılır...
Eğer bu kadar ayrı olsa bunca insan bu konuyu açmazdı, eğer ayrı olsa Mustafa Kemal şeyhlere Kuran yollayıp milli mücadeleye davet etmezdi, eğer ayrı olsaydı Atatürk başucunda her zaman Kuran bulundurmazdı, eğer ayrı olsa Atatürk dinle ilgili konuşmazdı ve sözler üretmezdi, ayrı olsa meal çalışmasına izin vermezdi, ayrı olsa hilafeti yıkıp diyaneti kurmazdı...
Bunlar ayrı konular diye konuyu iyice tabulaştırırsak kişiler nedenlere değil sadece sonuçlara bakarlar...
Bir liderin dine karşı olması ya da olmaması önemli değilse neden o zaman yöneticiler ya da partiler hakkında irtica fasa fisoları yapılıyor? Burada lahanadan turşu olur mu başlığı mı açtım da, çok bilmiş gibi ayrı konular deniliyor, bence sizler konudan baya bir ayrısınız
Ayrı derken din sadece gönül işidir midir yani kitaplıkta süs mü olacak onca tarih?
''To infinity.....and beyond! ''
http://161.58.5.90/toystory/infinity.wav
Toy Story
''Show me the money! ''
http://www.wavlist.com/movies/017/jm-money2.wav
Jerry Maguire
''Ooooo Somebody stop me! ''
http://newmail.monsterserve.com/keepout/movies/mask07.wav
The Mask
esas bayhan gibiler Aziz Nesin'e ilham olmus, bu bana -'bu kadar konuyu nasil da yaratabiliyorsunuz' diyen ama Türkiye'de biraz yaşayınca Aziz Nesin'e hayranlığını kaybeden Brezilyalı okurun dediğini hatirlatti:
''Ben sizin bütün bu hikayeleri kendinizin yarattigini saniyordum. Oysa siz yasadiklarinizi yaziyormussunuz''
bir konunun ayrıntılarına inmek için dalgıç gibi konu hakkında bilgimiz ve edavatlarımız olması şart lakin nasıl dalgıç tüpündeki hava kadar derinlere inebiliyorsa bir kişi de ancak potansiyeli kadar ayrıntılara girebilir...
denizin derinleri gibi çekici ama derinlik sarhoşluğuna kapılanılacak kadar tehlikeli...