Tabii özgürlükle ilgili kısımlar geride kalınca mevzu gramere takıldı... Rivayet odur ki, Stalin' in söylediğine rivayetle tezahür etmiş bir felsefi yaklaşım olsa gerek "bir kişinin ölümü dramatik, on kişinin ölümü trajik, milyonların ölümü istatistik" olduğunda konuya nerden geldiğinizi unutmuş olabilirsiniz... Yaşamanın yaşadığı evrende yer tutmanın ve bunu ifade etmenin biçimidir özgürlük... Özgürlük için yollaldığımız kadim değerler insanlığın varoluşundan beri biriktirdiği değerlerdir. Neresinde hata yaptığımıza göre olaylara dramatik, trajik ve istatistiksel olarak değerlendirmemize sebebiyet verir ki bu dilden bağımsız değildir. Konuştuğumuz dil yaşadıklarımızı ifade etme biçimimizdir. İster yazılı ister sözlü ister işaretle olsun içinden duyguyu çıkardığınızda geriye istatistikler kalır. Haberleri izlerken dünyanın bir tarafında dininden dolayı sınır dışı edilen soykırıma uğratılan insanların çığlıklarını duymaz dünyanın öbür tarafında renginden dolayı sokak ortasında köpek gibi vurulan hatta banyölerde renginden dolayı tecavüze uğrayan insanların neden insan sayılmadıkları gelmez aklınıza.. Binlerce yıllık kardeşlikten dem vurur da en temel insan hakkı özgürlük talebi söz konusu olduğunda aslında korkusuz olmadığımız gerçeği dikilir karşımıza... Hakkı dillendiren insanlar kardeştir ve birbirlerinden korkmazlar. Birbirlerinden korkmaya başladıklarında virgül hatalı yerde duruyor demektir...
Kürsünün serbest olmasından kaynaklanan düşündüğümüzü düşündüğümüz gibi ifade edebilme serbestliği zaman zaman akamete uğrasa da maksadımız zülfü yare dokunmaktır. Haddi aşan sürç-i lisan eylediysek affola. Adaleti aramada en temel yöntem hakikatin ortaya çıkarılmasında usulün esastan önce gözetildiğidir. Usul esastan daha önemli olduğu için değil, hakikate ulaşmada usulün esasa rehberlik etmesindeki kadim birikimdir. Edebiyat ın ifade biçimi olan yazı da usule uygun kurallarla merakı anlatmaya dilbilgisi ile başlar. Seyfi beyin alınganlık gösterip küfür gibi algılaması (parantezleri atlayıp) işte bu usulsüzlükten kaynaklanan bir nüansdır. Ne maksadımız haddi aşmaktır ne de onca imla hatasına rağmen bitirme sabrı gösterip zaman zaman eleştirdiğimiz veya katıldığımız yazılara harcanan emeği görmezden gelmektir. Soyadı kısmında "İlhan" kalmış olmasının sebebini daha önce söylemiş olmama rağmen illa daha üstelemesi sorunu çözmeyecek. Tartışmanın başlangıç noktasına dönersek Kyut hazretlerinin neden engellediğini bilmediğimiz yazıları refere edemediğim için özetle söyleyeceğim. Sanat toplum içindir görüşünüze katılsamda gotik sanattan barok sanata realistlerden sürrealist sanatçılara sanat toplum içindir için eserler vermiş sanatçılara kültürel kodlarınızdan dolayı saldırmasınızı anlayamam eleştiri evet ama saldırganlık başka. Evet o sanat ve edebiyat bugünkü batı toplumudur. Mesele bizim toplumcu sanatımızın nerede saf tutacağı meselesidir...
İmla sorunu var... Bir türlü düzeltmiyor. Büyük sözü de dinlemiyor... Düzelir inşallah... Allahtan ümit kesilmez... Sansür her yerde var zaten. Herkes razı gibi...
Kürtlerin özgürlük referandumu Kürtler federatif bölgelerinde bağımsızlıklarını oylamak için karar aldılar... Özgürlüğün hangi devrim kriterleri gözetilerek yapılacağı belirsizliğini korurken israil bayraklarıyla desteklenen görüntüler bölgedeki mazlum devletlerin tepkisini çekmekte. Bütün doğu toplumları için geçerli olan doğunun ayran budalalığı batılı insan hakları bildirgesi Kürtler içinde istisna olmadı... Kendilerini batılılar gibi aryan zanneden Kürtler de sadece kürt olanlar için özgürlük istemekte geri kalan ya zenci ya Kızılderili... Peki bu aryancılık üzerinde özgürlük kurulabilir mi? Amerika ve Avrupa olsaydı evet... Kızılderilileri ve zencileri milyonlarla katleder en ufak vicdan kırıntısı göstermediniz. Oysa bu çoğrafyada adınız bebek katiline çıkar ve temsil ettiğiniz zümre bile sizi affetmez... Kuzey ıraklı Kürtlerin "konuşacak kimse yok" diye kıvranıp durmalarının sebebi işte budur... İsrail bayrağını içine sindiremeyen Kürtlerin mazeret bulma cabalarıda kendilerinin ötekileştirşliyor olmaları... Türkiye mazlum milletlerin hamisi abisi kardeşi yoldaşı her ne olacaksa sahip olduğu Cumhuriyet devriminin farklılık yaratan yönleriyle Kürtlerin özgürlüklerinin garantörü olmalıdır... "Ne mutlu Türküm diyene" bize yüzyıllardır kardeşlik eden akrabalarımıza sırtımızı mı çevireceğiz... Yüz yüze mi bakacağız
"Bahar" geldiği de "Baş pınar" dan dökülen cümleler "Hayat Güzel" leştirsede istisnalar kaideyi bozabiliyor... Kürsünün iyi ve güzel insanları namussuzlar ın olduğu bir dünyada namus erbabının cesurluğu takdire değerdir... Selam olsun...
Dincilerin tekamül kelimesinin üzerine balıklama atlamamalarını salık veririm binaenaleyh maddecilerin için kelimenin anlamı evrime karşılık geliyor...
İnsanın varlık sebebine dair... Cnn türk ün entellektüel programı gündem özel de fikir fırtınasına tutulmuş ve yine sen ben bizim oğlan biz(entelektüel despotlar) sınıfta kaldı. Yine iş başa düştü... Daha önce insanın kim olduğu sorusuna "ben kimim" yola çıkarak verdiğim cevaba ilaveten insanın varlık sebebi "tekamül" dür. Anlamadığınız yer kaldıysa sorun lütfen zira bu tv programları magazin programları kadar önemsenmiyor...
Tabii özgürlükle ilgili kısımlar geride kalınca mevzu gramere takıldı...
Rivayet odur ki, Stalin' in söylediğine rivayetle tezahür etmiş bir felsefi yaklaşım olsa gerek "bir kişinin ölümü dramatik, on kişinin ölümü trajik, milyonların ölümü istatistik" olduğunda konuya nerden geldiğinizi unutmuş olabilirsiniz...
Yaşamanın yaşadığı evrende yer tutmanın ve bunu ifade etmenin biçimidir özgürlük... Özgürlük için yollaldığımız kadim değerler insanlığın varoluşundan beri biriktirdiği değerlerdir. Neresinde hata yaptığımıza göre olaylara dramatik, trajik ve istatistiksel olarak değerlendirmemize sebebiyet verir ki bu dilden bağımsız değildir. Konuştuğumuz dil yaşadıklarımızı ifade etme biçimimizdir. İster yazılı ister sözlü ister işaretle olsun içinden duyguyu çıkardığınızda geriye istatistikler kalır.
Haberleri izlerken dünyanın bir tarafında dininden dolayı sınır dışı edilen soykırıma uğratılan insanların çığlıklarını duymaz dünyanın öbür tarafında renginden dolayı sokak ortasında köpek gibi vurulan hatta banyölerde renginden dolayı tecavüze uğrayan insanların neden insan sayılmadıkları gelmez aklınıza.. Binlerce yıllık kardeşlikten dem vurur da en temel insan hakkı özgürlük talebi söz konusu olduğunda aslında korkusuz olmadığımız gerçeği dikilir karşımıza... Hakkı dillendiren insanlar kardeştir ve birbirlerinden korkmazlar. Birbirlerinden korkmaya başladıklarında virgül hatalı yerde duruyor demektir...
Eyvallah... Atilla Çakır..
Kürsünün serbest olmasından kaynaklanan düşündüğümüzü düşündüğümüz gibi ifade edebilme serbestliği zaman zaman akamete uğrasa da maksadımız zülfü yare dokunmaktır. Haddi aşan sürç-i lisan eylediysek affola. Adaleti aramada en temel yöntem hakikatin ortaya çıkarılmasında usulün esastan önce gözetildiğidir. Usul esastan daha önemli olduğu için değil, hakikate ulaşmada usulün esasa rehberlik etmesindeki kadim birikimdir. Edebiyat ın ifade biçimi olan yazı da usule uygun kurallarla merakı anlatmaya dilbilgisi ile başlar.
Seyfi beyin alınganlık gösterip küfür gibi algılaması (parantezleri atlayıp) işte bu usulsüzlükten kaynaklanan bir nüansdır. Ne maksadımız haddi aşmaktır ne de onca imla hatasına rağmen bitirme sabrı gösterip zaman zaman eleştirdiğimiz veya katıldığımız yazılara harcanan emeği görmezden gelmektir.
Soyadı kısmında "İlhan" kalmış olmasının sebebini daha önce söylemiş olmama rağmen illa daha üstelemesi sorunu çözmeyecek.
Tartışmanın başlangıç noktasına dönersek Kyut hazretlerinin neden engellediğini bilmediğimiz yazıları refere edemediğim için özetle söyleyeceğim. Sanat toplum içindir görüşünüze katılsamda gotik sanattan barok sanata realistlerden sürrealist sanatçılara sanat toplum içindir için eserler vermiş sanatçılara kültürel kodlarınızdan dolayı saldırmasınızı anlayamam eleştiri evet ama saldırganlık başka. Evet o sanat ve edebiyat bugünkü batı toplumudur. Mesele bizim toplumcu sanatımızın nerede saf tutacağı meselesidir...
Bugün ekinoks muş
İmla sorunu var... Bir türlü düzeltmiyor. Büyük sözü de dinlemiyor... Düzelir inşallah... Allahtan ümit kesilmez... Sansür her yerde var zaten. Herkes razı gibi...
Acaba cezalımıyım diye baktım... Seyfi Beye sanatın illa onun istediği gibi olamayacağı mealindeki eleştirimi yayınlamadı kürsü...
Kürtlerin özgürlük referandumu
Kürtler federatif bölgelerinde bağımsızlıklarını oylamak için karar aldılar... Özgürlüğün hangi devrim kriterleri gözetilerek yapılacağı belirsizliğini korurken israil bayraklarıyla desteklenen görüntüler bölgedeki mazlum devletlerin tepkisini çekmekte. Bütün doğu toplumları için geçerli olan doğunun ayran budalalığı batılı insan hakları bildirgesi Kürtler içinde istisna olmadı... Kendilerini batılılar gibi aryan zanneden Kürtler de sadece kürt olanlar için özgürlük istemekte geri kalan ya zenci ya Kızılderili...
Peki bu aryancılık üzerinde özgürlük kurulabilir mi? Amerika ve Avrupa olsaydı evet... Kızılderilileri ve zencileri milyonlarla katleder en ufak vicdan kırıntısı göstermediniz. Oysa bu çoğrafyada adınız bebek katiline çıkar ve temsil ettiğiniz zümre bile sizi affetmez... Kuzey ıraklı Kürtlerin "konuşacak kimse yok" diye kıvranıp durmalarının sebebi işte budur... İsrail bayrağını içine sindiremeyen Kürtlerin mazeret bulma cabalarıda kendilerinin ötekileştirşliyor olmaları...
Türkiye mazlum milletlerin hamisi abisi kardeşi yoldaşı her ne olacaksa sahip olduğu Cumhuriyet devriminin farklılık yaratan yönleriyle Kürtlerin özgürlüklerinin garantörü olmalıdır... "Ne mutlu Türküm diyene" bize yüzyıllardır kardeşlik eden akrabalarımıza sırtımızı mı çevireceğiz... Yüz yüze mi bakacağız
"Bahar" geldiği de "Baş pınar" dan dökülen cümleler "Hayat Güzel" leştirsede istisnalar kaideyi bozabiliyor... Kürsünün iyi ve güzel insanları namussuzlar ın olduğu bir dünyada namus erbabının cesurluğu takdire değerdir... Selam olsun...
Dincilerin tekamül kelimesinin üzerine balıklama atlamamalarını salık veririm binaenaleyh maddecilerin için kelimenin anlamı evrime karşılık geliyor...
İnsanın varlık sebebine dair... Cnn türk ün entellektüel programı gündem özel de fikir fırtınasına tutulmuş ve yine sen ben bizim oğlan biz(entelektüel despotlar) sınıfta kaldı. Yine iş başa düştü... Daha önce insanın kim olduğu sorusuna "ben kimim" yola çıkarak verdiğim cevaba ilaveten insanın varlık sebebi "tekamül" dür. Anlamadığınız yer kaldıysa sorun lütfen zira bu tv programları magazin programları kadar önemsenmiyor...