Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Osman Aslan
Osman Aslan

Kim demiş ki büyük insan kudretli olandır; İnsanın büyüğü, yüreğinde sevgi ve insanlık taşıyandır.

  • şiir15.09.2016 - 15:10

    Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır. (Victor Hugo)

  • hayat29.03.2016 - 16:57

    Şerefle bitirilmesi icap eden en ağır vazife hayattır. (Toegueville)

  • özdemir asaf29.03.2016 - 16:51

    Sevmeyi bilmiyorsan kullanma o iki kelimeyi,
    yani ne sen kirlet ağzını o sözle, ne de o söz ağlasın
    kimin eline düştüm diye..

  • biyonik insan13.09.2015 - 22:09

    70lerde TRT'de oynayan, başrolünü Lee Majors'ın oynadığı bir bilim kurgu dizisi aklıma geliyor. Bkz: Altı Milyon Dolarlık Adam

  • moruk12.08.2015 - 17:57

    80'lerde yurdum gençliğinin birbirine hitap tarzlarından biri...
    - Naber moruk?
    - Çak moruk!
    - Şekil yapmışsın moruk..

  • meeno peluce21.12.2014 - 22:32

    80lerin başlarında TRT'de de oynayan 'Zamanda Yolculuk' (Voyagers) dizisi ile şöhret olan, eski Amerikalı çocuk oyuncudur.(26 Şubat 1970 doğumlu) Meeno Peluce; 'Aşk gemisi', ''Sekiz çocuklu aile', 'A takımı', ''Gümüş kaşıklar' gibi dönemin popüler televizyon dizilerinde de misafir oyuncu olarak rol almıştır.

    Kendisinin ünlü olması da çok ilginçtir.. Meeno'nun annesi Sondra Peluce Hollywood stüdyolarının önünde artistlere yemek hizmeti vermektedir, bir gün yönetmenlerden biri annesinin yanında duran 5 yaşındaki ufak sevimli çocuğu severek, onu 'Starsky and Hutch' adlı dizide oynatmak istediğini söyler ve böylece küçük Meeno için şöhrete giden,kapılar açılır.

    Meeno ilerleyen yıllarda 'Zamanda Yolculuk' (Voyagers!) dizisinin etkisiyle, tarihe merak salarak tarih öğretmeni olmuştur. 1998'de öğretmenliği bırakan Peluce, Holywood'da bir kaç film çektikten sonra profesyonel fotoğrafçılığa ve yazarlığa başlamıştır.

    Bugün 44 yaşında olan Meeno Peluce; Ilsa Ackerman'la evliliğinin ürünü, iki dünya tatlısı çocuğa sahiptir.

  • Topo Gigio18.12.2014 - 00:25

    İtalyan-İspanyol ortak yapımı 'Puppet Show' adlı bir TV programının ana karakteri olan kukla.

  • insanlık için22.11.2014 - 17:16

    'Sevgiyi severek övmek isterim. Her biçimi Tanrı'dan gelir' diyen Goethe ne kadar da haklıymış. Her ne şekilde ve amaçla olursa olsun, sevgi kadar anlamlı ve insanı kıymetlendiren bir başka değer ölçüsü var mıdır şu dünyada? Biz bunu ne şekilde yaşıyor olursak olalım, yitip giden insanlığa inat, içimizde bataklıkta açan zambaklar gibi çoğaltmamız gerekiyor. 'Yalnız sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur' sözü bize karşılıksız sevgiyi ne güzel de tanımlıyor. Zira karşılık gördüğümüzde değil, göremediğimiz zaman da sevgi davranışlarında bulunmak erdemlerin en büyüklerindendir. Bu yüzden 'insanlık için' sevgiyi tüm dünyaya yayalım...

  • Mürted12.11.2014 - 21:17

    Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim 'dinde zorlama yoktur.' diye buyurmaktadır. Dolayısıyla da dinini değiştirdi diye, kimseye zararı dokunmayan bir insanı sözde Allah adına kesinlikle öldüremezsiniz. Zaten bu konuyla ilgili bir ayet de yoktur.

    Bence bu tarz tutumlar, İslamiyet'in yayılmasına değil bilakis zarar görüp, 'islamifobia'nın' yayılmasına sebebiyet verir..

    TV'de bir hasbihal programı'nda izlemiştim. Hoca efendi, Müslüman olmayı düşünen bir Hristiyan ile arasında geçen diyaloğu anlatıyordu. Fakat bu kişi; hoca efendi kendisine 'mürted' ve 'irtidad' konusunu anlatınca, gözü korkup geri vites atmış. Oysa ki böylesine bir şey kendisine anlatılmasa idi, o kişi %90 Müslüman olurdu.

    Kısacası bu uygulama 'din ve vicdan özgürlüğü' ile çeliştiğinden, bir insan hakları ihlali olup, hoşgörü dini İslamiyet ile asla bağdaşamaz.

  • Andrea Casula14.10.2014 - 23:04

    Onbir yaşındaki Andrea Casula'nın en büyük aşkı futboldu. Odasının duvarlarını Juventus'la ilgili poster ve flamalarla doldurmuştu. Andrea, aynı zamanda Cagliari'nin Minikler alt yapısında oynuyordu. 1983'deki Hamburg ile Juventus arasında oynanan Avrupa Kupa galipleri kupası finalini Juventus'un kaybetmesi, Andrea'yı çok üzmüştü. Küçük Andrea'nın derin üzüntüsünü gören babası; 'Üzülme Andrea! . Sana söz veriyorum oğlum, Juventus bir daha final oynarsa, bu maça birlikte gideceğiz' diyerek söz vermişti. Babasının, teselli cümleleri üzerine, Andrea'nın üzüntüsü hafiflemiş, ertesi gün okulda tüm arkadaşlarıyla bu hayalini paylaşmıştı..

    Ve Andrea'nın, sabırsızlıkla beklediği an, 2 yıl sonra gelmişti zira Juventus; Liverpool'la Avrupa Şampiyon Kulüpler kupasında final oynamaya hak kazanmıştı. Babası da sözünde durarak Belçika-Heyse'de oynanacak Avrupa Şampiyon Kulüpler kupası finaline 2 bilet almıştı. Andrea; 29 Mayıs 1985 gecesini iple çekmekteydi zira idollerinden Platini, Boniek, Tacconi, Tardelli, Rossi olmak üzere tüm futbol yıldızlarını görebileceğini ummaktaydı. Zavallı küçük Andrea nereden bilirdi ki, bu tarih aynı zamanda babasıyla beraber ölüm günü olabileceğini..

    Andrea ve babası Giovanni Casula'nın cansız bedenleri, olaylar yatıştırıldıktan sonra, tellerin hemen yanındaki yıkılan duvarın altında bulunmuştu. Giovanni oğlunu can siperane koruyarak altına almış ama bu onun beton taşlardan kurtulmasına yetmemişti. Andrea ve babasının son anları TV'lere de yansımış, ertesi günkü gazete manşetlerinde ise henüz tellere sıkışmış hava teneffüs etmeye çalışırken ki haliyle görülmüştü. Ufak Andrea'nın gözleri yarı kapalı iki eliyle tellere tutunmuş, arkasındaki babasının bir nevi bariyer görevi görmesiyle güç de olsa nefes almaya çalışıyordu. Buradan zor da olsa duvar tarafına geçmişler ama duvarın çökmesiyle baba-oğul feci şekilde can vermişlerdi.

    Holiganizm ile mücadelede samimi olan biri olarak; bu talihsiz olayı asla unutmadım ve de unutmayacağım. Andrea yaşasaydı, benimle yaşıt bir Juventus taraftarı olacak, belki de onunla beraber karşılıklı maç izleyecek, facebook'ta yazışacak ya da atkı takası yapacaktık ama olmadı olamadı... Ruhları şad, toprakları bol olsun...