Amerikan NBC televizyonunda, 1959'den 1973'e kadar aralıksız yayınlanan "Dolu Dizgin" (Bonanza); NBC televizyonunun en uzun soluklu ve de sevilen dizisi olmuştur. Dizinin bu başarısından ötürü Holywood'da dizi stüdyolarının bulunduğu yere oyuncuların gerçek ebatlarda balmumundan heykelleri dikilmiştir.
TRT'de ilk defa 1974 yılında oynayan "Dolu Dizgin" (Bonanza); 70lerde, 80lerden daha popüler olacak ki o tarihlerde bir de adını taşıyan Çizgi roman dergisi çıkarılmış. O yıllarda yaşım, dergiyi alıp okumaya elvermediğinden, 80'li yılların başında ikinci el olarak bu dergilere ulaşabilmiştim..
Orjinal adı "Bonanza" olan bir western dizisiydi.. İnsanı gaza getiren çok hoş jenerik müziği vardı.. "Dındırı dındırı dındırı dındırı nııınıııııııı dındırı dındırı dındırı dındırı dırınırınıııı!!.." diye başlayan melodiyi duyar duymaz koltukların tepesine çıkar adeta dört nala onların peşlerine takılırdım. :) Baba Ben Cartwright, Büyük Oğul Adam Cartwright, Ortanca Oğul Hass Cartwright ve küçük Oğul Joe Cartwright'tan oluşan hayvancılıkla uğraşan Cartwrigt ailesi; çiftliklerini kötü adamlardan korumanın yanı sıra "Hızır acil servis" gibi herkesin yardımına koşarlardı.. O yıllarda hafif toplu ve sarı saçlı bir çocuk olduğumdan, babamın evde ara sıra bana "Hass!!." diye takılması çok hoşuma giderdi..
70'lerin ikinci yarısından 80'lerin ilk yarısına sarkan ve ülkemizde büyük ilgi görmüş dizilerden biriydi.. (Orjinal yayın tarihi 1964-1972)
Bu komedi dizisi, çoğumuzun hafızasına, dizinin başrol oyuncusu Elizabeth Montgomery (Samantha)’nin sihirleri için yaptığı burun oynatma hareketiyle kazınmıştır..
Genç ve güzel cadı Samantha'nın, evlenince cadılığı bırakacağına dair ölümlü kocası Darrina söz vermesinin ardından, ailesinin yüzleştiği problemleri gene sihirle çözmeye kalkmasıyla gelişen olayları konu alır. Ayrıca, Samantha'nın evliliğini onaylamayan annesi Endora da sürekli bu mutlu çifti ayırmanın peşindeydi. Meraklı komşuları, Stephens ailesinin evindeki sihirli olaylara yakından tanık olurlar ama bunu asla ıspatlayamazlardı.
"Beyaz Gölge" (The White Shadow) 1980'li yıllarda ülkemizde; özellikle çocukların ve gençlerin arasında basketbolun sevilmesinde büyük katkısı olmuştu. Konusuna gelince... Zamanında NBA'de oynamış Reeves, şehrin en kıyıda köşede kalmış okullarından biri olan Carver lisesine koç olmuştur. Takımdaki öğrencilerin çoğu problemlidir, Takındıkları müptezel davranışlarla koç Reeves'i sık sık çileden çıkarsalar da hepsi özünde iyi çocuklardır. Reeves öğrencilerle diyalog kurmaya çalışarak onları adam etmeye çalışır. Her bölümde birisinin problemiyle uğraşmak zorunda kalsa da nihayetinde sorunu muhakkak çözerdi. Benim hatırlayabildiklerim Coolidge(Kuliç), Salamy(Salami), Thorpe(Turp), James(Ceyms),Curtis(Körtis), Go-go(Gogo) ve Goldstein(Golşteyn). Bir de hemen hemen her bölümde koç Reeves'in başına ekşiyen bayan Buchanan(Büyükelın) vardı.. Ben en çok Salamy(Salami) ve Coolidge(Kuliç)'i severdim.. Basketbol oynarken Salamy(Salami) veya Coolidge(Kuliç) olurdum..
Ülkemizde 1985-1987 yılları arasında oynamış efsane TRT dizilerinden biriydi.. Cumartesileri oynardı, dizi başladığında adeta dünya ile ilişkimizi keser başka bir boyuta geçerdik. Dizinin esas kahramanı Kitt; pontiac transam’dan çevirme, ileri teknoloji ürünü süper donanımlı bir araçtı. Kurşun geçirmez zırhı, özel silahları, görüş sistemleri gibi bir çok özelliğinin yanında Kitt’in en büyük özelliği insan gibi konuşmasıydı. Michael’a akıl verme veya yardımcı olması dışında; yapay zekasıyla bazen espri, bazen kapris, bazense serzenişte bulunurdu..
Michael Night’a gelince, aslında kendisi Michael Long adında eski bir polis dedektifiydi. Michael Long son görevinde Tanya Walker isimli bir global teknoloji şebekesinin elemanı tarafından yüzünden vurulmuş, bir dizi estetik operasyonla yüzü değiştirilerek yeni bir hayata başlamak zorunda kalmıştı. Yeni hayatındaki görevi Knight Industries’ın son projesi olan Kitt’i denemesiydi tabi ki..İkili her hafta değişik mekanlarda akıl almaz maceralara imza atardı. Kah bazen askeri alanda füzelerin hedefi olurlar, kah bazen mafyayla uğraşırlar, kah bazen bazen bir cinayeti çözmeye çalışırlardı.. Kitt gerektiğinde turbo sistemini kullanarak uçar, suda gider, ateşlerin içine dalar, duvarları yıkar engelleri aşardı.
Bu maceralarda onlara teknik destek sağlamak için bir tır da yakınlarında gezer dururdu. Bu tırda David'in patronu ihtiyar delikanlı Devon ve teknisyen Bonnie diye bir kız vardı, ona hasta olurdum..
Bir de, Kitt’in benzer modeli bir araba olan, Karr adında düşmanı vardı. Bu araba yanlış programlanma sonucu Kitt’in aksine oldukça kötü karakterdeydi, bazı bölümler Kitt ile kapışırlardı. Bazen Karr, Kitt’i fena hırpalasa da sonunda galip gelen Kitt olurdu...
Kitt’in en çok hoşuma giden özelliği ise; önündeki “Saylonlular gözü” gibi yanıp sönerek hareket eden kırmızı ışıktı..
Neyse uzun lafın kısası Kara Şimşek 80lerde çocuk yaşta olanlar için onlarca hatırası olan bir dizidir..
Ülkemizde 70’lerin sonunda gösterime başlayıp, 80’lere sarkmış, western-drama tarzında oldukça popüler bir diziydi. Minnesota-Walnut Grove sakinlerinden olan Ingalls ailesinin tatlı-acı günlerini konu alırdı. Ailenin babası Charles Ingalls, annesi Caroline Ingalls, büyük kızları Marry, ortanca kızları Laura, küçük kızları Carrie, kasabadaki bakkaliyenin dedikoducu ve sürekli münakaşa eden sahipleri bay ve bayan Olesonlar ve onların kızı Nancy başlıca karakterlerdi. Hepsi birbirlerine büyük bir sevgi ve saygı ile bağlı olan Ingallslar gerçek anlamda ailenin ne demek olduğunu bizlere göstermenin yanında hayata dair başka dersler de verirlerdi. Bunlara örnek olarak; , aile içi dayanışmayı, diğer insanlara karşı anlayışlı yaklaşımı, yardımlaşmayı, sabır üzerine kurulu ilişkileri, aile içi veya dışı sorunların çözümü aşamasında sergilenen tavırları, anne ve babanın çocuklara davranış biçimini verebiliriz.. Dizideki olaylar Melissa Gilbert'ın canlandırdığu ortanca kız Laura Ingalls’ın çevresinde dönerdi. Bunun sebebi, gerçek hayatta yaşamış olan bu şahsın, ailesinin anılarını kitaba dökmesinden ileri gelmekteydi. Bkz: Little House on the Prairie
Bir de bunun küçük kardeşleri; "Pamukkale Travertenleri" ile Zümrütlü Hançer" vardır ama asla onun kariyerinin yanına yaklaşamamışlardır. :) Sonuç olarak "Neşefli Maşrapa" dediğimiz olay; 70 ve 80'lere damgasını vuran, süresi belli olmayan bir TV klasiğidir.. :)
Dizide"Tsukinosuke" (Sikinoski) 'nin dublajını;seslendirme denince ilk akla gelen isimlerden Hayri Küçükdeniz yapmıştır.
Hayri Küçükdeniz; insanın ruhunu okşayan, etkileyici, kendine has ses tonuyla; Sikinoski Sama'nın ülkemizde çok popüler olmasını sağlamıştır..
Bu arada sevgilisi Miyukiyi ise; tiyatro, sinema, dizi ve seslendirme sanatçısı olan Tijen Par seslendirmiştir.. Tijen Par günümüzde; Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde öğretim görevi yapmaktadır.
Amerikan NBC televizyonunda, 1959'den 1973'e kadar aralıksız yayınlanan "Dolu Dizgin" (Bonanza); NBC televizyonunun en uzun soluklu ve de sevilen dizisi olmuştur.
Dizinin bu başarısından ötürü Holywood'da dizi stüdyolarının bulunduğu yere oyuncuların gerçek ebatlarda balmumundan heykelleri dikilmiştir.
TRT'de ilk defa 1974 yılında oynayan "Dolu Dizgin" (Bonanza); 70lerde, 80lerden daha popüler olacak ki o tarihlerde bir de adını taşıyan Çizgi roman dergisi çıkarılmış. O yıllarda yaşım, dergiyi alıp okumaya elvermediğinden, 80'li yılların başında ikinci el olarak bu dergilere ulaşabilmiştim..
Orjinal adı "Bonanza" olan bir western dizisiydi.. İnsanı gaza getiren çok hoş jenerik müziği vardı.. "Dındırı dındırı dındırı dındırı nııınıııııııı dındırı dındırı dındırı dındırı dırınırınıııı!!.." diye başlayan melodiyi duyar duymaz koltukların tepesine çıkar adeta dört nala onların peşlerine takılırdım. :)
Baba Ben Cartwright, Büyük Oğul Adam Cartwright, Ortanca Oğul Hass Cartwright ve küçük Oğul Joe Cartwright'tan oluşan hayvancılıkla uğraşan Cartwrigt ailesi; çiftliklerini kötü adamlardan korumanın yanı sıra "Hızır acil servis" gibi herkesin yardımına koşarlardı..
O yıllarda hafif toplu ve sarı saçlı bir çocuk olduğumdan, babamın evde ara sıra bana "Hass!!." diye takılması çok hoşuma giderdi..
70'lerin ikinci yarısından 80'lerin ilk yarısına sarkan ve ülkemizde büyük ilgi görmüş dizilerden biriydi.. (Orjinal yayın tarihi 1964-1972)
Bu komedi dizisi, çoğumuzun hafızasına, dizinin başrol oyuncusu Elizabeth Montgomery (Samantha)’nin sihirleri için yaptığı burun oynatma hareketiyle kazınmıştır..
Genç ve güzel cadı Samantha'nın, evlenince cadılığı bırakacağına dair ölümlü kocası Darrina söz vermesinin ardından, ailesinin yüzleştiği problemleri gene sihirle çözmeye kalkmasıyla gelişen olayları konu alır. Ayrıca, Samantha'nın evliliğini onaylamayan annesi Endora da sürekli bu mutlu çifti ayırmanın peşindeydi. Meraklı komşuları, Stephens ailesinin evindeki sihirli olaylara yakından tanık olurlar ama bunu asla ıspatlayamazlardı.
"Beyaz Gölge" (The White Shadow) 1980'li yıllarda ülkemizde; özellikle çocukların ve gençlerin arasında basketbolun sevilmesinde büyük katkısı olmuştu. Konusuna gelince... Zamanında NBA'de oynamış Reeves, şehrin en kıyıda köşede kalmış okullarından biri olan Carver lisesine koç olmuştur. Takımdaki öğrencilerin çoğu problemlidir, Takındıkları müptezel davranışlarla koç Reeves'i sık sık çileden çıkarsalar da hepsi özünde iyi çocuklardır. Reeves öğrencilerle diyalog kurmaya çalışarak onları adam etmeye çalışır. Her bölümde birisinin problemiyle uğraşmak zorunda kalsa da nihayetinde sorunu muhakkak çözerdi. Benim hatırlayabildiklerim Coolidge(Kuliç), Salamy(Salami), Thorpe(Turp), James(Ceyms),Curtis(Körtis), Go-go(Gogo) ve Goldstein(Golşteyn). Bir de hemen hemen her bölümde koç Reeves'in başına ekşiyen bayan Buchanan(Büyükelın) vardı.. Ben en çok Salamy(Salami) ve Coolidge(Kuliç)'i severdim.. Basketbol oynarken Salamy(Salami) veya Coolidge(Kuliç) olurdum..
Ülkemizde 1985-1987 yılları arasında oynamış efsane TRT dizilerinden biriydi.. Cumartesileri oynardı, dizi başladığında adeta dünya ile ilişkimizi keser başka bir boyuta geçerdik. Dizinin esas kahramanı Kitt; pontiac transam’dan çevirme, ileri teknoloji ürünü süper donanımlı bir araçtı. Kurşun geçirmez zırhı, özel silahları, görüş sistemleri gibi bir çok özelliğinin yanında Kitt’in en büyük özelliği insan gibi konuşmasıydı. Michael’a akıl verme veya yardımcı olması dışında; yapay zekasıyla bazen espri, bazen kapris, bazense serzenişte bulunurdu..
Michael Night’a gelince, aslında kendisi Michael Long adında eski bir polis dedektifiydi. Michael Long son görevinde Tanya Walker isimli bir global teknoloji şebekesinin elemanı tarafından yüzünden vurulmuş, bir dizi estetik operasyonla yüzü değiştirilerek yeni bir hayata başlamak zorunda kalmıştı. Yeni hayatındaki görevi Knight Industries’ın son projesi olan Kitt’i denemesiydi tabi ki..İkili her hafta değişik mekanlarda akıl almaz maceralara imza atardı. Kah bazen askeri alanda füzelerin hedefi olurlar, kah bazen mafyayla uğraşırlar, kah bazen bazen bir cinayeti çözmeye çalışırlardı.. Kitt gerektiğinde turbo sistemini kullanarak uçar, suda gider, ateşlerin içine dalar, duvarları yıkar engelleri aşardı.
Bu maceralarda onlara teknik destek sağlamak için bir tır da yakınlarında gezer dururdu. Bu tırda David'in patronu ihtiyar delikanlı Devon ve teknisyen Bonnie diye bir kız vardı, ona hasta olurdum..
Bir de, Kitt’in benzer modeli bir araba olan, Karr adında düşmanı vardı. Bu araba yanlış programlanma sonucu Kitt’in aksine oldukça kötü karakterdeydi, bazı bölümler Kitt ile kapışırlardı. Bazen Karr, Kitt’i fena hırpalasa da sonunda galip gelen Kitt olurdu...
Kitt’in en çok hoşuma giden özelliği ise; önündeki “Saylonlular gözü” gibi yanıp sönerek hareket eden kırmızı ışıktı..
Neyse uzun lafın kısası Kara Şimşek 80lerde çocuk yaşta olanlar için onlarca hatırası olan bir dizidir..
Ülkemizde 70’lerin sonunda gösterime başlayıp, 80’lere sarkmış, western-drama tarzında oldukça popüler bir diziydi. Minnesota-Walnut Grove sakinlerinden olan Ingalls ailesinin tatlı-acı günlerini konu alırdı.
Ailenin babası Charles Ingalls, annesi Caroline Ingalls, büyük kızları Marry, ortanca kızları Laura, küçük kızları Carrie, kasabadaki bakkaliyenin dedikoducu ve sürekli münakaşa eden sahipleri bay ve bayan Olesonlar ve onların kızı Nancy başlıca karakterlerdi.
Hepsi birbirlerine büyük bir sevgi ve saygı ile bağlı olan Ingallslar gerçek anlamda ailenin ne demek olduğunu bizlere göstermenin yanında hayata dair başka dersler de verirlerdi. Bunlara örnek olarak; , aile içi dayanışmayı, diğer insanlara karşı anlayışlı yaklaşımı, yardımlaşmayı, sabır üzerine kurulu ilişkileri, aile içi veya dışı sorunların çözümü aşamasında sergilenen tavırları, anne ve babanın çocuklara davranış biçimini verebiliriz..
Dizideki olaylar Melissa Gilbert'ın canlandırdığu ortanca kız Laura Ingalls’ın çevresinde dönerdi. Bunun sebebi, gerçek hayatta yaşamış olan bu şahsın, ailesinin anılarını kitaba dökmesinden ileri gelmekteydi. Bkz: Little House on the Prairie
Bir de bunun küçük kardeşleri; "Pamukkale Travertenleri" ile Zümrütlü Hançer" vardır ama asla onun kariyerinin yanına yaklaşamamışlardır. :)
Sonuç olarak "Neşefli Maşrapa" dediğimiz olay; 70 ve 80'lere damgasını vuran, süresi belli olmayan bir TV klasiğidir.. :)
Tek kanallı TRT döneminin efsane görüntülerindendir.
Teknik bir arıza olduğunda hemen ortaya peydah olmasıyla meşhurdur.. :)
Dizide"Tsukinosuke" (Sikinoski) 'nin dublajını;seslendirme denince ilk akla gelen isimlerden Hayri Küçükdeniz yapmıştır.
Hayri Küçükdeniz; insanın ruhunu okşayan, etkileyici, kendine has ses tonuyla; Sikinoski Sama'nın ülkemizde çok popüler olmasını sağlamıştır..
Bu arada sevgilisi Miyukiyi ise; tiyatro, sinema, dizi ve seslendirme sanatçısı olan Tijen Par seslendirmiştir.. Tijen Par günümüzde; Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde öğretim görevi yapmaktadır.