Çocukluğumun yıldız futbolcularından biri de Polonyalı Zbigniew Boniek'ti. Henüz yabancı sınırlamasının 2 oyuncu olduğu dönemde, Juventus gibi dünyanın en önde gelen kulüplerinden birinde, diğer bir yabancı ve dönemin yıldız futbolcusu Fransız Michel Platini işe beraber oynayarak, bu forma altında büyük başarılara imza atmıştı. (İtalya Şampiyonluğu, İtalya Kupası, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, Avrupa Kupa Galipleri Kupası ve Süper Kupa) Dönemin en iyi orta saha oyuncularından olan Boniek; ayrıca 1982 Dünya Kupasında gösterdiği üstün performans ile Polonya'yanın üçüncülük kazanmasında büyük pay sahibi olmuştu.
Hırvat kökenli, Yugoslav basketbol ilahıydı. (Zira kariyerinin büyük kısmı artık olmayan bir ülke olan Yugoslavya zamanında geçmiştir.) Tartışılmaz gelmiş geçmiş en iyi Avrupalı basketbolcudur. Avrupa'daki başarılarının yanında NBA’de de başarılı olarak; bu lige Avrupalı basketbolcuların kabul edilmesindeki rolü büyük olmuştur. Kısa sayılabilecek yaşantısına rağmen kariyeri sayısız başarılarla doludur. Kendisini maalesef henüz 28 yaşındayken, tam da kariyerinin zirve yaptığı sırada, 1993 yılında Almanya’da geçirdiği bir trafik kazası sonucu kaybettik. NBA'de zirvede olduğu takım olan New Jersey Nets onun 3 numaralı formasını emekliye ayırarak salonun tavanına asmıştır. Drazen Petrovic'in adı 1993'te Zagreb'te adını duyurduğu salon olan Cibona Salonu'na verilmiştir. Ölümünden sonra bir Hırvat'ın söylediği gibi; “Petroviç savaştan sonra Hırvatistan'ın en büyük yıkımına sebep olmuştur.” Toprağı bol olsun…
Galatasaray'ın 14 yıl sonra şampiyon olmasında ve Şampiyon Kulüpler Kupasında yarı finale çıkmasında büyük katkısı olmuş Yugoslav efsane oyuncularımızdan..
"O Tanrının eliydi" sözünü ilk ondan duymuştum.. Hani Mexico 86'da İngiltere-Arjantin maçında elle attığı gol için sarf ettiği, dünyaca meşhur olmuş olan o sözü... Armando Diego Maradona ile 1980'de, spor programlarında yayınlanan, attığı birbirinden güzel goller ile tanışmıştık... Daha o zamanlar dünya futbol otoriteleri; bu genç oyuncunun dünyanın en büyük futbolcularından biri olacağını, hatta Pele'nin yerini alacağını bile söylüyorlardı. Ve hakikaten o ufak haşarı çocuk dünyanın en büyük futbolcularından biri oldu... 1986'da Arjantin ile Dünya Kupasını kazanması ve İtalya Seri A'da Napoli'yi 62 yıl aradan sonra şampiyon yapması en az Galatasaray'ın şampiyon olması kadar sevindirmişti beni... Sadece Arjantinli ve Napolili taraftarlar için değil çoğu çocuk için de bir efsaneydi o!!.. Maalesef daha sonraları Maradona oynadığı futbol ile değil saha dışındaki olumsuz yöndeki özel yaşantılarıyla anılır oldu, onca parlak kariyerine rağmen futbola güzel bir şekilde veda edemedi. Ama biz onu hep güzel yanlarıyla hatırlamaya devam edeceğiz..
Ön Asya'da ve Türkistan'da yaşayan Türklere ait, mimari değeri bulunan mezar kuleleridir. Yuvarlak veya köşelidirler. Kümbetlere, Türk çadır sanatının mimarlığa geçmiş örnekleri diyebiliriz. Bugün özellikle Doğu Anadolu bölgesinde ayakta kalabilmiş birçok kümbet vardır. Hükümdarlar, beyler ve önemli kişiler için yapılan kümbetler genellikle iki katlı olur.Esas mezar alt kattadır.
Bir dönem TRT'de beğeniyle izlediğimiz; "San Francisco Sokakları", "Charle'nin Melekleri", "Savaş Yıldızı Galactica", "Hayal Adası", "Aşk Gemisi", "Piyango" gibi dizilerin sahibi olan yayıncı firma. Açılımı; American Broadcasting Company'dir. (Amerikan Yayıncılık Firması)
Ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni gibi vasıfları olan çok yönlü bir kültür adamıdır. Ayrıca çağdaş Türk resminin öncülerindendir. 1993 yılında Paris'te hayata gözlerini yummuştur.
Seksenlerin Avrupa'sını etkisi altına alan; Italo Disco - Synthpop - Europop akımının önde gelen müzik gruplarından biridir. Üç kafadar lise arkadaşı tarafından 1984'de kurulan Avusturyalı grubun en popüler şarkıları olarak "Touch By Touch", "Hello" ,"Valerie" ve "Gimme Gimme All of You" sayılabilir.
Çocukluğumun yıldız futbolcularından biri de Polonyalı Zbigniew Boniek'ti. Henüz yabancı sınırlamasının 2 oyuncu olduğu dönemde, Juventus gibi dünyanın en önde gelen kulüplerinden birinde, diğer bir yabancı ve dönemin yıldız futbolcusu Fransız Michel Platini işe beraber oynayarak, bu forma altında büyük başarılara imza atmıştı. (İtalya Şampiyonluğu, İtalya Kupası, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, Avrupa Kupa Galipleri Kupası ve Süper Kupa)
Dönemin en iyi orta saha oyuncularından olan Boniek; ayrıca 1982 Dünya Kupasında gösterdiği üstün performans ile Polonya'yanın üçüncülük kazanmasında büyük pay sahibi olmuştu.
Hırvat kökenli, Yugoslav basketbol ilahıydı. (Zira kariyerinin büyük kısmı artık olmayan bir ülke olan Yugoslavya zamanında geçmiştir.) Tartışılmaz gelmiş geçmiş en iyi Avrupalı basketbolcudur. Avrupa'daki başarılarının yanında NBA’de de başarılı olarak; bu lige Avrupalı basketbolcuların kabul edilmesindeki rolü büyük olmuştur. Kısa sayılabilecek yaşantısına rağmen kariyeri sayısız başarılarla doludur. Kendisini maalesef henüz 28 yaşındayken, tam da kariyerinin zirve yaptığı sırada, 1993 yılında Almanya’da geçirdiği bir trafik kazası sonucu kaybettik. NBA'de zirvede olduğu takım olan New Jersey Nets onun 3 numaralı formasını emekliye ayırarak salonun tavanına asmıştır. Drazen Petrovic'in adı 1993'te Zagreb'te adını duyurduğu salon olan Cibona Salonu'na verilmiştir. Ölümünden sonra bir Hırvat'ın söylediği gibi; “Petroviç savaştan sonra Hırvatistan'ın en büyük yıkımına sebep olmuştur.” Toprağı bol olsun…
Galatasaray'ın 14 yıl sonra şampiyon olmasında ve Şampiyon Kulüpler Kupasında yarı finale çıkmasında büyük katkısı olmuş Yugoslav efsane oyuncularımızdan..
Galatasaray'ın 80'lerdeki Hagisi..
"O Tanrının eliydi" sözünü ilk ondan duymuştum.. Hani Mexico 86'da İngiltere-Arjantin maçında elle attığı gol için sarf ettiği, dünyaca meşhur olmuş olan o sözü...
Armando Diego Maradona ile 1980'de, spor programlarında yayınlanan, attığı birbirinden güzel goller ile tanışmıştık... Daha o zamanlar dünya futbol otoriteleri; bu genç oyuncunun dünyanın en büyük futbolcularından biri olacağını, hatta Pele'nin yerini alacağını bile söylüyorlardı. Ve hakikaten o ufak haşarı çocuk dünyanın en büyük futbolcularından biri oldu...
1986'da Arjantin ile Dünya Kupasını kazanması ve İtalya Seri A'da Napoli'yi 62 yıl aradan sonra şampiyon yapması en az Galatasaray'ın şampiyon olması kadar sevindirmişti beni... Sadece Arjantinli ve Napolili taraftarlar için değil çoğu çocuk için de bir efsaneydi o!!.. Maalesef daha sonraları Maradona oynadığı futbol ile değil saha dışındaki olumsuz yöndeki özel yaşantılarıyla anılır oldu, onca parlak kariyerine rağmen futbola güzel bir şekilde veda edemedi. Ama biz onu hep güzel yanlarıyla hatırlamaya devam edeceğiz..
Arjantin'in efsane futbolcusu. Tam olarak Diego Armando Maradona..
Ön Asya'da ve Türkistan'da yaşayan Türklere ait, mimari değeri bulunan mezar kuleleridir. Yuvarlak veya köşelidirler. Kümbetlere, Türk çadır sanatının mimarlığa geçmiş örnekleri diyebiliriz. Bugün özellikle Doğu Anadolu bölgesinde ayakta kalabilmiş birçok kümbet vardır. Hükümdarlar, beyler ve önemli kişiler için yapılan kümbetler genellikle iki katlı olur.Esas mezar alt kattadır.
Bir dönem TRT'de beğeniyle izlediğimiz; "San Francisco Sokakları", "Charle'nin Melekleri", "Savaş Yıldızı Galactica", "Hayal Adası", "Aşk Gemisi", "Piyango" gibi dizilerin sahibi olan yayıncı firma. Açılımı; American Broadcasting Company'dir. (Amerikan Yayıncılık Firması)
Ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni gibi vasıfları olan çok yönlü bir kültür adamıdır. Ayrıca çağdaş Türk resminin öncülerindendir. 1993 yılında Paris'te hayata gözlerini yummuştur.
Seksenlerin Avrupa'sını etkisi altına alan; Italo Disco - Synthpop - Europop akımının önde gelen müzik gruplarından biridir. Üç kafadar lise arkadaşı tarafından 1984'de kurulan Avusturyalı grubun en popüler şarkıları olarak "Touch By Touch", "Hello" ,"Valerie" ve "Gimme Gimme All of You" sayılabilir.