1983’te olduğu by-pass ameliyatındaki kendisine verilen enfekte kan nedeniyle AIDS’e yakalanmış ve 1992’de bu hastalık yüzünden hayatını kaybetmiştir. Büyük gizlilikle saklanan bu durum ancak ölümünden on yıl sonra kamuoyuna açıklanmıştır.
NASA Challenger Uzay Mekiği kalkışından kısa bir süre sonra parçalanmış, maalesef içindeki tüm personel de hayatını kaybetmişti. 28 ocak 1986'da meydana gelen bu acı olay, bir Nasa uzay aracının tamamen parçalanmasıyla oluşan ilk felaketti. Kazanın sebebinin ise bir conta olduğu açıklanmıştı. Challenger, kalkıştan sadece 73 saniye sonra alev topuna dönmüştü. Dondurucu bir kış gününde Kennedy semaları Challenger uzay mekiğinin parçalarıyla aydınlanmış, Başkan Ronald Reagan, kazayı "millî kayıp" olarak nitelendirerek, mürettebat da ulusal kahraman ilan edilmişti. İsveçli ünlü Hard Rock grubu Europe ise, "The final countdown" adlı parçasını Challenger felaketinde hayatını kaybedenlere hediye etmişti.
Marjane Satrapi’nin kendi yaşamından kesitler sunduğu; İran’daki devrimin ülkeye ve insanlara yaşattıklarını anlatan çizgiromanı.. İlerleyen zamanlarda siyah-beyaz olarak orijinal kitaba sadık kalınarak sinemaya da uyarlanmıştır.
Çernobil reaktör kazası, 20. yüzyılın en büyük nükleer kazasıydı. Ukrayna'nın Kiev iline bağlı Çernobil kentindeki Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde; 26 Nisan 1986 günü erken saatlerde meydana gelen nükleer kaza sonrasında, atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı, 30 Nisan 1986 günü tüm dünya tarafından öğrenilmişti. Radyasyonun ne olduğunu daha evvel; TRT'de oynayan "San Francisco Sokakları" adlı dizinin bir bölümünde öğrendiğimden çocuk aklımla durumun vahametini az çok tahmin edebiliyordum. Zira dizinin o bölümünde; bir uranyum madenini soymaya kalkan teröristlerin hepsi bu maddeyle direk temas ettiklerinden zamanla radyasyondan ölmüşlerdi. Ama tabi ki Çernobil reaktör kazasının, sandığımdan çok daha fazla vahim sonuçlar içerdiğini de zamanla öğrenmiştim. O zaman uzmanlar, 2. dünya savaşında Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan bombaların etkisinden katlarca daha fazla olduğunu ve bu etkinin 2016 yılına kadar süreceğini söylemişlerdi...
Acquired Immune Deficiency Syndrome. Fransızlar sida dedi. Biz “Ayidis”, “Adis”, “Adidas” arasında gittik geldik. Afrika'da ise ilk yıllarda "zayıflık hastalığı" olarak bilindi. Türkiye 1986'da Murti olayıyla (1992'de ölen Murteza Elgin) AIDS'le tanıştı ama çağın vebasında dünyada ilk vaka 1981'de görüldü. Eşcinseller, hayat kadınları ve cankiler arasında yayıldıkça, bu feci hastalığa Tanrı'nın gazabı muamelesi yapıldı. Rock Hudson (1985), Freddie Mercury (1991), Anthony Perkins (1992) gibi starlar hayatını yitirmese, belki tedaviye dönük araştırmalar hiç hız kazanmayacaktı. Bugün özellikle Afrika insanlarının acil yardıma ihtiyacı var.
Yeşilçam'da kötülüğün timsali karakterlerden.. Aynı zamanda uzun yıllar Galatasaray numaralı tribününde amigoluk yapmışlığı da vardır. Yani hem Yeşilçam, hem de tribün emekçisidir kendisi..
Sert bakışlı ve ince bıyıklı olan Charles amcamız genellikle; polisiye, western ve aksiyon filmlerinde rol alırdı. Zira “O”; kendi kuralını kendi koyan, kendi yasasını kendi uygulayan adamın sinemadaki temsilcisiydi. TRT'de ya da videoda; vurdulu, kırdılı, intikam dolu filmlerini beğenerek izlerdik. 80’lerde ülkemizde o kadar popülerdi ki; Zagor’un kapağında bile betimlemesi yapılmıştı.
1983’te olduğu by-pass ameliyatındaki kendisine verilen enfekte kan nedeniyle AIDS’e yakalanmış ve 1992’de bu hastalık yüzünden hayatını kaybetmiştir. Büyük gizlilikle saklanan bu durum ancak ölümünden on yıl sonra kamuoyuna açıklanmıştır.
İngilizı rock grubu Queen’in efsanevi solisti..
Davranış ve zihinsel işleyişler bilimi..
Gerçeğin ta kendisidir.
İnanmayan çok şey kaybeder..
NASA Challenger Uzay Mekiği kalkışından kısa bir süre sonra parçalanmış, maalesef içindeki tüm personel de hayatını kaybetmişti. 28 ocak 1986'da meydana gelen bu acı olay, bir Nasa uzay aracının tamamen parçalanmasıyla oluşan ilk felaketti. Kazanın sebebinin ise bir conta olduğu açıklanmıştı.
Challenger, kalkıştan sadece 73 saniye sonra alev topuna dönmüştü. Dondurucu bir kış gününde Kennedy semaları Challenger uzay mekiğinin parçalarıyla aydınlanmış, Başkan Ronald Reagan, kazayı "millî kayıp" olarak nitelendirerek, mürettebat da ulusal kahraman ilan edilmişti.
İsveçli ünlü Hard Rock grubu Europe ise, "The final countdown" adlı parçasını Challenger felaketinde hayatını kaybedenlere hediye etmişti.
Çocukluğumdan trajik bir olayı hatırlatıyor..
Marjane Satrapi’nin kendi yaşamından kesitler sunduğu; İran’daki devrimin ülkeye ve insanlara yaşattıklarını anlatan çizgiromanı.. İlerleyen zamanlarda siyah-beyaz olarak orijinal kitaba sadık kalınarak sinemaya da uyarlanmıştır.
Çernobil reaktör kazası, 20. yüzyılın en büyük nükleer kazasıydı. Ukrayna'nın Kiev iline bağlı Çernobil kentindeki Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde; 26 Nisan 1986 günü erken saatlerde meydana gelen nükleer kaza sonrasında, atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı, 30 Nisan 1986 günü tüm dünya tarafından öğrenilmişti.
Radyasyonun ne olduğunu daha evvel; TRT'de oynayan "San Francisco Sokakları" adlı dizinin bir bölümünde öğrendiğimden çocuk aklımla durumun vahametini az çok tahmin edebiliyordum. Zira dizinin o bölümünde; bir uranyum madenini soymaya kalkan teröristlerin hepsi bu maddeyle direk temas ettiklerinden zamanla radyasyondan ölmüşlerdi. Ama tabi ki Çernobil reaktör kazasının, sandığımdan çok daha fazla vahim sonuçlar içerdiğini de zamanla öğrenmiştim. O zaman uzmanlar, 2. dünya savaşında Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan bombaların etkisinden katlarca daha fazla olduğunu ve bu etkinin 2016 yılına kadar süreceğini söylemişlerdi...
Acquired Immune Deficiency Syndrome. Fransızlar sida dedi. Biz “Ayidis”, “Adis”, “Adidas” arasında gittik geldik. Afrika'da ise ilk yıllarda "zayıflık hastalığı" olarak bilindi. Türkiye 1986'da Murti olayıyla (1992'de ölen Murteza Elgin) AIDS'le tanıştı ama çağın vebasında dünyada ilk vaka 1981'de görüldü. Eşcinseller, hayat kadınları ve cankiler arasında yayıldıkça, bu feci hastalığa Tanrı'nın gazabı muamelesi yapıldı. Rock Hudson (1985), Freddie Mercury (1991), Anthony Perkins (1992) gibi starlar hayatını yitirmese, belki tedaviye dönük araştırmalar hiç hız kazanmayacaktı. Bugün özellikle Afrika insanlarının acil yardıma ihtiyacı var.
Yeşilçam'da kötülüğün timsali karakterlerden.. Aynı zamanda uzun yıllar Galatasaray numaralı tribününde amigoluk yapmışlığı da vardır. Yani hem Yeşilçam, hem de tribün emekçisidir kendisi..
Sert bakışlı ve ince bıyıklı olan Charles amcamız genellikle; polisiye, western ve aksiyon filmlerinde rol alırdı. Zira “O”; kendi kuralını kendi koyan, kendi yasasını kendi uygulayan adamın sinemadaki temsilcisiydi. TRT'de ya da videoda; vurdulu, kırdılı, intikam dolu filmlerini beğenerek izlerdik. 80’lerde ülkemizde o kadar popülerdi ki; Zagor’un kapağında bile betimlemesi yapılmıştı.