"Ebru'mun Vedası... Nazım ve Necip Fazıl gibi bir ilişkimiz vardı. Çalışırken tatlı bir rekabet içinde olurduk, dinlenme zamanlarımızda ise birlikte güler veya ağlardık.
İki yıldır herkesten sakladığı zor mücadelesini kaybettiğini öğrendiğimde, içimi derin bir hüzün kapladı. O dönemde birlikte çalıştığımız herkes aynı duygudaydı.
,, Güçlü, disiplinli ve mükemmeliyetçi kadınların oluşturduğu bir ekip kolay kolay her yerde olmaz, Ve... Bizler bir araya özenle denk getirilmiş, yoneticilerdik."
Bir ay önce öylesine bir konuda konuşmuş olmanın mutluluğu şimdi içimi ısıtıyor. Herkesin bilmediği bu savaşı, anılarımızdaki fotoğraflarda yaşatacağım, ama paylaşmayacağım, bunu istemeyeceğin hissine kapıldım.
Seninle her zaman gurur ve onur duyacağım. Bu dünyaya kattıkların çok kıymetli Ebru'm. Seni seviyorum ve hep seveceğim.
Huzur içinde uyu, güzel ruhunla. Bugün çok üzgünüm...
,,Huri'm diye seslenirdin, duyuyor musun? Artık yoksun haaa. Sende yoksun."
Tramvay geçerken Kadıköy'ün karnından, Bir çocuk mendiliyle yalvarıyordu, çıplak ayakları ıslanırken, Gözlerinde bir hüzün, sokakların derinliklerinden, Küçük bir umuttu belki O'nun hissettiği, Lakin herkes koşuyor, duymuyordu...
"Ekim’in son günü... gökyüzü İstanbul'da harikulade bir güzelliğe bürünmüş, içimizi ısıtan bir huzur var havada. Ve… yarın, Kasım’ın heyecanı başlıyor. Yeni bir aya, umutla, tazelikle merhaba demek için, avuçlarımızda tarçınlı saleplere merhaba!"
,, bir insan gölgesiyiz ve ruhlarımızın renkleriyle dünyaya şekil veririz. Kim neyi seçmişse onun seçimidir; lakin insanlığın gölgesi geçtiği yerde renklerini bırakır. Öyle ki, buradan falanca kişi geçmiştir deriz... Keşke kaldırım taşlarına gül kokulu yollar döşenseydi; ne muazzam olurdu."
,, Bu yolculuğa başladığın günden beri seni izliyorum. Düşüşlerin, yükselişlerin, vazgeçişlerin ve tekrar başlamak için bulduğun o küçük cesaret anlarının hepsi burada, benim sayfalarımda saklı. Sana diyeceklerim var:
Hayat, bazen fırtınalıdır, bazen de tatlı bir rüzgar gibi okşar geçer. Yolunun düz olmadığı her an, aslında sana içindeki gücü hatırlatır. Gücünü, inancını kaybetmeden, her gün yeniden uyanmanı, daha da büyüyerek devam etmeni dilerim.
Bir gün, bu sayfaları dönerken, tüm yaşadıklarının seni ne kadar güzel şekillendirdiğini fark edeceksin. Şikayet etmek yerine, her zorluğu bir ders olarak görmeyi; her mutluluğu ise yüreğinde bir minnetle saklamayı unutma.
Cesaretle yürümeye devam et. Yolun sonunda, başından beri aradığın huzuru, belki de ilk defa kendi içinde bulacaksın.
?si=F-XfvDYzUiUaAyx4
sen ve benim ruhumu anlatan, severdin eminim.
mekânın cennet, ruhun şad olsun...güzel kalpli ruh.
,, bazı ruhların isimleri gökyüzünde meşhurdur..''
Rabbim seni çok sevsin.
"Ebru'mun Vedası... Nazım ve Necip Fazıl gibi bir ilişkimiz vardı. Çalışırken tatlı bir rekabet içinde olurduk, dinlenme zamanlarımızda ise birlikte güler veya ağlardık.
İki yıldır herkesten sakladığı zor mücadelesini kaybettiğini öğrendiğimde, içimi derin bir hüzün kapladı. O dönemde birlikte çalıştığımız herkes aynı duygudaydı.
,, Güçlü, disiplinli ve mükemmeliyetçi kadınların oluşturduğu bir ekip kolay kolay her yerde olmaz,
Ve...
Bizler bir araya özenle denk getirilmiş, yoneticilerdik."
Bir ay önce öylesine bir konuda konuşmuş olmanın mutluluğu şimdi içimi ısıtıyor. Herkesin bilmediği bu savaşı, anılarımızdaki fotoğraflarda yaşatacağım, ama paylaşmayacağım, bunu istemeyeceğin hissine kapıldım.
Seninle her zaman gurur ve onur duyacağım. Bu dünyaya kattıkların çok kıymetli Ebru'm. Seni seviyorum ve hep seveceğim.
Huzur içinde uyu, güzel ruhunla. Bugün çok üzgünüm...
,,Huri'm diye seslenirdin, duyuyor musun? Artık yoksun haaa. Sende yoksun."
,, Şıklık, sesini yükseltmeden de etkili olabilmektir. Duruşumuz, dünyaya bıraktığımız en güçlü izdir. "
Rengim çoktur kendimde, tahammülüm önce kendime.
Sevgiler.
,, Zarafetin gücü ve düşüncenin derinliği, her ayrıntıya anlam katar. Bazen en sade anlar, en güçlü hikayeleri anlatır."
Sevgiler.
Tramvay geçerken Kadıköy'ün karnından,
Bir çocuk mendiliyle yalvarıyordu, çıplak ayakları ıslanırken,
Gözlerinde bir hüzün, sokakların derinliklerinden,
Küçük bir umuttu belki O'nun hissettiği,
Lakin herkes koşuyor, duymuyordu...
~ Şemsiyesiz Kalan Çocuklar
hayatlarınızı değiştirmek için, bir noktada, daha fazla acı çekmek yerine, mutlu yaşamaya karar vermeliyiz.
ve..
bunu yapmanın bir yolu da hayatımızın iyi yönlerini görme kararı almatır.
,, the secret, günlük öğretiler ''
:))
"Ekim’in son günü... gökyüzü İstanbul'da harikulade bir güzelliğe bürünmüş, içimizi ısıtan bir huzur var havada.
Ve…
yarın, Kasım’ın heyecanı başlıyor. Yeni bir aya, umutla, tazelikle merhaba demek için, avuçlarımızda tarçınlı saleplere merhaba!"
günaydın Umut.! günaydın Yaşamak.!
teşekkürler Allah'ım.
sevgi gölgemiz olsun.
kendi hikayemizi anlatırken farklı notalarla yazıyoruz. Keman, bu hikayenin sesidir; her akor, ruhumuza hitap eden bir çağrıdır.
sevgilerimle,
,, bir insan gölgesiyiz ve ruhlarımızın renkleriyle dünyaya şekil veririz. Kim neyi seçmişse onun seçimidir; lakin insanlığın gölgesi geçtiği yerde renklerini bırakır. Öyle ki, buradan falanca kişi geçmiştir deriz... Keşke kaldırım taşlarına gül kokulu yollar döşenseydi; ne muazzam olurdu."
"Rabbim, sen hepimizi çok sev."
kalben sevgileirmle.
Hayatın Mektubu Olsa :
Sevgili Yolcu;
,, Bu yolculuğa başladığın günden beri seni izliyorum. Düşüşlerin, yükselişlerin, vazgeçişlerin ve tekrar başlamak için bulduğun o küçük cesaret anlarının hepsi burada, benim sayfalarımda saklı. Sana diyeceklerim var:
Hayat, bazen fırtınalıdır, bazen de tatlı bir rüzgar gibi okşar geçer. Yolunun düz olmadığı her an, aslında sana içindeki gücü hatırlatır. Gücünü, inancını kaybetmeden, her gün yeniden uyanmanı, daha da büyüyerek devam etmeni dilerim.
Bir gün, bu sayfaları dönerken, tüm yaşadıklarının seni ne kadar güzel şekillendirdiğini fark edeceksin. Şikayet etmek yerine, her zorluğu bir ders olarak görmeyi; her mutluluğu ise yüreğinde bir minnetle saklamayı unutma.
Cesaretle yürümeye devam et. Yolun sonunda, başından beri aradığın huzuru, belki de ilk defa kendi içinde bulacaksın.
Sevgilerimle, Hayat"