Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Huri Çalışkan
Huri Çalışkan

İnsanı ayrıştıran din, dil, ülkesi değil penceresinden nasıl gördüğüdür.

  • avluda yürüyen gölgeler12.11.2024 - 12:02

    Fırtına size ne ifade ediyor?

    Belki de fırtına yıkmak için değil, sizi başka bir yere taşımak içindir. Düşünceleriniz, kaderinizin rotasını çizer. Ne düşünürseniz, cevabınız da o olur; yaşayacağınız da.

    Sıla’nın hikayesi, hayatın getirdiği fırtınalara karşı dimdik duran bir kadının yaşam mücadelesi. Fırtınanın sizi taşıdığı yere şahit olmak isterseniz, bu yolculuğa siz de katılın.

    — Avluda Yürüyen Gölgeler Romanı

  • avluda yürüyen gölgeler12.11.2024 - 12:02

    Sıla'nın Mesajı

    Hayat fırtınalarla dolu, evet... Ama unutmayın, o fırtınada size şemsiye tutan insanlar da var.

    Sıla için bu yazılanlar bir sosyal mesaj değil; yaşadığı sahnelerin perde arkasından değil, bizzat içinden yükselen bir ses. Çaresizliğin nasıl yakıcı bir şey olduğunu bilen Sıla, size yalnızca umudu değil, mücadeleyi ve sabrın gücünü anlatıyor.

    Bu kitap, asla pes etmeyen bir kalbin ve inançla hayata tutunan bir ruhun hikayesidir. Çünkü düşüncelerimizi olumlu tuttuğumuzda, en sert fırtınada bile güneş doğar.

    — Avluda Yürüyen Gölgeler Romanı

  • avluda yürüyen gölgeler12.11.2024 - 12:01

    seyircisiydim gökkûbbenin, damıtılmış cemre düşmeden boşluğuma...

    Avluda Yürüyen Gölgeler ~ Roman

  • antoloji.com12.11.2024 - 10:40

    Dün paylaşım yapan arkadaşımız burada ki yorumu kendisi silmeyip, Antoloji tarafından silinmişse eğer, madem o kadar takip sistemleri var, bir çok gereksiz ve rahatsız edici konuları da görmüş olsalardı, diyor yazıyı aşağıya bırakıyorum, görmüş olacağız, yorumları kim siliyor.


    Yıllar önce Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Ahmet Arif gibi büyük şairlerimizin şiirlerini okumak için Antoloji sitesine yönlendirilirdim. O zamanlar burada üye olup şiirlerin paylaşılacağı hakkında bilgim yoktu ve şiirler konusunda fazla deneyimim de yoktu. Ancak zamanla, burada paylaşılan şiirlerin yanı sıra, diğer kullanıcıların tavırları ve üsluplarının beni rahatsız etmeye başladığını fark ettim. Özellikle tartışmalar, bağıran ve kavga eden insanlar, hayatımda hiç izlemeyi tercih etmediğim televizyon programlarına benzemeye başladı.

    Yorumlar çoğunlukla şiirin kendisinden çok, hayatla ilgili başka düşüncelere kayıyor. İnsanlar, şiirlerin ardındaki duygulardan çok, kendi fikirlerini yaymak için bu platformu kullanıyorlar. Bu düşünce kirliliğine maruz kalmamak adına bazı kararlar aldım. Eskiden olduğu gibi sadece şiirlerimi yükleyecek ve sevdiğim şiirleri okuyarak çıkacağım. Burada herkes istediği şekilde oyununu oynayabilir, ancak ben, bu karmaşadan uzak durarak, şiirle olan ilişkimi sade ve derin tutmaya karar verdim.

    Ayrıca, günün şiirleri konusunda da Antoloji sitesinin takip sisteminin kalitesiz olduğunu düşünüyorum. Şu anda takip mekanizması olmadığı belli, çünkü birçok değerli şair ve şiir varken, özel günlerde bile seçici olmayan bir sistem mevcut. Bu sistemin düzeltilmesi gerektiğine inanıyorum, çünkü şiir ve şairlere hak ettiği değerin verilmesi önemli.

  • doğa ananın mektubu11.11.2024 - 14:08

    Toprak Ana, her daim varlığını hissettirdiğin, her nefeste gücünü iliklerimize kadar hissettiğimiz. Sadece yaşamı sürdüren değil, aynı zamanda bizlere sabrı, direnci ve dinginliği öğreten bir öğretmen gibi her zaman yanımızda oldun. Tüm emeğin ve fedakarlığın için minnettarız, çünkü seninle büyüyüp gelişiyoruz, senin topraklarında var oluyoruz. Teşekkürler, her zaman bizlere hayat veren, koruyansın.

    Minnettarım,
    Huri Ç.

  • Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi11.11.2024 - 13:34

    Bu inanç ve kuvvetle Türk milleti, her zaman duruşunu korumalıdır. Vatanımız, farklı düşüncelere sahip topluluklar tarafından parçalara ayrılmaya çalışılmakta, ancak bunun önüne geçmek için sağduyu ve birlik içinde olmalıyız. Gözlemlediğimde, insanlar sadece birbirlerine taş atmakla meşgul oluyorlar.

    Ancak unutmamalıyız ki, vatan bütündür ve bu bütünlüğü hem dini inançlarımız hem de Cumhuriyet değerleriyle korumalıyız.
    Bir kişinin düşüncesiyle hakim olunan bir yer değil;
    Vatanımızda camilerimizden yükselen ezan sesleri, gökyüzünde dalgalanan bayrağımız, dini bayramlarımızdaki coşkumuz ve Ramazan ayındaki mutluluğumuz, resmi bayramların kutlanmasındaki sevincimiz hep aynı şekilde devam etmelidir.

    Bu mirası yıllar öncesinden devraldık ve ondan sonra da bu gelenekler, coşkular, değerler daima süregelsin.

    Huri Ç.




  • Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi11.11.2024 - 13:32

    Kötülüğün ve Tehlikenin Karşısındaki Duruşumuz:

    Kötülüğün, tehlikenin ve düşmanlığın açık olduğu yerde, bu davranışlara aynı ölçüde karşılık vermek, bizi ahlaken üstün kılmaz; aksine, aynı seviyeye indirir. İnsanların hatalarını görüp eleştirirken, kendimizi bu hataların dışında tutup tutmadığımızı sorgulamak önemlidir.

    Eğer dilimiz, kalbimiz ve niyetlerimiz sevgi ve merhametten yoksunsa, neye inandığımızı savunsak da, uygulamada farklı bir duruş sergilemediğimiz sürece, söylediklerimizin ağırlığı azalır. Kötülükle karşılaştığımızda içsel huzuru korumak, kinle değil adaletle yaklaşmak, bu farkındalığın temelidir.

    Neden Kötülüğe Kötülükle Karşılık Vermemeliyiz?

    1. Nefret Döngüsü: Beddua ve kötülükle karşılık vermek, sadece bu enerjiyi büyütür. Peygamber Efendimiz’in (sav) ahlakında, kötülüğe iyilikle karşılık vermek öğütlenmiştir:

    "Kötülüğe en güzel şekilde karşılık ver; böylece aranızda düşmanlık olan kimse sanki yakın bir dost olur." (Fussilet, 41:34)

    2. Ruhsal Arınma: Kalbi temizlemek, dilimizi sevgiyle "misvaklamak" gibi bir ibadettir. Dilimizden dökülen her söz, ruhumuzun aynasıdır. Eğer dilimiz sürekli şikayet, kin ve beddua ile meşgulse, kalbimizin arınmasından söz edemeyiz.

    3. Hakiki Kazanım: Tehlikeli insanlarla oyun oynamamak, onlara benzememek, uzun vadede kazanmanın temelidir. Sadece zarar görmemek değil, aynı zamanda doğru örnek olabilmek, insanı yüceltir.

    İnsani ve İslami Yaklaşım:

    Hangi inançtan olursa olsun, sevgi dolu bir insanın sohbetinde olmak bizi insan olarak zenginleştirir. Hangi dine, ırka veya kültüre mensup olursa olsun, dilinde nefret taşıyan biri, ruhsal anlamda zarar görmüş bir ruhtur. Böyle bir ortamda bulunmamak, kendi iç huzurumuz için gereklidir.

    Kendine Sorulması Gereken Soru:

    . Benim dilim, kalbim ve davranışlarım kötülükle karşılaştığında nasıl tepki veriyor?
    . Kötülüğe aynı şekilde cevap vererek mi, yoksa onu dönüştürerek mi hareket ediyorum?

    Son olarak:
    "Tehlikeli insanlar tanıdım, ama onlarla oyun oynamadım. Oynamadığım halde kazanan her zaman ben oldum."
    Bu, adaletli bir duruşun ve ilahi teslimiyetin zaferidir.

    Türk milleti, tarih boyunca hem Müslümanlık hem de Türk kültürünün derin izlerini taşırken, Cumhuriyetin özgürlükçü, eşitlikçi değerleriyle şekillenen bir kimlik oluşturmuştur.


    Huri Ç.

  • 10 Kasım09.11.2024 - 20:53

    Seni düşündüğümde yalnızca özlem değil, büyük bir onur duyuyorum; bu vatanın bir ferdi olarak sana minnettarım. Eğer sen, o karanlık günlerde vazgeçseydin, bugün bağımsız bir millet değil, belki de yok olmuş bir halk olacaktık.

    Eğer Samsun’a çıkmasaydın, bu topraklarda bağımsızlık ateşi hiç yanmayacaktı. Eğer milletine inancını kaybetseydin, işgal altında boyun eğmiş bir halk olarak kalacaktık. Eğer Cumhuriyeti kurmasaydın, kadınlarımız eğitimden, halkımız eşitlikten ve çağdaşlıktan mahrum olacaktı.

    Sen sadece bir önder değil, milletin kendi küllerinden doğmasını sağlayan bir umut, bir dirilişsin. Bugün özgürce yaşıyorsak, okullarımızda öğrenim görüyor, kendi geleceğimizi kendimiz belirliyorsak, bunu sana borçluyuz.

    Sana söz veriyorum: Seni ve fikirlerini her zaman yaşatacak, bu emaneti koruyacak ve onu daha ileriye taşıyacağım. Bu milletin bir ferdi olarak senin mirasını her daim onurla taşıyacağım.

    Ruhun şad olsun!

    Huri Ç.

  • Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi09.11.2024 - 18:12

    "Cesaret ve Korkaklık Üzerine"

    Cesaret, en büyük aynadır; kişinin kendine ve başkalarına dürüst olması, gerektiğinde gözlerinin içine bakarak söyleyebilmesidir her şeyi. Oysa korkaklık, gölgelerde saklanır. Cesur olmak yüzleşmeyi gerektirirken, korkaklar taşlarını sosyal medyanın arkasına saklar, öfkelerini gizliden dile getirir ve asıl yüzlerini gösteremezler.

    Kendi hayatındaki eksiklikleri başkalarına taş atarak kapatmaya çalışanlar, aslında en çok kendilerini yaralar. Çünkü cesaret; bir duruş, bir netliktir. Korkaklık ise karanlık bir köşede, sahte bir üstünlükle taşlama sanatıdır.

    Söyleyemediklerini ulu orta paylaşarak dile getirmek, ne yazık ki ancak sığ ve sıradan bir zihin ürünüdür. Oysa hayat, derinlik ister.

    Eğer bir fikriniz varsa, bunu yüz yüze, dürüstçe paylaşmak bir erdemdir. Sosyal medyanın gölgelerinde asıp kesmek ise yalnızca cesaretsizliğin ve eksikliğin bir tezahürüdür.

    Bu dünyada gerçek iletişim, sevgi ve samimiyetle kurulur, cesur insanlar bunu bilir.

    Unutmayın: Asıl güçlü olan, arkasında değil, karşısında durabilen insandır.

    Huri Ç.

  • seni anlatmak09.11.2024 - 15:02

    Seni anlatmak;
    bir gül yaprağının sabah çiyiyle dans etmesi,
    sonsuz bir masumiyetin incelikle varlık bulması.