Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Vezir Pehlevan
Vezir Pehlevan

HER İNSAN BİR DEĞERDİR, KARŞILIKLI SEVGİ VE SAYGI İNSANLARIN EN BÜYÜK HAZİNESİDİR...

  • Yurtseverler Köşesi11.01.2024 - 15:00


    -------Bu gün Saat 23.50 de Afganistan'da 6.5 büyüklüğünde Deprem oldu.
    Az gelişmiş Ülke olduğundan dolayı mutlaka hasar büyük olmuştur. Benim
    yıllardır anlam veremediğim ve kabul görmediğim Zelzeleye, afata ve tufana
    Fıtrat-ı kader denilmesidir. Özelikle bunu mütedeyyin kesimin Siyasi bir mal-
    zeme olarak kullanması beni ve benim gibi düşünenleri oldukça tedirgin etmek-
    tedir??? Hele böyle bilimsel, teknolojik ve dijital çağ da???????
    -------Bu gün Regaip Kandilli. Bu günün önem ve hürmetine binaen, bütün dua
    niyaz ve niyetler kabul görür derler. Ya-hu bu bir çelişki değilmidir. Dinimizce
    böyle kutsal bir günde Deprem olması nasıl Fıtrat-ı kader olur. Mütedeyyin Şair
    ve yazarlar kendi köşelerinde, muteviyatlı ve tafsilatlı bir şekil de yazsalar da
    bizler de ibret ve feyz alsak daha uygun olmaz mı??? VESSELAM.
    -------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Yurtseverler Köşesi11.01.2024 - 14:06


    ------Ulusal Türk Milletimizin ve bütün İslam Aleminin Mübarek Ragaip Kandilini
    en derin sevgi dolu dileklerimle kutlar, Gecenin önem ve hürmetine yapılan bütün
    Dua ve niyetlerin kabulünü Yüce Yaradan'dan niyaz ederim...
    -------OZAN ÇAKIROĞLU------

  • Yurtseverler Köşesi11.01.2024 - 13:35


    *******EN BÜYÜK YOKSULLUK CEHALETLİKTİR*******
    .
    -----Okur yazar olmayıp ta, Anadolu örfü gelenekleriyle yetişen, bireysel ve kominal
    yaşayan iinsanlara hürmetim vardır. Onlara asla bir olumsuz kelamım olamaz. Ben
    Diplomalı Cehaletten bahsediyorum. Ülkemizin bence en büyük ve iflah olmaz sorunu
    Yobaz, aymaz, utanmaz nursuz, haksız ve kuralsız Diplomalı cehalettir.
    ------Tekelci Burjuvazi ezilen Halk kesimine o, diplomalı cehalet aracılığıyla ulaşıyor.
    Ayrıca Yurt içi ve Yurt dışı sömürü sisteminin hain tefecileridir. Diplomalı cehalet sinsi
    küstah ve oldukça medeniyetten uzak eylemsiz korkaklardır? Bulundukları Topluma
    Kin, kibir ve nefret ekerler. Memleket sathın da nerde bir melanetlik varsa, mutlaka
    bunların bunların kirli elleri vardır. Ayrıca zalimler kaos ve kargaşayı bunlar aracılığı
    ile yaygınlaştırırlar...
    -------Türk Ulusal Devletimiz böyle örgütsel provokatif eylemlere asla fırsat vermemelidir...

  • Yurtseverler Köşesi10.01.2024 - 14:45


    ******LÂ HAVLE VE LA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYUL AZİM******
    .
    ------Antoloji Sitelerini şöyle bir gezindim. Özelikle bir köşe de, adeta terbiye
    sınırları aşılmış, hak-hukuk rafa kaldırılmış, güdüsel deyimler dört nal gidiyor.
    Beni asıl düşündüren ve derinden üzen, o hadsiz mahlukatları Kadınların
    muhatap alıp ta bir yarışa girmeleridir?
    ------Terbiye edilmemiş nefis, insana yanlışı ve kötülüğü emreder. Dolayısıyla
    Kin, kibir ve nefret duygusu, kişiler de öfke, kızgınlık ,isyan, hadsizlik ve hoş-
    görüsüzlük ile doğru karakterizedir. Hatta bazı bireylerde derin ruhsal yaralar
    açmaktadır. Bunun ileri boyutu bireylerin başkalarından bir çeşit intikam alma
    duyguları kabarır. Ve bu olumsuz ve nefret duygularını, bulundukları ortamda
    bir eyleme dönüştürürler.
    ------Kişilik bozukluğu ve sinirsel zafiyetli beyinlerin kaynağı, Aile ve büyüdükleri
    çevre de şiddete maruz kalmış, aşağılanmış ve ötekileştirilmiş eylemlerin açmış
    olduğu basiret-i hülasadır?
    -------Eğer ki Tevhid-i tedrisat'ta bilimsel bir reforum olmasa, Memleket sathın da
    böyle olumsuzlukların önü alınamaz duruma gelinecektir...VESSELAM.
    -------OZAN ÇAKIROĞLU-------

  • Yurtseverler Köşesi10.01.2024 - 10:55


    ******ESSELAMUN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ******
    .
    -----Bu gün şiddetli yağmur sesiyle uyandım. Hani derler ya en güzel ses?
    Para sesi, Su sesi, Bülbül sesi, Ezan sesi ve en güzeli de KADIN sesi???
    Kadın sesi dediysem, tabii her Kadının sesi değildir. Bir düşün bakalım
    Vuslat Şafağın da Banu Balkanın ciyaklı sesiyle uyanmak??? Vallahi ben
    Çin işkencesini tercih ederim...Kadın, sanırsın Uzay'da yaşıyor, Ay'da bes-
    leniyor, Paris'ten giyiniyor ve Ulusal Türk Televizyonların da gıdaklıyor. Bu
    ne yaman bir çelişkidir???
    -----Toprağı sususluk, Kadını arsızlık, Erkeği Şerefsizlik. Siyaseti Fetbazlık,
    Yiğidi aymazlık, Hacı ve Hocayı yobazlık ve Aileyi de huzursuzluk bitirir???
    -----Duyarlı insan için Tabiat hiç bir yerde ölü ve dilsiz değildir. Doğa ve Tabiat
    öyle büyük kudretli ve hikmetli ki Taşı Kayası, Dağı ovası, Suyu Havası, Sahra
    yaylası, otu çopuru, Gülü Bülbülü bir arda harmanlayıp ve barındırıyor. Mesela
    Ormanın manzarası yeşildir, insanı rahatlatır, ferahlatır ve huzur verir. Denizin
    manzarası mavidiir, Atlastır. İnsanı umutlandırır, neşelendirir. Gecenin manza-
    rası siyahtır, gölgedir, suskun ve sessizliktir. insanı hüzünlendirir ve bazen de
    korkutur. Vuslatın Şafağı aydınlıktır, insanı coşturur.
    -----Tabiat en şefkatlı Anne gibidir. Doğa kör. sağır ve dilsiz Hayvanlara bile
    yaşam özgürlüğü ve hürriyet vermiştir, ve vermeye de devam etmektedir...
    Tabiat, Beşer Alemine en büyük görsel bir ibrettir...VESSELAM.
    ------BİR YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN------


  • Yurtseverler Köşesi09.01.2024 - 12:26


    ******ESSELAMUN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ******
    .
    -----Geçen gün Kadın-Erkek eşitliği (Cinsiyet eşitliği) konulu bir Panel'e katıldım.
    Katılım ağırlıklı olarak Sosyal Demokrat cenahtan oluşmaktaydı. Benim gibi işi
    olmayan Emekliler pek severler böyle etkinlikleri.
    -----Tanıdığım Sosyalist bir hanımefendi kürsüden yardırıyor. Taa 1926 Yılından
    başladı devam ediyor, ancak bir türlü bu günlere gelemiyor. Her hal de Riyaset
    Sarayından çekincesi var. Bir boşlukta elimi kaldırdım, konuşmak için izin istedim.
    Hanımefendi beni tanıdığından ve kendisine destek olacağım düşüncesiyle olsa
    gerek, konuşmama izin verdiler.
    ------Tanıdığım Sosyal Demokrat panelci Hanımefendi geçen bu yazın Erkek Oğluna
    sünnet düğünü yaptı ve bizde cemiyete davetliydik. Biraz konuştuktan sonra dedim ki
    eşitlikten bahsediyorsunuz, amma ve lakin oğlunuza sünnet düğünü yapıyorsunuz. bu
    bir cinsiyet eşitsizliği değil mi? Cevap gecikmedi, bu bizim geleneklerimiz de vardır dedi.
    Ben de dedim ki, Benim Dedem Osmanlı geleneklerine bağlı bir Vatandaş'tı. Nenem'le
    her nereye gitselerdi, Nenem Dede'min beş metre gerisinden yürürdü. Ve ölene kadar
    Dedem'e ismi ile hitap etmemiştir. Ayrıca nikâhsız yaşayıp öyle merhum oldular. Hilafetin
    uydurduğu Dini nikâhları varmış. Şimdi ben o, eski geleneklerden sıyrılıp sevgili Eşim'le
    her zaman ve her yer de yan-yana yürüyoruz. Ayrıca ben Şimal-i Şark Çocuğuyum, bizim
    Köyler'de Toy- Düğünler de Gelinlere Vala denilen Kırmızı renkli Gelin Nikab-ı örterlerdi,
    Ve Gelinin yüzü vuslat vaktine kadar örtülü kalırdı. Köyümüz de eşine ilk Gelinlik giydiren
    ben oldum. Rahmetlik Babam kızdığından dolayı, Takı törenine katılmadı.
    ------Ben İNSAN eşitliği için mücadeleme Köyümden başladım. Ve hala devam ettirmek-
    teyim dedim. Akabinde izin isteyerek İREM BAHÇESİNDE GÜLDÜR KADIN Şiirimle
    sözlerimi noktaladım. Panel Sunucularından çok ben alkışlandım. Bir başka taraftan bazı
    Mütedeyyin Şahsiyetler Sünnet-i seniyye'ye karşı olduğumu düşünerek Sokakta beni
    görünce Yol değiştirir oldular.
    ------Şimdi bu yazıyı okuyan bazı Cin Fikirliler, tepki göstereceklerdir. Sayın Muhteremler,
    Siz önce, Herifi Takım Elbiseli-kravatlı ve Eşleri Peçeli olanlara? Kendileri Namaz ve
    Niyazın da olup ta, Eşlerinin donsuz-tumansız ring atanlara? Baldır butlarına dövme
    yaptıranlara? Dünya'ya erkek olarak gelip te cinsiyet değiştirenlere? Küpeli ve silikonlu
    Erkeklere? Sahneler de reklam için K....nı açanlara, buradan adını zikredemiyeceğim
    uyuşturucu kullanan mahlukatlara tepki gösteriniz...VESSELAM.
    -------BİR YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN-------

  • Yurtseverler Köşesi08.01.2024 - 13:18


    ******KISSADAN HİSSE******
    .
    ------Devran 1980--ler. Olay Almanya'da geçiyor. Bir gün Berlin sokakların da
    Takım elbiseli ve kıravatlı boylu-poslu bir herif yürürken, karşıdan hızla gelen
    bir otomobil çamurlu suya dalınca, bizim yakışıklının güzelim elbisesi berbat
    oluyor. Delikanlı aracın arkasından saydırıyor. Şoför aynadan veryansınları
    görüp duruyor. Delikanlı araca yaklaşıyor tam Ana-avrat dalacakken, Şoför
    camı indiriyor. Aracı kullanan oldukça alımlı, sarışın güzel bir bayan olunca
    Bizim delikanlı küfür ve kavgadan vazgeçip, serzenişte bulunuyor. Sarışın
    Güzel bayana bizim vergilerimizle aldığınız Arabanızla bizleri ne hale getiri-
    yosunuz diyor. Uzatmayalım, Bayan bir özür bağlamında Delikanlıya bir Kahve
    ikram etmek istiyor. Bir Kafede kahveyi yudumlarken tanışıyorlar...
    -----Kız adının Maria ve bekâr olduğunu söylüyor. Bizim yakışıklıda Kendisinin
    Türk, adının Mehmet ve öğretmen olduğunu söylüyor. Gel zaman-git zaman
    bunlar arkadaş oluyorlar. Zaman ilerledikçe arkadaşlıkları Aşka dönüşüyor.
    Bizim yakışıklıyla, Alaman sarışın güzeli adeta Leyla ile Mecnun gibi Aşk yaşa-
    maya başlıyorlar. Bu arada Mehmet Alaman Kızına mütemadiyen islamiyet'ten
    bahsediyor. Dinimizin bütün güzelliklerini tafsilatlı bir şekilde anlatıyor. Bu durum
    Maria'nın kafasını oldukça karıştırıyor.
    -----Bir gün Mehmet öğretmen bir seyahat için Türkiye'ye geliyor. Alaman Kızı
    bir karar verip Ailesine Mehmet öğretmenle evlenmeyi düşündüğünü söylüyor.
    Ana-Babası ne kadar olmaz-olamaz deseler de Maria Ailesini hiç dinlemiyor ve
    Aşkının arkasından Türkiye'ye geliyor. Mehmet öğretmenle evleniyor ve Dinini
    değiştirip Müslüman oluyor. Gel zaman-git zaman derken Mehmet öğretmen'in
    tavır ve tutumu değişmeye başlıyor. Bazen günler-aylar evine gelmiyor. Alaman
    Kızının içine kurt düşüyor. Ve Mehmet öğretmen'in aslını araştırmaya başlıyor.
    -----Sonuç, Mehmed'in öğretmen olmadığını ve adının da Mehmet değil Paşa oldu-
    ğunu, Müslüman değil bir Ateist olduğunu öğreniyor. Alaman sarışın güzel bayan
    dumura uğruyor. Ve iki gözü iki çeşme kendi Ülkesine dönüyor. Bizim Mehmet bir
    Ateist ve Dev-Sol Fraksiyonunun kurucularından bir kominist. (Kominist derken
    asla küçümseme ve ya eleştirme maksatlı demedim. Mehmed'in siyasi görüşünü
    vurguladım) Vesselam.
    -----Kot Adı Mehmet olan Dev-Sol Lideri, Türkiye'den-Paris'e 40 kilo Altın kaçırıyor.
    1985-te Dev-Sol'dan ayrılıyor. 1991 Yılın da Paris Tren Garın da gezinirken ense-
    sinden vurularak ölüyor... Yaradan taksiratını af eylesin...
    -----Şimdi bazı fikri cinliler derler ki, bu meseleyi buraya niye yazdın. Elbette ki diye-
    bilirler. Hatta sorgulayabilirler. Zaten Demokrasi de bu değilmidir... VESSELAM.
    ------BİR YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN-------

  • bir söz bırak!07.01.2024 - 21:50


    ------Yarınlar her zaman olduğu gibi, Teknoloji ve ekonomik gücü kim elinde
    bulunduruyorsa onundur...
    ------Orta çağ da güç ve kudret Osmanlının elindeydi. Çünkü o, devran Kılıç
    Kalkan devriydi...VESSELAM.

  • bir söz bırak!07.01.2024 - 21:23


    ----Biz Osmanlı örf ve geleneğinden gelen bir Milletiz. Her zaman ve her yerde
    Sahiplenmeyi ve hükmetmeyi çok severiz. Ve asla da gönül almayı beceremeyiz...

  • aşk07.01.2024 - 15:34


    ------Kalbin, düşünebilme ve fikir üretebilme özelliği yoktur. Kalp, kan dolaşımını sağlar.
    Ve natriüretik-peptif salgılama gibi işlevleri haricinde başka bir işlevi yoktur. Bu yüzden
    Kalbin kapakları ve ya tam kendisini yapay olarak değiştirmek mümkündür. İnanç Tüc-
    carları ve kuantumcu sahtekârlar Kalbin duygulardan sorumlu ve bağımsız düşünebilen
    organ olduğu yalanını Halkın içerisin de fısıldayıp durmuşlardır. Günümüz de fetbaz
    sahtekârların yalanları sürüp gitmektedir.
    ------Ayrıca bunu Din ve mezhep adına yapanlar Sübhaneke duasının anlamını bile
    bilmeyenlerdir. Osmanlı geleneğinde Vatandaş kavramı yoktu. Bütün Vatandaşlar
    Padişahın Kullarıydı. Kullar Yaradandan çok Hünkâr ve Dinden korkarlardı. Bu durum
    Payıtahtın işine gelmekteydi. Din ve Mezhepsel korkularla bir çeşit kölelik sistemi
    oluşturmuşlardı. Dönemin Şeyhülislam-ı Devlet-ü Aliyye'nin Zülfükârıydı. Kanuni Sultan
    Süleyman, şehzade Mustafa'yı Şeyhülislam fetvasıyla idam etmiştir.
    ------Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurunca, beraberinde Hilafeti de kaldırmıştır.
    Laiklik ilkesiyle Din ve Devlet işlerini ayırmıştır. Yüce Türk ulusu kul ve kölelikten
    Vatandaşlığa terfi etmiştir. 1923 ile 1955 yılları arası Ülkemizde Din ve Mezhepler
    usulune uygun icralarına devam etmiştir. Ancak 1955 ten sonra iyice güçlenen Menderes
    Hükümeti seçim kürsülerinde Dini siyasete alet etmiştir. Ve-ve-ve halada devam etmek-
    tedir. Son zamanlarda Siyaset okul ve Cami kürsülerinde yapılır olmuştur...VESSELAM.