Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ata Kızı
Ata Kızı

Sevemedim bir türlü, yaprağın ağacı terketmesini... Ata Kızı

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.04.2025 - 21:48

    Dere, karşıya geçmek için suyun akışını durdurmaz, ancak aptallar kader diye durmasını beklerler. Oysa kader aklın işlemesini hiç engellemez. Ömür geçer köprü kurmayı akllarına bile getirmezler. Sadece suyun akışına aşık olup ölmeyi beklerler. Kader dedikleri şeyleri bile yaşayamazlar. Çünkü hayat köprüyü geçenlerindir.
    Aslı Birer

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?13.04.2025 - 15:38

    Zamanın içindeki durumumuz;
    Bilinçli sınırlanmışlık sendromu…

    Elbette bu durumların yer aldığı toplumsal analizleri konu alan yazılarımız da var.
    Aslı Birer

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?06.04.2025 - 23:27

    Bilinçsiz özgürlük kurguları.

    Bu başlığın altına neler neler sığar.

  • Birine Seslenin06.04.2025 - 20:01

    Kelimeler çıplak ama rüzgar manifesto havasında esiyor. Öfkeli bir iç döküş ama sanki daha çok iç çöküş. Duyguyu filtresiz sunacakken, etik olarak sorunlu bir ötekileşmeyle köşeyi dönememiş. .

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?31.03.2025 - 13:11

    Karadeniz’in sesi sustu ama yankısı dağlardan eksilmeyecek.
    – Bir ozan gitti ama şarkıları rüzgârlarla esecek.
    Hüzün,
    Onun melodileriyle büyüyen herkesin yüreğine oturdu bugün,
    Nasıl kalkar bilmiyorum kuzeyin, oğul,
    Havada güneş var yüreğin gibi
    Benimki buz kesiği
    Vakit çok erken şimdi…

    Aslı Birer

    Allah o güzel yüreğin gibi güzel cennetini nasip etsin sana, koca yürekli adam.:(

    ?si=GPRwTtNPfo5-gvbj

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?28.03.2025 - 14:22

    Aşık Hatuni Semiha Oğuz
    “Analık” günün şiiri.

    Okudum ve ön yargının insanları ne kadar adaletten uzaklaştırdığını ve hatta okuyanların da ne kadar esir olduklarını bir kere daha gördüm.

    Evet Semiha Oğuz, hani bir atasözü var ya, “adım çıkmış dokuza inmez sekize” işte çok güzel bir örneği bu sizin yazdıklarınız.

    Ve ben de belki daha akademik bir lisanla şöyle bir açıklama ekleyeyim.

    Şiirin mesajı, üvey annelere karşı toplumun geliştirdiği önyargıları ve bu önyargıların bir bireyin yaşamını nasıl zorlaştırdığını ele alıyor şöyle ki:

    Önyargının Kıskacında Bir Kimlik: Üvey Annelik Algısı Üzerine

    Toplumsal yargılar, bireylerin kimliklerini şekillendirmede güçlü bir role sahiptir. Ancak bu yargılar, çoğu zaman gerçeklikten kopuk, nesnel olmaktan uzak ve bireyleri ötekileştirici bir nitelik taşır. Şiir, tam da bu noktada, üvey annelik kavramına karşı toplumun sergilediği önyargıları ele almakta ve bu önyargıların bir bireyin yaşamını nasıl zorlaştırdığını gözler önüne sermektedir.
    Metinde tekrar eden “Analıktır, kötü olur dediler.” dizesi, toplumun üvey anne figürüne bakış açısını sorgulayan bir leitmotif olarak öne çıkmaktadır. Annelik kavramı biyolojik bağ üzerinden kutsanırken, üvey anneler ise çoğu zaman “eksik”, “soğuk” ya da “kötü” olarak kodlanmaktadır. Şair, bu genel kanının adaletsizliğini eleştirerek, üvey annenin de bir birey olarak duyguları, emekleri ve fedakârlıkları olduğuna dikkat çekmektedir.
    Şiirde kullanılan imgeler, bu haksız algının birey üzerindeki baskısını somutlaştırmaktadır. “Sanki nikâhsız, azadlı bir köle” dizesi, üvey annenin ev içindeki konumunu; sorumluluklarıyla baş başa bırakılan ancak hiçbir zaman tam anlamıyla kabul edilmeyen biri olarak var oluşunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. “Tavuk oldum, kapatıldım kümese” benzetmesi ise, bireyin özgürlük alanının daraldığını ve toplumsal etiketler nedeniyle kısıtlandığını ifade etmektedir.
    Bütün bu anlatı, toplumun önyargılarının bireyin ruhunda yarattığı kırılmaları ve yorgunluğu gözler önüne sererken, aynı zamanda sessiz bir isyan da içermektedir. Üvey annelere biçilen rollerin adil olup olmadığı sorgulanmakta ve toplumun bu yargıları yeniden gözden geçirmesi gerektiğine dair bir çağrı yapılmaktadır.

    Sonuç olarak, şiir, önyargının bireyi nasıl haksız bir yük altına soktuğunu güçlü bir anlatımla ortaya koymaktadır. Üvey annelik, annelikten farklı bir kategoriye itilirken, aslında aynı fedakârlık ve emeği gerektiren bir rol olduğu göz ardı edilmektedir. Şair, bu algının yarattığı çelişkilere dikkat çekerek, üvey annelere yönelik adaletsiz toplumsal bakış açısının sorgulanması gerektiğini vurgulamaktadır.

    Bana da tebrik etmek düşer…
    Sevgilerimle…

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?25.03.2025 - 20:40

    Bazı insanlar o kadar kendi içlerinde bile paradoks ki, başlarıyla ayakları birbirinden bağımsız hareket ediyor.

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?25.03.2025 - 11:15

    Dünyanın işine bak ki! Atatürk’ün öğretmeni baş tacı ettiği cumhuriyette; öğretmen ol! Ondan sonra da o ilkelere sahip çıkacağına yerden yere vur!

    Ben bunu vicdanlara bırakıyorum.

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?25.03.2025 - 11:06

    Bu sabah bir şiire yazdığım yorumdur.

    “Gerçek polis insanın kendi vicdanıdır. Belki de aynaya sormalı; “adalet nerede”? Diye.”

    Aslı Birer

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?24.03.2025 - 19:01

    Yarın adalet, hak, hukuk kazanacak! O gün sakın bu yazdıklarını unutupta o güzel insanların safına gireyim deme! Seni o zaman rezil rüsva ederim!