Beden susar, iyilik kalır zaman içinde Hayat değişir bilgi tohumları yeşerir güne Bir ışık söner günün sonundan doğarken gece Binbir heceden göçüp gider Fatma öğretmen. Zaman ağır bir soruya dönüşür Bir emeğe bir öğrenci uçurum taşır içinde.
Fatma Nur Çelik öğretmenimize ithafen… nurlar içinde uyusun.
Niye bu kadar dilenir olduk bir avuççuk sevgi için? Çok mu zor du papatyaları toprağında sevmek. Irkına bakmadan ekilmez miydi güller? Din çok mu önemliydi sevgi için? Hangi çiçeği dini mezhebi için kokladınız? İnsan topraktansa şayet; sırf bunun için sevmeye değmez miydi? …
Evet, kapı diyorum muvakkit adı yirmi dört soyadı saat. Eşikte duruyor kimileri yani hiç anlamıyorum ne içeri ne dışarı… madem ki çalmışız kapıyı Allah misafirisin işte, gir içeri Allah ne verdiyse ye iç çalış, ama eşikte durma… Aslı Birer
Muvakkit; Yani, burada sıradan bir reformdan değil, acil ve varoluşsal bir meseleden söz ediyorsun. Kadınların öldürüldüğü, değersizleştirildiği, kamusal alandan dışlandığı bir dünyada mesele artık bireysel değil; medeniyet meselesidir diyorsun.
Dünyanın gerçek kalkınma seferberliği, kadınların eğitimine öncelik verdiği gün başlar. Seferberlik diyorum, çünkü, kadınların öldürüldüğü bir dünyada nesilleri hem fiziksel hem de yetiştiren vasfını unutmasını insanın kendi ayağının altını eşmesi olarak görüyorum Muvakkit. Aslı Birer
-Çakır; Zaman ilerledikçe daha çok şey değişiyor muvakkit, perdenin arasından süzülen ışığın parlaklığı daha da artıyor. Gözlerimden süzülüp bilmediğim karanlıklara ulaşıyor. Mesela diyorum memlekette bir seferberlik olacaksa bu kadınları eğitmek üzerine olmalı… Aslı Birer
Beden susar, iyilik kalır zaman içinde
Hayat değişir bilgi tohumları yeşerir güne
Bir ışık söner günün sonundan doğarken gece
Binbir heceden göçüp gider Fatma öğretmen.
Zaman ağır bir soruya dönüşür
Bir emeğe bir öğrenci uçurum taşır içinde.
Fatma Nur Çelik öğretmenimize ithafen… nurlar içinde uyusun.
Niye bu kadar dilenir olduk bir avuççuk sevgi için? Çok mu zor du papatyaları toprağında sevmek. Irkına bakmadan ekilmez miydi güller?
Din çok mu önemliydi sevgi için? Hangi çiçeği dini mezhebi için kokladınız? İnsan topraktansa şayet; sırf bunun için sevmeye değmez miydi? …
Aslı Birer
İnsanlık;
Halbuki barış savaştan daha faydalı, güçlü ve özgür bir çocuktu. Bizim için savaşı büyütüp, barışı neden öldürdüler?
Aslı Birer
Evet, kapı diyorum muvakkit adı yirmi dört soyadı saat. Eşikte duruyor kimileri yani hiç anlamıyorum ne içeri ne dışarı… madem ki çalmışız kapıyı Allah misafirisin işte, gir içeri Allah ne verdiyse ye iç çalış, ama eşikte durma…
Aslı Birer
Bir kapı var ama kalıcı değil. Üstelik biz o kapıyı seçmiyoruz.
Doğum çalıyor - biz içeri itiliyoruz.
Ölüm çalıyor - biz dışarı çıkarılıyoruz.
Ne menem bir şey şu yaşamak, bir kapın var önü doğum, arkası ölüm.
Aslı Birer
Muvakkit;
Yani, burada sıradan bir reformdan değil, acil ve varoluşsal bir meseleden söz ediyorsun. Kadınların öldürüldüğü, değersizleştirildiği, kamusal alandan dışlandığı bir dünyada mesele artık bireysel değil; medeniyet meselesidir diyorsun.
Aslı Birer
Çakır;
Dünyanın gerçek kalkınma seferberliği, kadınların eğitimine öncelik verdiği gün başlar. Seferberlik diyorum, çünkü, kadınların öldürüldüğü bir dünyada nesilleri hem fiziksel hem de yetiştiren vasfını unutmasını insanın kendi ayağının altını eşmesi olarak görüyorum Muvakkit.
Aslı Birer
Muvakkit;
Neden “seferberlik” Çakır? Bu çok zorlayıcı bir ton değil mi?
-Çakır;
Zaman ilerledikçe daha çok şey değişiyor muvakkit, perdenin arasından süzülen ışığın parlaklığı daha da artıyor. Gözlerimden süzülüp bilmediğim karanlıklara ulaşıyor. Mesela diyorum memlekette bir seferberlik olacaksa bu kadınları eğitmek üzerine olmalı…
Aslı Birer