Alnına konsun bu öpüş Ve,şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun; Ama, umut gitmişse uzaklara Bir gece ya da bir gün Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın Fark eder mi bu yüzden? Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz Yalnızca bir düşün içinde bir düş. Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının Haykırışları içinde duruyorum: Ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda Ne kadar az! Ama nasıl da Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere Ben ağlarken, ben ağlarken! Ah Tanrım! Daha sıkı Tutamaz mıyım onları? Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan? Bir düşün içinde bir düş mü Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
…ve anlamsızca insanın sahip olma güdüsünün bastırılmış akislerini yazılarda görmek çok mümkün. Takdir etmek kişiye çok ağır gelir ve özendiği kişiden daha üstün olması gösterisinin içinde kaybolup gider.
Buna örnek güzel bir atasözümüz vardır; “sokma akıl sekiz adım gidermiş.”
Diğer canlılardan daha üstün tarafın onlarınkinden birkaç kat daha büyük olan Neo- korteksin Öyleyse düşünmekten vazgeçtiğin an piramitin en altında olman gerçeğini de kabullenmen anlamına gelir. Aslı Birer
Öyle kırgın ki, yağmur olup üzerime bir damla yağmadın, şimşek olup yüreğime çarptın dedi papatyam.
Herkesin kırılma noktası farklı ve kırılacağı şeyler de öyle. :) Birebir fonksiyon gibi değil ki insan. Her eleman her beklentiyi her zaman nasıl karşılasın. Evrense herbir “insan” ve içinde binlerce eleman barındıran, herbiri diğerinden farklı. Binlerce düş, binlerce renk, binlerce beklenti. Aslı Birer
Alnına konsun bu öpüş
Ve,şimdi senden ayrılırken,
İtiraf edeyim ki
Günlerimi bir düş
Sayarken yanılmıyorsun;
Ama, umut gitmişse uzaklara
Bir gece ya da bir gün
Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
Fark eder mi bu yüzden?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
Yalnızca bir düşün içinde bir düş.
Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
Haykırışları içinde duruyorum:
Ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda
Ne kadar az! Ama nasıl da
Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere
Ben ağlarken, ben ağlarken!
Ah Tanrım! Daha sıkı
Tutamaz mıyım onları?
Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
Bir düşün içinde bir düş mü
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
Edgar Allan Poe
Yuvarlanan yıldızlar içinde saçlarımız,
Boylarımız büyür usul usul;
Duyulmasın diye gürültüler uykularda
Yağmurlar yağar geceleri.”
Can Yücel
İnsan için bulunmuş en güçlü ve en güzel silah kesinlikle kalem.
…ve anlamsızca insanın sahip olma güdüsünün bastırılmış akislerini yazılarda görmek çok mümkün. Takdir etmek kişiye çok ağır gelir ve özendiği kişiden daha üstün olması gösterisinin içinde kaybolup gider.
Buna örnek güzel bir atasözümüz vardır; “sokma akıl sekiz adım gidermiş.”
Diğer canlılardan daha üstün tarafın onlarınkinden birkaç kat daha büyük olan
Neo- korteksin
Öyleyse düşünmekten vazgeçtiğin an piramitin en altında olman gerçeğini de kabullenmen anlamına gelir.
Aslı Birer
“Ulusların üzerinde insanlık yer alır.”
Goethe
“Anlayana sivrisinek saz” hikayesine buradan başlamalı sanki:)
Kim sever gönülden, kim özler sen gibi?
Kim akar yüreğe sitare seher vakti gelince
A.B
?si=B8BeaOVc5ogtjZl_
Aşk, sevmeyi beceremeyenlerin uydurdukları, evreni insan, “ekseni libido olan beşinci mevsim”
Aslı Birer
Sevgili Filozof:)
Çiy tanesi her seher vakti zühre’ ye bakıp bir şiir olmuş, sonra da dökülmüş, toprağa
Can olmuş.
:) Aslı’ ca
Öyle kırgın ki, yağmur olup üzerime bir damla yağmadın, şimşek olup yüreğime çarptın dedi papatyam.
Herkesin kırılma noktası farklı ve kırılacağı şeyler de öyle. :)
Birebir fonksiyon gibi değil ki insan. Her eleman her beklentiyi her zaman nasıl karşılasın. Evrense herbir “insan” ve içinde binlerce eleman barındıran, herbiri diğerinden farklı. Binlerce düş, binlerce renk, binlerce beklenti.
Aslı Birer
İnanmak nasıl tarif edilebilir dedi çocuk?..
Toprağın çöle dönmesi kadar. Yağmurun yağacağından umudunu kaybetmediği gün gibi bir şey dedi gözlerim.
Aslı Birer