Estetik cerrahların bilinmeyen dünyasını anlatıyor...
Kokain çeken, seks bağımlısı Dr. Christian Troy ve ona göre daha mantıklı ve ağırbaşlı olan Dr. Sean McNamara’nın başından geçenler üzerine kurgulanmış.
Christian...tam bir megaloman.. Megaloman olmayı hak edecek kadar yakışıklı...zeki...karizmatik..ve zengin....son teknolojiyle donatılmış mükemmelötesi bir eve ve arabaya sahip... Gördüğü en kusursuz hatunda bile(mankende hatta) düzeltilecek simetri hataları görüyor...her hatun ona karşı zayıf ve kul köle vaziyette...tabiri caizse dili dışarıda bir köpek misali peşinde genç ve güzel kadınlar dolaşıyor...
Sean...yumuşak başlı...amma velakin ideallerinden vaz geçmiş ve pediatri uzmanı olamadığı için hayatı ona zehir eden bir eşe sahip..(şükredecek bir şey daha) ..iki çocuğunun ne alemde olduklarının farkındalığını yaşamaktan uzak...kendini işine gömmüş tam bir işkolik...
Dizideki estetik cerrahi esnasında kırılan burunlar....saçların arkasına gizlenen dikiş izleri...yapılan kalça amelyatlarında neşterin dansı ve çevreye sıçrayan kanlar...açık seçik karından yağ alma seansları ve bunların yanında tam bir nemfoman olan ve rehabilitasyon için seanslarına başvurduğu psikiatrist hatunu bile baştan çıkarmaya kadir Christianın sansürsüz cinsel sahneleri filmin 18 yaşından küçükler tarafından izlenmemesini zorunlu hale getiriyor...
İngilizcemi ilerletmek ve dünyadan bihaber olmamak adına izlediğim filmin son bölümünde 6 yaşındaki küçük bir kıza tecavüz etmiş olan bir adamın yüzünü yüksek meblağa kanarak olayı bilmeden değiştirip sonra da mafya eline düştüler.. Saded olarak mafya başı adam Christianı dövdükten ve suratına sayısız botox enjekte ettikten sonra...yüzü değişen psikopat adam yüksek doz nitroz oksitle anestezi esnasında mafya tarafından öldürüldü ve doktorlarımız gayet soğukkanlı bir edayla 12 adet dev sucuk satın alarak adamın vücuduna bağladılar ve adamı timsahlara attılar...
Midesi ve kafası bulanma ihtimali olanlar izlemesin lütfen....
Nip and Tuck....
Estetik cerrahların bilinmeyen dünyasını anlatıyor...
Kokain çeken, seks bağımlısı Dr. Christian Troy ve ona göre daha mantıklı ve ağırbaşlı olan Dr. Sean McNamara’nın başından geçenler üzerine kurgulanmış.
Christian...tam bir megaloman..
Megaloman olmayı hak edecek kadar yakışıklı...zeki...karizmatik..ve zengin....son teknolojiyle donatılmış mükemmelötesi bir eve ve arabaya sahip...
Gördüğü en kusursuz hatunda bile(mankende hatta) düzeltilecek simetri hataları görüyor...her hatun ona karşı zayıf ve kul köle vaziyette...tabiri caizse dili dışarıda bir köpek misali peşinde genç ve güzel kadınlar dolaşıyor...
Sean...yumuşak başlı...amma velakin ideallerinden vaz geçmiş ve pediatri uzmanı olamadığı için hayatı ona zehir eden bir eşe sahip..(şükredecek bir şey daha) ..iki çocuğunun ne alemde olduklarının farkındalığını yaşamaktan uzak...kendini işine gömmüş tam bir işkolik...
Dizideki estetik cerrahi esnasında kırılan burunlar....saçların arkasına gizlenen dikiş izleri...yapılan kalça amelyatlarında neşterin dansı ve çevreye sıçrayan kanlar...açık seçik karından yağ alma seansları ve bunların yanında tam bir nemfoman olan ve rehabilitasyon için seanslarına başvurduğu psikiatrist hatunu bile baştan çıkarmaya kadir Christianın sansürsüz cinsel sahneleri filmin 18 yaşından küçükler tarafından izlenmemesini zorunlu hale getiriyor...
İngilizcemi ilerletmek ve dünyadan bihaber olmamak adına izlediğim filmin son bölümünde 6 yaşındaki küçük bir kıza tecavüz etmiş olan bir adamın yüzünü yüksek meblağa kanarak olayı bilmeden değiştirip sonra da mafya eline düştüler..
Saded olarak mafya başı adam Christianı dövdükten ve suratına sayısız botox enjekte ettikten sonra...yüzü değişen psikopat adam yüksek doz nitroz oksitle anestezi esnasında mafya tarafından öldürüldü ve doktorlarımız gayet soğukkanlı bir edayla 12 adet dev sucuk satın alarak adamın vücuduna bağladılar ve adamı timsahlara attılar...
Midesi ve kafası bulanma ihtimali olanlar izlemesin lütfen....
plastik cerrahların kendilerini tanrı gibi görmelerini sağlayan meret...
halk arasında ayıya dayı denmesi gereken süreç...
ya resulallah...
Munch....
ethernete geçip kurtuldum....bağlantı hızım da 10 kat arttı..
ikide birde başımı derde sokan bi pc kablosuydu kendisi...
kırmış kalbini...
adım adım, geçer zaman..
biter günüm..
ben nerdeyim?
yavaş yavaş, batar güneş..
hava soğuk..
sen nerdesin?
yağmur..
yağmur diner..
senin gibisi yok bu dünyada....eğer aşk dedikleri doğruysa
neymiş, tanrım neymiş...acısı, aşk acısı
çeken bilir, seven bilir....buymuş ya
olur ya bir gün gelir ya....olur ya kader bu ya
olur ya benden başkasını....gözün görmez olur ya
alıştım sanki yalnızlığa....alıştım senin yokluğuna
alıştım ben gülüm, sakın ağlama
olur ya bir gün gelir ya....olur ya kader bu ya
olur ya benden başkasını....gözün görmez olur ya...
güne açan çiçekler gibiyiz
yalan yalan
öyle saf ki sevgimiz
yalaaaaaaaaaaan
ayıramaz bizi hiç kimse
yalan yalan
ölene dek beraberiz
yalaaaaaaaaaaaaan
Hepsi....