Kültür Sanat Edebiyat Şiir

trabzon sizce ne demek, trabzon size neyi çağrıştırıyor?

trabzon terimi Erol Ayyildiz tarafından 14.04.2004 tarihinde eklendi

  • Kamuran Tuna
    Kamuran Tuna 27.05.2017 - 13:45

    Türkiye'nin (T) si demek

  • Glsm Glsm
    Glsm Glsm 08.05.2010 - 17:01

    alıp başımı sana gelesim war
    yeşilinde kaybolasım war...

  • Lazi Bozo
    Lazi Bozo 07.09.2009 - 11:07

    ayrıcalıktır :)

  • Kuzeyin Kızı
    Kuzeyin Kızı 02.02.2009 - 14:40

    TRABZON'da yeşermiş, burda solmuş yaprağım.
    Ben tanımam başka mekan,sisli dağlar ararım.
    Ağıtmısın sen...

  • Yok
    Yok 25.01.2009 - 14:28

    Milliyetçi
    Çalışkan
    Eğlenceli
    İnançlı
    Ağresif
    Sevecen insanların mekanı.....
    türkiyenin akciğeri......

    VE BEN O TOPRAKLARDA HİSSETTİM VAR OLMANIN NE OLDUĞUNU...

  • Kuzeyin Kızı
    Kuzeyin Kızı 20.01.2009 - 11:15

    Selam Trabzonuma!
    Gölülde yaşatıp göremediğim
    Yoluna bakıp gidemediğim
    Yedisinden yetmişine
    Yürek dolusu SELAM! ......

  • Eylem Karabulut Saçan
    Eylem Karabulut Saçan 30.12.2008 - 18:26

    trabzon umuttur...özlemimin aldığı nefestir..acımı gömdüğüm,yaylasına kurban olduğum memleketim....

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.12.2008 - 22:13

    Karadenizin güzel kenti,Güzel insanların yeri.
    G.Saray'ın kardeşi.

  • ´m e R n n`
    ´m e R n n` 04.12.2008 - 15:02

    bizim oraların adetleri meşhurdur cinayetleri
    80 öncesi solun kalesiyken
    nasıl bu hale geldi hayrettir

  • Kuzeyin Kızı
    Kuzeyin Kızı 02.12.2008 - 16:21

    Trabzon’um, Karadeniz güzeli,
    Uzak değil Giresun’lu, Rize’li,
    Yiğitlerin nam salıyor ezeli,
    Şehirler içinde bir tanesin sen..

  • Kuzeyin Kızı
    Kuzeyin Kızı 27.11.2008 - 15:02

    FATİHİN FETHETTİĞİ YAVUZUN YÖNETTİĞİ KANUNİNİN DOĞDUĞU...
    İMPARATORLUKLARIN ÇÖKERTİLDİĞİ...
    ÖZLEMİNİ GURBETTE ÇEKTİĞİM VE DOĞDUĞUM ŞEHRİDİYARIM...

  • The Anchovy
    The Anchovy 06.11.2008 - 15:50

    toprağı korumak vatan borcumuz,
    nöbettir işimiz yoktur uykumuz,
    şehitliktir arzumuz iman doluyuz,
    şüphesiz biz attığını vuran trabzonluyuz.

  • San Bil
    San Bil 17.01.2008 - 16:16

    Kara ile Deniz, özet olarak Karadeniz.

  • Temel Altuntaş
    Temel Altuntaş 05.12.2007 - 00:16

    O ŞEHRE GİDEMİYORUM

    Bir şehir var düşlerimde.
    İnsanları dost, ağaçları kardeş...
    ...

    Ey en güzel kızlarını sevdiğim şehir!
    En mutlu yıllarımı verdiğim,
    En iyi dostlarımı bıraktığım yer...

    Şimdi bensiz esen rüzgarların okşamıyor yüzümü,
    Islatmıyor beni yağmurların, üşütmüyor soğuğun.
    Ve kaldırımlarında yok artık ayak izim...

    Balıkçılarınla konuşmuyorum,
    Ben yokken açılmıyorlar ya denize!

    Sen yokken;
    Çocuklar kaybolmuyor ormanlarda.
    Fırınlardan taze ekmek kokuları gelmiyor.
    Şair artık sigarasının dumanını üfürmüyor gemilerin ardından,
    Sevgililer el ele gezmiyorlar...

    Sen yokken;
    Sevda yüklü sandallar açılmıyor maviliklere.
    Ki balıklara inat,
    Dalgalar küsmüşler sahillere...

    İstanbul'dan bir gemi kalkar.
    Yokum ben yolcular arasında.
    Gönlümün derinliklerinden sevdiğim,
    O ŞEHRE GİDEMİYORUM.
    Ama O şehri;
    Bilinmezcesine seviyorum... Temel ALTUNTAŞ
    temelaltuntas@hotmail.com

  • Temel Altuntaş
    Temel Altuntaş 04.12.2007 - 23:37

    Bursa

    TRABZON'A AĞIT

    Kanımda hamsi yüzer, mertlik kokar toprağım.
    TRABZON'da yeşermiş, burda solmuş yaprağım.
    Ben tanımam başka mekan,sisli dağlar ararım.
    Sensiz geçen günlerime yanar yanar ağlarım... Temel ALTUNTAŞ

  • Glsm Glsm
    Glsm Glsm 07.08.2007 - 00:00

    kudurdu yine yüreğimm...
    akmalıyım sana doğru
    karışmalıyım yeşiline,mavine...
    anlam olup akmalıyım ardın sıra...

  • Hykaya
    Hykaya 05.08.2007 - 20:27

    Selâm Trabzon'uma!
    Trabzon'un uşağına
    Kaytanına, kuşağına
    Zıpkasına, mintanına, kukulasina
    Çülkisine,çapulasina
    Horonina, kemençesine, yayına
    Funduğina, misirina, çayına selâm......

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 06.03.2007 - 22:10

    TRABZON’UN YENİ VALİSİ NURİ OKUTAN

    M.NİHAT MALKOÇ


    Yöneticilik, hüner gerektiren meşakkatli bir iştir. Çünkü insanları memnun etmek, doğru yönlendirmek, verimli çalışmalarını sağlamak sanıldığı kadar kolay bir şey değildir. Bu sadece okumakla, yani eğitimle gerçekleştirilemez. Kişinin şahsiyeti ve olaylara yaklaşımı çok önemlidir. Sert mizaçlı olmak her zaman otoriteyi sağlamaya yetmez. Hatta çok kere iticiliğe zemin hazırlar. Hoşgörünün fazlası da gevşekliğe yol açar. Bu hususta dengeyi sağlamak gerekir. İnsanlara ufuklarının genişliği hesaba katılarak yaklaşılmalıdır.

    Ülkemizde yaşanan krizlerin çoğu idarecilerin yerinde ve zamanında doğru tavır ve davranış gösterememesinden kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin idareci profili aslında başarısız değildir. Bu konuda sürekli serzenişlerde bulunuruz; fakat çok olumlu idareci örneklerini de görmek gerekir. Ülkemizde örnek idarecilerin sayısı görmezlikten gelinemeyecek kadar çoktur. Fakat bizler nedense daha çok olumsuz örnekleri dilimize pelesenk ederiz.

    Merkezde bulunan genel idarenin taşradaki uzantıları vardır. Bunların başında valiler gelir. Bilindiği gibi iller Türkiye’de merkezi idarenin en büyük taşra teşkilatıdır. Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarında 47 olan il sayısı, 1933’te 57’ye; günümüzde ise 81’e ulaşmıştır. İl idaresinin başı olan vali, devlet tüzel kişiliğinin, hükümetin ve ayrı ayrı her bakanlığın temsilcisidir. Vali İçişleri Bakanı’nın önerisi, Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı’nın onaması ile atanır. Valinin ildeki tüm merkezi idare kurumlarının ve personelinin başı olması nedeniyle oldukça geniş bir alana nüfuzu vardır. Bununla beraber adli ve askeri kurumlar valinin yönetim ve denetimi altında değildir.

    İllerin en büyük mülki idare amiri olan valilerin yetkileri çok olduğu gibi sorumlulukları da çoktur. İşlerin düz gitti zamanlarda göze batmazlar. Bir de işler aksamaya görsün en büyük hedef tahtası olurlar. Bunun en bariz örneğini Trabzon’da gördük. Güvenlik zaafı gerekçesiyle Trabzon valisi Hüseyin Yavuzdemir makamından oldu. O şimdi merkez valisi olarak Ankara’da görev yapacak. Aslında o da iyi niyetle çalıştı ve bu şehre hizmet etti. Fakat işler bir anda çığırından çıkınca yerinden oldu. Trabzonlular ona hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor. Ona yeni görevinde başarılar diliyoruz.

    Son Valiler Kararnamesiyle 12 ilimizin valisi değişti. Konya Valisi Arif Atilla Osmançelebioğlu ve Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir merkeze alındı. Vali Oğuz Kağan Köksal’ın Emniyet Genel Müdürlüğüne atanmasıyla boşalan İzmir Valiliğine Adana Valisi Mustafa Cahit Kıraç atandı. Kahramanmaraş Valisi İlhan Atış Adana Valiliğine, İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri Dr. Recep Kızılcık Batman Valiliğine, Batman Valisi Haluk İmga Afyon Valiliğine, Van Valisi Mehmet Niyazi Tanılır Kahramanmaraş Valiliğine, Sakarya Valisi Nuri Okutan Trabzon Valiliğine, Merkez Valisi Hüseyin Atak Sakarya Valiliğine, Sivil Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özdemir Çakacak Van Valiliğine, Kütahya Valisi Osman Aydın Konya Valiliğine, Giresun Valisi Şükrü Kocatepe Kütahya Valiliğine, Mülkiye Başmüfettişi Mustafa Taşkesen Giresun Valiliğine, Mülkiye Başmüfettişi Mustafa Toprak ise Çorum Valiliğine getirildi. Valilerimize yeni görevlerinde başarılar diliyoruz.

    Son kararnameyle bütün gözlerin üzerine çevrildiği Trabzon Valiliğine atanan Sakarya eski valisi Nuri Okutan’a “Trabzon’a hoş geldiniz” diyoruz. İlimizin yeni valisi Nuri Okutan’ı yıllardan beri icraatlarıyla takip ve takdir eden bir kişiyim. “Bir gün şehrimizin valisi olsa” diye hep içimden geçerdi. Özellikle Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinin kaymakamı iken çok sınırlı imkânlarla ses getiren işler yapmıştı. İsminin kamuoyunun vitrinine çıkmasını sağlayan Kelkit kaymakamı iken yaptıklarıdır. Bu küçük Anadolu şehrini ayağa kaldırmıştı.

    Trabzon’a genç ve başarılı bir vali olan Nuri Okutan’ın atanması bu şehre verilmiş en güzel hediyedir. Devletimiz Trabzon’u her zamanki gibi önemsemiş ve vali atarken titiz ve seçici davranmıştır. Çünkü yeni valimizin son derece başarılı ve ak bir sicili vardır. Ben onu yaptığı cesur ve sıra dışı atılımlarıyla merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’na benzetiyorum. Henüz 45 yaşında olan ve gelecekte adından sıkça söz ettirecek olan Okutan’ın bugüne kadar yaptıkları, bundan sonra yapacaklarının teminatıdır bence.

    Peki, nedir Okutan’ın ak sicili? Yani neler yapmıştır geçmişte? Nuri Okutan, valilik yaptığı Siirt’te okulöncesi okullaşma oranını yüzde 4’ten yüzde 64’e yükseltmiştir. Sakarya Valiliği sırasında da yüzde 7 olan okulöncesi okullaşma oranını yüzde 80’e çıkarmayı başarmıştır. Eğitime katkılarından dolayı “Vehbi Koç Ödülü”ne layık görülmüştür. 100 bin dolarlık bu ödülün bir kuruşuna bile dokunmamış, onu da eğitime harcamıştır. O, bu onurlu davranışıyla geçmişte Mehmet Akif’in İstiklal Marşı yarışmasında yaptığını yapmıştır.

    Yeni valimiz Okutan tam bir eğitim tutkunudur. Soyadına layık bir insan olduğunu her fırsatta göstermiştir. Özellikle Siirt Valisi iken kızların okuması için çok mücadele etmiş ve bunda da başarılı olmuştur. Emrindeki pahalı mercedesleri satarak elde ettiği kaynağı ilin kalkınmasına aktarmıştır. Resmi araçların özel işlerde kullanılmasına asla göz yummamıştır. Resmi kurum ve kuruluşlarda israfın ter türlüsüne savaş açmıştır. Öyle ki açılışlara çiçek göndermeyi bile yasaklamıştır. Eğitimi esas gündem maddesi olarak hep önde tutmuştur. İşini hakkıyla yapmayan idareci ve memurların korkulu rüyası olmuştur. İşini güzel yapan memurları da ödüllendirerek onlara şevk ve heyecan vermiştir.

    Bana göre Trabzon aradığı valiyi buldu. Eğer kent olarak ona sahip çıkarsak Trabzon’da çok güzel işler yapacaktır. Kısa zamanda şehrin imajını ve çehresini değiştirecektir. Artık Trabzon menfi hadiselerle anılmayacaktır. Trabzonlular olarak yeni valimiz Nuri Okutan’ın emrine amadeyiz. Onu bağrımıza basmaya hazırız. Kıymetli valimize tekrar “Şehrimize hoş geldiniz” diyor bundan sonraki vazifesinde üstün muvaffakıyetler diliyoruz. Haydi, geleceğin aydınlık Trabzon’u için el ele, gönül gönüle verelim.

  • Tahtına Dargın Padişah
    Tahtına Dargın Padişah 18.02.2007 - 20:35

    Haberim Var.

    Kaç yüzünüz
    Kaç sığınağınız var?
    Yaşlı kaldırımlarında Trabzonumun
    Kaç günaha doğum sancısı çeker?
    Bölücü silahınız.

    Kaç şehit verdi bilirmisiniz?
    Vatan denen nazlı geline
    Kaç kez sıktı dişlerini?
    Çevirilen hain filime.

    Kaç ermeni için kaç kere,
    Sırf huzurlu yaşasın diye
    Can verdi yüzlerce kez
    Asala ermeniye pkk ermeniye.

    Şimdi bu karanlık
    Bu sisli gecede
    Elbet haberim var
    Yine silah kirli elinizde
    Haince düzenlenmiş
    İktisadi ve idari
    Karalama eyleminizde...

    Sizin de haberiniz olsun
    Biz hiç vazgeçmeyeceğiz
    Nazlı gelin için şehit olmaktan
    Her ölüşümüzde yeniden
    Türk ve Trabzonlu doğmaktan.





    Hüseyin Cihan

  • Devrim Can
    Devrim Can 14.02.2007 - 19:10

    bu ülke ne çektiyse belli başlı şehirlerden çekti. bunlardan biriside ne yazıkki trabzon ve fikir arkadaşı rize. yıllardır ibretle izliyoruz atatürk düşmanlarını. yazık...

  • Ayşe Şahin
    Ayşe Şahin 30.01.2007 - 03:07

    Samsun, Erzurum, Trabzon, Elazığ. Bu kare as'a dikkat ediniz. Bu 4 şehir, Türkiye'nin kalesi olan şehirlerdir. Türkiye'nin en Türk insanlarını çıkarırlar.

  • Bon Jovi
    Bon Jovi 30.01.2007 - 02:09

    derin il...............

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 26.01.2007 - 01:58

    TRABZON’UN GÜNAHI NE?

    M.NİHAT MALKOÇ

    Herkes bilir ki Karadeniz insanı merttir, serttir, dürüsttür, tavizsizdir. Öyle sert göründüklerine bakmayın, onlar Yunus gibi sevgi dolu, Mevlana kadar hoşgörülüdürler. Karadeniz dalgaları gibi coşarlar. Bazen sert bir fırtınaya dönüşseler de içlerindeki sevgi ve hoşgörü hiçbir zaman eksik olmaz. Bu bölgenin insanı hıyanet etmez, edeni de sevmez, hiçbir zaman içinde de barındırmaz. Onları zehirli bir kusmuk misali dışarı atar.

    Trabzon’un tarihi bazı kaynaklara göre M.Ö. 2000 yılına kadar gitmektedir. Bu şehir, tarihi süreç içerisinde pek çok medeniyete hoşgörüyle beşiklik etmiştir. Bu parlak geçmişe rağmen gazeteci Hrant Dink cinayetiyle bir kez daha gündeme gelen Trabzon, ulusal medyada adeta linç ediliyor. Son zamanlarda eline kalem ve kamera alan herkes Trabzon hakkında komplo teorileri üretmeye başlıyor. Ulusal televizyonlar tarafından Trabzon’da canlı programlar yapılıyor. Meydan boş bulununca bilen de konuşuyor bilmeyen de… ‘Vurun abalıya’ misali şehrin bin yıllık itibarı talan ediliyor. Oysa istatistikler gösteriyor ki 2006 yılında Trabzon’daki asayiş olaylarında ciddi azalmalar var. Bunu görmeden ahkâm kesenlerin ve bu şehri karalayanların niyetlerinin iyi olduğunu düşünmek doğrusu saflık olur. Onlar öküz altında buzağı arayan basiret körlüğüne tutulmuş kişilerdir.

    Trabzonlular, milletini seven ve devleti için her halükârda kendisini feda edebilen bir karaktere sahiptir. Kim ne derse desin, tarih bu şehir insanının asaletine şahittir. Bilindiği gibi büyük Atatürk, Trabzonlular için şu güzel sözleri söylemiştir: “Arkadaşlar! ...Beş sene evvel ilk defa Samsun’a ayak bastığım zaman bana kuvvet-i kalp veren arkadaşlarımın ilk safında kahraman Trabzonluların bulunduklarını asla unutmayacağım. Sakarya Melhame-i Kübrasına üçüncü fıkra ile yetişen Trabzon evlatlarının Meydan-ı Muharebe’de gösterdikleri fedakârlıkların kıymetli hatırası daima dimağımda menkuş kalacaktır.”

    Trabzonlular vatanlarına, bayraklarına, atalarına ve dinlerine derinden bağlı insanlardır. Bu özellikler adeta onların kanlarına işlemiştir. Bölücüler zaman zaman bu şehre dadansa da halktan destek bulamamışlardır. Hatta infiallere neden olmuşlardır. Son zamanlarda yaşananlar açıkça gösteriyor ki durumdan vazife çıkarmayı kendilerine görev edinenler, böylesine menfur bir cinayetten siyasi getirim sağlamanın peşine düşmüşlerdir. Bu durum ölen kişinin hatırasına saygısızlık olduğu gibi, bir şehre topyekûn yapılan haksızlıktır.

    Trabzon son yıllarda sürekli göç verse de genel nüfusu yine de bir milyona yaklaşmaktadır. İşsizlik ise resmi makamların belirttiğine göre yüzde 15 civarındadır. Oysa bu rakamın çok üstünde işsiz insan bu şehrin sokaklarını her gün arşınlamaktadır. Kişi başına 1.600 dolar düşmektedir. İhracatın bir milyar dolar olduğu Trabzon’da turizm geliri yüz milyon dolar kadardır. Bu durum şehir ekonomisinin sağlıklı olmadığını gösteriyor. Bir işte çalışıp eve ekmek getiremeyenler(özellikle gençler) anne babalarının üzerine yük olmaktadırlar. Bütün bu sıkıntılara rağmen Trabzon’da çok belirgin bir asayiş meselesi yoktur. Her şehirde olabilen sorunlar burada da vardır. Bu şehirde iki büyük hadise yaşanmıştır. Son yıllarda Trabzon’un yaygın olarak gündeme gelmesi, olayların çokluğundan değil, öldürülen kişilerin uluslar arası düzeyde önemli kişiler olmasından kaynaklanıyor.

    Hrant Dink’in öldürülmesi en çok Trabzonluları üzmüştür. Çünkü hem ülkemiz bir aydınını kaybetmiştir, hem de bu olayda Trabzon büyük yaralar almıştır. Masa başında oturup habercilik yapanlar tarafından cinayete dair iddialar ortaya atılmış, katilin Cuma namazına gittikten sonra cinayeti işlediği vurgulanmış, böylelikle cinayet inançlı insanların üzerine yıkılmaya çalışılmıştır. Fakat bu eski oyun, beklenen tesiri göstermemiştir.

    Bazılarının iddia ettiği gibi Trabzon cahil ve hoşgörüsüz insanların yaşadığı bir şehir değildir. Bu şehir ülkemizin gözbebeğidir. Burası dört bin yıllık kültür, sanat, edebiyat, turizm ve spor kentidir. Trabzon Yavuz Sultan Selim’in valilik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu, Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği ikinci İstanbul’dur. Onların manevi tasarrufu hâlâ şehrin kimliğine tesir etmektedir. Kim ne derse desin bizler bu şehirde her dem huzur buluyoruz. Bazılarının iddia ettiği gibi Trabzon ikinci bir Teksas değildir. İki hadiseyi bahane edip Trabzon’un tertemiz tarihi ve bugünü üzerine leke atanlar, sizler de önyargılarınızdan arının ve Trabzon’u karalamaktan vazgeçin. Unutmayınız ki Trabzon her şeyiyle Türkiye’dir. Bütün hain niyetlere ve emellere rağmen sonsuza dek öylece kalacaktır.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 26.01.2007 - 00:08

    TRABZON ÜZERİNE KOMPLO TEORİLERİ VE GERÇEKLER

    M.NİHAT MALKOÇ

    Türkiye’miz doğusuyla, batısıyla; kuzeyi ve güneyiyle bir bütündür. Bu cennet vatanı bölüp parsellemeye kalkanlar her devirde olmuş, bugün de vardır, yarın da olacaktır. Fakat vatanını canından aziz bilen milletimiz, şer odaklarına fırsat vermeyecektir. Bu millet normal vakitlerde dağınık görünse de, zor zamanlarda bir ve beraber olmasını çok iyi becerir. Tarihimiz bunun güzel örnekleriyle doludur.

    Son zamanlarda gündemi meşgul eden Hrant Dink cinayetiyle yatıp kalkıyoruz. Bir haftayı aşkın bir zamandan beri televizyonlar ve gazeteler o menfur cinayetten bahsediyor. İçimiz dışımız bu haberle karardı. Çocuklarımızın ruh sağlığı bozuldu. Üstüne üstlük Trabzon şehri bu cinayetle adeta yargısız infaza muhatap oldu. Bütün Trabzonlular neredeyse potansiyel suçlu ilan edildi. Hadiseler abartıldıkça abartıldı. Trabzon’da yaşayan biri olarak yaşadığım şehirle medyada tasvir edilen şehir arasında hiçbir şekilde bağlantı kuramaz oldum.

    Öncelikle şunu söyleyeyim ki adı, sanı ne olursa olsun insanların öldürülmesine hiçbir şekilde taraftar değilim. Hele fikrinden dolayı insanların kör kurşunlarla infaz edilmesini bu çağda çok ilkel buluyorum. Vatana kast etmedikten sonra herkes inandığını söylesin. İnsanlar düşüncelerinden dolayı ötekileştirilmesin. Açık açığa konuşan insandan kimseye zarar gelmez. Düşünceler muhakkak hak ettiği şekilde karşılık görür, mecrasını bulur.

    Bazı çevreler Hrant Dink’in katil zanlısı Trabzonlu diye bu şehre biriktirdikleri kin ve nefretlerini kusuyorlar. Çözümde görev almayanlar maalesef problemin bir parçası oluyorlar. Trabzon Türkiye’nin vatansever ve fedakâr insanlarının yaşadığı en sağlam yerlerden biridir. Trabzon’un Türkiye’ye maddi ve manevi katkısı sayılamayacak kadar çoktur. Trabzon Türkiye’nin siyasetçi ve bürokrat yatağıdır. Cevdet Sunay, Recep Yazıcıoğlu, Adnan Kahveci gibi isimler bu şehrin yüz akıdır. Niçin bunları görmezden gelip münferit hadiseleri tek ölçü kabul ediyorsunuz? Bu şehirden gafil çıksa da, hain çıkmaz. Bunun böyle bilinmesi gerekir.

    Şiddet sadece Trabzon’un değil, bütün Türkiye’nin sorunudur. Trabzon’da geçen yıl Santaro isimli papaz öldürüldü, bu yıl Trabzon nüfusuna kayıtlı bir kişi, Hrant Dink’i katletti. Bunlar hepimizi derinden üzdü. Bu olaylardan sonra Trabzon’u öyle anlatıyorlar ki Teksas da neymiş dersiniz! ... Oysa bu şehirde şiddet Türkiye genelinin çok altındadır. 36 senedir bu şehirde yaşıyorum, en küçük bir kavga ve çekişmeye dâhil olmadım. Burada insanlar huzur içinde yaşıyor. Kimse kimsenin tavuğuna ‘kışı’ demiyor. Medyada anlatılanlara bakıyorum da ‘acaba bunlar benim yaşadığım Trabzon’dan mı yoksa başka bir şehirden mi bahsediyorlar’ diye tereddüt içinde kalıyorum. Bu şehirde belirgin bir asayiş sıkıntısı yok. Şehrin valisi ve emniyet müdürü vazifelerinin başında… İkisi de işlerinde çok başarılı kişiler… Trabzon dışında gerçekleşen bir vaka yüzünden bu insanları karalamak tek kelimeyle haksızlıktır.

    Yirmi üç seneden beri Trabzonspor’un şampiyonluğunu engellemeye çalışanlar, şimdi de Trabzon’u bir kalemde silmenin hesabını yapıyorlar. Kim ne derse desin iki üç tane münferit hadise Trabzonlulara mal edilemez, edilmemelidir. Allah’tan korkun, biraz akıllı ve insaflı olun. Bu şehrin insanına kıymayın. Birşey biliyorsanız Trabzon’a yatırım yapılmasına zemin hazırlayın. Trabzon’un en büyük meselesi asayiş değil, işsizliktir. Şayet gençler bu gibi çirkefliklere alet oluyorsa bunun birinci sebebi işsizliktir. Trabzon gençliği yarınından ümitsizdir. Bu şehirde sanayinin ‘S’sinden bahsedilemez. Gençler fabrikalarda çalışacak yerde, internet kafelerde ve kahvehanelerde zaman öldürüyorlar. Trabzon gibi küçük sayılabilecek bir şehirde 275 internet kafenin bulunması sanırım işsizliğin boyutunu gözler önüne sermede yeterli bir delil olur. Gelin biraz da bu noktaya değinin.

    Cinayeti işleyen Trabzonlu diye Trabzon’a yüklenmek son derece yanlıştır. Üstelik cinayet zanlısının anne babasının öz oğullarını polise ihbar etmesi ayakta alkışlanacak bir harekettir. Nedense kimse bu örnek hareketi ön plana çıkarmadı. İşte Trabzonlu budur, suçlu kişi öz oğlu da olsa haklıya haklı, haksıza haksız demesini bilir. Sizleri insafa davet ediyorum.

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 23.01.2007 - 09:12

    Karadeniz'in güzel bir şehridir...Son yıllarda bombalama olayları, papaz cinayeti ve Hrant Dink cinayeti ile gündemden düşmüyor...
    Bu yüzden hemen damgalandı...' KARANLIK ŞEHİR '.....
    Bunları Trabzon'a mal etmek haksızlık...Yapanların isimlerini zikretmek, daha doğru gibi...Dün gece, o şehirde oturanlarla bu olayları konu alan röportajlar vardı...Doğal olarak Mutsuz ve Rahatsızdılar...Çünkü, Trabzonluyuz deyince hemen, 'sizin şehirden de neler çıkıyor böyle' diye sözlerle karşılaşıyoruz diyorlar...Her yerden, her türlü davranış şekli ve söz çıkabilir...
    Bu sorun, hepimizin sorunu...Ülke sorunu...Haydi TÜRKİYE..BİRLİK OLMAYA.......

  • Bon Jovi
    Bon Jovi 21.01.2007 - 14:24

    karanlık sehir.......................

  • Hamza
    Hamza 21.01.2007 - 11:09

    TRABZON HEDEF ŞEHİR YAPILDI!
    Trabzon ismi artık ekmeği, tereyağı, hamsisi, Temel fıkraları ve Trabzonspor'u ile değil şiddet olayları ve çarpıcı cinayetlerle ön plana çıkmaya başladı.


    http://www.pazar53.com//news_detail.php? id=1236

    soru işaretinden sonraki boşluğu kapatın..

  • Cemileyılmaz
    Cemileyılmaz 09.01.2007 - 21:47

    benim güzel memleketim.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 13.12.2006 - 22:37

    BİRİNCİ KARADENİZ SPOR OYUNLARI

    M.NİHAT MALKOÇ

    Trabzon güzel ülkemizin şirin şehirlerinin başında gelmektedir. Binlerce yıllık bir yerleşim yeri olan Trabzon, nice medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Şehri gezenler bunun kalıcı izlerini her adım başında göreceklerdir. Bu kalıntılar vefalı ellerle geleceğe taşınacaktır.

    Trabzon’da kültür, sanat, edebiyat ve spor çok mühim bir yer teşkil etmektedir. Bu şehirde spor bir yaşam tarzı oluvermiştir. Sporun da özellikle futbol dalına aşırı bir ilgi ve rağbet vardır. Bunun en büyük nedeni Trabzonspor’un yakın tarih içindeki başarılarıdır.

    Geçenlerde Trabzon’umuz çok önemli bir uluslararası organizasyonu düzenleme hakkı kazandı. 2011 yılındaki Avrupa Gençlik Olimpiyatları Trabzon’da düzenlenecek. Çok değil, dört yıl sonra 48 ülkeden 5 bin kişinin katılacağı olimpiyatlarda dünyanın gözü, kulağı Trabzon’da olacak. Bu, Türkiye’nin ve Trabzon’un tanıtımına büyük fayda sağlayacak. Trabzon bu vesileyle yeni tesislere kavuşacak. Organizasyonun Trabzon’a alınmasında emeği geçenleri kutluyoruz.

    Bunun yanında futbolla yatıp kalkan Trabzon’da bu yıl uluslararası bir spor organizasyonu gerçekleştirilecektir. Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerden gelecek sporcularla değişik dallarda yarışmalar düzenlenecektir. “Karadeniz Spor Oyunları” adı altında ilk kez düzenlenecek olan bu uluslararası organizasyonun ilki Türkiye’de, Trabzon, Giresun ve Rize şehirlerinde gerçekleştirilecektir. Fakat oyunların merkezi Trabzon olacaktır. Organizasyon 2-8 Temmuz 2007 tarihleri arasında düzenlenecektir.

    Karadeniz Ekonomik İşbirliği ülkelerinin çeşitli alanlarda var olan birlikteliklerinin yanı sıra, spor alanında da bir işbirliğine giriş sürecinin Karadeniz Oyunları ile pekiştirilmesi hedefleniyor. Bu oyunlar vasıtasıyla Karadeniz Ekonomik İşbirliği ülkelerinin özellikle bölgesel bütünleşme, sosyal ve kültürel alanlardaki ilişkilerin gelişimi, Akdeniz, Amerikan, Asya spor oyunları gibi bölgesel bir aktivite ile ülkeler arası dostluğun geliştirilmesi amaçlanıyor.

    Trabzon’un merkez olacağı oyunlar çerçevesinde sporcu, idareci, çalıştırıcı ve teknik ekip olmak üzere üç bin kişinin Trabzon’a gelmesi bekleniyor. Bu şehrimiz için çok mühim bir tanıtım fırsatı olacaktır. Organizasyona katılacak ülkelerin vatandaşları Trabzon şehrinin adını sık sık duyacaklardır. Hatta oyunlarla ilgili bilgiler ve neticeler bütün dünyaya haber olarak geçecektir. Bu son derece büyük bir tanıtım fırsatıdır; çok iyi değerlendirilmesi gerekir.

    1. Karadeniz Spor Oyunları’nın daha popüler bir hale gelebilmesi ve daha çok sporcunun katılımının sağlanması amacıyla oyunlara Karadeniz Ekonomik İşbirliğine üye ülkelerin tümünün katılımı planlanmıştır. Bu çerçevede oyunlara Türkiye’nin yanı sıra Sırbistan, Moldova, Rusya, Romanya, Ermenistan, Yunanistan, Gürcistan, Arnavutluk, Ukrayna ve Azerbaycan katılacaktır. 3 Temmuz 2007 Salı günü açılış töreni, 8 Temmuz 2007 Pazar günü de kapanış törenleri yapılacaktır. Anlaşılan o ki bu yıl Trabzon temmuz sıcağında güzel bir heyecan yaşayacaktır.

    Karadeniz Oyunları’nda merkez Trabzon olmak üzere Giresun ve Rize
    illerindeki tesisler organizasyon için kullanılacak. Trabzon’da Yorma, Sürmene, Araklı, Vakfıkebir, Of ve Akçaabat ilçelerindeki spor tesisleri organizasyon için şimdiden hazırlanıyor. Atletizm yarışmaları için Moloz’da yapılması düşünülen tesise Trabzon Belediyesi yer tahsisinde bulunurken, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü 1 milyon 500 bin YTL’yi bu tesisin yapımı için ayırdı bile. Tesis 2007 yılında hazır olacaktır. Karadeniz Teknik Üniversitesi de spor tesislerinin yanı sıra kampüste oyunlar köyünün hazırlıklarına başladı. Organizasyon boyunca KTÜ Oyunlar Köyü olarak kullanılacak. Yurtlar, yemekhaneler ve tesisler tamamen bu organizasyon için hazır olacak. Üniversite tüm imkânlarını bu organizasyona seferber edecek.

    Şüphesiz ki Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinin en gelişmiş şehridir. Kara, deniz ve hava olmak üzere her türlü ulaşım imkânı mevcuttur. Şehrimizde biri beş yıldızlı olmak üzere pek çok yıldızlı otel vardır. Yani konaklama konusunda bir sıkıntı yaşanacağını sanmıyorum. Trabzon’un misafirperver halkı gelenlerden sevgi ve hoşgörüsünü esirgemeyecektir. Trabzon bu uluslararası organizasyondan alnının akıyla çıkacaktır. Şehirde bu kültürel altyapı mevcuttur.

    Bu organizasyon 2011 yılında Trabzon’da yapılacak olan Dünya Gençlik Olimpiyatlarının bir çeşit provası olacaktır. Trabzon bunu başaracaktır. Yeter ki Trabzon sevgisinde, asgari müştereklerde birleşelim, kenetlenelim. Bu imtihanı başarıyla geçersek Trabzon’un vitrini daha da renklenecek, zenginleşecektir. Şehrimize yepyeni ufuklar açılacaktır. Trabzonluların bu gibi uluslararası faaliyetlere ilgi göstermesi gerekir. Büyük bir aksilik olmazsa herkesi 3 Temmuz Salı günü 1. Karadeniz Oyunları açılışına bekliyoruz. Spor futboldan ibaret değildir. Trabzonlular’ın futbol kadar diğer spor dallarına da ilgi göstereceğini umuyorum.

  • Mukadder Yılmaz
    Mukadder Yılmaz 17.11.2006 - 21:17

    memleket....ne zaman bir kemençe sesi işitsem tellerine dolanır çaykaraya pervaz ederim.kaidelerini işitmeye doyamadığım çimir kavalım...kokusuna doyamadığım ahşap eşiğim...

  • Erol Öner
    Erol Öner 12.11.2006 - 00:19

    cennetin bir adı memleketim, yeşiline,mavisine,hamsisine,mısırına,doyumsuz güzelliklerine
    bir başkadır benim memleketim...

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 21.10.2006 - 20:46

    TRABZON'UN ZOR GÜNLERİ YAHUT UFUKTA BELİREN GÜNEŞ

    M.NİHAT MALKOÇ

    Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması çok önemli bir tarihi dönemeçtir. 1071'de başlayan bu süreç iğneyle kuyu kazarcasına zor ve külfetli olmuştur. Fakat bu süreç başarıyla tamamlanmasaydı Anadolu bugünkü konumda bulunmazdı. Bizler bu toprakların sakini olamazdık. Sesimiz ya çıkmaz, ya da kısık çıkardı. Trabzon'un fethi bu toprakların İslamlaşmasında çok mühim bir merhaledir. Bu topraklar dile gelse fetih öncesi, fetih sırası ve fetih sonrasını anlatsa kim bilir neler söylerler…

    'Fetih' in kelime anlamı 'açmak' demektir. Fetihle kurtuluş farklı kavramlardır. Fetih bir millete ait olmayan bir toprağın o milletin eline geçmesidir. Kurtuluş ise bir ülkenin topraklarının işgale uğradıktan sonra tekrar eski sahiplerine dönmesidir. Onun için Trabzon öncelikle Bizans'ın elinden alınarak fethedilmiştir. Daha sonra Rusların geçmiş, sonra da 24 Şubat'ta kurtarılarak eski sahipleri olan Türklere kazandırılmıştır.

    26 Ekim Trabzon'un Bizans'tan kurtarılarak Fatih Sultan Mehmet tarafından Türklerin eline geçirildiği tarihtir. Fetihten evvel Trabzon'da Çepni Türkleri de yaşıyordu. Yani bu topraklar Bizans'ın elindeyken bile buralarda Türkler vardı. Çepniler Oğuz boyundandı. Çepniler Karadeniz kıyılarının fethinde de mühim roller oynamışlardır.

    Rum tekfurları Osmanlı'ya karşı sürekli kuyu kazıyorlardı. Fatih Sultan Mehmet bunun farkındaydı. Fakat uygun zaman kolluyordu. Trabzon'u fethetmek ve Bizans'ın Anadolu'daki son kalıntılarını temizlemek istiyordu. Osmanlı'da Fatih'ten önce Trabzon'u almaya çalışanlar olmuşsa da muvaffak olamamışlardır. Bizans'ın Osmanlı aleyhtarlığı artınca taarruzdan başka çare kalmamıştır. İkinci Mehmet devletin başına gelince fethedeceği yerlere Trabzon'u da katmış ve bu uğurda gayretlerini artırmıştır. Önce Amasra'yı, sonra Kastamonu ve Sinop'u almıştır. Sıra Trabzon'a gelmiştir. Bununla ilgili olarak veziri Hünkâr Mahmut Paşa'ya şöyle söylemiştir:

    'Mahmut, birkaç niyetim var. Umarım ki Hak Teala ben zayıfa kuvvet verip, anı nasip ede. Evvel biri şol İsfendiyar vilâyetidir ki, Kastamonu ve Sinop ve Koyulhisar'dır. Benim huzurumu bunlar giderir. Ve biri şol Trabzon'u bir cünüb kâfir yiyip yürür. El-hâsıl bunlar benim maksudumdur. Gece ve gündüz hayalimden gitmez.'(Kitab-ı Cihannüma-Neşrî)

    Fatih Trabzon'a varmadan Koyulhisar'ı almış, Erzincan üzerinden Kelkit'e gelmiş, burada ordusunu ikiye ayırarak kendisi doğudan, veziri Mahmut Paşa batıdan Trabzon'a hareket etmiştir. Ordusunu farklı güzergâhlardan Trabzon üzerine salmıştır. Böyle bir planı aklından geçirmeyen Trabzon tekfuru gafil avlanmıştır. Sultan Fatih planını uygularken bu bölgeyi çok iyi tanıyan Çepni Türklerinden faydalanmıştır.

    Trabzon'un fethinin 1461'de gerçekleştiğinde şüphe yoktur. Fakat fetih günü konusunda farklı düşünceler vardır. Pek çok tarihçi fetih gününü zikretmemektedir. Sadece İsmail Hakkı Uzunçarşılı fetih tarihini 26 Ekim 1461 olarak göstermektedir. O da bu hususta W. Miller'i kaynak göstermiştir. Bununla beraber fetih tarihini 15 Ağustos olarak verenler de az değildir. Bu hususta tarihçiler görüş birliğine varamamıştır, bu durum çok da mühim değildir. Mühim olan Trabzon'un İslam beldesi yapılmasıdır.

    Fetihten sonra tekfura ve ailesine zarar verilmemiş, kendileri İstanbul'a gönderilmiştir. Fetihten sonra Trabzon'un yerli ahalisinin ileri gelenleri imparator David ile İstanbul'a götürülmüş, bir kısmı da şehirden kendiliğinden ayrılmıştır. Bu yüzden şehirde pek az nüfus kalmıştır. Fakat hiçbirine baskı ve zulüm yapılmamıştır. Şehirde kalmalarına engel olabilecek bir tutum takınılmamıştır. Bu da Osmanlı'nın hoşgörüsünü ve Müslümanların şefkatini göstermesi açısından mühim bir örnektir. Osmanlıyı ve Müslümanları değerlendirirken insaf ölçülerini kaçıranların bunları dikkate alması makul hareket tarzıdır.

    Fatih Trabzon'un fethini toprak kazanmak, sınırlarını genişletmek gayesiyle düşünmemiş, bir cihat şuuru içerisinde gerçekleştirmiştir. Allah'ın adını cümle âleme duyurmak ve insanlara islamı tebliğ etmek asıl gayesiydi. Onlar İslam için yaşayan ve bu dinin neferi olan mümtaz insanlardı. Trabzon İmparatorunun kızıyla evlenen Uzun Hasan'ın annesi Sara Hatun Fatih'i Trabzon'un fethinden vazgeçirmek için 'Hay oğul! Bir Durabuzun çün bunca bunca zahmatlar çekmek nedür? ' diye sorunca Sultan Fatih ona şu anlamlı cevabı vermiştir: 'Ana! Bu zahmatlar Durabuzun içün değüldür. Bu zahmatlar Din-i İslam yolınadır. Kim ahrette Allah hazretine varıcak hacil olmayavuz deyüdür. Zira kim bizim elümüzde İslam kılıcı vardur. Ve eğer biz bu zahmatı ihtiyar etmesevüz bize gazi demek yalan olur.'

    Trabzon'un o zor günleri çok gerilerde kaldı. Artık ufkumuz karanlık değil. Ufuklarda beliren güneş içimizi ısıtıyor, umutlarımızı filizlendiriyor. Yarına dair endişelerimiz yerini umutlara bırakmış. Bu şehir artık taşıyla toprağıyla Müslüman Türk'ün bir parçası olduğunu haykırıyor. Artık karanlık bulutlar geri dönmemek üzere kayboldu göğümüzden...

    Trabzon'umuzun fethinden bugüne 445 yıl geçti. Bir ara Rus işgali yaşandıysa da bu esaret kısa süreli oldu. O gün bugündür bu topraklar Türk-İslam kültürünün bayraktarlığını yapıyor. Trabzon bizimdir ve ilelebet bizim kalacaktır. Bu şehir bizim varlık sebebimizdir. Onu koruyup kollamak her Trabzonlunun asil vazifesidir. Fethin 545. yıldönümü kutlu olsun.

  • Kenan Alpogan
    Kenan Alpogan 13.10.2006 - 02:44

    Yeşilliği ve doğası harika..Ancak insanları çok ilkel ve kaba..Biraz medeniyet öğrenseler daha iyi olacak Trabzon şehri için..

  • Hakan Tutkun
    Hakan Tutkun 22.09.2006 - 13:23

    bence trabzon dunyanın cennet koselerınden bırtanesı, doganın ta kendısı, yasamın ta kendısı...... vs

  • Gökhan Aydın
    Gökhan Aydın 15.09.2006 - 05:45

    yeşilinden başka hiç bişey yok il demeye kırk şahit lazım..resmen köy..

  • Sevgi Polat
    Sevgi Polat 22.07.2006 - 00:32

    trabzonlu bi eşim olsun isterdim sanırsam...

  • Sevgi Polat
    Sevgi Polat 22.07.2006 - 00:31

    biri beni trabzona götürsüüüünnn! ! ! tam da mevsimi yaa... belki yemek kültürü uymıycak ama olsuuunnn...

  • Duygu Evcan
    Duygu Evcan 08.03.2006 - 23:27

    karadeniz denince akla gelen yer. tüm güzellikleriyle. gezilmeye deger. eşsiz bir sanateseri gibi dagın kayalarına işlenmiş sümela manastırı ve muhtesem yesilliği. esrarengiz havası hele içine çizilmiş resimler birçok şeyin anlatımı. uzun gölün harikulade görünümü.ayasofya müzesi, ülkenin atası atatürke hitaben hediye edilmiş atatürk köşkü. şehirin kuşbakışı görünümü boztepe,yaylaları. sera gölü. sahil yolu ve parklar.yaz kış tıklım tıklım dolu uzun sokagı, cevre illeri kıskandıran limanı, üniversitesi(KTÜ) , tıp fakültesi farabi hastanesi. her nekadar birçok haksızlığa uğrasada istanbultakımlarının ne olursa olsun korkulu rüyası TRABZONSPORU.. ALLAHA şükürler olsun nerde var bukadar güzellik. benim memleketim bir başka...

  • Melek Suje
    Melek Suje 19.01.2006 - 17:12

    Canim memleketim.. cok özledim herseyinii... tasini topragini havasini suyunu.. findigini kuymagini peynirini cayini.. deniziniii ooo saymakla bitmeskii...

    görmeyenler görsun bilmeyenler bilsin kardesimm :))

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire 24.10.2005 - 17:48

    bekledik haberlerini.. :)

  • Feyza Ayyıldız
    Feyza Ayyıldız 17.10.2005 - 19:40

    Karadeniz'in en güzel çiçeği... Dalgasıyla insanıyla bir tane, nar tane... Özlenenlerin, beleyenlerin şehri...Canım cananım...Şehrim şehrim...

  • Neval Yakupoğlu
    Neval Yakupoğlu 17.10.2005 - 19:07

    benim canım mermleketim

  • Zeynel Celik
    Zeynel Celik 17.10.2005 - 18:41

    Güzel bir şehirdir Trabzon. Uzun yıllar önce gitmiştim oraya. Trabzon halkının çoğu, Türk kökenli değildir. Lazdır. Buna rağmen, Türkçülük konusunda çok şovendir Trabzon halkının büyük bir kısmı. Milliyetçilik konusunda araştırma yapanlara göre, milliyetçilik özellikle sınır bölgelerinde daha koyu yaşanabiliyor. Trabzon'da tutuklu ailelerle dayanışma amacıyla yapılan bir kaç basın açıklamasının, linç etme girişimlerine dönüşmesi, Trabzon halkındaki şoven duyguların ne kadar gelişkin olduğunun göstergesi oluyor. Sanki bu tür girişimlerde bulunarak, Laz olanlar Türk olacaklarını düşünmektedirler. (Bunları yazarken aklıma bir de Mustafa Suphi ve arkadaşları geliyor) . Özetle, Trabzon denilince, acı dolu bir kent geliyor aklıma.

  • Sim
    Sim 17.10.2005 - 15:44

    memleketim...

  • Zeki Gürsoy
    Zeki Gürsoy 17.10.2005 - 14:47

    trabzon m.ö yıllarda komenon krallığının merkezi...ve o tarihten bu zamana değin hep büyük bir merkez olma özelliğini korumuş bi şehir...Fatih Sultan Mehmetin bile, Trabzonu almadan İstanbulun fethinin bi anlamı yok demesi çok şeyi değiştirir..Anabasisten Atatürke Seyahatnamelerle Trabzon diye bi kitap var..kesinlikle tavsiye edeim...bu zamana kadar -ki çok eski tarihleren bahsediyorum- Trabzonu ziyeret etmiş bütün devlet adamaları ve seyyahların ve en sonda M.Kemal Atatürk'ün Trabzon hakkındaki düşünceleri var..

  • Yağmur
    Yağmur 17.10.2005 - 10:31

    memleketim diye söylemıyorum,müthiş bi güzelligi var,dogasıyla,deniziyle,havasıyla muhtesem bir yer..trabzonsuz ve trabzonsporsuz :) yapamam.(bu ara trabzonspr dökülüyo çaktırmayın ;) ama gercek taraftar iyi günde de kötü gündede takımının yanındadır.)

  • Halime Kara
    Halime Kara 17.10.2005 - 01:02

    oy da oyyy...

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 30.08.2005 - 10:22

    küçüklüğümün cici hatırası :)

  • Neval Yakupoğlu
    Neval Yakupoğlu 18.08.2005 - 13:52

    sevdiklerimi içinde barındıran en güzel şehir

  • Kenan Alpogan
    Kenan Alpogan 31.07.2005 - 05:41

    Trabzon güzel bir şehir ama Mayıs ayında TAYAD'lılara yapılan düşüncesizce bir eylemdi...Ortada o kadar büyütülecek bir durum yoktu..Adamlar sadece cezaevlerindeki koşulları protesto için oradaydılar..ve PKK bayrağı falan da asmadılar..Densizin birinin uydurduğu bir saçmalık yüzünden az daha canlarından olacaklardı...Orada yapılması planlanan çok daha korkunç bir olay vardı..O gün orada TAYAD'lıları bildiri dağıtmaları için oraya gönderenlerle, TAYAD'lılar için 'PKK bayrağı astı' söylentileri çıkaran kişiler aynı kişilerdi! ! amaç ortalığı karıştırıp kargaşa yaratmaktı..ve bu kargaşadan istifade korkunç bir eylemi gerçekleştirmekti..ama bazı şeyler ters gidince olmadı...