Akıntıya sağlam tutun,
belki yükseleceksin göğe.
Sorunları boş ver,
büyüyeceksin yine de.
Ben küçük bir kızım,
isteğimin doğrultusunu eğip büktüm.
Kaç yaşındayım?
Kaç yaşında evden kaçtım?
Biriktirdiğim taşlardan yol,
akıttığım yaşlardan bulut,
sevdiğim insanlardan müze yarattım.
Temmuz sıcağı bastırdı,
eylüle kadar yandım.
Sonra kurumaya,
hayatı yaşamaya başladım.
Kaç yaşındayım?
Kendime sarıldım.
Ben kaç yaşındayım?
İnsanlar büyüdüğümü söylüyor hep bir ağızdan.
Hiçbir sıfata tahammülüm kalmadı.
Yetişemiyorum zehirlerine,
yetemiyorum hiç sözlerine.
Birini tamamladım,
ikisini göremedim.
Üçünde büyüdüm,
şimdi dört kolla yaşama sarıldım.
Kim bu hep bizden daha büyük olan insanlar?
Kim bu hep bize öğüt sağlayanlar?
Kaç yaşına gelirsem geleyim,
bize hep başkasını anlatırlar.
Yaşamak,
yaşam ve neşe,
umut,
direnç.
Yüzüme baktığımda içimde dönen dolaplar,
ardıma baktığımda kaybolan insanlar.
Yüreğimde tek bir nefes taşıyorum;
o da bitmeyen temmuzlar.
İnsan iyi ki doğar mı,
ya da iyi mi ölür?
Mutlu mu, yoksa
tamamlanmamış mı?
Doğum ve ölüm
birbirini çevreliyor.
Ben iyi ki doğdum
ve bir gün
mutlu öleceğim.
O gün yanımda
bütün yaşlarımı götüreceğim:
1,
2,
3
ve
24.
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 00:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!