Kültür Sanat Edebiyat Şiir

nato sizce ne demek, nato size neyi çağrıştırıyor?

nato terimi Nihal Özkale tarafından 04.04.2004 tarihinde eklendi

  • Hicran Hep Hicran
    Hicran Hep Hicran 04.05.2017 - 14:53

    Güçlüler kulübü.Fakat iskaladıkları ise tek güçlünün Allah olduğu.

  • Melih Genceli
    Melih Genceli 31.03.2011 - 10:38

    Kanımca; Güçlü olanın yanında olan; güçsüzü bir kaşık suda boğan Uluslararası bir kuruluş türüdür.

    Kağıt üzerinde ise; Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü anlamına gelen; İngilizce orjinali: ' North Athlantic Traty Organization ' olarak yazılan, İngilizce aslındaki sözcüklerin kısaltılmış şeklidir.

    Ayrıca açıklayacak olursak;

    Bu örgütü kuran devletler: Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Fransa, İngiltere, İzlanda, Hollanda, Belçika, İtalya, Danimarka, Norveç ve Portekiz'dir.Daha sonra NATO’ya 1952 yılında Türkiye, 1954 yılında Yunanistan, 1982 yılında da Batı Almanya ve İspanya katılmıştır. Bugün NATO’ya üye 16 ülke vardır.

    Üye ülkeler tarafından savunma amacı ile kurulmuş olan bir örgüttür.
    Üye devletlerden birinin saldırıya uğraması durumunda, diğerleri saldırgan ülkeye karşı işbirliği içinde savaşmayı kabul etmişlerdir.
    Üye devletler birbirlerini korur ve kollarlar.Bu amaçla işbirliği yaparlar.

    NATO’nun amacı; barış düzenini uluslararası güvenliği, sosyal gelişmeyi, üye ulusların özgürlüğünü korumak olarak özetlenebilir. NATO amacına ulaşmak için çalışmalarını belli bir düzen içinde yürütür.

  • İlke Ekizce
    İlke Ekizce 25.03.2010 - 22:29

    dünyanın en tehlikeli ve organize terör örgütü...Üstelik fenaaa halde legal....

  • Özgür Duran
    Özgür Duran 07.08.2009 - 15:10

    Amerika' nın yönetimindeki ordular sürüsü olarak tanımlayabiliriz.

  • Şule Elin
    Şule Elin 06.08.2009 - 23:32

    nato kısaca savaş meraklıları olan ülkelerin daha çok insan öldürmek için aralarda birbirlerine yardım ettikleri gereksiz bir ittifak..

  • Tugrul Diri
    Tugrul Diri 19.06.2009 - 21:54

    dünya halklarına kurulmuş tuzaklardan bir tanesi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 07.06.2009 - 01:07

    Azgelişmiş ülke milliyetçiliğinin en aşağılık yazgısı emperyalist bir güce bağımlılık duymasıdır ve bu onoun aynı zamanda varlık koşuludur.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 06.06.2009 - 11:45

    Kapitalizmin dünyada elinin değmediği hiçbir yer kalmaması için yarattığı I.M.F, D.Ç.Ö gibi kurumlardan biri olan NATO'da, silah yada uyuşturucu tüccarlarından, salgın hastalıkların çıkmasını dört gözle bekleyen ilaç şirketlerine,savaşlarda yıkılan binaların yenilerini yapmak için savaş duasına çıkan inşaat sektoründen, herkesin ğözünü oymaya hazır borsacılara kadar,kısaca sermayeyi elinde tutan bir örgüttür
    4 Nisan 1949'da Komünizme karşı kurulmuştur.

  • Serkan Şengül
    Serkan Şengül 27.05.2009 - 11:09

    nato amerikan ordusu demektir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 20.05.2009 - 13:47

    NATO üyesi bir ülkeyiz yıllardır istediği yerde askerlerimizi ölüme göndeririz.
    Ve sorarsanız biz bağımsız bir ülkeyiz?
    ABD'nin,
    AB'nin,
    IMF'nin kıskacındayız.
    Ve sorarsanız biz bağımsız bir ülkeyiz?

  • Serkan Şengül
    Serkan Şengül 18.05.2009 - 18:33

    kuzey korede askerlerimiz nato ya bağlı olduğumuz için öldü..

  • Gökhan Sönmez
    Gökhan Sönmez 14.05.2009 - 00:28

    komünizme karşı kurulan uluslar arası bir terör örgütü. (gladio,kılınç, schwert.vs.)

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 12.05.2009 - 11:06

    Bu güne kadar hangi aklı selim bir insan NATO lehine bir kelime etmiştir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 12.05.2009 - 11:05

    NATO bu güne kadar, Türk askerini ölüme göndermek dışında bu ülkeye ne yarar sağlamıştır.
    NATO dan emir alanlar ne kadar TÜRK tür.

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 11.05.2009 - 19:48

    Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra kimlik bunalımına girmiş bir örgüt..

  • Bahadır Ay
    Bahadır Ay 08.05.2009 - 14:54

    NATOya HAYIRR

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 04.05.2009 - 21:10

    Bir zamanlar,Nato'yu baştacı yapanların bugün Nato'yu eleştirmelerine ne demeli?

  • Eren Erensoy
    Eren Erensoy 04.05.2009 - 21:09

    ABD ye
    nato ya
    HAYIRRRRRRRRRR

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 04.05.2009 - 20:57

    Komünizme karşı,Türkiye'ye uzatılan güvenlik gerekçeli bir havuçtur.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 16.04.2009 - 20:51

    NATO bu güne kadar, Türk askerini ölüme göndermek dışında bu ülkeye ne yarar sağlamıştır.
    NATO dan emir alanlar ne kadar TÜRK tür.

  • Nizami Alem
    Nizami Alem 10.04.2009 - 15:44

    North Atlantic Treaty Organization......

    Müslüman ülkelerinin sorunlarindan kacanlar.. daha dogrusu görmemezlikten gelenler..

  • Hakan Uzun
    Hakan Uzun 08.04.2009 - 15:51

    NATO; Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü anlamına gelen North Athlantic Traty Organization olarak yazılan İngilizce aslındaki sözcüklerin kısaltılmış şeklidir. Uluslararasında sık kullanılan bu kısaltılmış biçim artık bir kısaltma olmaktan çıkmış, kendine özgün anlamı olan bir sözcük gibi kullanılmaya başlanmıştır.
    NATO, uluslararası bir kuruluştur. Birleşmiş Milletler Örgütü'ne üye bazı uluslar 1949 yılında kendi aralarında yeni bir birleşme ve dayanışma örgütü kurdular. Bu örgütü Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Fransa, İngiltere, İzlanda, Hollanda, Belçika, İtalya, Danimarka, Norveç ve Portekiz kurdu. Daha sonra NATO'ya 1952 yılında Türkiye, 1954 yılında Yunanistan, 1982 yılında da Batı Almanya ve ispanya katıldı. Bugün NATO'ya üye 16 ülke vardır.
    NATO, üye ülkeler tarafından savunma amacı ile kurulmuş olan bir örgüttür. Üye devletlerin birinin saldırıya uğraması durumunda öbürleri saldırgan ülkeye karşı işbirliği içinde savaşmayı kabul etmişlerdir. Üye devletler birbirlerini korur ve kollarlar. Bu amaçla işbirliği yaparlar. NATO'nun amacı; barış düzenini uluslararası güvenliği, sosyal gelişmeyi, üye ulusların özgürlüğünü korumak olarak özetlenebilir. NATO amacına ulaşmak için çalışmalarını belli bir düzen içinde yürütür. NATO'nun çalışma organları ve görevleri şunlardır:
    NATO Konseyi: Üye ülkelerin sürekli temsilcilerinden ya da dışişleri bakanlarından oluşur. NATO Genel Sekreterinin başkanlık ettiği bu toplantı­larda ekonomik, askeri, siyasal, kültürel konular görüşülür.
    Sekreterya: Genel Sekreter ve yardımcılarından oluşur. Görevi NATO'nun günlük işlerini yürütmektir.
    Askeri Komite: NATO'ya üye ülkelerin genel kurmay başkanlarından oluşur. Askeri Komite NATO Konseyine bağlıdır. Askeri bakımdan en yüksek kuruldur. Bu kurulda savunma sorunları görüşülür. Komite içinde Daimi Grup adı ile anılan üçlü bir grup vardır. Bu grup yürütme organı işle­vini görür. Görevi NATO Komutanlarına gerektiğinde emir vermektir.
    NATO'nun dört büyük komutanlığı vardır. Bunlar:
    * Avrupa Yüksek Komutanlığı,
    * Atlantik Yüksek Komutanlığı,
    * Manş Komitesi Komutanlığı,
    * Amerika, Kanada Bölgesi Komutanlığıdır.
    Her yıl 4 Nisan, NATO Günü olarak üye ülkelerde kutlanır. NATO Gününde, NATO'nun kuruluşu, organları, amacı ve çalışmaları anlatılır.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.04.2009 - 14:00

    Bu gün 4 Nisan NATO uun kuruluş yıl dönümü

    Nato; Kuzey Atlantik Savunma Paktı olarak komünizm tehlikesine karşı kurulmuştur, bu doğruudur.
    Ama, bugün NATO’nun varlığı fazla bir şey ifade etmiyor,
    zaten işlevini yitirmiş durumdadır,
    taraflıdır,
    bir hırıstiyan paktına dönüşmüştür,
    Müslüman ülkerle ilgili kılını kıpırdatmazken,
    istediği zaman istediği yere müdahale edebilmektedir.
    Onun için NATO'ya HAYIR

  • İbrahim Özev
    İbrahim Özev 02.04.2009 - 18:03

    hiristiyanların kurduğu natoya hayır.müslümanların kuracağı nartoya evet.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 02.04.2009 - 17:32

    NATO'nun işgalci ABD ve onun yandaşı İsrail'e herhangi bir yaptırı uyguladığını gören var mı?
    Bırakalım yaptırımı usulende olsun bu işgalleri sözdede olsa kınama var mı?

    NATO gereksizdir..
    Acilen NATO'dan çıkılmalı, ülke menfaatleri için yeni oluşumlara açık olunmalıdır.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 02.04.2009 - 09:13

    Nato; Kuzey Atlantik Savunma Paktı olarak komünizm tehlikesine karşı kurulmuştur, bu doğruudur.
    Ama, bugün NATO’nun varlığı fazla bir şey ifade etmiyor,
    zaten işlevini yitirmiş durumdadır,
    taraflıdır,
    bir hırıstiyan paktına dönüşmüştür,
    Müslüman ülkerle ilgili kılını kıpırdatmazken,
    istediği zaman istediği yere müdahale edebilmektedir.
    Onun için NATO'ya HAYIR

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 02.04.2009 - 09:13

    Nato; Kuzey Atlantik Savunma Paktı olarak komünizm tehlikesine karşı kurulmuştur, bu doğruudur.
    Ama, bugün NATO’nun varlığı fazla bir şey ifade etmiyor,
    zaten işlevini yitirmiş durumdadır,
    taraflıdır,
    bir hırıstiyan paktına dönüşmüştür,
    Müslüman ülkerle ilgili kılını kıpırdatmazken,
    istediği zaman istediği yere müdahale edebilmektedir.
    Onun için NATO'ya HAYIR

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan 04.04.2008 - 19:41

    Ne isterse Alıyor,Talebiniz olduğunda, O yok.

  • Yunus Onurlu
    Yunus Onurlu 12.02.2008 - 11:10

    Ne Bosnalılar, ne de Lübnanlılar kaçmadılar ve Nato'ya gel demediler. Bosnalı müslümanların elindeki silahları kim topladı savaş öncesinde? Birleşmiş Milletler! Ondan sonra da Sırplara teslim ettiler savunmasız Boşnakları! Buna rağmen sonuna kadar direndi Boşnaklar ve tam savaşın galibi olacak duruma geldiklerinde de Nato müdahale etti ve kahramanlık(!) gösterdi! Aliya İzzetbegoviç'in mücadelesinden veya Lübnan'daki Hizbullah'ın şanlı direnişinden haberi olmayanlar lütfen burada yorum yazmasınlar!

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 08.04.2007 - 14:23

    NATO’NUN İŞLEV(SİZLİĞ) İ

    M.NİHAT MALKOÇ


    Günümüzde dünya devletlerinin en büyük yatırım alanları güvenlik ağırlıklıdır. Büyük devletlere baktığımızda bu alana çok büyük paralar yatırdıklarını görüyoruz. Başta ABD olmak üzere, Avrupa ülkeleri ve Çin, güvenliğe bütçelerinden çok büyük paylar ayırıyorlar.

    Dünyada güvenlik deyince NATO akla gelmektedir. Yani bu teşkilat savunma amaçlı bir kuruluştur. NATO’ya üye olan ülkelere saldırı olduğunda bu kurumun üyeleri ortak hareket ederek saldırıyı etkisiz kılarlar. “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü” anlamına gelen “North Athlantic Traty Organization” olarak yazılan İngilizce aslındaki sözcüklerin kısaltılmış şeklidir. Türkçesi “Kuzey Atlantik Paktı” olarak da ifade edilebilir.

    Kuzey Atlantik İttifakı’nın kuruluşuna ilişkin antlaşma, 12 ülkenin katılımıyla 4 Nisan 1949’da Washington’da imzalanmıştır. “Washington Antlaşması” olarak da anılan antlaşma, bütün imzacı devletlerin onayları alındıktan sonra 24 Ağustos 1949’da yürürlüğe girmiştir. Antlaşmayı imzalayan 12 ülke şunlardır: ABD, Kanada, Norveç, Danimarka, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İngiltere, Fransa, Portekiz, İzlanda, İtalya. Burada da görüldüğü gibi Türkiye bu teşkilatın kuruluşunda yoktur.

    Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya katılımına ilişkin Kuzey Atlantik Antlaşması Protokolü, 22 Ekim 1951’de Londra’da imzalanmıştır. Türkiye, Kuzey Atlantik Antlaşması’nı 18 Şubat 1952’de onaylayarak (5886 sayılı yasa) NATO’ya üye olmuştur. Yunanistan da aynı tarihte Antlaşmayı onaylamıştır. NATO’nun üye sayısı, Almanya, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya’nın katılımıyla 19 olmuştur.

    21–22 Kasım 2002 tarihlerinde gerçekleştirilen NATO’nun Prag Zirvesinde, Soğuk Savaş sonrası ikinci genişleme kararı alınmış, bu doğrultuda Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya, İttifak ile katılım müzakerelerine başlamaya davet edilmiştir. Bu ülkelerle katılım müzakereleri sonucunda hazırlanan Katılım Protokolleri 26 Mart 2003’te Brüksel’de imzalanmıştır. Eski Doğu bloku ülkesi Romanya, Bulgaristan, Slovakya, Slovenya, Litvanya, Letonya ve Estonya, 29 Mart 2004’te ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen törenle NATO’ya resmen üye olmuşlardır. Böylece NATO, tarihinin en geniş kapsamlı ve önemli genişlemesini gerçekleştirmiştir. NATO’nun üye sayısı, son yedi ülkenin katılımıyla 26’ya ulaşmıştır. Bunların yanında Fransa İttifak üyesi olmakla birlikte bütünleşmiş askeri yapıya dâhil değildir.

    SSCB dağılmadan evvel, Doğu bloku içinde yer alan ülkeler Varşova Paktı’na da doğal üyeydiler. Bilindiği gibi NATO, Varşova Paktı’na karşı askeri güvenlik ve savunma teşkilatı olarak kurulmuştur. O zamanlar iki kutuplu bir dünya vardı. Kutuplardan birisinde Varşova Paktı, öbüründe ise NATO yer alıyordu. Fakat SSCB’nin dağılmasıyla Varşova Paktı da tarih oldu. Bu sefer NATO tek kanat olarak kaldı. Hatta bazı eski Varşova Paktı üyesi ülkeler NATO’da yerini aldı. Tabir caizse eski düşmanlar aynı safta, aynı gayede buluştular.

    Önceleri komünizm tehlikesine karşı kurulan NATO, bu tehlikenin ortadan kalkmasından sonra kendini lağvetmedi. Hatta geçmişle kıyaslanamayacak derecede genişledi. Rakipsizlik, bu teşkilatı daha da büyüttü. Fakat etkinliğini o derece artıramadı.

    Aslında bugün NATO’nun varlığı fazla bir şey ifade etmiyor. Çünkü bu birliğin düşman olarak gördüğü blok artık yok ortada. Hatta düşman olarak görülen bazı ülkeler şu anda söz konusu askeri savunma teşkilatının içinde yer almaktadırlar. Bir zamanlar ABD Savunma Eski Bakanı Rumsfeld’in ifade ettiği gibi “NATO, savunmaya yönelik bir güç olmaktan çıkıp, kriz bölgelerine müdahale edecek bir saldırı gücüne dönüşmelidir.” Bu kuruluş barışçı bir anlayışla mazlumun yanında yer almalıdır. Haksız olan ülkelere karşı sert ve kararlı durmalıdır. Fakat NATO’nun başı(bir anlamda patronu) olan ve dünyanın jandarmalığına soyunan ABD, zalimce politikalar yürüterek petrol ve diğer yeraltı kaynaklarına sahip ülkelere küstahça saldırınca NATO’ya üye diğer ülkeler her nedense ya ABD’nin şer politikalarını açıkça desteklemekte ya da suspus olmaktadırlar. Bu demektir ki NATO; ABD’nin arka bahçesidir. ABD bu uluslararası kuruluşu çıkarları doğrultusunda istediği gibi yönlendirmektedir. Bunu Bosna-Hersek’te Filistin’de ve Lübnan’da açıkça gördük; Irak’ta da görüyoruz. NATO Irak’ta ABD’nin bir anlamda taşeronluğunu yapmaktadır; bütün kararlarını ABD’nin menfaatleri doğrultusunda almaktadır.

    Kuzey Atlantik Antlaşması’nın birinci maddesinde “Taraflar, BM Yasası’nda ortaya konduğu üzere, karışmış olabilecekleri herhangi bir uluslararası anlaşmazlığı, uluslararası barış ve güvenlik ve adaleti tehlikeye sokmadan barışçıl yollarla çözmeyi ve uluslararası ilişkilerinde BM’nin amaçlarına aykırı olacak şekilde güç kullanımı ya da tehdidinden sakınmayı taahhüt etmektedirler.” yazmasına rağmen bugüne kadar buna uyulmamıştır.

    Kimse kimseyi kandırmasın… Bu teşkilattaki çifte standartlar her geçen gün artmaktadır. NATO günümüzde mazlumlara karşı balyoz, zalimlere karşıysa kalkan görevi görmektedir. NATO artık ABD çıkarlarına hizmet eden bir tabela teşkilatı olmaktan öte bir şey ifade etmemektedir. Türkiye’nin NATO üyeliği bize hiçbir şey kazandırmamıştır, aksine zarar vermiştir. Türkmenistan bile NATO’ya üye olmayıp dünyada az sayıda tarafsız kalan ülkelerden biri olurken, bizler nedense NATO’nun şemsiyesi altında kalmayı yeğlemişiz.

  • Ali Zor
    Ali Zor 20.03.2007 - 11:36

    birleşmiş milletlerin amacı,konusu,kurulma sebebi,kurucular,üyeler kimlerdir

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe 20.07.2006 - 21:28

    Nato; Kuzey Atlantik Savunma Paktı olarak KOMÜNİZM tehlikesine karşı kurulmuş bir askerî teşkilâttır..Bosna katliamı Nato'nun iştigâl sahasına değil...Birleşmiş Milletlerin iştigâl konusuna girer...Eveeet! Şimdi kim Nato kafa Nato mermer? ..Ayrıca ne Lübnanlılar kaçmalı...ne de Bosnalılar kaçmalıydı...Öyle de ölüm böyle de ölüm! ..O halde ya İstiklâl ya Ölüm...Ama nerdeee? ..Tabana kuvvet...sonra da aman Nato...aman B.M. ha? ..

  • Yok
    Yok 11.06.2006 - 14:28

    izmirdeki nato binasının önünden geçtim bi çok kez içerde ne olduğunu inanaılmaz merak ediyorum devasa bi alan ve neredeyse hiç bi yeri görünmüyo...ilginç

  • Çagdaş Türkiye
    Çagdaş Türkiye 05.06.2006 - 15:48

    NATO, soğuk savaş döneminde kurulan bir askeri ittifak olarak kuruluş dönemindeki potansiyel düşmanlarını yitirmiş durumda. Varlığını sürdürmesi için kendisine yeni bir amaç edinmesi gerekiyor. Bu SSCB'nin dağılmasından yana süren bir tartışma. ABD, 'terörle savaş' başlığı altında, 20. yüzyıl başından 2. Dünya Savaşı sonrasına kadar süren bir dönemde çizilen dünya haritasını değiştirmeye soyunduğundan bu yana, politik denetimini elinde tuttuğu NATO'ya yeni bir kıyafet biçmeye çalışıyor. Daha doğrusu bunu aleni olarak yeni yeni telaffuz etmeye başladı. Geçtiğimiz ay Varşova'da yapılan NATO toplantısında ABD Savunma Bakanı Rumsfeld ağzındaki baklayı nihayet çıkardı: 'NATO, savunmaya yönelik bir güç olmaktan çıksın, kriz bölgelerine müdahale edecek bir saldırı gücüne dönüşsün.'

  • Meryem Türkeri
    Meryem Türkeri 19.05.2006 - 11:39

    19 uye ulkesi vardir:
    amerika birlesik devletleri
    kanada
    ingiltere
    fransa
    ispanya
    portekiz
    italya
    almanya
    hollanda
    belcika
    luksemburg
    polonya
    izlanda
    norvec
    turkiye
    macaristan
    cek cumhuriyeti
    yunanistan
    danimarka

  • Ali
    Ali 18.05.2006 - 00:54

    e

  • Gönül Bahçemsin
    Gönül Bahçemsin 30.04.2006 - 14:23

    şarkısını dinledimde bağırmaktan başka bişey yok

  • Nerminözdemir
    Nerminözdemir 03.04.2006 - 15:34

    kuzey atlantik savunma paktı.emperyalistlerin oyunlarından biri.hepsi kahrolsun.

  • Ney
    Ney 28.03.2006 - 20:27

    chorjavon parçasıyla listeleri zolayan şarkıcı...

  • Merve Çifcibaşı
    Merve Çifcibaşı 24.02.2006 - 10:58

    gercek adı bılınmeyen tacıkce sarkı soyleyen bır hanım.klıbı olduca hos,gızlıden gondermeler yapılıyo goruntulerde.ayrıca goruntulerdekı cocukların,bedenlerınden agır sılahları tuttukları sahneler tam olarak olayı anlatmıs.her nekadar sarkıyı dınlerken sozlerını anlamasakta,o esrarengız ses,sızın sarkıyı analız etmenıze yardımcı oluyo.kara pecesının üstündekı o guzel gozlerın yorgunluguda herkes tarafından konusuluyo.duyduguma gore kendısıde aranıyomus...

  • Yusuf Kurt
    Yusuf Kurt 10.12.2005 - 00:00

    nato bazi emperyalist ülkelerin kendi cikarlarini kuramak icin kurulan bir komik bir kurulusdur.nato bana ödleklerin korkakligini cagristiriyor

  • Ekim Adalı
    Ekim Adalı 22.10.2005 - 19:37

    dünya halklarının düşmanı..eli kanlı bir terör örgütü....natoya karşı çıkmak insanlığı savunmaktır

  • Selçuk Koçoğlu
    Selçuk Koçoğlu 08.09.2005 - 18:08

    emperyalizm

  • Şule Yılmaz
    Şule Yılmaz 25.08.2005 - 19:00

    Kuzey Atlantik Paktı

  • Mustafa Timur
    Mustafa Timur 07.06.2005 - 14:40

    mermerle olan alakasını çocukluktan beri sorguladığım :)

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 20.05.2005 - 15:10

    tüm hikaye korede başladı...

  • Düşük Bütçeli Dev Prodüksüyonlar
    Düşük Bütçeli Dev Prodüksüyonlar 12.04.2005 - 22:42

    N e A rıyonuz T epesinde O rtadoğunun..
    N iye A rzın T emelini O yuyonuz..

  • Burcu Akçay
    Burcu Akçay 20.03.2005 - 13:20

    NATO DENİNCE AKLIMA ABD NİN IRAK VAHŞETİNDEN BAŞKA BİRŞEY GELMİYOR.HERZAMAN HERŞEYE MÜDAHALE EDEN NATO ŞİMDİ NERDE? NATO ABD NİN EMPERYALİST AMACINI GERCEKLEŞTİRMEK İÇİN KULLANDIĞI YOLLARDAN YALNIZCA BİRİ.NATONUN İLK ZAMANLAR SSCB KARŞI OLAN Bİ AMACI VARDI PEKİ ŞİMDİKİ AMACI NE? DEMOKRASİ YAYMAK ADI ALTINDA ÜLKELERİ SÖMÜRMEKMİ TABİKİ BASKA NE GİBİ BİR AMACI OLABİLİRKİ I THİNK NATO İS UNNECESSARY

  • F
    F 19.08.2004 - 12:32

    'NATO'ya hayır'?

    NATO zirvesinin, dahası bu zirvenin İstanbul'da toplanmasının anlam ve mahiyetini tartışmakta tabii ki fayda var, önümüzdeki on yıllara ilişkin hesap kitap üzerine kafa yormak, yormamaktan iyidir. Ama tamamen bu hesap kitaba gömülüp, kendimizden geçmenin, strateji uzmanı/robotu haline gelmekten başka anlamı yok. Dahası 'Hayır! ' demekle de iş bitmiyor.
    Dünyayı bir iktidar satrancı tahtası olarak kavrayıp kabullenmek, kendini iyi santranç oyuncusu veya yorumcusu olmaya vermek de bir yol. Borsada/piyasada santranç oynayan babasına tepki olarak, kendini gitar çalmaya veren isyancı ergen gibi davranmak da bir yol. Ama, gitarının parasını babasından istediği sürece ergen çocuğun yolu hep babası ile çakışmak zorunda.
    Amacım, 'NATO'ya hayır! ' kampanyalarını karalamak değil, dayatılan her şeye 'hayır' diyerek işe başlamakta yarar var. Ama her şeye 'Hayır' deyip, geçiştirmemek koşuluyla. Aksi takdirde devran dönüyor, hayır diyenler, gün geliyor ya yorgun muhalif ya da bir ihtimal başbakan oluyor. Bakın, Tayyip Erdoğan bu istikamette, 'Bir zamanlar biz de hayır dedik, o devirler geçti' türünden bir açıklama yaptı. Neye, niçin hayır dediğini o zamanlar biliyor muydu veya nasıl biliyordu, şimdi neye evet dediğini biliyor mu ayrı konu. Önemli olan, sonuçta, başbakan, olmadı bakan, olmadı hali vakti yerinde muhterem vatandaş olmaksa, aslında bunların önemi yok. Hayatın size biçtiği rol olarak bellediğinizi yapar, yolunuza devam edersiniz. Öğrenciyken protestocu, yetişkinken konumunuza göre şu veya bu konuda işbirlikçi olup iş tutarsınız, her iki durumda da dünyayı bulunduğunuz yerden görüp, onun doğru olduğuna inanırsınız. Hayatın seyri içinde 'konu mankeni' olanlar için hikâye hep aynı, bazısı top model olur, bazısı tanıtım figüranı o başka.
    Aslında hiçbir şeyin devri geçmedi, hatta gelmedi. Dünya hâlâ ateşten bir küre, biz bu kafayı değiştirmediğimiz sürecede öyle kalacak. İşgal de, haksızlık da, işkence de olacak, bunları idare edenler NATO gibi zirveler de yapacaklar, saygıyla da karşılanacaklar. 'Olmasın' demekle, 'Hayır',
    'Benim adıma yapmayın' demekle olmuyor. Bu işlerin failleri, Bush'dan, neocon'lardan ibaret değil, dünyanın yarısından çoğu sefalet içinde yaşarken, işleri tıkırında giden, dahası bundan hiç rahatsızlık duymayan herkes, hiç tereddüt etneden, listeye kendi adını da yazsın. İnsanın yeryüzündeki macerası başlayalı bunca zaman oldu, kendi kör nefsimizden öte köy bulamadık, kuramadık.
    Sol siyaset diye bir şeyler varken hiç olmazsa, ciddi bir itirazın sesi çıkıyordu, şimdi o ses de duyulmayacak kadar kısıldı. Sesi kısıldı, çünkü her şeyden önce, başka bir dünyanın mümkün olduğuna dair inanç kayboldu, aslında dünyanın büyüsünü kaybetmesinin nedeni de bu. Neye inanıyoruz da neye 'Hayır', 'Olmaz' diyoruz? İşgalciyle, işkenceciyle temelde aynı şeylere inanarak, bunlara karşı gelmenin yolu yok.
    Bakın, daha geçenlerde, gazetelerde, ülkesinde insanların açlıktan sokakalarda öldüğü Hindistan'dan bir çelik kralının, kızına trilyonlarca lira harcayarak yaptığı düğünün haberi vardı. Böyle bir şeyin doğal karşılandığı bir dünyada, binlerce insanın canı bir petrol kuyusundan daha değerli olacak, çaresi yok! 'Dünyanın düzeni bu', deyip geçemeyiz, dünyanın düzeninden biz sorumluyuz, 'Hayır' diye bağırıp çağırmakla geçiştirilemeyecek bir sorumluluk bu. Ya insan olmanın hakkını vermek için zor olanı seçeceğiz, 'hayır'ları çoğaltacağız ya da öyle veya böyle konu mankeni olarak yolumuza devam edeceğiz. Seçim bizim.

    Nuray Mert - 29/06/2004 - Radikal

  • F
    F 16.07.2004 - 12:47

    Nato Zirvesi süresince
    Türk Boğazlarından tehlikeli madde taşıyan gemilerin geçişi yasaklandı.
    Demek ki; zirveye katılanların yaşamları ciddi tehdit altında!
    PEKİ, İSTANBUL’DAKİ
    MİLYONLARCA İNSANIN YAŞAM HAKKI,
    NATO ZİRVESİNE KATILANLARLA
    “EŞ DEĞİL Mİ? ”
    Bir daha soralım;
    ONLARIN CANI CAN DA,
    BİZİM Kİ PATLICAN MI?