'Hikmetleri kelimelerin kalplerine indiren Allah'a hamd olsun...' 'Bakışı bakışa ekleyerek bakmayın'buyurulmuştu,bakışı bakışa ekleyerek baktım ona...yüzü küçülen ay gibi gölgeli bir aydınlıktı.Oysa adımla adı arasına haram sözcüğünün harfleri düşecek olana bakamamıştım hiç...Bir günah gibi düştü düşünceme,bahtıma... Onu severken anladım güzelliğin ne olduğunu.Akşamın kısacık vaktinde,şahitlik eden parmağıma batıpta,zor şartlarda aldığım abdestimi bozan gülün dikenini sever gibi sevdim onu.Sonra,vaktin çıkmasına çok az kala yeniden bulduğum bir suyu sever gibi... Aşkın kaldıramayacağı tek yükün,aklın çocuğu olan şüphe olduğunu çok iyi biliyordum.Ama kendini göremeyen göz gibi aklın güvenilmez terazisine düşünce bir daha aşkın katıksız sevincine geri dönemedim.Oysa,fazla değil, varlığında duyduğum sevinç ile yokluğunda duyduğum acıdan ibaret bir aşkım olsun istiyordum sadece... Bu kadar sadeydi istediğim... Aşkın sadece yangını vardı,ismi yoktu.Ne dünü vardı ne yarını.Bütün hükümleri an üzerinden mühürleniyordu.Bütün birikimleri an gelip hükümsüz kılıyordu.Telafisi yoktu..Aşkın bedeli yoktu... Beni sevgiliye kul eden en yanılmış yanıyla kul oluşumun,böyle dua ettim kelam kalbimin zarına değe değe..Ondan nefret edebilmek için dua ettim öfkeyle,kalbimi onun aşkından daha fazla dolduracak birşey istedim... 'Öfkeyle durmayın namaza,'Rabbin girmediği tek kalp nefret dolu bir kalptir',böyle buyurulmuştu.Besbelli içine düştüğüm cehennemle ilahi adaletin hükmü olan cehennemi mukayese ettim.Hata ettim.Hep kaybettim... 'Giderek hafifledi dünyanın içimde tuttuğu yer...' Bir insanı geriye bıraktığı ismi yaşatırdı.Ben ölürken bile kendi ismimle ölemedim... 'Süveyda da sırdır AŞK...Acıtır...' Gönül sevmişse katlanır da...
Aşkı yaşamak,bu belkide yaşamak olgusunun süslenmiş hali. Aşk insanı sarmaz sanıldığı gibi,insan aşkı kucaklar,büyütür,güzelleştirir. Aşkı anlatmak zor şeydir. Aşk güzeldir,başlarken heyecanı sığmaz insanın içine. Sonra karşılıklı atılan adımlarla büyür. Kimi zaman dünyayı hiçe saydırır insana,kimi zaman sıcak bir gözyaşı olur süzülür gözlerden yüreğe doğru
aşk ilk önce inanmaktır.sonra karşına çıkmasıdır.mesela kalb kalbe şarkısını dinlediğimde platonik aşıktım hep taki o şarkıyı dinledim inandım ve çok geçmeden kalbim karşılık buldu.aşk aynı zamanda ruhu sevmek demektir görüntüsüne fiziğine aşık olmak olmaz o ancak beğenmek olur.aşk ruha olur.
ALLAHA olan aşk dışındaki her aşk bela olur bir bakın en çok sevdiğiniz hep nankör malınızsa hep gitti gitçek ALLAH dışında sıra ile sevgi ile değerlendirmek lağzım.
Mutedil bir sevdaya talip değil yürekler. AŞK ta kanaat yoktur,yok oluş ve kavruluş vardır. AŞK incinir,GÜL incinir.Tıpkı kelebeğin tül kanatları gibi...Eğer bir gün AŞK çekip giderse; 'Bir yanım çöldür benim,bir yanım dağ Bir adım Yusuf'tur benim bir adım Züleyha... Mecnunluk kaftanın ben biçtim öyle oldurdum Leyla'ya. Tüm şirinliğiyle gülümserken Ferhat,Kerem'in bedenine Aslı'yı koyan benim. Ey insan! ...Sana bir GÜL bıraksam ardımda,incindiğimi anlar mısın? ...Tüm bana talip olupta aciz olan yüreklerden... Saat zamanın demini vurmakta.. GÜL nerdesin? ... Öfkem sana değil AŞK. GÜL incinir,yürek incinir sen gelmezsen.Bilirim taze ve kırılgandır AŞK'ın yüreği ilkbahar sürgünlerine inat.Tabiatın sabrını taşır yüreklere,nazende bir gelinciktir AŞK... Bak! Huşu katıyor saba rüzgarı ikindi ayinine.Gülistan yarenlik ediyor,misk-i anberden utanarak. Yağmurlar ağıdından yaş döküyor... Neredesin? ... Gitme... 'İkiden bir gidince bir kaldığı yalan... Sen gidersen AŞK,ben kalır mıyım o zaman? ...' Eyvah ki AŞK yüreği terk-i diyar eyledi Gidişinle darmadağın olur cihan.Gülleri gazel eylersin,yüreği taş,İklimleri perişan eyleme gel... Bilirim AŞK! ...Cihanşümul bir servete sahip olmanın nazını edersin.Yürekleri çil çil sayıp kesene istif edersin.'Her biri kainata değer 'dersin. Ey AŞK! ... Gel... Gidişine ağıt değil bu bilesin... Döneceğin günlerin 'TALEAL BEDRU ALEYNA'sıdır
15-16 yaşındayken bir kıza aşık olduğu vehmine kapılan bir delikanlı,istenmediğinde onun için artık dünyanın sonunun geldiğine inanıp hüngür hüngür ağlayabilir.Ama sonradan görür ki,dünya dönmeye devam etmektedir.ancak, ölene kadar o ilki hiç unutmaz.
aşkı anlatacak olsam şöyle özetlerdim:
yüreğimde hapsolmuşsa birisi, artık onun yerini tutamaz herhangi birisi..
ya o, ya hiçbiri......
'Hikmetleri kelimelerin kalplerine indiren Allah'a hamd olsun...'
'Bakışı bakışa ekleyerek bakmayın'buyurulmuştu,bakışı bakışa ekleyerek baktım ona...yüzü küçülen ay gibi gölgeli bir aydınlıktı.Oysa adımla adı arasına haram sözcüğünün harfleri düşecek olana bakamamıştım hiç...Bir günah gibi düştü düşünceme,bahtıma...
Onu severken anladım güzelliğin ne olduğunu.Akşamın kısacık vaktinde,şahitlik eden parmağıma batıpta,zor şartlarda aldığım abdestimi bozan gülün dikenini sever gibi sevdim onu.Sonra,vaktin çıkmasına çok az kala yeniden bulduğum bir suyu sever gibi...
Aşkın kaldıramayacağı tek yükün,aklın çocuğu olan şüphe olduğunu çok iyi biliyordum.Ama kendini göremeyen göz gibi aklın güvenilmez terazisine düşünce bir daha aşkın katıksız sevincine geri dönemedim.Oysa,fazla değil, varlığında duyduğum sevinç ile yokluğunda duyduğum acıdan ibaret bir aşkım olsun istiyordum sadece...
Bu kadar sadeydi istediğim...
Aşkın sadece yangını vardı,ismi yoktu.Ne dünü vardı ne yarını.Bütün hükümleri an üzerinden mühürleniyordu.Bütün birikimleri an gelip hükümsüz kılıyordu.Telafisi yoktu..Aşkın bedeli yoktu...
Beni sevgiliye kul eden en yanılmış yanıyla kul oluşumun,böyle dua ettim kelam kalbimin zarına değe değe..Ondan nefret edebilmek için dua ettim öfkeyle,kalbimi onun aşkından daha fazla dolduracak birşey istedim...
'Öfkeyle durmayın namaza,'Rabbin girmediği tek kalp nefret dolu bir kalptir',böyle buyurulmuştu.Besbelli içine düştüğüm cehennemle ilahi adaletin hükmü olan cehennemi mukayese ettim.Hata ettim.Hep kaybettim...
'Giderek hafifledi dünyanın içimde tuttuğu yer...'
Bir insanı geriye bıraktığı ismi yaşatırdı.Ben ölürken bile kendi ismimle ölemedim...
'Süveyda da sırdır AŞK...Acıtır...'
Gönül sevmişse katlanır da...
aşk siz istesenizde istemesenizde kalbinize giren ve onu bi başkası için çarptıran duygudur başka bişey görmemektir
Önümüzdeki 2yıl benden uzak durmasını
temenni ediyorum =)
Aşk, sevdiğini bir okyanus kendini bir damla görmektir.
Aşk, sevdiğin kişinin hali ile hallenmektir,
sevdiğinin boyasına boyanmaktır,
O'ndan başka varlığı görememektir.
aşk dedigin zavallı bır kapıyı duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış...
aşk bozuk plak gibi bir yere takılmaktır. ne geri gidersin ne de ileri... plağı değiştirebilmek lazım. saplantıdır, akıl işi değildir aşk...
aşk sadece hevestir.. önce sevgi gelir.. aşk biter ama sevgi bitmez...
aşk bir psikozdur
A damın Ş aftı K ayar..dikkat etmek lazım...sakin sakin..
Tutku ve bağlılık düzeyinde sevme olayı. Olağan sevmeden kişinin duygularını yönetememesi durumuyla ayırt edilebilir.
Aşkı yaşamak,bu belkide yaşamak olgusunun süslenmiş hali. Aşk insanı sarmaz sanıldığı gibi,insan aşkı kucaklar,büyütür,güzelleştirir. Aşkı anlatmak zor şeydir. Aşk güzeldir,başlarken heyecanı sığmaz insanın içine. Sonra karşılıklı atılan adımlarla büyür. Kimi zaman dünyayı hiçe saydırır insana,kimi zaman sıcak bir gözyaşı olur süzülür gözlerden yüreğe doğru
aşk ilk önce inanmaktır.sonra karşına çıkmasıdır.mesela kalb kalbe şarkısını dinlediğimde platonik aşıktım hep taki o şarkıyı dinledim inandım ve çok geçmeden kalbim karşılık buldu.aşk aynı zamanda ruhu sevmek demektir görüntüsüne fiziğine aşık olmak olmaz o ancak beğenmek olur.aşk ruha olur.
ALLAHA olan aşk dışındaki her aşk bela olur bir bakın en çok sevdiğiniz hep nankör malınızsa hep gitti gitçek ALLAH
dışında sıra ile sevgi ile değerlendirmek lağzım.
...
'Sînene aşk ile elifler kes
Bilsin ol servi sevdiğin herkes'
Bakî
aska mizahi yaklasin yiyen pisman yemeyen bin pisman pismaniye gibidir agizda erir geriye sadece tadi kalir: :))
Metin ve Ben :)) ve yıllar...
Aşk iki çaresizin birbirlerine çare olmasıdır.... o zaman aşk çaresizlerin işidir
AŞK, YARE KÖLE OLMAKTIR.
kavuşamamaktır... kavuştuğun anda biter...
Mutedil bir sevdaya talip değil yürekler.
AŞK ta kanaat yoktur,yok oluş ve kavruluş vardır.
AŞK incinir,GÜL incinir.Tıpkı kelebeğin tül kanatları gibi...Eğer bir gün AŞK çekip giderse;
'Bir yanım çöldür benim,bir yanım dağ
Bir adım Yusuf'tur benim bir adım Züleyha...
Mecnunluk kaftanın ben biçtim öyle oldurdum Leyla'ya.
Tüm şirinliğiyle gülümserken Ferhat,Kerem'in bedenine Aslı'yı koyan benim.
Ey insan! ...Sana bir GÜL bıraksam ardımda,incindiğimi anlar mısın? ...Tüm bana talip olupta aciz olan yüreklerden...
Saat zamanın demini vurmakta..
GÜL nerdesin? ...
Öfkem sana değil AŞK.
GÜL incinir,yürek incinir sen gelmezsen.Bilirim taze ve kırılgandır AŞK'ın yüreği ilkbahar sürgünlerine inat.Tabiatın sabrını taşır yüreklere,nazende bir gelinciktir AŞK...
Bak! Huşu katıyor saba rüzgarı ikindi ayinine.Gülistan yarenlik ediyor,misk-i anberden utanarak.
Yağmurlar ağıdından yaş döküyor...
Neredesin? ...
Gitme...
'İkiden bir gidince bir kaldığı yalan...
Sen gidersen AŞK,ben kalır mıyım o zaman? ...'
Eyvah ki AŞK yüreği terk-i diyar eyledi
Gidişinle darmadağın olur cihan.Gülleri gazel eylersin,yüreği taş,İklimleri perişan eyleme gel...
Bilirim AŞK! ...Cihanşümul bir servete sahip olmanın nazını edersin.Yürekleri çil çil sayıp kesene istif edersin.'Her biri kainata değer 'dersin.
Ey AŞK! ...
Gel...
Gidişine ağıt değil bu bilesin...
Döneceğin günlerin 'TALEAL BEDRU ALEYNA'sıdır
Aşk; Tahir ile Zühre'ye inanmaktır.
.
Aşk; Asuman ile Zeycan'ı tanımaktır.
.
Aşk; Mevlana ile Şems'i anlamaktır.
Aşk; Yusuf ile Züleyha'yı anlamaktır.
acı çekmek :)
delirmektir.
AŞK BİRİNİN DÜNYANIN GERİ KALANINDAN ÖNEMLİ OLMASIDIR...
robotlaşmış,bu çağın insanından,bir Kerem ile Aslı,Ferhat ile Şirin,Arzu ile Kamber,bir Mem u Zin aşkı yaşanamaz.
Anlatmiş olduğum bu realite karşı cins için duygusallık bağlaminda daha da unutulmaz olabilir.
15-16 yaşındayken bir kıza aşık olduğu vehmine kapılan bir delikanlı,istenmediğinde onun için artık dünyanın sonunun geldiğine inanıp hüngür hüngür ağlayabilir.Ama sonradan görür ki,dünya dönmeye devam etmektedir.ancak, ölene kadar o ilki hiç unutmaz.