ÇÖZÜLMEYECEK KADAR DÜĞÜMLENMİŞSİN. NE VARLIĞIN ORTADA NE DE,YOKLUĞUN. YANİ BİR VAR, BİR YOKSUN. YANLIZLIĞA GELEMEZSİN. ÇOK SEVMEK İSTERSİN, ÇOK SEVİLİNCEDE BIKARSIN.
ÜZÜNTÜYÜ DE,SEVİNCİ DE BİR ARADA TUTACAK KADAR GAMSIZSIN. İNSANIN İÇİNE ÖYLE İŞLERSİNKİ KENDİNİ KİMİNİ ÖLÜME, KİMİNİ HASTANEYE, KİMİNİDE HUZUR DOLU BİR HAYATA.
KISKANÇSIN. HEMDE ÇOK KISKANÇ. ARTIK KİMSE SENİ SEVMİYOR, SENİ UMURSAMIYOR AŞIK OLMAK İSTEMİYOR YANİ. ÇÜNKÜ; YOK OLUYORSUN. GÜNDEN GÜNE VARLIĞIN HİSSEDİLMİYOR. SENİN YERİNİ ARKADAŞLIKLAR,FLÖRTLER ALDI DİYE KISKANIYORSUN............................
KİMİNİ MUTLU EDİP,KİMİLERİNİDE YOK ETTİĞİN BU DUYGUDA SEN NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUN Kİ: ACI ÇEKTİRMEK HOŞUNA MI GİDİYOR. BİR GÜN SEVİP,ERTESİ GÜN SEVMEMEK SANA NE KAZANDIRIYOR. NE BİÇİM BİR ŞEYSİN SEN. ALAY MI EDİYORSUN. YALANLARINLA,ÖNCE SICACIK BİR RÜZGAR ESTİRİP, SONRADA YERİNİ FIRTINALARA BIRAKMAN HOŞUNA MI GİDİYOR.
EY...İNSANLARI YOLDAN ÇIKARIP GÜNAH İŞLETEN, EY...İKİYÜZLÜLERİN GERÇEK YÜZLERİNİ SAKLAYAN, EY....HİÇ UMMADIĞIN ANDA ANİDEN KARŞIMIZA ÇIKAN AŞK....! NE İSTİYORSUN BİZDEN?
BİZ Mİ SEVMEYİ BİLEMEDİK. BİZ Mİ AŞKI ANLAYAMADIK. YOKSA SEN HAKLIYDINDA, BİZ İNSANLAR MI HAKSIZDIK. BİZ İNSANLAR MI KÖTÜYE KULLANDIK AŞKI, BİZ İNSANLAR MI, SEVGİNİN DEĞERİNİ BİLEMEDİK. KALBİMİZ,BEDENİMİZ,RUHUMUZ ÇOK MU AÇTI.
ASLINDA HAKLISIN AŞK...... YANLIŞ YOLDA OLAN BİZ İNSANLARDIK. SEVMEYİ BİLMEYEN,DEĞER VERMEYEN, KÖTÜ EMELLERİ İÇİN AŞKI KULLANAN İNASANLARDI. AŞKI BİZLER YOK ETTİK. GERÇEK AŞKIN, SEVGİLİNİN PEŞİNDEN KOŞMADIK. BÜYÜK BİR BOŞLUĞA İTTİK BU YÜREKLERİ.
SENİN BİR SUÇUN YOK AŞK. BİZ ADAM GİBİ SEVMESİNİ BİLEMEDİK.........
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına. Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, Hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüreğim sana armağan... Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı... Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları... Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu Bir gün gelmiş, suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu. Ama gitmenin yitirmek olmadığını.... Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki: Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini Sadece ateş alır olmuş...
Aşk bir doğa büyüsüdür. Hem hayatı güzelleştirmeye hemde kahretmeye muktedirdir. Bazen patolojik bir vaka bazense lokman hekim merhemidir. Aşk en büyük kumardır çünkü karşılığında kalbini ortaya koymuşsundur. Aşka dair söylenecek onca şey varki belleğimde, kervanyükünce hem de. Lakin insan neresinden başlayacağını bile bilmiyor cümleye. Her şeye rağmen aşık ol, gerçek bir aşk istiyorsan kalbini ortaya koy. Hem aşık hem akıllı olunmaz ama en azından adil ol. Sonu mutlu bitmese bile huzurlu ol. Çünkü unutma yarım asır yaşayıpta aşkın bir kez bile tadına bakamayan insanlarla doluyken bu dünya şanslı olduğunu unutmayıp metanetli ol...
Aşk iki kişilitir ve çok güzel bir duygudur karşılıklı olduğu sürece tabiki aksi halde kişiye işkenceden başka birşey vermez. Buna rağmen aşktan asla vazgeçemem.
Üç harften ibaret olan bu sözcük, sayfalarca kitap olabilecek anlam ve mana ifade etmektedir. Aşk'ı özünde olduğu gibi kısa cümlelerle ifade ederseniz, anlamına, içeriğine ihanet etmiş olursunuz. Aşk bir okyanustır, bir denizdir, bir ırmaktır, ama ucu bucağı olmayan, içine girince kaybolduğunuz, tanıdıkca hayran kaldığınız ve kelimelerle ifade edemediğiniz bir şey. Sevgi var içinde, özlem var, hasret var, güzelliğin her karesi var. çiçek gibi, açan gül gibi. Açtığı zaman güzel kokan, susuz kaldığı zaman solan nadide bir çiçek gibi. Başka kıymetli şeylerede benzetebilirsiniz. Bir Elmas, yakuta yada daha değerli mücehvere.... Elbette 'AŞK' yalnız iki karşı cinsin birbirini sevmesi olduğu kadar, İlahi aşklar da var. Onu anlatmaksa yaşamadan zor. İşte aşk Ucsuz bucaksız bir okyanustur. Git git bitmez,
Uykuya hasret gecelerde gözlerini tavana dikip onu düşünmektir aşk. Ruhunun derinliklerinde hissettiğin buruk bir sevinç Ve kelimelerle tarif edilemeyen bir heyecan! O yanındayken bile özlemek, sürekli gözlerinin içine bakmak, Onun yürüdüğü yolların ne kadar şanslı olduğunu düşünmektir aşk!
Aşk bir savaş, aşk bir barıştır. Aslında aşk, kendinle yarıştır...
Üç harfli kelime ♥ Aşk yüreklerde bir başka tâd Düşündükce amâ aşık, fersiz oluyor bitâb Ummanlar seyreder, önüne seriliyor serâb Baht-ı karasıyla, ol derviş Yunus misali harâb
Yürek yangınları savrulur ibrahim-i ♥ Aşk Yangınlar köze dönüşür öyle muhteşem ♥ Aşk O yangınlarda yürekler nâr olur yanar ♥ Aşk Küller savrulur, gül bahcesine döner ♥ Aşk Evvel-i Aşk, ahir-i Aşk, ötelerde ♥ Aşk Kalbe dolan feyzinle ilah-i ♥ Aşk
♥ Aşk özge sultandır gönül evinde ♥ Aşk tevazu libas-ı giyer kalp gözünde ♥ Aşk iki bedende bir can, atar tek yürekte ♥ Aşk ateş-i nâr güller açar, toprak olan sinede ♥ Aşkın özüne kan damlar, can-ı canân sevgide ♥ Aşk-ı nalân dile gelir, ebrâr-ı pâk olan yürekte...(*)
♥ Aşk Hüsn'den, Hüsn Aşk'tan başkası değildir. (*)
20.10.2006
Fatimâ Hümeyrâ Kavak
(*) Nalân, Allah aşkıyla aglayan kadın... Ebrâr, içi dışı tertemiz...
(*) Aşk Hüsn'den, Hüsn (Güzellik) Aşk'tan başkası değildir. (Aşagıdaki hikayeden alıntı)
Bu şiirin hikayesi:
♥ Aşk
AŞK ın tarifi
'Bir aşkı başka aşk söndürebilir. Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır. İnsanın toprağını aşk şebnemi ile yoğurdukları için alemde yüzlerce fitne ve kargaşalık peyda olur. Aşkin yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı... Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı'
Hz Mevlana
HÜSN-Ü AŞK
Şeyh Galip, 'Hüsn-ü Aşk' eserinde anlatır: Aşk, Hüsn'e (Güzellik) tutulmuştur. Onu, kendisinden ayrı bir varlık zannettiği için Ben-î Muhabbet kabilesinin ulularından ister. Aşk’a, şayet Kalp ülkesindeki kimyayı getiremezse, Hüsn'e kavuşamayacağını söylerler. Bunun üzerine Aşk, lalası Gayret'i yanına alıp yollara düşer. Yolculuk sırasında çok büyük engellerle ve tehlikelerle karşılaşırlarsa da, hepsinden Subhan'ın da yardımıyla kurtulmayı başarır, üzerinde mumdan gemilerin yüzdüğü ateş denizini aştıktan sonra, Çin ülkesine varırlar. Aşk, burasını sevgilisiyle gezindiği bahçeye benzetir. Bir süre sonra karşısına 'Hoşrüba' adlı güzel bir kız çıkar ki, Hüsn'e benzemektedir. Nefsi temsil eden Hoşrüba, ertesi gün, Aşk'ı her tarafı resimlerle dolu Zatu's-suver kalesine götürür.
Aşk'ın, resimlerine bakarak ah ettiği bu kale dünyayı temsil etmektedir. Aşk sonunda kaleden, yani suretlerden, hayallerden kurtulmayı başararak hakikat sabahına erişir....Ve bir bakar ki başladığı yerdedir: Aşk Hüsn'den, Hüsn Aşk'tan başkası değildir.
Halbuki dünyamız aşk üzere yaratılmamış mıydı? Allah, 'Sen olmasaydın, ben alemleri yaratmazdım' diye sesleniyor Habibine. Enbiya Suresi'nin 107. ayetinde, 'Ben seni alemlere rahmet olarak yarattım' diyor Allah. Rahmet ise aşkın kardeşi. Aşk ancak, ateş gibi olan rengine boyanmakla, yanmakla, yaşamakla biliniyor. Aşk da nasip işi. Her insanda ilahi aşkı duymaya, hele anlamaya istidat yok. Bizler de nasipliler kervanına katılanlardan oluruz inşallah.
'Güzeli sevmek sevaptır' derler eskiler. 'Allah güzeldir ve güzeli sever' buyuruyor Habibullah da. Nasıl güzel olmasın? Her şey O'nun nurundan bir parça taşımıyor mu? Ama bu nuru görebilmek için aşkla bakabilmek lazım yeryüzüne. Ancak o zaman rüzgarda sallanan yapraklar, köpük köpük dalgalanan denizler, güller, sümbüller güzel olur. Ve tabi ki insanlar; aşkla birbirine bakan gözler ancak birbirini severler; 'Yaratılanı yaratandan ötürü' severler.
“Dünyada herkes sevgilisine can verir. Fakat birinin sevilisi kan tulumundan ibarettir, öbürününki güneştir, ışıktır. Mademki herkes kendince iyi kötü bir sevgili seçer, kendimizi bir yok için yok etmemiz yazık değil mi! ” diye buyuruyor Hz. Mevlana.
Beşer nev’inde parlayan güzelliğe yönelen kişi, aslında hakiki sevgilinin mutlak güzelliğinin insandaki yansımasına vurulmuş, hayran olmuştur. Aklı olana gördüğü bütün güzellikler mutlak güzelliği anlatır, hatırlatır. Leyla’da Mevla sırını yakalamak budur.
Mecnun’a sordular Leylâ nice oldu
Leylâ Leylâ derken Mevla’yı buldu.
'Mecnun değilsen sus! O aşka nail olmayan için Leyla, sırf bir cisimden ibarettir! ' Leyla'sı uğrunda ve onun aşkı ile çöllere düşen Mecnun, salyaları akan, tüyleri dökülmüş bir köpeği seviyor, okşuyor ve gözlerinden öpüyordu. Bu hali gören birisi dayanamadı; Mecnun'a bağırdı 'A akılsız adam! Bu ne sersemliktir! Bu hayvanı, ne sarılmış öpüyorsun? ' Mecnun cevap verdi: 'Sen ne anlarsın? ! Bu köpeğin ne meziyeti var biliyor musun? ! Bu kadar köyün içinde gitmiş de Leyla'nın köyünü yurt edinmiş ve o köye bekçi olmuş! .. Bunun bir kılını aslanlara değişmem. Gönlüne, canına, irfanına dikkat et ki, onun faziletini göresin! .. Leyla'nın köyünü yurt tutan köpeğin ayağının bastığı toprak bile benim için azizdir...' Mesnevi'de diğer bir Leyla hikayesi: Devrin hükümdarı Leyla'yı görür, hayret eder: 'Mecnun'un perişan olmasına sebep olan Leyla sen misin? Senin diğer hem cinslerinden bir farkın yok! ..'der. Leyla cevap verir: 'Sen Mecnun olmadığın için sus! ..'
Şeyh Sadi (k.s.) : 'Leyla'nın güzelliğine Mecnun'un gönül penceresinden bakmalıdır.' der. Leyla'yı görebilmek, onun gerçek hüviyetini müşahade edebilmek, senin de Mecnun gibi sadık bir aşık olabilmene bağlıdır. Aksi halde görülen, suretten başka bir şey değildir. O aşka nail olmayan için Leyla, sırf bir cisimden ibarettir.
kainatın yaratılış sebebi bizi en koyu sınırlılığmzdan namütenahiye ulaştıran en kestirme yol fenadan bekaya geçiş her varlığın mahiyetini en güzel şekilde gösteren pencere
Hayat bazen bir oyun gelir insana,ama sevgi asla.Ne hayatı küstür kendine,nede aşkını öldür içinde.Öyle ki ne ikinci hayata yer vardır bu alemde, nede ikinci bir aşka yer olmasın kalbinde…
aşk binlerce güzel çiçekle bezenmiş koskocaman bir bahçedir..öylesine büyük geniş gözalıcı ve guzeldır kı o bahceye sahıp olmak cok zordur..cunku herkes ona ulasmak ıster,koruyucu olmalısınız..tum cıcekler guzellesmek ıcın emek ıster,emek verıp ıyı bakabılmelısınız..ve yabanı otlar cıkar cıceklerın altlarında,uzerıne tıtremek ama bıktırmamak gerekır..aşk zordur,aşkı yaşamak zordur..bu yuzdende kımı zaman yok eder kımı zaman var olmanın anlamı olur aşk..
aşk kötü bişey
ask gulmekten cok aglamak
mutlu olmaktan cok acı cekmektir...
keyifle izlenecek film demek,örnek titanik....
AŞK.............
ÇÖZÜLMEYECEK KADAR DÜĞÜMLENMİŞSİN.
NE VARLIĞIN ORTADA NE DE,YOKLUĞUN.
YANİ BİR VAR, BİR YOKSUN.
YANLIZLIĞA GELEMEZSİN.
ÇOK SEVMEK İSTERSİN,
ÇOK SEVİLİNCEDE BIKARSIN.
ÜZÜNTÜYÜ DE,SEVİNCİ DE
BİR ARADA TUTACAK KADAR GAMSIZSIN.
İNSANIN İÇİNE ÖYLE İŞLERSİNKİ KENDİNİ
KİMİNİ ÖLÜME,
KİMİNİ HASTANEYE,
KİMİNİDE HUZUR DOLU BİR HAYATA.
KISKANÇSIN.
HEMDE ÇOK KISKANÇ.
ARTIK KİMSE SENİ SEVMİYOR,
SENİ UMURSAMIYOR
AŞIK OLMAK İSTEMİYOR YANİ.
ÇÜNKÜ; YOK OLUYORSUN.
GÜNDEN GÜNE VARLIĞIN HİSSEDİLMİYOR.
SENİN YERİNİ ARKADAŞLIKLAR,FLÖRTLER ALDI DİYE
KISKANIYORSUN............................
KİMİNİ MUTLU EDİP,KİMİLERİNİDE YOK ETTİĞİN
BU DUYGUDA
SEN NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUN Kİ:
ACI ÇEKTİRMEK HOŞUNA MI GİDİYOR.
BİR GÜN SEVİP,ERTESİ GÜN SEVMEMEK
SANA NE KAZANDIRIYOR.
NE BİÇİM BİR ŞEYSİN SEN.
ALAY MI EDİYORSUN.
YALANLARINLA,ÖNCE SICACIK BİR RÜZGAR ESTİRİP,
SONRADA YERİNİ FIRTINALARA BIRAKMAN
HOŞUNA MI GİDİYOR.
EY...İNSANLARI YOLDAN ÇIKARIP
GÜNAH İŞLETEN,
EY...İKİYÜZLÜLERİN GERÇEK YÜZLERİNİ SAKLAYAN,
EY....HİÇ UMMADIĞIN ANDA ANİDEN KARŞIMIZA ÇIKAN AŞK....!
NE İSTİYORSUN BİZDEN?
BİZ Mİ SEVMEYİ BİLEMEDİK.
BİZ Mİ AŞKI ANLAYAMADIK.
YOKSA SEN HAKLIYDINDA,
BİZ İNSANLAR MI HAKSIZDIK.
BİZ İNSANLAR MI KÖTÜYE KULLANDIK AŞKI,
BİZ İNSANLAR MI,
SEVGİNİN DEĞERİNİ BİLEMEDİK.
KALBİMİZ,BEDENİMİZ,RUHUMUZ ÇOK MU AÇTI.
ASLINDA HAKLISIN AŞK......
YANLIŞ YOLDA OLAN BİZ İNSANLARDIK.
SEVMEYİ BİLMEYEN,DEĞER VERMEYEN,
KÖTÜ EMELLERİ İÇİN AŞKI KULLANAN İNASANLARDI.
AŞKI BİZLER YOK ETTİK.
GERÇEK AŞKIN, SEVGİLİNİN PEŞİNDEN KOŞMADIK.
BÜYÜK BİR BOŞLUĞA İTTİK BU YÜREKLERİ.
SENİN BİR SUÇUN YOK AŞK.
BİZ ADAM GİBİ SEVMESİNİ BİLEMEDİK.........
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan,
su ateşden kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...
AŞK GÖNÜL AĞRISI BAŞKA BİRŞER DEĞİL, AMA HİÇ PİŞMAN OLMADIM AŞIK OLDUĞUM İÇİN. YAŞANMASI GEREKİR BANA GÖRE
Tüteriz köz olsak bile, yanmadan mümkünsüz aşk.
Kibrit alevi değil samanlıkta, bizi baştan yaratan şeydir aslında aşk.
(alıntı)
zamanımızda aşk diye birşey yok bence lise yıllarındaki yaşadığımız temiz duygulardı şimdi aşkı kirlettiler.şuan aşka inancım yok
aşk hayatın anlamsızlığnı silen yüce bir güçtür
Aşk bir doğa büyüsüdür. Hem hayatı güzelleştirmeye hemde kahretmeye muktedirdir.
Bazen patolojik bir vaka bazense lokman hekim merhemidir. Aşk en büyük kumardır çünkü karşılığında kalbini ortaya koymuşsundur. Aşka dair söylenecek onca şey varki belleğimde, kervanyükünce hem de. Lakin insan neresinden başlayacağını bile bilmiyor cümleye. Her şeye rağmen aşık ol, gerçek bir aşk istiyorsan kalbini ortaya koy. Hem aşık hem akıllı olunmaz ama en azından adil ol. Sonu mutlu bitmese bile huzurlu ol. Çünkü unutma yarım asır yaşayıpta aşkın bir kez bile tadına bakamayan insanlarla doluyken bu dünya şanslı olduğunu unutmayıp metanetli ol...
Aşk iki kişilitir ve çok güzel bir duygudur karşılıklı olduğu sürece tabiki aksi halde kişiye işkenceden başka birşey vermez. Buna rağmen aşktan asla vazgeçemem.
Aşk, benim için sensin........
benim için,sensin.......
aşk,sensin.! ...........
'Aşk imiş her ne var ise âlemde...'
Aşk:
Üç harften ibaret olan bu sözcük, sayfalarca kitap olabilecek anlam ve mana ifade etmektedir. Aşk'ı özünde olduğu gibi kısa cümlelerle ifade ederseniz, anlamına, içeriğine ihanet etmiş olursunuz.
Aşk bir okyanustır, bir denizdir, bir ırmaktır, ama ucu bucağı olmayan, içine girince kaybolduğunuz, tanıdıkca hayran kaldığınız ve kelimelerle ifade edemediğiniz bir şey. Sevgi var içinde, özlem var, hasret var, güzelliğin her karesi var. çiçek gibi, açan gül gibi. Açtığı zaman güzel kokan, susuz kaldığı zaman solan nadide bir çiçek gibi. Başka kıymetli şeylerede benzetebilirsiniz. Bir Elmas, yakuta yada daha değerli mücehvere....
Elbette 'AŞK' yalnız iki karşı cinsin birbirini sevmesi olduğu kadar, İlahi aşklar da var. Onu anlatmaksa yaşamadan zor.
İşte aşk Ucsuz bucaksız bir okyanustur. Git git bitmez,
Tek Hece
Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...
Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğime Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...
Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...
Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...
Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı icin kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...
Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...
İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...
Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim
Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Embiyanın yüzündeki nur benim
kimsesizim hısmımda yok hasmımda,
görünmezim cismimde yok resmimde,
dil üzmezim tek hece var ismimde,
barınağım gönül denen yer benim.
Cemal Safi
başka söze gerek varmı bilmem
aşk kaybetmeyi göze almaktır
BENDE ASKIN ADI O BIRAKIN ÖYLE KALSIN...
bence ask tüm güzel anlamları bir kişiyee yüklemektr..
AŞK fedakarLık,anLayış demektir bence..
AŞK fedakarLık demektir bnce....
Uykuya hasret gecelerde gözlerini tavana dikip onu düşünmektir aşk.
Ruhunun derinliklerinde hissettiğin buruk bir sevinç
Ve kelimelerle tarif edilemeyen bir heyecan!
O yanındayken bile özlemek, sürekli gözlerinin içine bakmak,
Onun yürüdüğü yolların ne kadar şanslı olduğunu düşünmektir aşk!
Aşk bir savaş, aşk bir barıştır.
Aslında aşk, kendinle yarıştır...
aşk 3 kişiliktir..aşk birine rağmen birini seçmektir...
- ♥ Âşk
Üç harfli kelime ♥ Aşk yüreklerde bir başka tâd
Düşündükce amâ aşık, fersiz oluyor bitâb
Ummanlar seyreder, önüne seriliyor serâb
Baht-ı karasıyla, ol derviş Yunus misali harâb
Yürek yangınları savrulur ibrahim-i ♥ Aşk
Yangınlar köze dönüşür öyle muhteşem ♥ Aşk
O yangınlarda yürekler nâr olur yanar ♥ Aşk
Küller savrulur, gül bahcesine döner ♥ Aşk
Evvel-i Aşk, ahir-i Aşk, ötelerde ♥ Aşk
Kalbe dolan feyzinle ilah-i ♥ Aşk
♥ Aşk özge sultandır gönül evinde
♥ Aşk tevazu libas-ı giyer kalp gözünde
♥ Aşk iki bedende bir can, atar tek yürekte
♥ Aşk ateş-i nâr güller açar, toprak olan sinede
♥ Aşkın özüne kan damlar, can-ı canân sevgide
♥ Aşk-ı nalân dile gelir, ebrâr-ı pâk olan yürekte...(*)
♥ Aşk Hüsn'den, Hüsn Aşk'tan başkası değildir. (*)
20.10.2006
Fatimâ Hümeyrâ Kavak
(*) Nalân, Allah aşkıyla aglayan kadın... Ebrâr, içi dışı tertemiz...
(*) Aşk Hüsn'den, Hüsn (Güzellik) Aşk'tan başkası değildir. (Aşagıdaki hikayeden alıntı)
Bu şiirin hikayesi:
♥ Aşk
AŞK ın tarifi
'Bir aşkı başka aşk söndürebilir. Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır. İnsanın toprağını aşk şebnemi ile yoğurdukları için alemde yüzlerce fitne ve kargaşalık peyda olur. Aşkin yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı... Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı'
Hz Mevlana
HÜSN-Ü AŞK
Şeyh Galip, 'Hüsn-ü Aşk' eserinde anlatır: Aşk, Hüsn'e (Güzellik) tutulmuştur. Onu, kendisinden ayrı bir varlık zannettiği için Ben-î Muhabbet kabilesinin ulularından ister. Aşk’a, şayet Kalp ülkesindeki kimyayı getiremezse, Hüsn'e kavuşamayacağını söylerler. Bunun üzerine Aşk, lalası Gayret'i yanına alıp yollara düşer. Yolculuk sırasında çok büyük engellerle ve tehlikelerle karşılaşırlarsa da, hepsinden Subhan'ın da yardımıyla kurtulmayı başarır, üzerinde mumdan gemilerin yüzdüğü ateş denizini aştıktan sonra, Çin ülkesine varırlar. Aşk, burasını sevgilisiyle gezindiği bahçeye benzetir. Bir süre sonra karşısına 'Hoşrüba' adlı güzel bir kız çıkar ki, Hüsn'e benzemektedir. Nefsi temsil eden Hoşrüba, ertesi gün, Aşk'ı her tarafı resimlerle dolu Zatu's-suver kalesine götürür.
Aşk'ın, resimlerine bakarak ah ettiği bu kale dünyayı temsil etmektedir. Aşk sonunda kaleden, yani suretlerden, hayallerden kurtulmayı başararak hakikat sabahına erişir....Ve bir bakar ki başladığı yerdedir: Aşk Hüsn'den, Hüsn Aşk'tan başkası değildir.
Halbuki dünyamız aşk üzere yaratılmamış mıydı? Allah, 'Sen olmasaydın, ben alemleri yaratmazdım' diye sesleniyor Habibine. Enbiya Suresi'nin 107. ayetinde, 'Ben seni alemlere rahmet olarak yarattım' diyor Allah. Rahmet ise aşkın kardeşi. Aşk ancak, ateş gibi olan rengine boyanmakla, yanmakla, yaşamakla biliniyor. Aşk da nasip işi. Her insanda ilahi aşkı duymaya, hele anlamaya istidat yok. Bizler de nasipliler kervanına katılanlardan oluruz inşallah.
'Güzeli sevmek sevaptır' derler eskiler. 'Allah güzeldir ve güzeli sever' buyuruyor Habibullah da. Nasıl güzel olmasın? Her şey O'nun nurundan bir parça taşımıyor mu? Ama bu nuru görebilmek için aşkla bakabilmek lazım yeryüzüne. Ancak o zaman rüzgarda sallanan yapraklar, köpük köpük dalgalanan denizler, güller, sümbüller güzel olur. Ve tabi ki insanlar; aşkla birbirine bakan gözler ancak birbirini severler; 'Yaratılanı yaratandan ötürü' severler.
“Dünyada herkes sevgilisine can verir. Fakat birinin sevilisi kan tulumundan ibarettir, öbürününki güneştir, ışıktır. Mademki herkes kendince iyi kötü bir sevgili seçer, kendimizi bir yok için yok etmemiz yazık değil mi! ” diye buyuruyor Hz. Mevlana.
Beşer nev’inde parlayan güzelliğe yönelen kişi, aslında hakiki sevgilinin mutlak güzelliğinin insandaki yansımasına vurulmuş, hayran olmuştur. Aklı olana gördüğü bütün güzellikler mutlak güzelliği anlatır, hatırlatır. Leyla’da Mevla sırını yakalamak budur.
Mecnun’a sordular Leylâ nice oldu
Leylâ Leylâ derken Mevla’yı buldu.
'Mecnun değilsen sus! O aşka nail olmayan için Leyla, sırf bir cisimden ibarettir! '
Leyla'sı uğrunda ve onun aşkı ile çöllere düşen Mecnun, salyaları akan, tüyleri dökülmüş bir köpeği seviyor, okşuyor ve gözlerinden öpüyordu. Bu hali gören birisi dayanamadı; Mecnun'a bağırdı
'A akılsız adam! Bu ne sersemliktir! Bu hayvanı, ne sarılmış öpüyorsun? '
Mecnun cevap verdi:
'Sen ne anlarsın? ! Bu köpeğin ne meziyeti var biliyor musun? ! Bu kadar köyün içinde gitmiş de Leyla'nın köyünü yurt edinmiş ve o köye bekçi olmuş! .. Bunun bir kılını aslanlara değişmem. Gönlüne, canına, irfanına dikkat et ki, onun faziletini göresin! .. Leyla'nın köyünü yurt tutan köpeğin ayağının bastığı toprak bile benim için azizdir...'
Mesnevi'de diğer bir Leyla hikayesi:
Devrin hükümdarı Leyla'yı görür, hayret eder:
'Mecnun'un perişan olmasına sebep olan Leyla sen misin? Senin diğer hem cinslerinden bir farkın yok! ..'der.
Leyla cevap verir:
'Sen Mecnun olmadığın için sus! ..'
Şeyh Sadi (k.s.) :
'Leyla'nın güzelliğine Mecnun'un gönül penceresinden bakmalıdır.' der.
Leyla'yı görebilmek, onun gerçek hüviyetini müşahade edebilmek, senin de Mecnun gibi sadık bir aşık olabilmene bağlıdır. Aksi halde görülen, suretten başka bir şey değildir. O aşka nail olmayan için Leyla, sırf bir cisimden ibarettir.
Kendi sevmiş, kendi yapmış, kendi bilmiş kendini
Kendi zâtında sıfâtın eylemiş seyrân Hak
içinde samimiyet barındıran en terbiyesizce yaşama biçimdir..!
gerçektir; ama dogru degildir.
kainatın yaratılış sebebi
bizi en koyu sınırlılığmzdan namütenahiye ulaştıran en kestirme yol
fenadan bekaya geçiş her varlığın mahiyetini en güzel şekilde gösteren pencere
AŞK DÜNYADAKİ EN GÜZEL DUYGUDUR
AŞK Kelimesini duyunca aklıma 3 aşk geliyor.
İLAHİ aşk
Maddi aşk
Manevi aşk
Hayat bazen bir oyun gelir insana,ama sevgi asla.Ne hayatı küstür kendine,nede aşkını öldür içinde.Öyle ki ne ikinci hayata yer vardır bu alemde, nede ikinci bir aşka yer olmasın kalbinde…
aşk binlerce güzel çiçekle bezenmiş koskocaman bir bahçedir..öylesine büyük geniş gözalıcı ve guzeldır kı o bahceye sahıp olmak cok zordur..cunku herkes ona ulasmak ıster,koruyucu olmalısınız..tum cıcekler guzellesmek ıcın emek ıster,emek verıp ıyı bakabılmelısınız..ve yabanı otlar cıkar cıceklerın altlarında,uzerıne tıtremek ama bıktırmamak gerekır..aşk zordur,aşkı yaşamak zordur..bu yuzdende kımı zaman yok eder kımı zaman var olmanın anlamı olur aşk..