Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • kült film19.04.2008 - 21:57

    'Alice Doesn't Live Here Anymore' (1974)

    Martin Scorsese

  • çocukluktan kalma alışkanlıklar19.04.2008 - 21:53

    '...Rossini'nin bestelediği altı yaylı çalgılar sonatında belirgin bir Mozart hayranlığı sezilir... Bu serenad benzeri, zarif, tatlı ve renkli sayfalar ünlü opera bestecisinin yıllarca bilinmeyen yönlerinden biri olarak kalmıştır... Mozart için 'Gençliğimde hayranlık duyduğumdu; erkekliğimde ümitsizliğim, yaşlılığımda da tesellim oldu' diyen Rossini 1804 yılında, yani 12 yaşında Ravenna'da bestelediği altı sonatı arkadaşlarıyla çaldığını, kendisinin de ikinci keman partisini seslendirdiğini elyazısıyla notalara eklemiş... Uzun süre kaybolan bu altı sonatın elyazmasını da İtalyan besteci Alfredo Casella (1883-1947) Washington'daki Kongre Kitaplığı'nda bulmuş... Varlığı bilinen, ancak bulunamayan bu sonatlar 1954'te yayınlanmıştır...'

  • sistemi okumak19.04.2008 - 21:50

    Mozart - Piano Trios (Kraus, Boskovsky, Hubner)

    Mozart - All String Quintets, Amadeus Quartet

    Mozart - The Symphonies - Sir Neville Marriner - PHILIPS

    Mozart - String Quartets, Quartetto Italiano

    Mozart - Complete Works for Piano Solo - Walter Gieseking

  • stephen king17.04.2008 - 23:12

    Not in Portland...

  • MANTIKU`T TAYR17.04.2008 - 23:11

    ...

    Misk gibi beni 'cemal-güzellik' kelimesinin noktasıydı... Geçmiş zaman da o bene sığınmıştı, gelecek zaman da... Sanki geçmiş ve gelecek zaman, o ben yüzünden içinde bulunduğumuz bir an haline gelmişti...

    ...

  • rejim14.04.2008 - 22:56

    '...ekonomi bu kadar sallantıda iken, bankaların karlarında patlama yaşandı... 2007 yılında banka karları toplamda 10 milyar doları geçti... Bu 2006 yılına nisbetle %100 artış demektir... Bankalar bu karı hazine bonosu, devlet tahlili ve ucuz döviz trafiğinden elde etti...'

  • sakla beni10.04.2008 - 21:53

    ...

    ROSALIND

    Bence aşk delilikten farksız; delilerin hakkı nasıl karanlık oda ve kırbaçsa, aşığın da öyle olmalı... Peki, o zaman aşıklar da neden aynı şekilde cezalandırılıp iyileştirilmiyor dersen; bu çılgınlık o kadar yaygın ki, kırbacı vuracak kişiler de aşık oluyor... Ama yine de ben onları öğütlerimle iyileştirebilirim...

    ORLANDO

    Şimdiye kadar kimseyi iyileştirdiğin oldu mu?

    ROSALIND

    Evet, bir kişiyi... Şöyle yaptım: 'Beni sevgilin olarak düşün' dedim bu kişiye ve ona her gün bana kur yapma görevi verdim... Bu süre içinde ben de, ay gibi değişken bir kimliğe bürünüp, alıngan, kaprisli, huysuz, sevdalı ve sokulgan, kibirli, hayalci, yapmacıklı, kuş beyinli, güvenilmez, ağlamaklı, güler yüzlü pozlara girdim; her duygunun ifadesini takındım; ama hiçbiri içten değildi... Tıpkı, çoğu erkekle kadında olduğu gibi... Onu bir sevdim bir sevmedim, bir üzerine düştüm, bir uzaklaştım; bir gözyaşı döktüm, bir yüzüne tükürdüm... Sonunda o delice aşk hastalığından kurtuldu ve gerçek deliliğe yakalandı; dünyadan elini eteğini çekti, ücra bir köşeye çekilip tek başına keşiş hayatı yaşamaya başladı... İşte onu böyle iyileştirdim; senin de ciğerini aynı şekilde yıkayıp koyun yüreği gibi tertemiz ve sapasağlam yaparım; öyle ki içinde tek bir aşk lekesi bile kalmaz...

    ORLANDO

    Ama ben iyileşmek istemiyorum ki...

    ROSALIND

    Olsun, ben seni iyileştiririm; yalnızca bana Rosalind de ve her gün kulübeme gelip kur yap yeter...

    ORLANDO

    Büyük aşkım üzerine yemin ediyorum gelirim... Nerde kulüben?

    ROSALIND

    Gel sana göstereyim... Bu arada sen de bana ormanda nerde yaşadığını söylersin... Geliyor musun?

    ORLANDO

    Tüm kalbimle, iyi yürekli delikanlı...

    ROSALIND

    Yoo, bana Rosalind demelisin... Hadi kardeşim geliyor musun?

    ***

  • sevmek ama sevilmemek duygusu06.04.2008 - 22:26

    BWV 807 Süit No.2, La minör

    Bu süitin Prelüdü de piyano tekniği açısından çok etkileyici ve gösterişli pasajlar içerir... Tutti ve solo bölümlerin yer aldığı tek çalgı için bir konçerto gibidir...

  • teknikler ve mistikler06.04.2008 - 22:25

    '...operanın uvertürü birçok bakımdan olağandışıdır: Mozart, Barok çağın füg stiliyle klasik çağın sonat biçimini ustaca kaynaştırmış; fügü, kendi tematik yapısının bütünlüğünü bozmadan, şiirsel bir fikirden dramatik bir sona kadar serbestçe ulaştırmıştır... 4/4'lük ölçüdeki uvertür, trombonların üç törensel akorunun duyulduğu ağır bir girişle, ağır (Adagio) tempoda başlar... Operada da, birbirini seven iki gencin bazı sınavlardan geçirilmesi sahnesinde bu akorlar işitilir... Adeta mistik bir gerilim yaratılmıştır... Tema sonat formunda yazılmış olmasına karşın, serbest kontrpuan yapısıyla bir füg şeklinde gelişir... Bu, Adagio'daki 'İlahi Güce Saygı'nın Allegro'daki 'Sonsuzluğa Övgü'ye dönüşmesi anlamına kabul edilebilir... Şarkı söyler gibi (Cantabile) beliren ikinci tema tiz seslerde, bir anlamda kontrpuan olarak iki sevgilinin -Pamina ve Tamino'nun -yumuşak, zarif ve sevecen hallerini yansıtır... Temaların seriminden (exposition) sonra yine üflemeli çalgıların üç akoruyla geliştirime (developpement) geçilir: Sınav başlar... Uvertürün sonunda, orkestra alışılmamış berraklık ve senfonik bir görkemle büyük parlaklığa ulaşır...'

  • hüzünlü bakış..31.03.2008 - 21:52

    '...29 varyasyonla ustaca işlenen sekiz mezürlük ağır Chaconne ritmik teması, melodik yapısı ve tını gerilimleriyle gerçek bir müzik mimarisi biçimindedir... Olağanüstü bir konsantrasyona, duygu zenginliğine ihtiyaç gösteren Chaconne'un en küçük parçası bile ruhsal olarak planlanmıştır...'