İngilizcede: Romantik hikaye, efsane, destan, Viking destanı, eski İskandinav masalı, eski İskandinav öyküsü (software.estr.com)
Birde daha çok fantazi kitaplarında bölümlere verilen isimdir. Herhalde birinci, ikinci Efsane ya da destan anlamına geldiğinde böyle hikayeyi kısımlara ayırıyorlar.
Manchester'a ziyaret ettiğinde tanışmıştım. Çok akıllı ve gençlere çok değer veren bir politikacı. Dili daha önce yandığından yoğurdu üfleyerek yiyen T.C. başbakanı.
Bir şiir okudu diye başı belaya giren ve bir şey yapsada partisini kapatalım diye başında aç akbabalar uçuşurken nasıl olurda dürüst değil, iki yüzlü diye tonlarca karalamalar yapılıyor şaşırıyorum. Demokrasi, konuşma ve düşünce özgürlüğü diye bağırıp sonra işine gelmeyince Tayyip'i yerin dibine geçirenlere ne demeli bilemiyorum.
Hayatı ile ilgili bilgiler için: www.kimkimdir.gen.tr
Fleetwood Mac grubunun ünlü bayan vokalisti Stevie Nicks'in Poe'nun Annabel Lee şiirini söylüyor, sözler aynı ama son kıtasında biraz değişiyor: ..... My life, my life, I lie down by the side of my darling My life, my life, my bride I lie down... I lie down by the side I lie down Oooh, I lie down...
İlginçtir deniz yoktur ama şehrin adı Denizli'dir, bir de üstüne (hatırladığım kadarıyla) bu şehrimiz de Ada (çorap) tekstil, Hasan Tekin Ada Lisesi, Ada mağzaları, Ada köyü, Grup Ada protest muzik grubu, Ada Fuarcılık, vb. vardır.
ada deyince benim de aklıma Kuşadası gelse de çok daha değişik anlamları da vardır.
Dil bilgisinde Harf-i Cerre denir: kendinden sonra gelen ismi cerreder (kendine doğru çekmek) yani ''den başka, den gayrı'' manasına gelir. Mââdâ da ada gibi ''dan-den gayrı'' anlamına gelir.
A'da diye yazılırsa çoğul olarak düşmanlar ya da en zalim, en çok düşmanlık eden olarak da kullanılır.
Oh Annabel Lee, forever in my dreams. You know you've still got a piece of my heart. You've had it right from the start.
Oh Annabel Lee, stop haunting my dreams. Yours is the face that I see in the dark, in the dark.
Into the darkness, Farther, my heart slips. Into the darkness, Into the sea.
Oh Annabel Lee, the ocean calls to me. In the spring when our love had its start. Oh Annabel Lee, forever trapped by the memories, In the sepulchre of my heart.
Black cats they scurry by in the night. They tell me where you are. In the chill of november And now the kingdom is in ruins. Just a memory of you and me. Will you release me?
Into the darkness, Farther, my heart slips. Into the darkness, Into the sea.
Oh Annabel Lee, those nights seem so long ago. When my heart didn't feel so old. Oh Annabel Lee, call your name for eternity. Long as the stars shall burn and the moon glows.
The ocean whispers in night air And you once were with me there. Do you remember? And I'm speaking your name. Though it's over, think of me. Will you release me?
Into the darkness, Farther, my heart slips. Into the darkness, Into the sea.
Nisab miktarı mala, paraya sahip olan Müslümanın kırkta birini fakirlere sadaka vermesi ve bu verilen sadakaya denir.
Ziyadeleşme (ziyade: artan, fazla kalan, çok bol, çoğalma...) , artma, temizlik, taharetanlamlarına da gelir.
Zekat, İslamın köprüsüdür. Asiyet muhafaza eder, ilahi esaslardandır...
Zekat ile sadakanın layık oldukları mevkilerini bulmak için bir kaç şart vardır:
1. Sadakayı vermekle israf olmaması.
2. Başkasından alıb başkasına vermek suretiyle halkın malından olmayıp kendi malından olması.
3. Minnetle in'amın (nimet vermenin) bozulmaması. (Çünkü veren Allah'dır, kul ise vasıtadır.)
4. Fakir olmak korkusu ile sadakanın terk edilmemesi.
5. Sadakanın yalnız mala ve paray münhasır olmadığı bilinmesi ile ilim, fikir, kuvvet, amel gibi şeylere de muhtaç olanlara sadakanın verilmesi)
6. Sadakayı alan adam, o sadakayı sefahette değil, hacat-ı (ihtiyaçlatları) zarüriyyesinde (mecburiyetinde) sarfetmesi lazımdır.
Kaynak: (İşarât, Ül l'caz Fi mezan il İcaz)
İngilizcede: Romantik hikaye, efsane, destan, Viking destanı, eski İskandinav masalı, eski İskandinav öyküsü
(software.estr.com)
Birde daha çok fantazi kitaplarında bölümlere verilen isimdir. Herhalde birinci, ikinci Efsane ya da destan anlamına geldiğinde böyle hikayeyi kısımlara ayırıyorlar.
Manchester'a ziyaret ettiğinde tanışmıştım. Çok akıllı ve gençlere çok değer veren bir politikacı. Dili daha önce yandığından yoğurdu üfleyerek yiyen T.C. başbakanı.
Bir şiir okudu diye başı belaya giren ve bir şey yapsada partisini kapatalım diye başında aç akbabalar uçuşurken nasıl olurda dürüst değil, iki yüzlü diye tonlarca karalamalar yapılıyor şaşırıyorum. Demokrasi, konuşma ve düşünce özgürlüğü diye bağırıp sonra işine gelmeyince Tayyip'i yerin dibine geçirenlere ne demeli bilemiyorum.
Hayatı ile ilgili bilgiler için: www.kimkimdir.gen.tr
Fleetwood Mac grubunun ünlü bayan vokalisti Stevie Nicks'in Poe'nun Annabel Lee şiirini söylüyor, sözler aynı ama son kıtasında biraz değişiyor:
.....
My life, my life, I lie down by the side of my darling
My life, my life, my bride
I lie down...
I lie down by the side
I lie down
Oooh, I lie down...
Dağlar Dağlar
Ellerimle büyüttüğüm
solarken dirilttiğim
Çiçeğimi kopardın sen
ellere verdin
Çiçeğimi kopardın sen
ellere verdin
Dağlar dağlar
Kurban olam yol ver geçem
sevdiğimi son bir olsun
yakından görem
Dağlar dağlar
Kurban olam yol ver geçem
sevdiğimi son bir olsun
yakından görem
Kuşlar ötmez güller soldu
yüce dağlar duman oldu
Belli ki gittiğin yerden
kara haber var
Belli ki gittiğin yerden
kara haber var
Dağlar dağlar
Kurban olam yol ver geçem
sevdiğimi son bir olsun
yakından görem
Dağlar dağlar
Kurban olam yol ver geçem
sevdiğimi son bir olsun
yakından görem
Barış Manço
İlginçtir deniz yoktur ama şehrin adı Denizli'dir, bir de üstüne (hatırladığım kadarıyla) bu şehrimiz de Ada (çorap) tekstil, Hasan Tekin Ada Lisesi, Ada mağzaları, Ada köyü, Grup Ada protest muzik grubu, Ada Fuarcılık, vb. vardır.
ada deyince benim de aklıma Kuşadası gelse de çok daha değişik anlamları da vardır.
Dil bilgisinde Harf-i Cerre denir: kendinden sonra gelen ismi cerreder (kendine doğru çekmek) yani ''den başka, den gayrı'' manasına gelir. Mââdâ da ada gibi ''dan-den gayrı'' anlamına gelir.
A'da diye yazılırsa çoğul olarak düşmanlar ya da en zalim, en çok düşmanlık eden olarak da kullanılır.
Tabi bunlar eski dilimiz osmanlıcada geçerli
bkz. Tek Tanrılı Dinler
Tiger Army grubunun şarkısı
Annabel Lee
Oh Annabel Lee, forever in my dreams.
You know you've still got a piece of my heart.
You've had it right from the start.
Oh Annabel Lee, stop haunting my dreams.
Yours is the face that I see in the dark, in the dark.
Into the darkness,
Farther, my heart slips.
Into the darkness,
Into the sea.
Oh Annabel Lee, the ocean calls to me.
In the spring when our love had its start.
Oh Annabel Lee, forever trapped by the memories,
In the sepulchre of my heart.
Black cats they scurry by in the night.
They tell me where you are.
In the chill of november
And now the kingdom is in ruins.
Just a memory of you and me.
Will you release me?
Into the darkness,
Farther, my heart slips.
Into the darkness,
Into the sea.
Oh Annabel Lee, those nights seem so long ago.
When my heart didn't feel so old.
Oh Annabel Lee, call your name for eternity.
Long as the stars shall burn and the moon glows.
The ocean whispers in night air
And you once were with me there.
Do you remember?
And I'm speaking your name.
Though it's over, think of me.
Will you release me?
Into the darkness,
Farther, my heart slips.
Into the darkness,
Into the sea.
Biz sadece çoğul birinci kişi zamiri olarak kullanılmaz. Tığ veya bir çeşit çuvaldıza ve de bir mersin balığı türüne bile biz denirmiş...
Tabi resmi konuşmalarda ya da kitaplarda ben zamiri yerine de kullanılır.