Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • imf13.01.2004 - 15:44

    İnternational Monetary Fund.
    (Uluslararasi Para Fonu)

    Ülkelerin ekonomisini ele geçirmek için bir verip beş alan emperyalist sömürü sistemi.

    Tefeciliğin uluslararası organize suç örgütü haline getirilip meşrulaştırılması...

    Bir ülkenin bağımsızlığına karşı en büyük tehlikelerden birisi.

  • renkler13.01.2004 - 15:07

    insanlar

  • yüz yılın en büyük silahı13.01.2004 - 14:54

    Terörizm: Soğuk Savaşın sona ermesiyle, iktidar hükümetlerin bozguncu politikalarını uygulamak için oluşturdukları maske...

    Medya: Gelişen teknoloji ile yığınları kat kat daha kolay şekilde etkisi altına alan bir propaganda aracı...

    Kimyasal Silahlar: İlk defa İngilizler tarafından 1920ilerde Irak'taki Kürtlere karşı kullanıldı, sonradan Vietnam da test edilen napalm, agent orange gibi bombolarla, piyasalaştırılan Kiyamet günü silahları (dooms day weapons)

    Yeni Dünya Düzeni: Endüstri devrimiyle işçi sınıfını sömürmeye başlayan kapitalizmin, sendika ve sosyalist savaşımlarla karşı zamanla şekil ve ad değiştirmesi. Kısaca kapaitalizm yeni adı...

    Globalleşme: İktidar kültürün kültürleri özümseyip tek insan modeli yaratması. Kısaca emperyalizm yeni adı...

    İnternet: Anarşi

    Döviz ve borsa: 2. Dünya savaşıyla gelişen bu silah, ülkeleirn ekonomisini saman altından kontrol etmeye yarar

    Milliyetçilik: Geçen yy. başlarında çoğu imaparatorluğun ve yönetimin yıkılmaısna neden olan akım...

    Tek Ülkede Sosyalizm: Gelişmemiş ülkelerde uygulanmasının zararları geçen yy. da Mao, Stalin, Hitler tarafından gösterilmiştir. Kapitalizmin totalitarizm, nasyonelizm, faşizm kısacası dikta ile uygulanması...

    Porno: Soğuk savaşta doğu blokuna karşı kullanılan bu propoganda sonradan kontrolden çıkıp piyasalaşarak kültürlerin iyece içine girmiştir

    vs. vs. (İnsan) : Daha sayamıyacağımız kadar silah vardır. Yararları elbette vardır ama eninde sonunda atomun çok yararı varken çok tehlikeli bir silah olmuştur... artı gelişen teknolojiyi de göz önüne alırsak; kiyametimizi getirecek kadar yığınların üzerinde etkileri olan silahlardır. Demek ki en büyük silah yy'lardır her şeyi yanlış kullanmaya çok meyilli olduğunu gösteren insandır

  • Yedi Numara12.01.2004 - 22:25

    bkz. yedi

  • islamiyet12.01.2004 - 13:08

    Helal de bellidir, haram da bellidir. İkisi arasında da çok kimsenin ne olduğunu bilmediği şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını kurtarmış olur.

    Hadis-i Şerif - Müttefakün Aleyh

    İslam’da şüpheli olan hiçbirşey yoktur. İslam, Ayet-i Kerime’lerle ve diğer çeşitli kaynaklarla helal ve haramı kesin sınırlarla belirlemiştir. İslam’a şüphe sokan içindeki bid’atlardır. Bid’at olarak getirilen kurallar insanların içinde çelişkilere yol açmıştır. Oysa din bid’atlardan ayrıldığı zaman, helalin de haramın da kesin hatları ortaya çıkar. İşte kişi, akıl süzgecinden geçirmediği müddetçe bid’atların esiri olacağından; bu ikisi arasında gider gelir. Oysa bundan kendisini muhafaza ederse, hem dini bir mertebeye ulaşır, hem de Hadis’te geçtiği gibi ırzını muhafaza eder.

    Irzı muhafaza etmek, dünyasal olarak sadece namusu korumak değil, manevi şartlarda dine leke getirmemektir. Kişi, yanlış bilgilerden dinini muhafaza ederse; Hakk Yolu’nda gerçek anlamda iman sahibi olarak ilerleyebilir. Ama dini yolda yürüyorum ya da ilim yapıyorum diyerek bid’atların esiri olursa; o kişide ne din, ne amel, ne ırz, ne de yolculuk kalır.

  • kuran-ı kerim12.01.2004 - 12:56

    http://www.kuranmucizeleri.com/

  • cemiyet07.01.2004 - 18:39

    Topluluk, birlik, heyet anlamlarına gelir. Eski dilde Cem'iyyet olarak geçer. Kökünden de anlaşıldığı gibi ``cem olmadır`` yani manevi birlik teşkil eden topluluk...

    Hukukta, kazanç paylaşmaktan başka bir maksadla, ikiden ziyade sahsın ilim, malumatlarını ve faaliyetlerini devamlı bir şekilde birleştirmek suretiyle bir esas nizamnameye müsteniden (bir şeye dayanan) ve hükmi (tüzel) şahsiyyeti haiz (uygun) olarak kurdukları teşekkül (kuruluş) ... İktisadi gaye takibeden hususi hukuk hükmi şahısları şirket adını alır.

    Tasavvufta, zihnin yalnız Cenab-ı Hakk ile meşgulliyyet halidir.

    Edebiyyatta: Tenasübü veya tezadı dolayısiyle birbirine uyan kelimeleri ve zıt olan kelimeleri beraber aynı ifade içinde bulundurmak.

    Edebiyat lugatından bir misal:

    Bir tair-i kudsiyi uçurdun yuvasından.
    Bir lane-i sevdayı tebah eyledin ey mevi.
    Bir tûde türaba çevirip cism-i latifin
    Bir haclegehi hak-i siyah eyledin ey mevi.

    ''Tair, uçurdun, lane, tûde, türab, hak'' lafızları (kelimeleri) arasında tenasüb vardır.
    ''Bir tude türab'' ile ''cism-i latif'', ''haclegeh'' ile ''hak-i siyah arasında tezad vardır. Buna sözün cem'iyetli olması denilir.

    Bir de Cem'iyett-i Kelam var: Kelamın cami' olmasına denir. Müteaddid (çoğalmış) manası bulunan kelam, söz...

  • ahmet özhan06.01.2004 - 20:56

    bülbül

  • kerbela06.01.2004 - 20:54

    hala kanayan yara

  • değerli insanlar06.01.2004 - 19:58

    Birisini izlemekle, değer vermek arasında fark olmasına rağmen bazı kişiler bunları birbirine karıştırıyorlar. Bir insan hakkında gerçekleri yazarken bazen övermiş gibi görünür, bu da ona karşı çıkanı kızdırır fakat illa da övüyordur diye mülhidi olacağı şartı yoktur. Bir yandan Ahmeti, diğer yandan Mehmete değer verebilir ama Ahmet ve Mehmet birbirine muhalefet de olabilir ama ikisini bir yapan kabukları değil, özleridir... O yüzden insanlarla uğraşanlar, karpuzun kabuğunu yiyen eşek gibidirler, ama değer veren kabuğun altındakinin daha tatlı olduğunu bilir...

    İki zıt kutup da gözüken insanlar bile olsa, onlar renkler gibidir, kırmızı veya mavi gibi faklı olabilirler ama ikisi de renktir... önemli olan insanlık davasıdır, işte bu kişileri altın gibi değerli yapan insanlık cevheridir, isterse çamura düşsünler, yine de altın gibi değerlerini kaybetmezler ama bazıları daha da gömer ya da üstüne basar geçer. İşte onlar kaybedenlerdir, şeytan gibi insanın özünü bilmeyip cahilliklerinden aldanıp başlarını bile eğemezler... Ellerindekinin değerini bilenler ise kazançlıdır...

    İzlemek yerine daha çok değer vermek kolaydır, çünkü izlenmesi gereken dayanıldığında sağlam olması gerektiğinden, her şeye dayanmamak gerekir... ama insan kolayı yapmadan zoru başarmayı çalışır, yürmeyi öğrenmeyinin suya atlması gibi...