Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • amelie27.05.2004 - 18:08

    çok şeker bir film kesin izleyin...

  • aidiyet27.05.2004 - 17:53

    affiliation
    arapça bir kelime anlamı ait olma durumudur...

    ilişkinlik yani aidiyet bir kişinin ya da kişilerin sevgi ve güvenlilik ihtiyaçından gelir mesela sevme, sevilme, bir gruba mensup olma, şevkat, yardımseverlik vs. türünden ihtiyaçlar gibi...

  • darwin ve evrim27.05.2004 - 17:07

    belli kesimlerin kitabını bile okumadığı halde ya da fazla bilgisi olmamasına rağmen sırf ideolojik amaçla savunulan kişi ve teori...

  • agnostik27.05.2004 - 13:55

    bir de hardcore punk türü muzik yapan eski baba (old school) gruplardan Agnostic Front var...

  • agnostik27.05.2004 - 13:52

    bilinemezciliği savunan kişiye denir.

    Allah'ın varlığının bilinemeceğinden yani bu bilgilerin insan beyin kapisatesinin kaldıramayacağından; olduğunu ya da olmadığını ispatlamaya çalışmanın gereksiz olduğunu savunduklarından dinimiz de bu gibi kişilere çok rastlanır...

    Mesela Prof. Dr. Mete Tuncay'la yapılan bir ropatajı örnek vereyim:

    Tanrının bilinemeyeceğini söylemek de bir inanç değil midir?

    Hayır. Bu, duyguyla değil, akılla varılan bir sonuçtur. Bana göre “Tanrı yoktur” demek, “Tanrı vardır” demekten daha zor. Çünkü “Tanrı yoktur” demek, ispat edilmesi gereken bir önermedir. Böyle bir soruya verilebilecek bir cevapsa yoktur. Yani “Ben veremiyorum, benim aklım yetmiyor” değil. Böyle bir soruya cevap verilemez. Bilinemezcilik “Hiç kimse bilemez” demektir. Agnostik “Tanrı belki vardır, belki yoktur” demiyor. “Böyle bir soru yanlış” diyor.

  • abiyogenez27.05.2004 - 13:37

    Abiyogenez (Abiogenesis) teorisi

    Cansız maddelerin tesadüfen bir araya gelerek canlı bir organizma oluşturacağına inanan görüştür. Ortaçağdan beri süregelen batıl bir inanıştır ve spontane jenerasyon teorisi olarak da bilinir. (bkz. Spontane jenerasyon)

    Ortaçağ'da, böceklerin yemek artıklarından, güvelerin yünden, farelerin buğdaydan oluştuğuna yaygın olarak inanılıyordu. Hatta, bunu ispatlamak için ilginç deneyler dahi yapılmıştı. 17. yüzyılda yaşayan Belçikalı bir fizikçi olan J. B. Van Helmont, kirli insan gömleğiyle buğday tanelerini biraraya koyduğunda, farelerin oluşacağını sanmıştı.1 Etlerin bir süre sonra kurtlanmasının da, hayatın cansız maddelerden türeyebildiğine bir delil olduğu zannediliyordu. Oysa daha sonraları, etlerin üzerindeki kurtların kendi kendilerine oluşmadıkları; sineklerin getirip bıraktıkları gözle görülmeyen yumurtalardan çıktıkları anlaşıldı.

    Bu teori 19. yüzyılda, ünlü Fransız bilim adamı Louis Pasteur'ün yaptığı deneylerle tamamen çürütüldü. Pasteur, vardığı sonucu şu cümle ile özetledi:

    'Cansız maddelerin hayat oluşturabileceği iddiası artık kesin olarak tarihe gömülmüştür.'2

    Bugün bilimsel olarak, 'abiyogenez' değil; 'hayat ancak hayattan gelir' görüşünü savunan biyogenez teorisi (bkz. Biyogenez teorisi) geçerlidir. Ama evrim teorisini savunan çevreler, halen canlılığın cansız maddelerin tesadüfler sonucunda biraraya gelmelerinden oluşabileceğini iddia etmektedirler. Ne var ki bu iddialarını ispatlamak için hiçbir bilimsel kanıt ortaya koyamadıkları gibi bu bilim dışı iddialarını ispatlamaya çalıştıkları tüm deneyler de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. (bkz. Miller Deneyi, Fox Deneyi)

    http://www.harunyahya.org/evrim/evrim_acmazi_1/evrimacmazi1.html.

  • abiyogenez27.05.2004 - 13:35

    Louis Pasteur'ün söylediği ''omne vivum ex vivo (hayat ancak hayattan gelir - only life can produce life) '' sözün tersini savunan teoride diyebiliriz

  • abiyogenez27.05.2004 - 13:30

    her canlının başka bir canlıdan ürediğini savunan biyogenez teorisinin tersi: canlıların cansız varlıklardan üreyebileceğini savunan teori...

  • abhazya27.05.2004 - 13:28

    Abhazya ülkesi hakkında geniş bilgi edinmek isteyenler:

    http://www.geocities.com/Athens/Oracle/8598/abhazya.htm.

  • aforizma27.05.2004 - 13:11

    örnek olarak bkz.
    özlü sözler,
    güzel sözler