Bu işler anlaşılmak için yapılmadı. Onay almak, seçilmek, asılmak, temsil edilmek için hiç yapılmadı.
Bu resimler ve şarkılar; bakanı da kadraja alan işlerdir. Görenle yetinmez, bakma biçimini sorgular.
Anlamayanı küçümsemez ama anlamayı mükemmel ilim sananı ifşa eder. Ruhu yoklayıp geri çekileni tanır. Gerçek değil diyerek yalanlayanı, hak iddia edeni, günü dolduranı, saygı duyduğunu sananı da.
Bu işler süs değildir. Dekor değildir. Toplumsal vitrini tamamlamak için üretilmemiştir.
Burada resim seçilmez. Burada resim karşılık verir.
İnsan asan bakışlara karşı, insanı sarsan bir yerden konuşur. Zayıf denilen yerlerin aslında en açık, en yalın, bakir ve en dürüst yerler olduğunu hatırlatır. Göyüzünün mavisi de cenneti anımsatır İnsanlar kadraja girdiğinde konu dağılır Adeta bir resimdir GODOT'U BEKLEMEK
Bu işler huzur vermez. Rahatlatmaz. Bakana sorumluluk yükler.
Yüksekliği duvarda değil, etikette değil, onayda değil.
Yeri; toplumun kaçındığı çatlaklardır. Bakışın kaçtığı yerlerdir. Ruhun geri adım attığı an.
Bu bir çağrı değil. Bir davet hiç değil.
Bu bir karşılaşmadır.
Ve karşılaşan herkes, artık eski bakışıyla devam edemez.
Hele ateş içinde birbirlerini protesto ederlerken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Şimdi hiç olmazsa ateş azabının bir kısmını olsun bizden savabilir misiniz?” diyecekler.
Sevbân’ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “...Şüphesiz ümmetim içinde otuz yalancı çıkacak, her biri de kendinin peygamber olduğunu iddia edecektir. Oysa ben, peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.”
Bir kız sevdim ama, bana vermediler. Gençliğimi bıraktım Sofya'da.
M. Kemal Atatürk
https://bakis.bg/2020/02/14/ataturk-gencligimi-biraktim-sofyada-bir-kiz-sevdim-ama-bana-vermediler/
Evet
Allah'ım annemi babamı bütün müminleri affet.
PS -bir de şiir okur muydum :))
Bir milletin büyüklüğü, onun ahlâki değerleriyle ölçülür.
M. Kemâl Atatürk
BAKIŞIN MANİFESTOSU
Bu işler anlaşılmak için yapılmadı.
Onay almak, seçilmek, asılmak, temsil edilmek için hiç yapılmadı.
Bu resimler ve şarkılar;
bakanı da kadraja alan işlerdir.
Görenle yetinmez, bakma biçimini sorgular.
Anlamayanı küçümsemez ama
anlamayı mükemmel ilim sananı ifşa eder.
Ruhu yoklayıp geri çekileni tanır.
Gerçek değil diyerek yalanlayanı,
hak iddia edeni,
günü dolduranı,
saygı duyduğunu sananı da.
Bu işler süs değildir.
Dekor değildir.
Toplumsal vitrini tamamlamak için üretilmemiştir.
Burada resim seçilmez.
Burada resim karşılık verir.
İnsan asan bakışlara karşı,
insanı sarsan bir yerden konuşur.
Zayıf denilen yerlerin aslında
en açık, en yalın, bakir ve en dürüst yerler olduğunu hatırlatır.
Göyüzünün mavisi de cenneti anımsatır
İnsanlar kadraja girdiğinde konu dağılır
Adeta bir resimdir GODOT'U BEKLEMEK
Bu işler huzur vermez.
Rahatlatmaz.
Bakana sorumluluk yükler.
Yüksekliği duvarda değil,
etikette değil,
onayda değil.
Yeri;
toplumun kaçındığı çatlaklardır.
Bakışın kaçtığı yerlerdir.
Ruhun geri adım attığı an.
Bu bir çağrı değil.
Bir davet hiç değil.
Bu bir karşılaşmadır.
Ve karşılaşan herkes,
artık eski bakışıyla devam edemez.
Saksıda birkaç gül
Çokça yazılmış
Yarından umutlu
Uçuşan küllerde
Sen gerçeksin
Kaçı doğru diye
Yedi karga
Yalanım yoksa aşk
Varsa güneşlerin nuru
Bana gerek kalmadı
Sen anla artık kulunu
Bu mu resim
Yalancı horoz cumaları ötmez
şarkısı !
Sıkıntıdan ölmenin az ilerisi
YALANCI HOROZ CUMALARI ÖTMEZ.
:))
Biz cahil dediğimiz vakit mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. kastettiğim ilim, hakikati bilmektir.
M. K. Atatürk
Nihayet ateşe geldikleri zaman, onlar (dünyada) ne yapıyordu iseler, kulakları, gözleri ve derileri hep aleyhlerine şahidlik edecektir.
Fussilet Suresi
Hele ateş içinde birbirlerini protesto ederlerken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Şimdi hiç olmazsa ateş azabının bir kısmını olsun bizden savabilir misiniz?” diyecekler.
Mümin Suresi 47
Sevbân’ın naklettiğine göre,
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“...Şüphesiz ümmetim içinde otuz yalancı çıkacak, her biri de kendinin
peygamber olduğunu iddia edecektir. Oysa ben, peygamberlerin sonuncusuyum.
Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.”
AMİN