Bir kahve falında çıkmıştı gözlerin, Ben fala değil gözlerine inandım. Falsız kalınırdı belki ama, Yazık gözlerinsiz kaldım. Saçlarını başının arkasında, ...toplamak için kullandığın; Kalemle yazılırdı en güzel aşk şiirleri. Savruldu saçların... Şiirsiz kaldım...Takabilirsin artık, Saçlarının prangasıdır dediğim tokaları, Ki; haylaz güz rüzgarları, Uçurmasın başka bir yüze saçlarını. Seni düşünmeye dalıp, Çoğu zaman ilk yudumunu, Şekersiz içtim çaylarımın. Tuhaf; unutkanlığım oluyordun, Ama unutulmuyordun. Su değince acıyor, Giderken yüreğimde bıraktığın yara. Ne vakit bir yağmura yakalansam kaçıyorum. Her yağmurda üzerim değil, Yüreğim ıslanır diye korkuyorum .Yan yana tutuşturulan ...iki kibrit çöpüydük. Ayrı yönlere eğilirken başımız. Söndük... Şimdi birbirini hiç göremeyecek, İki ayrı yüzü gibi ...bir madeni paranın, Aşk kadar uzağız, acılarımız kadar yakın.
Yağmur bekliyorum; yağmıyor, Seni bekliyorum; gelmiyorsun. Ya yağmur da seni bekliyor, Ya sensizlik bir yağmur, Islatıyor bilmiyorsun .Ölçüsüz şiirler yazıyorum, Ki; seni sevmek gibi bir şey bu. Almıyor kalıplar. ‘’Sen'’ fazla geliyor şiirlere, Sensizliğe yüreğim dar. Sensiz harflerle söylenince, Sessizleşiyor kelimeler. Dört yanı hasretinle çevrili bir adada, Konuşsam duymuyor kimse, Sustukça daralıyor çember. Yine de öğreniyorum görmeyi; Bardağın dolu tarafını. Yoksa bir bardak çaya, Kaç hatıra karıştırır insan. Başka hiçbir hüzne dudak payı bırakmadan .Hem çok şeyde istemiyorum artık hayattan; Gülüşün kadar sade bir yaşam. İlk sana açsam gözlerimi sabah olunca, Ne var sana yumsam her akşam.
Aynen ondada Arap fobisi vardı Sanırım unutamadık karı bir travmaları var...
Tarihten bihaber bol nutuk.... Kendi uydurdukları yalana inanıyorlar Neymiş Çinliler sinovac asi için bedeli taşa 1930 karda ödendi demişlerdi ya... Trablus cephesini ve Suriye cephesini terkedip kaçanları okuyun biraz... Barbaros Hayrettin Paşa'nın babası arnavut annesi rumdur...
Cezayir kendi isteği ile Osmanlıya katılan tek devlettir... Gitmeyen ancak ahkam keser Gidin görün Türkiye'den gelenlere hürmeti...
Şu kelle ölçmeyi bırakın yahu Ne mutlu insanım diyemediniz bir türlü...
Çay bile iki şekerle güzel, Kimse yalnız olmamalı sevgilim gel. Severdin karanlığı, Gözlerine benziyor derdin. Ondan mı bir gece vakti, Gözlerime karışır gibi gittin? En büyük zevkin değil miydi; Koklamak yeni baskı kitapları. Gel yüreğime yazdım bak yokluğunda tüm hatıraları. Yeniden kullanmak için, Tornistan edilen paltom gibi, Saklıyorum İçimde her izi. Usandım kesirli sayılardan, Payıma hep hasretten paydalar. Gel sevgilim, Bir sen etmiyor iki beni toplasalar.
Bir kahve falında çıkmıştı gözlerin,
Ben fala değil gözlerine inandım.
Falsız kalınırdı belki ama,
Yazık gözlerinsiz kaldım.
Saçlarını başının arkasında,
...toplamak için kullandığın;
Kalemle yazılırdı en güzel aşk şiirleri.
Savruldu saçların...
Şiirsiz kaldım...Takabilirsin artık,
Saçlarının prangasıdır dediğim tokaları,
Ki; haylaz güz rüzgarları,
Uçurmasın başka bir yüze saçlarını.
Seni düşünmeye dalıp,
Çoğu zaman ilk yudumunu,
Şekersiz içtim çaylarımın.
Tuhaf; unutkanlığım oluyordun,
Ama unutulmuyordun.
Su değince acıyor,
Giderken yüreğimde bıraktığın yara.
Ne vakit bir yağmura yakalansam kaçıyorum.
Her yağmurda üzerim değil,
Yüreğim ıslanır diye korkuyorum
.Yan yana tutuşturulan
...iki kibrit çöpüydük.
Ayrı yönlere eğilirken başımız.
Söndük...
Şimdi birbirini hiç göremeyecek,
İki ayrı yüzü gibi
...bir madeni paranın,
Aşk kadar uzağız, acılarımız kadar yakın.
Y. Sarıahmet
". Duygularım anestezi altında
Herşeyi görüyorum
Herşeyi işitiyorum
Ama artık hicbirsey hissetmiyorum..."
Yapay zeka kenani taklit ederse
İste o zaman yandınız....
“ Sevgi, yorgun olduğunda bile, seni gülümsetebilen şeydir....”
Coelho
Yağmur bekliyorum; yağmıyor,
Seni bekliyorum; gelmiyorsun.
Ya yağmur da seni bekliyor,
Ya sensizlik bir yağmur,
Islatıyor bilmiyorsun
.Ölçüsüz şiirler yazıyorum,
Ki; seni sevmek gibi bir şey bu.
Almıyor kalıplar.
‘’Sen'’ fazla geliyor şiirlere,
Sensizliğe yüreğim dar.
Sensiz harflerle söylenince,
Sessizleşiyor kelimeler.
Dört yanı hasretinle çevrili bir adada,
Konuşsam duymuyor kimse,
Sustukça daralıyor çember.
Yine de öğreniyorum görmeyi;
Bardağın dolu tarafını.
Yoksa bir bardak çaya,
Kaç hatıra karıştırır insan.
Başka hiçbir hüzne dudak payı bırakmadan
.Hem çok şeyde istemiyorum artık hayattan;
Gülüşün kadar sade bir yaşam.
İlk sana açsam gözlerimi sabah olunca,
Ne var sana yumsam her akşam.
Y . Sarıahmet
". Ne sebeple olursa olsun
Hatanızın üzerine kara kara düşünmeyin ..
Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanma değildir..."
" Sen ve ben ;
Acıdan bir dağız,
Sen ve ben ;
Bu dünyada bir daha hiç karşılaşmayacağız..."
" okumadığı için cahil kalandan daha kötüsü
Okuduğu halde cahil kalandır...."
Bir kuantum Atilla vardı
Aynen ondada Arap fobisi vardı
Sanırım unutamadık karı bir travmaları var...
Tarihten bihaber bol nutuk....
Kendi uydurdukları yalana inanıyorlar
Neymiş
Çinliler sinovac asi için bedeli taşa 1930 karda ödendi demişlerdi ya...
Trablus cephesini ve Suriye cephesini terkedip kaçanları okuyun biraz...
Barbaros Hayrettin Paşa'nın babası arnavut annesi rumdur...
Cezayir kendi isteği ile Osmanlıya katılan tek devlettir...
Gitmeyen ancak ahkam keser
Gidin görün Türkiye'den gelenlere hürmeti...
Şu kelle ölçmeyi bırakın yahu
Ne mutlu insanım diyemediniz bir türlü...
Çay bile iki şekerle güzel,
Kimse yalnız olmamalı sevgilim gel.
Severdin karanlığı,
Gözlerine benziyor derdin.
Ondan mı bir gece vakti,
Gözlerime karışır gibi gittin?
En büyük zevkin değil miydi;
Koklamak yeni baskı kitapları.
Gel yüreğime yazdım bak
yokluğunda tüm hatıraları.
Yeniden kullanmak için,
Tornistan edilen paltom gibi,
Saklıyorum İçimde her izi.
Usandım kesirli sayılardan,
Payıma hep hasretten paydalar.
Gel sevgilim,
Bir sen etmiyor iki beni toplasalar.
Y . Sarıahmet