Adamın biri etrafındakilere 'kurban' meselesini şöyle anlatıyormuş: Hazreti Musa Allah'a dua etmiş. 'Ya Rabbi, bana bir kız evlat bahşedersen onu sana kurban edeyim.' Bir zaman sonra Hazreti Musa'nın bir kızı olmuş, adını Ayşe koymuş. Çocuğun kurban edileceği zaman gelince Hazreti Musa bıçağı yavrucağın boynuna dayamış. Tam kesecekken Azrail gökten elinde bir keçiyle gelmiş… Hikâyenin tam bu noktasında dinleyenlerden biri dayanamamış ve şöyle demiş: 'Ben bunun neresini düzelteyim? Hazreti Musa değil Hazreti İbrahim, kız değil erkek, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, keçi değil koç.'
Nereden düzeltmek acaba Evde karısına , kocasına çocuklarına söz geçiremeyenler buraya gelip Müslümancılık oynuyor...1. - 2 derece yakınlarınıza tebliğ edin önce Sonra geri kalan insanları irşad edersiniz.... **" Birde bu cemaatler konusu var Neymiş Nurcu Neymiş Suleymanci Neymiş İsmailağacı Yahu din bunlara indide bizim haberimizmi yok... Sakalı bırak cubbeyi giy Yangel yat oh ne güzel hayat... Peygamberin sahabelerin evliya enbiyalarin mesleği vardı kazançları sanat ticaretten helal kazançtı... Şimdi kiler iki vaaz jet skiden aşağı binmiyorlar... Oysa ne güzel dergahlar var isimsiz .. Çorbaları ekmekleri yatacak yerleri olan.. Gerçek Allah dostları... Bizdeki gözönündeki cemaatler aynı mormonlara benziyor.... ********* Ülkenin kurucu liderini seversiniz veya sevmezsiniz Ama saygı göstermek zorundasınız.. Benimde eleştirdiğim birçok icraatı var Ama saygı şart.. ***"" Dini kullanan tacirler gibi Atatürk'ü kullanan tacirler de var... Olmayan şeyleri sözleri Atatürk'e malveder sonra kendilerinde inanır .. Örneğin laiklik Örneğin Hatay Laiklik anayasaya girdiğinde Atatürk hastaydı Hayat Türkiye'ye katıldığında Atatürk rahmetli olmuştu... Olmasaydı olmazdık diye tapma derecesine gelmiş garip kullar var... Bu kendine bile hakarettir... 16 defa yıkılan devletin yerine yenisini kurmuş millete hakarettir... O mantıkla bakarsak Selçuk beye Osman gaziyede aynı şekilde demeleri gerekirdi...
Bir de onu bunu müslüman değil veya münafık demeye kimsenin hakkı yok La ilahe illallah diyen biri hakkında hiçkimsenin hüküm verme hakkı da yok haddi de değil... Herkesin yaptığı ibadet kendi nefsi içindir... Cennete gideceği kesin olan peygamberler dışında asare-i mübeşşere var ..
Kimse kendini arşta görmesin... Gayya an meselesi hepimiz için
Cennet ucuz değil Cehennem lüzumsuz değil... **** İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
Seslendim bıkmadan yüreğine yine seslendim Seslendim bir ümit diye doğan güne seslendim Bir köşede boynu bükük kalmış güle seslendim Öyle ki Semada uçan kuşlara bile seslendim.Seslendim içimde tüten ah’a seslendim Seslendim o büyük Şah’a seslendim Belki duyarsın diye bir daha seslendim Duymasan da yine kıyamam ben sana Çünkü ben aşkı yaratan Allah'a seslendim.
Sevda yükü ağır geldi ki yüreğime Doktorlardan dinliyorum şimdi türküler Sana da söylemiştir, dikkat et yediğine. Ben mi ben yine aynı, yalnız uzaklarda Bir gülüşüne hasret, bir sıcak çorbana Elin dokunduğu bir güle hasret... Yok artık şeker katmıyorum çayıma Sen düşünce aklıma... Bilmiyorum sen katıyor musun? Çayımı demleyip alınca elime Bakınca birde senin resmine Tatlanıyor çayım, bardağım Evim, otağım.
Mevsimler durmadan eriyip gitsin Bahçemde bülbülün şarkısı dinsin Ne çıkar bu gönül cefanı çeksin Yıllarca yolunu bekleyeceğim Ölünceye dek seni unutmayacağım....
Sana küsemiyorum bir türlü, her nedense Elimde değil dedim ya sana meftunum işte Mor yanığı bir gül ek, yüreğinin köşesine ikimiz için Aslında seninde konuşacağın çok şey var, sustu işte Sonra kan rengi geceler, devinir gözlerimde El değmemiş ruhuna dokunsa titrek ellerim Melanet hırkasını ah ile giydirdin, sevdiğim Ah, bir günde sen arasan beni yüreğimin çöllerinde.
Sen hep gözlerimde mavi kal istedim gülücüklerin pul pul dökülürken sümbüllerin üstüne baharın muştusu gelsin hazana inat. Gökyüzünün rengi aşk mavisidir doya doya bakarım ruhumun derinliklerinden ruhunun derinliklerine. Sonsuzluğun haykırışında sakla yüreğimi Mavi kelebeklerin kanadına yaz aşkımızı Sen hep gözlerimde mavi kal istedim Okyanusların rengi mavidir yüreğimiz el ele tutuşur dalarken ıssız maviliğin kalbine doğru... Hırçın dalgalar vursun ruhumun kıyılarına. Sen hep gözlerimde mavi kal istedim Dünyamızın adı mavi gezegendi zaten aşkın yörüngesinde dönerim ben Semanın rengi mavidir gök kuşağını kuşanarak bir visale doğru bir senin uğruna yanarak Sen hep gözlerimde mavi kal istedim.
Adamın biri etrafındakilere 'kurban' meselesini şöyle anlatıyormuş: Hazreti Musa Allah'a dua etmiş. 'Ya Rabbi, bana bir kız evlat bahşedersen onu sana kurban edeyim.' Bir zaman sonra Hazreti Musa'nın bir kızı olmuş, adını Ayşe koymuş. Çocuğun kurban edileceği zaman gelince Hazreti Musa bıçağı yavrucağın boynuna dayamış. Tam kesecekken Azrail gökten elinde bir keçiyle gelmiş… Hikâyenin tam bu noktasında dinleyenlerden biri dayanamamış ve şöyle demiş: 'Ben bunun neresini düzelteyim? Hazreti Musa değil Hazreti İbrahim, kız değil erkek, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, keçi değil koç.'
Nereden düzeltmek acaba
Evde karısına , kocasına çocuklarına söz geçiremeyenler buraya gelip Müslümancılık oynuyor...1. - 2 derece yakınlarınıza tebliğ edin önce
Sonra geri kalan insanları irşad edersiniz....
**"
Birde bu cemaatler konusu var
Neymiş
Nurcu
Neymiş
Suleymanci
Neymiş
İsmailağacı
Yahu din bunlara indide bizim haberimizmi yok...
Sakalı bırak cubbeyi giy Yangel yat oh ne güzel hayat...
Peygamberin sahabelerin evliya enbiyalarin mesleği vardı kazançları sanat ticaretten helal kazançtı...
Şimdi kiler iki vaaz jet skiden aşağı binmiyorlar...
Oysa ne güzel dergahlar var isimsiz ..
Çorbaları ekmekleri yatacak yerleri olan..
Gerçek Allah dostları...
Bizdeki gözönündeki cemaatler aynı mormonlara benziyor....
*********
Ülkenin kurucu liderini seversiniz veya sevmezsiniz
Ama saygı göstermek zorundasınız..
Benimde eleştirdiğim birçok icraatı var
Ama saygı şart..
***""
Dini kullanan tacirler gibi Atatürk'ü kullanan tacirler de var...
Olmayan şeyleri sözleri Atatürk'e malveder sonra kendilerinde inanır ..
Örneğin laiklik
Örneğin Hatay
Laiklik anayasaya girdiğinde Atatürk hastaydı
Hayat Türkiye'ye katıldığında Atatürk rahmetli olmuştu...
Olmasaydı olmazdık diye tapma derecesine gelmiş garip kullar var...
Bu kendine bile hakarettir...
16 defa yıkılan devletin yerine yenisini kurmuş millete hakarettir...
O mantıkla bakarsak
Selçuk beye Osman gaziyede aynı şekilde demeleri gerekirdi...
Bir de onu bunu müslüman değil veya münafık demeye kimsenin hakkı yok
La ilahe illallah diyen biri hakkında hiçkimsenin hüküm verme hakkı da yok haddi de değil...
Herkesin yaptığı ibadet kendi nefsi içindir...
Cennete gideceği kesin olan peygamberler dışında asare-i mübeşşere var ..
Kimse kendini arşta görmesin...
Gayya an meselesi hepimiz için
Cennet ucuz değil
Cehennem lüzumsuz değil...
****
İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
Nisa 123
" Vakit aşk'tan yana,
Kader susmaktan.
Yoruldu yürek,
Değmezlere koşmaktan.
Bize kalan tek bir şarkı,
Bu koca hayattan.
Hep sonradan gelir aklım başıma,
Hep sonradan....."
" giydikçe açılır diyen tezgahtar
Uzadıkça şekil alır diyen kuaför
Zamanla unutursun diyen arkadaş
Bunların hepsi aynı örgüte üye...."
Akın
Cübbemin altında kralı bile öldürebilirim..
Seslendim bıkmadan yüreğine yine seslendim
Seslendim bir ümit diye doğan güne seslendim
Bir köşede boynu bükük kalmış güle seslendim
Öyle ki Semada uçan kuşlara bile seslendim.Seslendim içimde tüten ah’a seslendim
Seslendim o büyük Şah’a seslendim
Belki duyarsın diye bir daha seslendim
Duymasan da yine kıyamam ben sana
Çünkü ben aşkı yaratan Allah'a seslendim.
Saffet Çakır
Sevda yükü ağır geldi ki yüreğime
Doktorlardan dinliyorum şimdi türküler
Sana da söylemiştir, dikkat et yediğine.
Ben mi
ben yine aynı, yalnız uzaklarda
Bir gülüşüne hasret, bir sıcak çorbana
Elin dokunduğu bir güle hasret...
Yok artık şeker katmıyorum çayıma
Sen düşünce aklıma...
Bilmiyorum sen katıyor musun?
Çayımı demleyip alınca elime
Bakınca birde senin resmine
Tatlanıyor çayım, bardağım
Evim, otağım.
Saffet Çakır
Mevsimler durmadan eriyip gitsin
Bahçemde bülbülün şarkısı dinsin
Ne çıkar bu gönül cefanı çeksin
Yıllarca yolunu bekleyeceğim
Ölünceye dek seni unutmayacağım....
Sana küsemiyorum bir türlü, her nedense
Elimde değil dedim ya sana meftunum işte
Mor yanığı bir gül ek,
yüreğinin köşesine ikimiz için
Aslında seninde konuşacağın çok şey var,
sustu işte
Sonra kan rengi geceler, devinir gözlerimde
El değmemiş ruhuna dokunsa titrek ellerim
Melanet hırkasını ah ile giydirdin, sevdiğim
Ah, bir günde sen arasan beni yüreğimin çöllerinde.
Saffet Çakır
Sen hep gözlerimde mavi kal istedim
gülücüklerin pul pul dökülürken
sümbüllerin üstüne
baharın muştusu gelsin hazana inat.
Gökyüzünün rengi aşk mavisidir
doya doya bakarım ruhumun derinliklerinden
ruhunun derinliklerine.
Sonsuzluğun haykırışında sakla yüreğimi
Mavi kelebeklerin kanadına yaz aşkımızı
Sen hep gözlerimde mavi kal istedim
Okyanusların rengi mavidir
yüreğimiz el ele tutuşur dalarken
ıssız maviliğin kalbine doğru...
Hırçın dalgalar vursun ruhumun kıyılarına.
Sen hep gözlerimde mavi kal istedim
Dünyamızın adı mavi gezegendi zaten
aşkın yörüngesinde dönerim ben
Semanın rengi mavidir
gök kuşağını kuşanarak
bir visale doğru
bir senin uğruna yanarak
Sen hep gözlerimde mavi kal istedim.
Saffet çakır
" Gönülden gelen sözler can suyu gibidir
Nereye akarsa orada çiçek açar .."