bana çok itici gelirdi....hiç ısınamamıştım...ama 40 yaş erkeği yazısını okuduktan sonra, bir anda kafamda bir ''dııng'' sesi, arkasından gelen hayranlık ve kıskançlık :))
1975 lerden sonra, düğün salonlarında müzik yapan gruplar daki, gitar çalan abilerimizi gösterip, yanımızdaki arkadaşa, ''bak lan, aynı Carlos Santana gibi çalıyor'' diye hava atardık...başka birini tanımazdık ki :))
1979 yılında Kıbrıs tan üç kuruşa alıp, çok sevdiğim dostlarıma (!) kıyak olsun diye, bilmem kaç liraya kakaladığım, mavi,beyaz,kırmızı ve kahverengi paketlerdeki pipo tütünü.. (.he he he...yol param bedavaya gelmişti.. :) .
tabii ki Datça demek....şarap demek...rakı demek....şiirler mi? bunlardan sonra gerek....eski Datça ya, eski evine gitmek demek....mezarının başında şarap içip, Can Baba yı mutlu etmek demek...
1980 öncesi, izmit ten otobüse bin, harem trafikte in...dolmuşla kadıköy e geç, vapura bin...doğruca karaköy.....karaköy de in...alt geçitten geç, yüksek kaldırıma çık...biraz heyecan biraz korku....olsun....ilk defa ''milli''olacaksın...değer buna....artık ıstanbul lusun...
televizyonda bir bölüm bile izlemedim....filme de gitmedim....çok şey mi kaçırdım? sanmıyorum...ama dizi sayesinde yarım bıraktığım bir sürü kitabı bitirdim :))
1975 ler de ablamların odasını süslerdi resimleri.....şimdi posterleri takunyacıların dergi ve gazetelerinde....yazık! !
bana çok itici gelirdi....hiç ısınamamıştım...ama 40 yaş erkeği yazısını okuduktan sonra, bir anda kafamda bir ''dııng'' sesi, arkasından gelen hayranlık ve kıskançlık :))
1975 lerden sonra, düğün salonlarında müzik yapan gruplar daki, gitar çalan abilerimizi gösterip, yanımızdaki arkadaşa, ''bak lan, aynı Carlos Santana gibi çalıyor'' diye hava atardık...başka birini tanımazdık ki :))
1979 yılında Kıbrıs tan üç kuruşa alıp, çok sevdiğim dostlarıma (!) kıyak olsun diye, bilmem kaç liraya kakaladığım, mavi,beyaz,kırmızı ve kahverengi paketlerdeki pipo tütünü.. (.he he he...yol param bedavaya gelmişti.. :) .
tabii ki Datça demek....şarap demek...rakı demek....şiirler mi? bunlardan sonra gerek....eski Datça ya, eski evine gitmek demek....mezarının başında şarap içip, Can Baba yı mutlu etmek demek...
yılların alışkanlığı idi...şimdi ise bir sembol.....bir duruş....bir dava....içinde vıcık vıcık arap yağı olan....
1980 öncesi, izmit ten otobüse bin, harem trafikte in...dolmuşla kadıköy e geç, vapura bin...doğruca karaköy.....karaköy de in...alt geçitten geç, yüksek kaldırıma çık...biraz heyecan biraz korku....olsun....ilk defa ''milli''olacaksın...değer buna....artık ıstanbul lusun...
tabiat ananın en yaramaz çocuğu...ota, bite göre yani...
televizyonda bir bölüm bile izlemedim....filme de gitmedim....çok şey mi kaçırdım? sanmıyorum...ama dizi sayesinde yarım bıraktığım bir sürü kitabı bitirdim :))
at s.kine kelebek konmuş gibi...