Yazları ustayı sık sık ziyaret ederim. Bir demet çiçek götürüp, bir demet huzur alır koyulurum gün’ü yaşamak için o ilhamla.
Baktım gökte bir kırmızı bir uçak Bol çelik bol yıldız bol insan Bir gece Sevgi Duvarını aştık Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki Başucumda bi sen varsın bi de evren Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi Yalnızlığım benim çoğul türkülerim Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”
Anlıyor muyuz sahiden birbirimizi Mesela kırda papatyaların öbek öbek olmasından ibret aldık mı Ya da ne bileyim işte gerçekten anlamak için mi sustuk?
Seninle aramızda uçurumlar var, fark ise; ben yüreğimle sen sadece dilinle konuşuyorsun. Demek istediğim insan çok oldu. Zamana bıraktım herkesi her şeyi tek bildiğim anların kıymeti ve zamanın çıldırtacak kadar hızlı geçmesidir. Tıpkı değirmen misali öğütür içindeki her şeyi. Kimse olduğu gibi ve olduğu noktada kalmaz. Ve sonunda toprak her şeyi içine alır, işler bir zerreye dönüştürür üzerindekilerini.
(Yazının başındaki söz zaman zaman hepimizin birilerine söylemek isteyip vazgeçtiğimizin yansımasıdır. Yanlış anlaşılmasın.)
Aşağıdaki yazıda en son kelime gerçek anlamıyla kullanılmamıştır. “Üzerindekilerini” servetini, makamını, kibirlerini, üzerine yapışan neyin varsa her şeyini, her şeyimizi, her birimizi... ister metafizik ister diyalektik olarak düşün her ikisinde de sonuç değişmeyecek. Sadece yapılması gereken akıl, mantık çerçevesinde yaşamak. Din üzere ya da değil. Sonucun değişmeyecek bu yüzden de önce toprak üzerindeki yaşamak hakkına saygı.
Seninle aramızda uçurumlar var, fark ise; ben yüreğimle sen sadece dilinle konuşuyorsun. Demek istediğim insan çok oldu. Zamana bıraktım herkesi her şeyi tek bildiğim anların kıymeti ve zamanın çıldırtacak kadar hızlı geçmesidir. Tıpkı değirmen misali öğütür içindeki her şeyi. Kimse olduğu gibi ve olduğu noktada kalmaz. Ve sonunda toprak her şeyi içine alır, işler bir zerreye dönüştürür üzerindekilerini.
Günaydın Turhan bey
Elbet bir gün adaletin çarkları olması gerektiği gibi işlemeğe başlayacak.
Bir ata sözü geldi aklıma:)
YANLIŞ HESAP BAĞDATTAN GERİ DÖNER
İlelebet işleyecek hali yoktu ya. Yeterince her alanda kaos var. Artık düzene geçmenin zamanı gelmişte geçiyor bile.
Saygılarımla...
Hımm anlatmışımdır.
Şimdi meditasyon müziği açıp uyumayı deneyeceğim inşallah işe yarar :))
İyi geceler:)
Sayenizde Kürtçe öğreniyorum :))
Elif key, feeling ok. “Ji” ? :) ortaya karışık mı oluyor bu? :)
Bu arada uykusu kaçan sadece ben değilmişim . :))
Yazları ustayı sık sık ziyaret ederim. Bir demet çiçek götürüp, bir demet huzur alır koyulurum gün’ü yaşamak için o ilhamla.
Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bi sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”
Can Yücel
Anlıyor muyuz sahiden birbirimizi
Mesela kırda papatyaların öbek öbek olmasından ibret aldık mı
Ya da ne bileyim işte gerçekten anlamak
için mi sustuk?
Hayat, avuçlarının arasından akıp giderken. Bazen; aklını ve ruhunu zamanın gerisinde bırakır. Yıllar biter de bir arpa boyu yol alamaz insan.
Teşekkür ederim Elif key güzel paylaşımın için.
Seninle aramızda uçurumlar var, fark ise; ben yüreğimle sen sadece dilinle konuşuyorsun. Demek istediğim insan çok oldu.
Zamana bıraktım herkesi her şeyi tek bildiğim anların kıymeti ve zamanın çıldırtacak kadar hızlı geçmesidir. Tıpkı değirmen misali öğütür içindeki her şeyi. Kimse olduğu gibi ve olduğu noktada kalmaz. Ve sonunda toprak her şeyi içine alır, işler bir zerreye dönüştürür üzerindekilerini.
(Yazının başındaki söz zaman zaman hepimizin birilerine söylemek isteyip vazgeçtiğimizin yansımasıdır. Yanlış anlaşılmasın.)
Aşağıdaki yazıda en son kelime gerçek anlamıyla kullanılmamıştır. “Üzerindekilerini” servetini, makamını, kibirlerini, üzerine yapışan neyin varsa her şeyini, her şeyimizi, her birimizi... ister metafizik ister diyalektik olarak düşün her ikisinde de sonuç değişmeyecek. Sadece yapılması gereken akıl, mantık çerçevesinde yaşamak. Din üzere ya da değil. Sonucun değişmeyecek bu yüzden de önce toprak üzerindeki yaşamak hakkına saygı.
Seninle aramızda uçurumlar var, fark ise; ben yüreğimle sen sadece dilinle konuşuyorsun. Demek istediğim insan çok oldu.
Zamana bıraktım herkesi her şeyi tek bildiğim anların kıymeti ve zamanın çıldırtacak kadar hızlı geçmesidir. Tıpkı değirmen misali öğütür içindeki her şeyi. Kimse olduğu gibi ve olduğu noktada kalmaz. Ve sonunda toprak her şeyi içine alır, işler bir zerreye dönüştürür üzerindekilerini.