Ben öyle sevmek istedim ki seni… Ellerimle yüzünü avuçlarımın içine alıp…tam gözlerinin içine bakmalıydım…gözlerini gözlerimden kaçırmana izin vermeden…sıcacık gülümsememi ve sevgiyle dolu yüreğimi gözlerimin ebruli aynasına yansıtıp…
^^Seni seviyorum…hep sevdim…..sonsuza kadar da seveceğim…Beni severken yorulmayacaksın…senden karşılık beklemeyeceğim…sadece sınırsız ve beklentisiz....ve sonsuza kadar….Seni seveceğim….^^ demeliydim…
Artık kabul etmeliyim…şarkıların avutmadığını…ve hatta kanayan yarama bir dirhem daha tuz bastığını… Artık zaman…kabullenme zamanı…ve gerçeklerle yüzleşme….
Issız gecelerde…karanlık, yalnızlığımla umarsızca tango yaparken….çiziktirdiğim satırların sana olan hasretimle dolduğunu….ve hiçbirşeyin beni avutmaya muktedir olmadığını…gözyaşlarımı silemediğini…
Ve güneş battığında…yalnızlığım beni üşüttüğünde..dişlerim biribirine vurup…titrediğimde..hayalinin bile sarmalamasına hasret bedenimin….senin sıcak nefesin ve seninle geçecek sadece beş dakika için bile yanıp tutuştuğunu…
Arayışlarının kör kuyularında...bir ışık görmeyi uman...iyi kalpli...temiz ruhlu insanlarız biz...
Kapıları aralıyoruz çoğu zaman içinden pembe bir ışık huzmesi dışarı süzülsün diye...ama kapının ardındakileri dile getirmekten kaçarak ve asla üzerindeki kilit zincirini çıkarmadan dışarıya bakmakla yetinmek belki kusurumuz......
Bir de yeni yolculuklar korkutur bizi..
Aşk bir tangodur...bir adım erker ileri atar...bir adım kadın geri...yada.. tam tersi...
Gene yalnız...kimsesiz... Yıkıntılar arasından ellerini uzatıp ailesini arayan bukleleri yüzüne gelen... Saçları gözyaşlarına karışan minik bir kız çocuğu gibi...
Oyna rolünü sorgulamadan güzel uçurtma…. ^^De Ja Vu^^..deme artık…… Ben bu sahneyi,ama farklı rollerde, daha önce de yaşamıştım deme… Kayıtsız kalma artık büyülü sözcüklere…
Bilirsin…hayat ödetir bir şeylerin bedelini ama… Nedir bu kısıtlılıklar…Yaşam dediğin lütuf bu kadar kısayken….
Kerem olmak da ayıp değil….Aslı olmak da oysa… Ve hatta sevda uğruna ölmek de ayıp değil…..Değil mi?
Ben öyle sevmek istedim ki seni…
Ellerimle yüzünü avuçlarımın içine alıp…tam gözlerinin içine bakmalıydım…gözlerini gözlerimden kaçırmana izin vermeden…sıcacık gülümsememi ve sevgiyle dolu yüreğimi gözlerimin ebruli aynasına yansıtıp…
^^Seni seviyorum…hep sevdim…..sonsuza kadar da seveceğim…Beni severken yorulmayacaksın…senden karşılık beklemeyeceğim…sadece sınırsız ve beklentisiz....ve sonsuza kadar….Seni seveceğim….^^ demeliydim…
Artık kabul etmeliyim…şarkıların avutmadığını…ve hatta kanayan yarama bir dirhem daha tuz bastığını…
Artık zaman…kabullenme zamanı…ve gerçeklerle yüzleşme….
Issız gecelerde…karanlık, yalnızlığımla umarsızca tango yaparken….çiziktirdiğim satırların sana olan hasretimle dolduğunu….ve hiçbirşeyin beni avutmaya muktedir olmadığını…gözyaşlarımı silemediğini…
Ve güneş battığında…yalnızlığım beni üşüttüğünde..dişlerim biribirine vurup…titrediğimde..hayalinin bile sarmalamasına hasret bedenimin….senin sıcak nefesin ve seninle geçecek sadece beş dakika için bile yanıp tutuştuğunu…
Artık kabul etmeliyim...
Arayışlarının kör kuyularında...bir ışık görmeyi uman...iyi kalpli...temiz ruhlu insanlarız biz...
Kapıları aralıyoruz çoğu zaman içinden pembe bir ışık huzmesi dışarı süzülsün diye...ama kapının ardındakileri dile getirmekten kaçarak ve asla üzerindeki kilit zincirini çıkarmadan dışarıya bakmakla yetinmek belki kusurumuz......
Bir de yeni yolculuklar korkutur bizi..
Aşk bir tangodur...bir adım erker ileri atar...bir adım kadın geri...yada.. tam tersi...
Öyle bir havada gel ki….
Vaz geçmek mümkün olmasın…………………
Ey Sevgili....İçimdesin biliyorum....
Lütfen saklambaç oynamayalım artık....
Hayat bizi sobeledi....
Çık....
Ve sarıl bana....
Ağlamak istiyorum.
Ağlamak…hıçkırarak…..doymak ağlamaya….
Gözyaşlarımdan yağmurlar yaratmak….
Ve o yağmurlarda abdest alıp…
Yeniden dünyaya doğmak…
Gene yalnız...kimsesiz...
Yıkıntılar arasından ellerini uzatıp ailesini arayan bukleleri yüzüne gelen...
Saçları gözyaşlarına karışan minik bir kız çocuğu gibi...
Yoksun...
Geceler yalnız..
Gündüzler de öyle değil mi sanki...
Ve ben yine her gece umutsuzca sisli şehirdeki binaların arasından kayan bir yıldızın peşine düşüyorum...
Bir gün sana kavuşmayı dilemek için...
Özledim...
Özlemim içimde kor bir alev...yangınlarla külleniyor yağmur ormanları bile...
Teknem rüzgarına hasret...
Martılarım limanlarına...
Başım omuzlarına...
Saçlarımsa ellerine...
Ve gözlerimden akan inciler...artık yitik bir su altı şehrinin yolunu bulamaz olmuş...
Oyna rolünü sorgulamadan güzel uçurtma….
^^De Ja Vu^^..deme artık……
Ben bu sahneyi,ama farklı rollerde, daha önce de yaşamıştım deme…
Kayıtsız kalma artık büyülü sözcüklere…
Bilirsin…hayat ödetir bir şeylerin bedelini ama…
Nedir bu kısıtlılıklar…Yaşam dediğin lütuf bu kadar kısayken….
Kerem olmak da ayıp değil….Aslı olmak da oysa…
Ve hatta sevda uğruna ölmek de ayıp değil…..Değil mi?
Gönül ne kahve ister...ne kahvehane...
Gönül bir dost ister...kahve bahane....