Kültür Sanat Edebiyat Şiir

abd barışı sizce ne demek, abd barışı size neyi çağrıştırıyor?

abd barışı terimi Cem Nizamoglu tarafından 11.04.2003 tarihinde eklendi

  • Gul Simsir
    Gul Simsir 02.07.2009 - 00:36

    ABD VE BARIŞI ŞAKA GİBİ... BEN BUNA GÜLERİM :)))))))

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 13.01.2009 - 20:43

    ABD ile barışı yan yana yazmak hatadır.
    ABD barışın bizzatihi katilidir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 18.12.2008 - 10:43

    Şiir sayfamdan Amerika isimli şiir.
    (Devamı şiir sayfamda)

    AMERİKA

    Seni dünya biliyor,
    Kanla beslenen vampir Amerika,
    Kızılderilileri nasıl katlettiğini,
    Topraklarını ellerinden nasıl aldığını,
    Kan üzerine kurduğun sahte cenneti,
    Sistemli bir şekilde insanları yok edişini,
    Tüm dünya biliyor.
    Seni emperyalist seni,
    Seni dev görünümlü cüce seni,
    Senin girdiğin yerde,
    Vahşet var, zulüm var.
    Adının geçtiği yerde,
    Kan ve gözyaşı akar.

    .............
    ..............
    ..............

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 11.11.2008 - 00:43

    Ütopya...

  • Bikerem Yaşkırkbeş
    Bikerem Yaşkırkbeş 06.09.2008 - 20:13

    silah zoruyla eline tutuşturulan elma şekerini koklayanların kanını emme akdi..

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.08.2008 - 11:40

    İşte size özetle ABD BARIŞI;

    AMERİKANIN İŞGALLERİ

    Sistematik Kizilderili soykirimiyla baslayarak.1898'de Meksika'yi isgal etti.
    Ayni yil (1898) Küba'ya girdi.
    1921 yilinda Nikaragua'yi isgal etti. Ulusal Muhafizlar adli ve basini Somoza'nin çektigi terör örgütünü kurdu. Anti-emperyalist direnisin basini çeken Sandino ve 300 kisiyi katletti. 40 yildan fazla sürecek bir terör devrini baslatti. Sabotaj ve suikastlar düzenledi.
    1945'te Japonya'nin Hirosima ve Nagazaki kentlerine atom bombasi atarak bir anda 250 bin kisiyi vahsice öldürdü.
    1950-53 yillari arasinda yüzbinlerce yurtsever Koreliyi katletti.
    1954'te binlerce Guetamalaliyi öldürdü.
    1955'te Endonezya, Laos ve Kamboçya'da çok sayida CIA operasyonu düzenledi.
    1956-59 yillari arasinda Kübada 60.000 kisiyi, ABD'li danismanlarin ve Batista'nin birlikte yürüttügü operasyonlarda
    katletti.
    1961'de Küba'ya karsi Domuzlar Körfezi çikartmasini örgütledi.
    1965'te isbirlikçi Suharto, 1 milyon komünist ve ilerici Endonezyaliyi katletti. Ayni yil Dominik'e parasütçülerini indirdi ve 10 bin Dominikliyi katletti.
    1975'te Vietnam'dan kovuldugunda arkasinda milyonlarca ölü ve sakat birakti. ABD'nin Vietnam'da halkin üzerine attigi 638 bin ton bomba, II.Dünya Savasi sirasinda Avrupa ve Afrika'ya atilan toplam bombalarin yarisidir. Kisi basina asagi yukari 5 bomba atildigi söylenmektedir. Milyonlarca insan stratejik köylere sürülmüs, onbinlerce kadinin irzina geçilmis, yüzbinlerce insan sakat birakilmistir, Milyonlarca insan iskenceden geçirilmistir.
    1970-75 yillari arasinda Kamboçya ve Laos'ta 1 milyon insani katletti
    1973'te Sili'de CIA'nin düzenledigi darbe ile 30 bin kisi katledildi. Arjantin'de fasist generallerle yaptigi isbirligi sonucu 30 bin kisi kaybedildi.
    1983'te Lübnan'a müdahale etti. 14 bin Deniz Piyadesinin katildigi operasyonda binlerce ilerici yurtsever Lübnanli katledildi. Ayni yil Lübnan'a ikinci bir müdahalede bulundu. Akdenizde eskiyalik yapan Amerikan 6, Filosuna ait savas gemileri Lübnan'a günlerce bomba yagdirdi.
    Yine ayni yil Grenada'yi isgal etti. Yüzlerce ilerici ve yurtsever katledildi.
    1986'da uluslararasi haydutluk örnegi sergileyerek Libya'yi bombaladi, bine yakin sivili katletti. Ülkeye ambargo uygulayarak deniz ablukasina basvurdu.
    1989'da Panama'ya asker çikartti ve 5 bin Panamaliyi öldürdü.
    1991'de Irak'in Kuveyt'e girisini bahane ederek diger emperyalist güçleri de ardina takarak Irak halkina karsi bomba yagdirdi. 100 binin üzerinde insani katlettigi bu vahseti iletisim kanallariyla tüm dünyaya resmen izlettirdi. ABD uçaklari Irak halkinin üzerinde 12 bin sorti yaptilar.

    Somali'deki durumu bahane ederek yine diger emperyalist güçleri de pesine takarak ülkeyi isgale giristi.
    - Iran'a karsi baslattigi ambargoyu yillardir sürdürüyor.

    Latin Amerika'da ABD'nin bulasmadigi savas, katliam, insan haklari ihlali yok gibidir. Nikaragua'dan kaçan iskenceci, halk düsmani kontralari Özgürlük Savasçilari adi altinda Honduras'ta
    üslendirdi ve silahlandirarak Nikaragua halkinin üstüne saldirtti. Birçok Latin Amerika ülkesinde de Ulusal Muhafizlar adi altinda Ölüm Mangalari'ni örgütledi, egitti, finanse etti, silahlandirdi ve halkin üzerine saldirtti.

    Sadece 1946-1975 yillari arasinda tam 215 kez askeri gücüne basvurmustur. Ayni yillarda insanliga 19 kez nükleer silah kullanma tehdidini savurmustur.

    (Alıntı)

  • Esra Kaya
    Esra Kaya 28.05.2008 - 14:12

    ırak a barış getirmeye gelmişler..aslında getirmek üzereler..son kalan 3-5 ıraklıyı da bombalayıp savaşacak kimseyi bırakmayınca....

  • Emel Yılmaz
    Emel Yılmaz 28.01.2008 - 20:00

    panzer..kurşun..bomba...çığlık..inilti...kan...ölüm...sessizlik(!)

  • Emrah Kağan
    Emrah Kağan 06.12.2007 - 09:08

    Sözde tehtid oluşturan ülkenin `ne oluyor leyn? ` demesine bile izin vermeden katakulliye getirildiği,kan akıtılacağının göstergesi olan savaş öncesi arefe günü.

  • Mehmet Güneri
    Mehmet Güneri 26.09.2007 - 02:15

    Barış kelimesinin savaş ilan edeceği tek kelime...

  • Esra Kur
    Esra Kur 27.07.2007 - 23:58

    yok daa neler..

  • John Carew
    John Carew 23.06.2007 - 15:04

    Petrolü ben alacağım,siz birbirinizle savaşın,ben size silah da satayım,oradan da kazanayım demek......

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 19.03.2007 - 17:52

    İki roket, bir paket....! ! !

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 16.10.2006 - 23:39

    İsrail ve İngiltere harici ise bence tam bir komedi.
    Artık ABD vatandaşlarınında buna pek inanmadıkları ortada.

  • Mehmet Ayan
    Mehmet Ayan 23.08.2006 - 09:57

    bana abd barısı barıdtan cook daha farklı bısı tutsak lıgın modern adı dıye bılırız
    günümüze baktıgımızda nereye elını vurup barısgetırecem demısse oranın kanla dolup sucsuz ınsanların öldugunu gorüyoruz
    ama mılletımızın gözü öyle kör olmuskı bunu göremıyor ve hala cinayettın üstüne gıdıyor

  • Harun Çat
    Harun Çat 15.07.2006 - 17:34

    abd barışı
    savaş ve barışı

    bilmem anlatabildim mi?

  • 13.07.2006 - 12:41

    kan ve göz yaşı

  • Fatih Küçük
    Fatih Küçük 13.07.2006 - 12:38

    'abd barışı' diye bir kavram yok ki, tanımlayalım.İki kelime yanyana ancak bu kadar kötü durabilir.

  • Zeynep Seda
    Zeynep Seda 24.05.2006 - 10:24

    abd kime barış getirdi ki.barış kelimesi abd nin yanına bile yakışmamış.

  • Hasan Tonkuş
    Hasan Tonkuş 12.12.2005 - 09:47

    Onlarla barışmakmı onların yeminine bile inanılmaz bırak şu şerefsizleri

  • Hüseyin Eroğlu
    Hüseyin Eroğlu 30.11.2005 - 12:31

    Çelişkili Sorular Sormayın Bana.....? ? ? ? ? ?

  • Kutsal Bulmak
    Kutsal Bulmak 18.09.2005 - 03:57

    sadece para kaynagini genisletmek yani siyasi iradesini guclendirmek icin
    guvercinler ve zeytin dali altinda insan kani demek bence

  • Çağdaş Kerim
    Çağdaş Kerim 25.06.2005 - 03:57

    yalancılarla masaya oturacağına öl...

  • Esra Hançer
    Esra Hançer 15.06.2005 - 18:52

    Barış mı ne barışı? ! ABD nin sözlüğünde barış varmıymış! ! ! ! ! !

  • Kerem Galip
    Kerem Galip 06.02.2005 - 18:19

    Pax Amerikana mı?
    Tecavüz ve Ebu Garib

  • Erhan Taşkıran
    Erhan Taşkıran 30.09.2004 - 14:17

    Olmayacak dua...

    AMİN diyelim mi..?

  • Nuray Gunay
    Nuray Gunay 18.08.2004 - 13:25

    Milton William Cooper
    hava kuvvetleri pilotu bir babanın oğlu olarak 1943 de doğdu.1965 yılında hava kuvvetlerinden ayrılıp deniz istihbarat subayı olarak yıllarca görev yaptı.ordudan ayrıldıktan sonra insanlara duyurulması gerektiğine inandığı bilgileri kamuoyu ile paylaşmak için konferans ve radyo programlarına katıldı.uğradığı bir saldırı sonucu bir ayağını kaybetti.APOKALİPS'İN ATLILARI kitabını yazarken 'bu kitabı sizler okurken belki ben öldürülmüş olacağım' yazdığı gibi 5 kasım 2001 tarihinde öldürüldü.kitabın konusu BUSH'un da üyesi olduğu ' gizli örgütler ve yeni dünya düzeni'
    tüm tartışmaları ve yorumları bu kitabı okuduktan sonraya bırakın arkadaşlar ve dünyanın sonunu hazırlayan bu ülkeyle yeniden tanışın.

  • Oğuzhan Demirci
    Oğuzhan Demirci 13.03.2004 - 21:52

    şu ironiye bakın

  • Nalan Ze
    Nalan Ze 10.09.2003 - 10:48

    abd ve barış sözcüklerinin birlikte anılması olsa olsa mizah olabilir..ve olsa olsa kara mizah..hani şu ürperterek güldüren türden..

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 11.04.2003 - 18:23

    Irak yağmalanıyor

    'Şok ve dehşet' harekatıyla Saddam rejiminden kurtulan Irak halkının tadına vardığı ilk özgürlük 'yağma' oldu. Karmaşanın egemen olduğu Kerkük, Musul ve Bağdat'ta, işyerleri, devlet daireleri, evler yağmalanıyor. Petrolle ilgili devlet kurumlarını korumaya alan ABD askerleri, yağmacılara karışmıyor.
    Musul da yağmalanıyor -VIDEO


    MUSUL'DA YAĞMA SÜRÜYOR

    Musul'daki Reuters muhabirinin bildirdiğine göre, kentin düşmesinden saatler sonra çoluk çocuk Iraklılar, binaları ve merkezdeki pazaryerini yağmalıyor.

    Yağmalanan binalar arasında bir okul ve bir elektrik şirketinin binası da bulunuyor.

    Halk, yağma olayları arasında Saddam Hüseyin'in resimlerini sokaklarda parçalıyor ya da yakıyor. Bu arada, Reuters muhabiri, kentin merkezinde peşmerge ya da Amerikan askeri görmediğini de bildirdi.

    KERKÜK VALİSİ: DURUM KONTROL DIŞINDA

    Kerkük Valisi Rizgar Ali ise, kentte durumun kontrol dışı olduğunu söyledi. Vali, 'Yağma ve çatışmalar gece boyu devam etti. Çatışmalar, bazı kişiler ya da gruplar arasındaki hesaplaşma kavgalarından başka bir şey değil. Yaralananlar, hatta ölenler var' dedi, ancak ayrıntı vermedi. Kentteki Saddam Hüseyin hastanesi yetkilileri ise hesaplaşmalarda yaralanan hiç kimsenin hastaneye getirilmediğini söyledi.

    ESNAF YAĞMACILARA ATEŞ AÇIYOR

    Tam bir keşmekeşin hüküm sürdüğü Bağdat'ta, esnaf sonunda yağmacılara ateş etmeye başladı. Kentteki AFP muhabiri, bazı dükkan sahiplerinin, mallarını yağmalamaya kalkan gruplara bugün ilk kez ateş açtıklarının görüldüğünü bildirdi. Esnaf ateşiyle ölen ya da yaralanan olmadı.

    ÇATIŞMALARDA 25 YARALI

    Bağdat'ta yağmacılarla çıkan çatışmalarda 25 kişi yaralandı. AFP muhabiri, Bağdat'ın doğu kesimindeki El Kindi hastanesine bugün yağmacılarla çatışmalarda yaralanan 25 kişinin getirildiğini bildirdi.

    Muhabir, yaralıların ameliyat edilemediğini, zira yağmalandığı için hastanede de cihaz ve malzeme kalmadığı, dahası personelin büyük bölümünün de kaçtığını belirtti. Kalan doktorlar, sadece ilk yardım müdahalesinde bulunabiliyor, ameliyat yapamıyorlar.

    Bağdat'ın en büyük hastanelerinden biri olan El Kindi, güneyden gelen Şii gönüllülerin karargahı olarak kullanılıyor.

    BAĞDAT'TA YAĞMA HAREKETLERİ

    Bağdat'ta dün gece seyrek de olsa silah sesleri duyuldu. Bağdat'ta dün yağma edilen Ticaret Bakanlığı binasında başlayan yangın bugün de devam ediyor. Başkentteki yağma hareketleri otorite boşluğu nedeniyle giderek artıyor. Yağmacılar bugün de ev, işyeri ve devlet binalarının yanı sıra eczacılık fakültesini yağmaladı. Yağmacılar talan ettikleri yerleri daha sonra da ateşe veriyorlar.

    ABD VE İNGİLİZ ASKERLERİ MÜDAHALE ETMİYOR

    Amerikan birliklerinin kente önceki gün girmesi ve Saddam rejiminin devrilmesiyle Bağdat'ta yağma hareketleri başlamıştı. Bazı insanlar, resmi binalar başta olmak üzere önlerine çıkan her yeri yağmalıyorlar. Kentin kontrolünü ele alan Amerikan kuvvetleri ise yağmacılara müdahale etmiyor.

    Bir başka Reuters muhabiri Halid Yakub Oveys de Iraklı olmayan Arap gönüllülerinin henüz terk ettiği bir bölgede yeni yağmalamaların başladığını ifade etti. Oveys, Ticaret Bakanlığı binasının alevler içinde olduğunu da söyledi.

    Bu arada İngiliz askeri sözcü Al Lockwood, Reuters'e yaptığı açıklamada, Bağdat ve diğer kentlerdeki kargaşanın yavaş yavaş azalmaya başladığını söyleyerek, 'Bağdat'ta istikrar sağlanıyor. Bazı kargaşalar olmuştu, ancak kentin büyük bölümü şu anda kontrol altında' dedi.

    Lockwood, Bağdat'taki yağmalamalarla ilgili bir soruyu, 'Bunu, Basra'da olduğu gibi, kendi kendine yok olacak bir durum olarak görüyoruz' diye yanıtladı.

    Öte yandan Reuters kameramanı Musana Kahtan, Zeyuna bölgesindeki bir okulda intihar bombacılarına ait olduğu sanılan malzemeler, bir başka okulda da çok sayıda roketatar gördüğünü belirtti.

    TAHRAN'DAKİ BÜYÜKELÇİLİK BİLE YAĞMALANDI

    İran'ın başkenti Tahran'da yaşayan Iraklılar, bu sabah Irak'ın Tahran Büyükelçiliği binasına girdi.

    Görgü tanıklarının ifadelerine göre, büyükelçilik binasına giren yaklaşık 200 kişi, Saddam Hüseyin'in fotoğraflarını yırttı, camları kırdı ve mobilyaları parçaladı. Bu kişilerin 'Saddam'a hayır', 'ABD'nin kukla rejimine hayır, özgürlük istiyoruz' diye bağırdıkları belirtildi.

    Bazı kaynaklar ise Tahran'ın kuzeyinde bulunan binaya girenlerin 50 kişi olduğunu kaydederken, merkezi Tahran'da bulunan Şii Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi (IİDYK) yanlıları olduğu sanılan bu kişilerin, IİDYK Başkanı Ayetullah Muhammed Bekir El-Hekim'in fotoğraflarını taşıdığı, 'Amerika'ya ölüm' sloganları attığı ve binadaki her şeyi parçalayarak binayı yağmalamaya çalıştığı kaydedildi. Polisin binaya duvardan atlayarak giren bu kişilerin binadan çıkmasına izin vermediğive gazetecileri binadan çıkarttığı belirtildi. İran polisi, binada dünden bu yana hiçbir Iraklı diplomatın bulunmadığını da söyledi.

    1991 yılındaki Körfez savaşı sırasında, çoğu Saddam rejimine karşı yapılan başarısız Şii ayaklanmasından sonra Irak'tan kaçanlar olmak üzere, İran'da 200 bin civarında Iraklı yaşıyor. Başkent Tahran'da yaşayanların sayısı ise on binlerle ifade ediliyor.

    (aa)

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 11.04.2003 - 18:22

    ABD Irak'a özgürlük ve barış getiriyor. Getirdiği ilk yenilik İngiliz ve ABD destekli yeni TV kanalı oldu ama

    ******

    Hastanelerde ne ilaç var, ne de umut
    Irak hastanelerinde durum gün geçtikçe kötüye gidiyor. Fransız Haber Ajansı muhabirlerinin Basra Hastanesi'nden aktardıkları, yalnız bombardımanlarda yaralanan Iraklıların değil kronik rahatsızlıklar nedeniyle hastanede yatan Iraklıların durumunun da umutsuz olduğunu çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

    Bir kemik hastalığı nedeniyle 4 aydır hastanede olan 25 yaşındaki Iraklı mimar Nagim Abdul Nabiy'in durumu, savaşın başladığı günden beri kötüye gidiyor. Hastane personeli 'iki-üç içinde ölebilir, hiç umut yok' dedikleri genç için hiçbir şey yapamıyor. İlaç, serum, kan stokları tükenen hastanede ölümü bekleyen Nabiy'in annesi oğlunun yüzüne konan sinekleri kovalarken gözyaşı döküyor.

    37 dereceye yaklaşan sıcakta, duvarları dökülen, yerleri toz içinde bir hastane odasında oğlunun elini tutan baba Abdul Nabiy, 'O benim tek oğlum. Yeni evlenmişti, henüz çocuğu bile yok. Bu şekilde ölmek için çok genç' diyerek acısını ifade ediyor.

    1921'de İngilizler tarafından yapılan 400 yataklı hastanede bugünlerde yalnızca 90 hasta bulunuyor. İlaç, kan, serum vs. gibi hayati pek çok şeyin tükendiği hastaneye doktorlar birkaç saatliğine uğrayıp, elektrik olup olmadığını kontrol ediyor. Doktorlar bugünlerde kronik hastalarla değil savaşta yaralanan insanlarla ilgilenmek zorunda...

    Hastanenin röntgen bölümü önünde 25 kişi sırada bekliyor. Yetkili, 'Hergün gelip akşama kadar burada bekliyorlar. Onlara elektrik olmadığı için röntgen cihazının çalışmadığını söylüyorum ama 'bugün belki İngilizler elektriği verirler' diye düşünüyorlar' diyor.

    Hastanedeki tek sorun elektrik değil... Bazı doktorların, tıbbi yardım paketlerini çalarak fahiş fiyatlarla özel kliniklere sattıkları söyleniyor.

    İngiliz ordusundan Albay John Nash, birkaç gün içinde yeni yardım paketlerinin geleceğini ve durumun iyileşeceğini söylüyor ama Nagim Nabiy'in bekleyecek vakti yok. Nabiy'e refakat eden Ali Haffat, 'Herşeye ihtiyacımız var: su, ilaç, yiyecek, elektrik. Bunlar olmazsa burası hastane değil morg olacak' diyor.

    (Hürriyetim)