Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Erdem Akça
Erdem Akça

Arayanlar, şiir yazar; bulanlar, şarkı söyler...

  • hayatın anlamı03.05.2021 - 13:52

    Kişinin ufkuna, öz hakikatine, potansiyeline göre farklı cevabı olan bir sorudur. Filozofa göre hayatın manası, hakikati aramaktır. Daha iler bir filozofa göre hayatın manası, hakikatle bütünleşmektir. Ondan ötesi biri için hayatın manası, hakikatin aynası olmaktır. Bir âşıka göre, sevgilinin cemalini seyretmektir. Bir cömerte göre hayatın manası, muhtaçlara ikram etmek, onları sevindirmektir. Bir anneye göre, evladını mutlu etmektir. Bir peygambere göre, hakikaten hiç bir beklentiyle girmeden Allah için bir şey yapmaktır... Hayatı yaratan için ise hayatın manası, Kendi ezelî cemal ve kemalini görmek ve göstermektir.

  • dost24.08.2020 - 14:37

    Dost, seni anlayarak sevendir. Sevgili ise, seni sadece sevendir. Bu yüzden dostlar kavga etmezler; sevgililer ve ahbab olanlar kavga ederler. İnsanın tam manasıyla anlayabilecek ve hakkıyla sevebilecek tek bir varlık var: ALLAH... Bu açıdan büyükler şöyle demiş: " Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur. "

  • anne24.08.2020 - 14:36

    Minyatür Cennet, samimi Dost ve hayırhahtır.

  • ölüm24.08.2020 - 14:35

    Ya bir ebedî i'dam; ya dipsiz bir hiçlik kuyusu veya bâki bir Cennetin giriş kapısıdır ölüm, hakikati bilenler için... Hakkı görenler içinse ölüm, her gün provası yapılan bir gün bitecek uzun süreli bir uykudur. Büyük Hak Eri şöyle der: " Ölüm, uykunun kardeşidir. " Onun talebesi Hz. Ali ise şöyle der: " İnsan bilmediğinin düşmanıdır. " İnsan düşmanından korktuğu gibi, hakikatini bilmediği ölümden de korkar. Ölümün hakikat ve hikmetini bilenler ölümü bir odadan diğer odaya geçmek, Yüce Sevgiliye kavuşmak olarak ifade etmişler, zihnimize ve hislerimize yaklaştırmışlar.

  • aşk24.08.2020 - 14:31

    Kendinde "hiç" olanın, Zâtında "hep" olana sarılışı, tutunuşu, sığınışıdır aşk... Gölge varlığından geçme, Hakiki Varlığa uçma, benliğinden göçme ve ruhunu ebediyete açmadır aşk... Karanlığın yakma, putlarını yıkma, özünü gözünden dökme ve Sonsuza doğru akmadır aşk...

  • şiir24.08.2020 - 14:27

    Şiir, şuurun kâsesidir. Kalbin, zebercedi, ölümsüz ilhamıdır. Ruhun nefesi, aklın hayretidir. Lisanın hikmeti, idrakın fezasıdır. Hayatın meyvesi, cismin yüceliğidir. Şiir, vahyin gölgesi, hakikatin yolu, hakkın talibidir.

  • Araf24.08.2020 - 14:25

    A'raf, bir açıdan en iyi tanıyan demek. Cennet ve Cehennemi aynı anda görebildikleri için Cennettekilerin neleri kazandıklarını, Cehennemliklerin neleri kaybettiklerini ve ne acılar çektiklerini yakinen bildikleri için en ârif manasında onlara a'raf denilmiştir. Bazı rivayetlerde Cenneti de Cehennemi de istemeyen, Allah'ın rıza ve muhabbetine bütün benliğiyle odaklanan yüksek ehl-i irfanın makamını da ifade eder denilir. Doğruyu en iyi Allah bilir.

  • anka kuşu24.08.2020 - 14:22

    Kaf-ı Kudret'in küll tecellisinde Vahdeti zevk edecek şekilde tevazu ve mahviyeti yaşayan, ebedî mutluluğu yakalayan ruhun sembolü olan kuştur. Anka,en nakî demektir. Naki ise, mütevazı anlamındadır. İmam Ali Nâki gibi... Zümrüd, mutluluğun sembolü olan taştır. Yakut ise, müsbet ve olumluluğun sembolüdür.

  • caferilik24.08.2020 - 14:19

    Şiilerin Ehl-i Sünnete en yakın kollarından biridir. İmam Cafer-i Sadık'tan isimlerini alırlar. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'den teberri etmezler. Onlar hürmet ederler. Hz. Ebu Bekir, anne tarafından İmam Ca'fer-i Sadık'ın dedesidir. Bu manada İran şiilerinin siyasi kanadına göre daha dengelidirler. Şia-yı velayete göre ise daha ılımlıdırlar. Ehl-i Sünnet ile çok yakındırlar. Namazlarını kılıp oruçlarını da tutarlar. Yaşantısı İmam-ı Ali'ye en yakın Şia grubudur diyebiliriz.

  • mutluluk05.06.2009 - 14:41

    Mutluluk, Allah'ın aynası olmaktır. Ruhunda, Onun güzelliğini ve yapabilirse mükemmelliğini göstermektir. Mutluluğun ölmez kitabı olan Kur'an, insanın varedilmesinin anahtarı olan mutluluğun iki düşmanı olarak, gelecek zamandan gelen ' korkuları ', geçmiş zamandan gelen ve kayıplardan doğan ' üzüntü ' yü gösterir. İşte mutluluk, bu korku yerini ' emniyet ' e bırakınca ve hüzünler yerini ' sürur ' a bırakınca hâsıl olur, diyor Mürşid-i Ebedîmiz Kur'an... Emniyet, Hakikat'i bulma ve görmeye dayanan bir ' iman ' la; ' sürur ' ise, ebedi kazancımız olan ve Allah'ı bilmeyi ifade eden ' ilim ' ve Onu görerek tanımayı ifade eden ' mârifet ' le olur. İlim ve marifet, insanın şu dünyadaki ebedî kârlarıdır. Önce ilim, sonra marifet ve sonra tabii ki bunlardan doğan muhabbet ve aşk... Allah gibi, ölmez bir sevgilisi ve aşkı olanın ne mutsuzluğu olacak... Başka aşklar, visal ve kavuşma umar. Oysa Allah aşkı, kavuşmayla beraber başlar ve ebedi kavuşmalarla gittikçe artarak devam eder. Maddi olanla kavuşma sınırlıdır. Oysa manevi olanla kavuşmalar sınırsızdır, sonsuzdur. Tıpkı suyun yüne işlemesi gibi... Ki, buna hıllet yani hakiki dostluk ve içli-dışlı olmak denilir. Hz. İbrahim (AS) bu manada Allah'ın hılletine eren ve halili olan bir ebedi âşık-ı Hakikat ve şâik-i Hakk'tır. O yüzden lakabı Halilü'r-Rahman'dır... Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam'ın da son sözü ' En yüce ve ulvi dostu istiyorum! ' olmuştu. Demek insan, halil ve dost arıyor. Bulunca mutlu ve huzurlu oluyor, dalgalanan deniz gibi sükuneti buluyor. Bu cihetten kutlu ve mutlu biz Zât şöyle der:

    Dost istersen Allah yeter. Evet O dost ise, her şey dosttur.