Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • teknikler ve mistikler19.02.2008 - 20:12

    ...

    Müziğin de ötesinde, metafizik bir uzanışı var bu parçanın...

    ...

    -Öte yandan bu fügdeki yorumunuz oldukça yalın... Tema gereçlerini dikkatlice dağıtan, armoni yürüyüşünde merdivenleri aynen uygulayan doğal bir yaklaşım... Hatta bazen romantizm fazlasıyla hissediliyor... Ne dersiniz?

    -'Bach'ta romantizm yoktur' diye bir şey söylenemez... Romantik dönemin önde gelen bestecilerinden Liszt'in bu esere boşuna eğilmediğini de düşünmeliyiz... Ancak 'füg'de söz konusu olan, kapalı ve gizli bir romantizmdir... Aynı özellik, 'Air' parçasında, ya da 'Matthesus Passion'un birçok yerinde hissedilmiyor mu? Ben bu 'füg'de, açık söyleyeyim, kendi extralarımı göstermek niyetiyle yorumculuk taslamıyorum... Yapmak istediğim, kendimi soyutlayıp eseri doğal estetiği içinde görüntülemek...

    ...

  • rejim19.02.2008 - 20:10

    '...İstanbul'da büyük bir deprem bekleniyor... Meşhur 17 Ağustos 1999 depremi ve ardından Kasım'ın 12'sinde yaşanan deprem sonrasında, artık sıranın İstanbul'da olduğu ilmi verilerle ortaya konuluyor... Devlet, uzmanlardan rapor istiyor... Aralarında Turgut Cansever'in de bulunduğu 100 kişilik bir heyet raporunu tamamlıyor... Beklenen büyük depremde yaşanacak can kaybıyla ilgili Turgut Bey'in tahmini (ki bir mimar olduğu için önemli) , 2 veya 3 milyon kişinin öleceği... Ancak, tahminini belirttikten sonra şunu söylüyor:

    'Dünya'da imar ve deprem sahasında en değerli araştırmalarda bulunan, alim bildiğim bir Fransız dostum beklenen depremle ilgili bir konferansa katılmak için buradaydı... Kendisine, İstanbul'daki yapıların durumunu anlattım; %88'inin tehlikede olduğu, deniz kumu kullanıldığı v.s. Ve tahminimin 2-3 milyon olduğunu söyledim... Bana heyecanla söylediği şu: 'Siz ne diyorsunuz! Ölü sayısı 10 ila 12 milyonu bulur gerisi de yaralı! Bunu Ankara'ya da ilettim! '

    İstanbul'da büyük bir deprem bekleniyor... Başta belirttiğimiz 'depremlerin hangi zaman aralıklarıyla' zuhura geldiği meselesinde, yerbilimleri önümüze şu tabloyu koyuyor:

    İstanbul, 100, 250, 500 ve 1000 yıllık periyotlarla ve şiddetleri de küçükten büyüğe (ki, küçükten kasıt 7 ve 7,3 arasıdır) doğru artan bir görünüm takip eder... Bunlar 1892, 1766, 1509 ve 986 depremleridir... 1509 depremi için tarihimizde 'kıyamet' benzetmesi yapıldığını hatırlatalım!

    Beklenen deprem ne 100, 250 ve ne de 500 yılda bir olan depremdir! Beklenen deprem, bütün bu depremlerin de kuvvetini içinde barındıran 1000 yılda bir olan büyük depremdir! 100 yıllık periyot dolmuştur, 250 yıllık periyot dolmuştur, 500 yıllık periyot dolmuştur ve nihayet 1000 yıllık periyot dolmuştur!

    Hatırlayınız, İstanbul'daki beklenen depremle ilgili araştırmaları T.C. adına yürüten en etkili isimlerden olan kemalist Celal Şengör, beklenen depremin 8 şiddetinden az olmayacağını yıllardır kıçını yırtarcasına bağırıyor... Ve diyor; Bu, Gölcük depreminin 200 ila 400 katı büyüklüğünde bir depremdir! '

  • film replikleri16.02.2008 - 21:06

    -All the way down from London, I wondered if I'd find you here... And here you are...

  • kült film16.02.2008 - 21:04

    'Kalifornia' (1993)

    Dominic Sena

  • before sunset / gün batmadan16.02.2008 - 21:02

    İçimdeki büyük aşkı hangi kitap, hangi şiir, hangi şarkı anlatacak
    Anlatsam da bu derdimi hangi dostum, hangi dostluk, sevgilim mi anlayacak

    Gelmedin bir kere öldürdün bin kere
    Bıraktın ellere yalnızım her gece

    Birbirini kovalayan aylar gibi yıllar gibi hep ayrıyız
    Birleşiyor görünsek de raylar gibi yollar gibi hep ayrıyız

    Gelmedin bir kere, öldürdün bin kere
    Bıraktın ellere hadi gel bu gece

    İçimdesin sıcak sıcak arıyorum köşe bucak, ne vardı ki ayrılacak
    Ayrılsakta bu sevgimiz ömür boyu, hayat boyu, hayal boyu yaşayacak

    Gelmedin bir kere, öldürdün bin kere
    Bıraktın ellere yalnızım her gece

    Gece aysız, gönül yarsız olur mu hiç, olur mu hiç, a vefasız
    Bakmadın mı, görmedin mi hangi ağaç, hangi fidan, var ki dalsız

    Gelmedin bir kere öldürdün bin kere
    Bıraktın ellere hadi gel bu gece...

  • rejim16.02.2008 - 21:01

    '...yengeç avcılarının, av sepetlerinin üstü açık olurmuş... Öteki hayvanlar kaçmasın diye sepet kapalı tutulurken yengeçler için hazırlanan sepetlerde ona ihtiyaç duyulmazmış... Sebebi yengeçlerin çok kıskanç ve birbirlerini çekememeleriymiş... Hal böyleyken, yengeç avcısı avladığı yengeçleri üstü açık bu sepete atarmış ve yengeçler de başlarmış didişmeye kavga etmeye, yengeç avcısı ava devam ededursun bunlar kavgaya, dövüşmeye devam ettiklerinden, kısaca birbirlerine düştüklerinden kurtulmayı akıllarına bile getirmez enerjilerini birbirlerine harcar, ölüp giderlermiş...'

  • uzaktan aşk14.02.2008 - 20:13

    '...aşkı,aşk olarak tutan sihir,onu uzaktan seyretmek ve görmektir...'

  • Bleeding me12.02.2008 - 20:59

    Bunca yıl herkesten kaçtın
    En sonunda buldum sandın
    Ansızın içini açtın
    Yapma dedim yaptın gönül

    Gözleri senden uzaktı
    Fark edilmez bir tuzaktı
    Sana böylesi yasaktı
    Yapma dedim yaptın gönül

    O bir yolcu sen bir hancı
    Gördüğün en son yalancı
    İçinde ki derin sancı
    Gitmez dedim kaldı gönül

    Sen istedin ben dinledim
    Senden ayrı olmaz dedim
    En sonunda ben de sevdim
    Şimdi beni kurtar gönül

    Gözlerin bakar da görmez
    Ellerin tutar da bilmez
    Gece gündüz fark edilmez
    Demedim mi sana gönül

    Sabahın tam üçündesin
    Dertlerin en gücündesin
    Hâlâ onun peşindesin
    Gitme dedim gittin gönül

    Böylesi sevdiğin için
    Bir kördüğüm oldu için
    Ağlıyorsun için için
    Demedim mi sana gönül

    Sen istedin ben dinledim
    Senden ayrı olmaz dedim
    En sonunda ben de sevdim
    Şimdi beni kurtar gönül...

  • film replikleri12.02.2008 - 20:35

    -I think I'm afraid of death 24 hours a day... That's why I'm in a train now... I could've flown to Paris, but I'm too scared... I know the statistics say it's safer... Whatever... When I'm in a plane, I can see it, I can see the explosion... I'm so scared of those few seconds of consciousness before you're gonna die, when you know for you're gonna die... I can't stop thinking that way... It's exhausting...

  • bitmeyen bekleyişler12.02.2008 - 20:34

    Ay bulutta bulutta mendilim kaldı dutta
    Geleceksen gel gayrı on yedi benli Şadiye'm
    Daha gönlüm umutta

    Ay buluta gidiyor gözüm yari güdüyor
    Geleceksen gel gayrı on yedi benli Şadiye'm
    Gençlik elden gidiyor

    Aya karşı duramam dama kilit vuramam
    Ay buluta girince on yedi benli Şadiye'm
    Bağlasalar duramam...