BBG yarışması hakkında kı düşüncelerimi daha önce söylemiştim.. Bazı arkadaşlar maşallah başlığa daha güzel bir açıdan yaklaşmışlar... bu konuda ben de bir katkıda bulunmak isterim:
50/Kâf Suresi 18. Ayet: ' İnsanın söylediği her şeyde* yanıbaşında mutlaka bir gözleteyici bulunur.'
* 'Söylediği her şey' ibaresi insanın kendisi içindeki fısıldaşmasını bile kapsayan bir söz.
Daha çok birisine zarar vermek amacıyla yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulmadığı gizli yollarla yapılan gözbağcılık da denilen düzenbazlık, aldatma şeklindeki işlerdir.
Müslümanlar cinlerin varlığına inandıkları için sihre inanmaya da yolaçabildiğinden, esasında dinimizin karşı olduğu tütsü, tılsım, muska, cadılık, fala bakmak gibi düzmeceler İslam dinine çok eskiden Yahudilerin, Suriyeliler'in, İranlılar'in, Keldânîler'in, Mısırlılar'ın inanışlarından gelmiş bidatlardır.
Tarihsel olarak batıdan doğuya kadar büyüye ve türlü büyü ile inançlara rastlanması, kavram olarak kabul edilen büyünün çağımızda teknolojinin ve düşücenin ilerlemesiyle ortadan kaltığına inanmak...hele belli kimyasalları, hipnoz gibi psikolojik yolllarla yapılan büyüler esasında bilgilerin yanlışa yani kötüye kullanmasın açısından bilimin ahlakına karşıd ama büyüye bilim dışı demek duygusal bir bakış açısıdır...
Kitab'ımızda esasında ulvi bilgilerin yanlışa yani kötüye kullanılmasında bahsederken, insanların bundan uzak durmasını öğütlemiş, Felak suresiyle de manevi(isterseniz psikolojik deyin) olarak da dua ile korunma vermiştir. Kısacası uydurma da olsa, gerçek de büyü ve büyücülük yapısı açısından İslâm'a terstir.
İng. çılgın, gözü dönmüş kimse, gözüpek, kanun kaçağı
Gitar kutusu anlayışını değiştiren... Robert Rodriguez yönettiği ve yazdığı ve Quentin Tarantino'nın da oynadığı ve ağırlığı olduğu 1995 yapımı film. Film, Salma Hayek'e ün kazandırıp, Antonio Banderas'ın ününe ün katmıştır.
Film esasen Rodreguez'in kendi filmi olan 'El Mariachi' filmini bir daha işlemesidir. Yani film 'El Mariachi 2' diye de bilinir.
Bu yıl, 'Once Upon a Time in Mexico' ile Desperado'nun ikincisi daha doğrusu 'El Mariachi 3' beklenilmektedir.
Tabi 1927'den beri 36'dan fazla Desperado adıyla film vardır. Commondos oyununa benzer bilgisayar oyunuda vardır.
Desperados daha çok 'kanun kaçakları' olarak kullanıldığından Latin Amerikada devrimcilere de bu ad takılmaktadır.
Esasen Kôji Suzuki'nin romanından Hideo Nakata'nın yönettiği Japon filmi olan 1998 yapımı Ringu filminden esinlenerek yapılmıştır. Ringu'nun İkincisi ve üçüncüsü olduğundan, Amerikan verisyonu olan Ring'in ikisi ve üçüncüsü de beklenilmektedir.
Konusu, insanların underground (el altından) elde ettikleri filmin izledikten bir hafta sonra esrarengiz şekilde ölmelerini inceleyen bir gazetecinin hikayesidir. Korkutucu bir hayalet öyküsü...
Ringu'ya paralel yine Kôji Suzuki'nin romanından Hideo Nakata'nın yönettiği ödüller almış Dark Waters'ta batıda gösterime sokulmuştur.
O zamanın politikıcalarının izlediği yanlış politikları yüzünden yaşanan sorunların seçtiği günah keçisi ve İbret olsun diye haksız yere kıyılan canlardan.
ne kadar yanlış trene binsede, bir genç olarak çoğu insanın yapamadığı duyarlılığı gösterdiğine inanıyorum. Yaşanan sorunlara sırtını dönmeyip mücadaleyi seçen yiğit bir Türk genci ama sağ-sol anlaşmazlıklarından dolayı da, sadece sistemin değil hala da ideolojilerin kurbanı olmaya devam ediyor.
Evrim teorisi hala ispatlanmamış, bilimsel gerçekliğe (gözlem, deney, sonuç) dayanmayan sadece gözlemlerden elde edilen GÖRÜŞLERdir.... Darwanistçiler ya da Modern Darwanistçiler ortaya ne kadar kafaları karıştıracak düzeyde yığınca fikirler atsada hala bahsedilen o ünlü 'ara geçiş fosil(ler) ' bulunamamıştır.
Bu arada İslamiyet bir bilim dalı değil, bilim üzerinde gelmiş bir DİNdir. Rüya, uydurulmuş, atmasyon olduğu daha ispatlanmamış. Daha 7. yüzyılda dünyanın yuvarlıklığını, parmak izi, her canlının sudan yaratılışını, yörüngeleri, genetiği vb. keşfedilmiş ya da daha keşfedilmemiş (veya kara delik gibi ispatlanmamış) bir çok olguyu içinde bulunduran Kitab'ıyla hala gerçekliğini ve orjinalliği ilede bütünlüğünü sürdürmektedir. Bugün İslam tarihi ve din bilgisi eksik olan kişiler tarafından umursanmasa da 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam Aleminde ki gelişmelerle çağımızda ki ileri bilimin ana temelleri atılmıştır (bkz. İlim)
Bu konuda bir fikir anlayışına varmak, malesef Darwin'in ancak kitabının sonunda karşı çıktığı Tanrının varlığı konusuyla, zorlaşmış... bilimsellikten tamamen uzaklaşıp ideoloji savaşına dönmüştür.
Ama ne din bilimi, ne bilim dini dışlaması yapıları bakımından mümkün değildir. Umarım yüzyılımız da yaşanan bilim yobazlığını farkına varan kişiler, bu konuda daha duyarlı olup, dinlerinde içine düştüğü bu çukardan ilimin bütünlüğü ile kurtulur.
Günümüzde her türlü medyatik yayından, eğitime kadar dünyanın bir çok yerinde evrim teorisi ispatlanmış gibi yayınlanırken acaba teorinin kanun gibi kabul edilmesi bilime ve topluma ne kadar zarar verilebileceği hiç düşünülmüyor mu? Biz insanın tarih boyunca verdiği zararı bile dinlere mal ederken, belli ki bu zararı da sola, sağa mal ediceğiz...
BBG yarışması hakkında kı düşüncelerimi daha önce söylemiştim..
Bazı arkadaşlar maşallah başlığa daha güzel bir açıdan yaklaşmışlar... bu konuda ben de bir katkıda bulunmak isterim:
50/Kâf Suresi 18. Ayet: ' İnsanın söylediği her şeyde* yanıbaşında mutlaka bir gözleteyici bulunur.'
* 'Söylediği her şey' ibaresi insanın kendisi içindeki fısıldaşmasını bile kapsayan bir söz.
duruma ve anlayışa göre rahatlatıcı ya da rahtsız edici durum.
Çıplaklık hakkında kalınca bir ansiklopedi görmüştüm bu konuda baya bir sayfa ayırmak gerekir...
Büyü Arapça'da ''Sihir' anlamına gelir.
Daha çok birisine zarar vermek amacıyla yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulmadığı gizli yollarla yapılan gözbağcılık da denilen düzenbazlık, aldatma şeklindeki işlerdir.
Müslümanlar cinlerin varlığına inandıkları için sihre inanmaya da yolaçabildiğinden, esasında dinimizin karşı olduğu tütsü, tılsım, muska, cadılık, fala bakmak gibi düzmeceler İslam dinine çok eskiden Yahudilerin, Suriyeliler'in, İranlılar'in, Keldânîler'in, Mısırlılar'ın inanışlarından gelmiş bidatlardır.
Tarihsel olarak batıdan doğuya kadar büyüye ve türlü büyü ile inançlara rastlanması, kavram olarak kabul edilen büyünün çağımızda teknolojinin ve düşücenin ilerlemesiyle ortadan kaltığına inanmak...hele belli kimyasalları, hipnoz gibi psikolojik yolllarla yapılan büyüler esasında bilgilerin yanlışa yani kötüye kullanmasın açısından bilimin ahlakına karşıd ama büyüye bilim dışı demek duygusal bir bakış açısıdır...
Kitab'ımızda esasında ulvi bilgilerin yanlışa yani kötüye kullanılmasında bahsederken, insanların bundan uzak durmasını öğütlemiş, Felak suresiyle de manevi(isterseniz psikolojik deyin) olarak da dua ile korunma vermiştir. Kısacası uydurma da olsa, gerçek de büyü ve büyücülük yapısı açısından İslâm'a terstir.
İng. çılgın, gözü dönmüş kimse, gözüpek, kanun kaçağı
Gitar kutusu anlayışını değiştiren... Robert Rodriguez yönettiği ve yazdığı ve Quentin Tarantino'nın da oynadığı ve ağırlığı olduğu 1995 yapımı film. Film, Salma Hayek'e ün kazandırıp, Antonio Banderas'ın ününe ün katmıştır.
Film esasen Rodreguez'in kendi filmi olan 'El Mariachi' filmini bir daha işlemesidir. Yani film 'El Mariachi 2' diye de bilinir.
Bu yıl, 'Once Upon a Time in Mexico' ile Desperado'nun ikincisi daha doğrusu 'El Mariachi 3' beklenilmektedir.
Tabi 1927'den beri 36'dan fazla Desperado adıyla film vardır. Commondos oyununa benzer bilgisayar oyunuda vardır.
Desperados daha çok 'kanun kaçakları' olarak kullanıldığından Latin Amerikada devrimcilere de bu ad takılmaktadır.
Buket Uzuner'in kitabı.
Kitap hakkındaki bilgiler: www.birikinti.com/kitap/gelibolu.htm
Gelibolu Marşı
Yaslı gittim, şen geldim;
Aç koynunu ben geldim.
Bana bir yudum su ver,
Çok uzak yoldan geldim.
Korkma açıl şen yurdum,
Dağlara ordu kurdum;
Açık denizlerine
Süngümle kilit vurdum.
Rüzgârlardan atım var,
Şimşekten kanadım var;
Göğsümde al yazılı
Gazilik beratım var!
Rüzgâr bana at oldu,
Şimşekler kanat oldu;
Eğilin gökler, dedim,
Bulutlar kat kat oldu.
Irmaklar gibi taştım,
Yalçın, kayalar aştım.
Hak'ka şükürler olsun
Geldim, sana ulaştım.
Varsın yansın ocağım,
Kuruldu al sancağım;
Bayrağımın altında
Ben hür yaşayacağım!
Deniz, deniz, Akdeniz,
Suları berrak deniz!
Karşıda yâr ağlıyor
Gideyim bırak deniz!
Açıldı 'Kale' yolu,
Göründü Gelibolu;
Bırak deniz, gideyim,
Orası yasla dolu.
Yürü ey şanlı Gazi!
Kılıcı kanlı Gazi!
Seni Meriç bekliyor
Büyük ünvanlı Gazi!
SAMİH RİFAT
Beste: Leylâ SAZ
www.gelibolu.net
Esasen Kôji Suzuki'nin romanından Hideo Nakata'nın yönettiği Japon filmi olan 1998 yapımı Ringu filminden esinlenerek yapılmıştır. Ringu'nun İkincisi ve üçüncüsü olduğundan, Amerikan verisyonu olan Ring'in ikisi ve üçüncüsü de beklenilmektedir.
Konusu, insanların underground (el altından) elde ettikleri filmin izledikten bir hafta sonra esrarengiz şekilde ölmelerini inceleyen bir gazetecinin hikayesidir. Korkutucu bir hayalet öyküsü...
Ringu'ya paralel yine Kôji Suzuki'nin romanından Hideo Nakata'nın yönettiği ödüller almış Dark Waters'ta batıda gösterime sokulmuştur.
O zamanın politikıcalarının izlediği yanlış politikları yüzünden yaşanan sorunların seçtiği günah keçisi ve İbret olsun diye haksız yere kıyılan canlardan.
ne kadar yanlış trene binsede, bir genç olarak çoğu insanın yapamadığı duyarlılığı gösterdiğine inanıyorum. Yaşanan sorunlara sırtını dönmeyip mücadaleyi seçen yiğit bir Türk genci ama sağ-sol anlaşmazlıklarından dolayı da, sadece sistemin değil hala da ideolojilerin kurbanı olmaya devam ediyor.
Evrim teorisi hala ispatlanmamış, bilimsel gerçekliğe (gözlem, deney, sonuç) dayanmayan sadece gözlemlerden elde edilen GÖRÜŞLERdir.... Darwanistçiler ya da Modern Darwanistçiler ortaya ne kadar kafaları karıştıracak düzeyde yığınca fikirler atsada hala bahsedilen o ünlü 'ara geçiş fosil(ler) ' bulunamamıştır.
Bu arada İslamiyet bir bilim dalı değil, bilim üzerinde gelmiş bir DİNdir. Rüya, uydurulmuş, atmasyon olduğu daha ispatlanmamış. Daha 7. yüzyılda dünyanın yuvarlıklığını, parmak izi, her canlının sudan yaratılışını, yörüngeleri, genetiği vb. keşfedilmiş ya da daha keşfedilmemiş (veya kara delik gibi ispatlanmamış) bir çok olguyu içinde bulunduran Kitab'ıyla hala gerçekliğini ve orjinalliği ilede bütünlüğünü sürdürmektedir. Bugün İslam tarihi ve din bilgisi eksik olan kişiler tarafından umursanmasa da 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam Aleminde ki gelişmelerle çağımızda ki ileri bilimin ana temelleri atılmıştır (bkz. İlim)
Bu konuda bir fikir anlayışına varmak, malesef Darwin'in ancak kitabının sonunda karşı çıktığı Tanrının varlığı konusuyla, zorlaşmış... bilimsellikten tamamen uzaklaşıp ideoloji savaşına dönmüştür.
Ama ne din bilimi, ne bilim dini dışlaması yapıları bakımından mümkün değildir. Umarım yüzyılımız da yaşanan bilim yobazlığını farkına varan kişiler, bu konuda daha duyarlı olup, dinlerinde içine düştüğü bu çukardan ilimin bütünlüğü ile kurtulur.
Günümüzde her türlü medyatik yayından, eğitime kadar dünyanın bir çok yerinde evrim teorisi ispatlanmış gibi yayınlanırken acaba teorinin kanun gibi kabul edilmesi bilime ve topluma ne kadar zarar verilebileceği hiç düşünülmüyor mu? Biz insanın tarih boyunca verdiği zararı bile dinlere mal ederken, belli ki bu zararı da sola, sağa mal ediceğiz...