Gitar - Jimmy Page (9 Ocak 1944) Vokal - Robert Plant (20 Ağustos 1948) Bass - John Paul Jones (3 Ocak 1946) Davul - John Bonham (1948- 1980) 5. Eleman - Peter Grant (1935 - 1995)
The Yardbirds isimini geride bırakıp, Thames nehrindeki Viktorya devrine ait kayıkhanesinden (boathouse) kalkıp arkadaşı Peter Grant (menejer) yeni grup kurmak için kolları sıvayan Jimmy Page grubu için vokalist olarak düşündüğü isimlerden Terry Reid, Peter Jay, B.J. Wilson gibi kişileri meşgüliyetlerinden dolayı ayarlayamaz. Yinede Terry Reid, o sıralarda Londra'da bulunan Robert Plant adlı genç vokalisti tavsiye eder. Bu arada John Paul Jones, Page'in planlarını duyup hemen Page'i arar ve grubun basçısı baştan belli olur.
Page, Plant'i grubu Hobbstweedle ile konserlerini izleyince etkilenir. Plant Page'in teklifini kabul eder.
Plant davula John Bonham önerir, fakat çok zor bir yap-boz üzerinde meşgül olan Bonham peşinde Joe Cocker ve Chris Farlowe'da vardır. John Bonham Page'in ve Plant'in iyi olduğunu bildiğinden ve de başarılı olmasalar bile eğleneceklerini düşünüp gruba katılır. Sorun burada bitmez, Bonham'ın evinde telefon yoktur, ve bu yüzden 40 tane telegraf atarak ancak grup çalışmalarının başladığını haberi ulaştırabildiler..
İlk başlarda Yardbirds'ren bir kaç şarkı çalan grup, Yeni Yardbirds olarak İskandinav turnesine çıkarlar, İngiltere'de konser solonlarını NewYardbirds olarak doldursalarda halen daha grubun ismini kararlaştırmamışlardır.
The Who grubunun basçısı John Entwistle, arabada Keith Moon ile yolculuk ederken, kendi grubuna isim bulmak için konuşuyorlarmış, ve hemen orada ya demiş neden Led Zepplin olmasın hem ilk albümüzün kapağına da yere alevler içinde düşen Led Zepplin resmi koyarız der. Fakat bu sohbeti duyan şöförleri Richard Cole sonradan Page için çalışmaya başlayınca, Entwistle fikrinin Page'e verdiliğini iddia eder ama Keith'de fikrin esas babası olduğunu söyleyince de işler iyice kızışır. Page, albüm kapağı ayrı olarak düşündük ama ismi Keith Moon'dan aldığını ve bunun için çok müteşekkir olduğunu belirtir, belki de Keith'de Entwistle'dan duymuştur diyerek olayı yumuşatır. Yine fikir kimden çıkmışsa çıkmış esas ad önce Lead Zepplin'dir ve Peter Grant ismi birazcık kısaltarak Led Zepplin yapar...
İlk albümlerini 36 saatlik bir sütudyo çalışmasıyla tamamlarlar. Grubun beşinci elemanı olarak kabul edilen Peter Grant'ın özenli uğraşılarıyla Atlantic şirketiyle sözleşirler. Yardbirds'in şirketi bunu duyunca Columbia kafayı yer... Muzik Piyasasında herhalde en iyi menejer-grup ilişkisinin öreneği olurlar.
Yardbirds gölgesinde kurtulamayan grup, sonunda ABD'ye gitmeye karar vererek ve Grant'in özellikle seçtiği şehirler sayesinde Led Zeplin'inin adı yükselir. Ve uzun ve başarlı yıllar birbirini izler ama alkol, uyuşturucu, kızlar ve sansasyolar peşlerini bırakmaz bu yollar içersinde muzik tarihine geçecek yapıtlar çıkartılar:
1969 LED ZEPPELIN 1969 LED ZEPPELIN II 1970 LED ZEPPELIN III 1971 LED ZEPPELIN (Untitled) 1973 Houses of the Holy 1975 Physical Graffiti 1976 Presence 1976 The Song Remains the Same 1979 In Through the Out Door 1982 Coda
Aldıkları şeytanlı olduğu söylenen şatolarında grubun davulcusu John Bonham'ın 25 Eylül 1980'de uyurken kendi kusmuğunda boğularak ölmesi (asphyxiation) grubun dağılmasına neden olur… Sonra bir kaç kez bir araya gelirler, solo albümler birbirini izler, Led Zepplin'in hikayesi devam eder gider…
Devilman (Debiruman) 1972-1990 Wrath of the Ninja (Yôtôden) 1987 Akira 1988 Grave of the Fire Flies (Hotaru no haka) 1988 Legend of the Overfiend (Chôjin densetsu Urotsukidôji) 1989 Record of Lodoss War (Lodoss to senki) 1990 Street Fighter 2 (1995) Ninja Scroll (Jûbei ninpûchô) 1995 End of Evangelion (Shin seiki Evangelion Gekijô-ban) 1997 Tekken: The Motion Picture (1997) Gundam Wing (Shin kidô senki Gundam W: Endless Waltz) 1995-2000 Ghost in the Shell 1998 Prince of Mononoke (Mononoke-hime) 1997 Vampire Hunter D: Bloodlust 2000 Blood: The Last Vampire 2000 Escaflowne 2000 Yû yû hakusho 2001 Jin-Roh: The Wolf Brigade 2001 Spriggan 2001 Metropolis 2001 Read or Die 2001 Spirited Away (Sen to Chihiro no kamikakushi (2001)
Aklıma gelenler şimdilik bu kadar, tabi daha yüzlercesi vardır piyasada. Bu başlıkların çoğunu İMESH'ten çekebilirsiniz. İMDB'den de bilgi alabilirsiniz. Aklıma geldikçe dahada tavsiye ederim.
Tabi bazılarında korku, seks ve çoğunlukla şiddet sahnelerini olduğunu uyurmak isterim. Manga movie'ler daha çok büyüklerin izleyebileceği türden çizgi filmlerdir, zaten yukarda Voltran'ı önermedim ama yine de Gundam gibi ona benzer filmlerde var :) .
Sc-fi ve hele LOTR ve Ejderhamızrağı gibi fantazi hayranlarına Record of Lodoss War gibi ve daha benzerleri olan fantazi mangaları öneririm.
Özellikle Escaflowne, blood ve Jin-Roh favorilerimdir.
Daha yeni açılmasına rağmen binlerce kişinin hayatı hakkında bilgiler var. Yine bazen aradığınızı bulamasanızda, zaman ilerledikçe daha kapsamlı olacağına inandığım bir web sayfası.
Ateşin keşfi yakın çağlarda da ‘atomun parçalanması’ ile ‘aya gidilmesi’ kadar önemli bir buluş olarak tanımlanıyor. (Zafer Arapkirli - www.milliyet.com.tr/ozel/interaktif/gen/gen02.html)
Eski Taş Çağı'nın başların yani MÖ.600.000 yıllarının başlarında keşfedilen ateş sadece teknolojik ilerlemeyi başlatmakla kalmamış çevre kirliğinin ve fosil yakıtlarının tüketilmesinide beraberinde getirmiştir.
'“Ateşi kullanabilme yeteneğimiz, hiçbir şekilde önemsiz bir yetenek değildir, çünkü sadece ateş yoluyla teknolojik ilerleme mümkün olabilmiştir. Ateşle birlikte metalürji ve metal araçlar gelmiş ve sonunda da kimya bilgisi ortaya çıkmıştır. Metaller elektriğin tek doğal iletkeni olduklarından, elektromanyetizmin ve elektriğin keşfi, hatta bilgisayarların geliştirilmesi bile biz insanların ateşi keşfinin bir sonucudur.” (Michael Denton, Nature's Destiny, s.242)
“Ateşin kullanımı elbette çevresel faktörlere de bağlıdır: Ağaçların ve göreceli olarak kuru bir ortamın varlığına, örneğin. Bu ilave faktörlerden herhangi birinin uygun olmaması durumunda, bizi insan yapan tüm fiziksel ve zihinsel yeteneklerimize ve dünyanın karbon bazlı bir yaşam için çok uygun bir yurt olmasına rağmen, ateş ve dolayısıyla metalürji, kimya ve herhangi bir bilimsel gelişme mümkün olmazdı”. (Michael Denton, Nature's Destiny, s.245)
Denton'ın ‘insanoğlunun ateşi keşfi’ diye ifade ettiği olay, aslında, Allah'ın ateşi insanoğlunun emrine vermesidir. Konuyu bilimsel olarak incelediğimizde, ateşin, insanın yeryüzündeki yaşamına çok uygun bir yapıda olduğunu görürüz. Ateş, ‘yanabilir’ cisimlerin tutuşmasıyla başlar. Bir cismi ‘yanabilir’ kılan durum, içeriğinde ‘karbon’ bulunmasıdır. Karbon ve oksijen reaksiyona girdiklerinde, yüksek miktarda ısı açığa çıkarırlar; biz de bunu alev olarak görür ve hissederiz. (Harun Yahta - www.allahvar.com/yer/yeryuzu_07.html)
Hani koca gözlü kahramanların oynadığı Japon çizgi filmleri vardı ya, işte onlara Manga denir.
Manga, Japonya'da 19. yy'dan beri olan çizgi roman, karikatür ve sonrada animasyon (çizgi film) olarak tamamen Japonya'ya ait bir kultür diyebiliriz..
Malesef Hentai ile karıştırılıp pornografi sanılsa da, insanın hayal gücünün sınırlarını zorlayan yapıtlarıyla batıya ulaşmıştır. Tabi Japonya'nın teknolojideki liderliğiyle nasıl Amerikan kültürü dünyayı etkiliyorsa, Japon kültürüde dünyayı baya etkiliyor. Hele yapılan Yedi Silahşör'den Matrix'e kadar olan filmlerde bunun izini görmek mümkündür.
(Belki hatırlarsınız) Voltran gibi çizgi filmler de mangadır. Tabi Akira gibi baba manga filmeleri işin cabası. Tabi taa 1850 yıllarda gazetelerde bile karikatür olarak çıkması, manganın Japonya'da magazinlerden mamül etiketlerine kadar yayılmıştır.
Bu arada gözlerin büyük olmasının sebebi ne kadar Walt Disney'den alıntı olsa denilse de ya da çekik göz kompleksinden geliyor denilse de, Manga kültürü daha eskilere dayandığından başka bir açıklamasıda olabilir.
Sonra Manga filmlerinden size bazı tavsiyelerim olacak.
Okuma ve yazması olmayan Hendrix'in ünü, sadece gitarı değil, kendisine ait muzik dilini ve kulağını geliştirmesiyle parladı. Johnny Allen Hendrix adıyla 27 Kasım 1942 dünyaya geldi sonra babası James 'Al' Hendrix oğlunun adını James Marshall olarak değiştirdi. Jimi ise Young Jimmy ismini tercih etti. B.B. King, Muddy Waters, Howlin' Wolf, Buddy Holly, Robert Johnson gibi zamanın muzik devlerinden etkilenerek muzikle uğraştı vakat notaları okyamaması ya da yazaması onu bu işte çok zorlamasına rağmen daha çok hırslandırdı. Odasında hep uzun sopalı süperge olmasına rağmen hiç temizlik yapmaması annesinin onun esasında gitar çalma taklidi yaptığını anlamasıyla babasına 5 dolarlık ikinci el akustik bir gitar almasını sağladı. Hemen sonra Hendrix Velvetones adlı gruba katıldı. Para biriktirerek ilk elektronik gitarı Supro Ozark 1560S aldı ve Rocking Kings'e katıldı.
1961 askere yazıldı 1962 'Screaming Eagles' armasını haketti. Orada Bascı Billy Cox ile King Casuals grubunu kurdu. Paraşüt atlaması sırasında sakatlanarak askerlikten ayrılarak Jimmy James adı altında Tina Turner, Sam Cooke, the Isley Brothers, ve Little Richard gibi büyük isimlerin yanında alt-grup olarak Blue Flames ile çaldı.
1966'da Animals grubunun basçısı Chas Chandler, Hendrix'ten etkilenerek, anlaşma imzalatarak yeni bir grup kurması için Londra'ya getirtdi. Basçılıktan Hendrix'in menerjerliğine geçen Chandler, Hendrix'e Jimi sahne ismini verdi. Ve baterist Mitch Mitchell ve basçı Noel Redding, Jimi Hendrix Experience grubunu kurdular. İlk single (parçaları) Hey Joe ile hemen dikkat çektiler. En ünlü albümlerden 'Are You Experienced' çıkartmalarıyla çok büyük başarı kazandılar. Albümde ki baba şarkılar halen daha ünlüdür:'Purple Haze, ' 'The Wind Cries Mary, ' 'Foxey Lady, ' 'Fire, ' 'Are You Experienced? '...
İngilteredeki ününden sonra 1967'de ABD'ye dönerek konserde 'Wild Thing' şarkısının performasıyla dünyaca tanınan şöhret oldu...
Kendini müziğe veren Jimi,1968'de Axis: Bold As Love adlı kaliteli bir albüm çıkardı Kendi vizyonunu oluşturan Jimi, Electric Lady Studios adında kendi muzik sütudyosunu açtı ve Electric Ladyland adında muhteşem bir projeye imzasını attı. Bu ağır çalışmalar grubun 1969 dağılmasına sebeb oldu.
Woodstock festivalinden sonra Mitch Mitchell, Billy Cox, Juma Sultan, veJ erry Velez oluşan Gypsy Sun & Rainbows ile güçlerini, birleştirdi. 'Star Spangled Banner' adlı firarcı versiyonu ile dinleyenleri çılgına çevirdiler. Bu başarı 1970 de konser albümü Live At The Fillmore East in 1999 çıkardı. Mitch Mitchell geri dönerek ve Billy Cox'la dahil yeniden Jimi Hendrix Experience kurdular.28 yaşında,18 Eylül 1970 tur sırasında aşırı dozdan trajik bir şekilde ölmesi son bestesi First Rays Of The New Rising Sun ölmesinin anısına olmuş oldu. Gariptir ki cenazesini getirme çalışmaları çok masraf tuttuğundan babası Jimi için cenaze fonu oluşturdu ve First Rays Of The New Rising Sun albümünü Electric Lady sütüdyosunun çalışanlarının emeği çıkarılabilindi...
Rock müziğini babalarından sayılan Jimi Hendrix, halen daha gitarıyla herkesi büyülüyor...
Gitar - Jimmy Page (9 Ocak 1944)
Vokal - Robert Plant (20 Ağustos 1948)
Bass - John Paul Jones (3 Ocak 1946)
Davul - John Bonham (1948- 1980)
5. Eleman - Peter Grant (1935 - 1995)
The Yardbirds isimini geride bırakıp, Thames nehrindeki Viktorya devrine ait kayıkhanesinden (boathouse) kalkıp arkadaşı Peter Grant (menejer) yeni grup kurmak için kolları sıvayan Jimmy Page grubu için vokalist olarak düşündüğü isimlerden Terry Reid, Peter Jay, B.J. Wilson gibi kişileri meşgüliyetlerinden dolayı ayarlayamaz. Yinede Terry Reid, o sıralarda Londra'da bulunan Robert Plant adlı genç vokalisti tavsiye eder. Bu arada John Paul Jones, Page'in planlarını duyup hemen Page'i arar ve grubun basçısı baştan belli olur.
Page, Plant'i grubu Hobbstweedle ile konserlerini izleyince etkilenir. Plant Page'in teklifini kabul eder.
Plant davula John Bonham önerir, fakat çok zor bir yap-boz üzerinde meşgül olan Bonham peşinde Joe Cocker ve Chris Farlowe'da vardır. John Bonham Page'in ve Plant'in iyi olduğunu bildiğinden ve de başarılı olmasalar bile eğleneceklerini düşünüp gruba katılır. Sorun burada bitmez, Bonham'ın evinde telefon yoktur, ve bu yüzden 40 tane telegraf atarak ancak grup çalışmalarının başladığını haberi ulaştırabildiler..
İlk başlarda Yardbirds'ren bir kaç şarkı çalan grup, Yeni Yardbirds olarak İskandinav turnesine çıkarlar, İngiltere'de konser solonlarını NewYardbirds olarak doldursalarda halen daha grubun ismini kararlaştırmamışlardır.
The Who grubunun basçısı John Entwistle, arabada Keith Moon ile yolculuk ederken, kendi grubuna isim bulmak için konuşuyorlarmış, ve hemen orada ya demiş neden Led Zepplin olmasın hem ilk albümüzün kapağına da yere alevler içinde düşen Led Zepplin resmi koyarız der. Fakat bu sohbeti duyan şöförleri Richard Cole sonradan Page için çalışmaya başlayınca, Entwistle fikrinin Page'e verdiliğini iddia eder ama Keith'de fikrin esas babası olduğunu söyleyince de işler iyice kızışır. Page, albüm kapağı ayrı olarak düşündük ama ismi Keith Moon'dan aldığını ve bunun için çok müteşekkir olduğunu belirtir, belki de Keith'de Entwistle'dan duymuştur diyerek olayı yumuşatır. Yine fikir kimden çıkmışsa çıkmış esas ad önce Lead Zepplin'dir ve Peter Grant ismi birazcık kısaltarak Led Zepplin yapar...
İlk albümlerini 36 saatlik bir sütudyo çalışmasıyla tamamlarlar. Grubun beşinci elemanı olarak kabul edilen Peter Grant'ın özenli uğraşılarıyla Atlantic şirketiyle sözleşirler. Yardbirds'in şirketi bunu duyunca Columbia kafayı yer... Muzik Piyasasında herhalde en iyi menejer-grup ilişkisinin öreneği olurlar.
Yardbirds gölgesinde kurtulamayan grup, sonunda ABD'ye gitmeye karar vererek ve Grant'in özellikle seçtiği şehirler sayesinde Led Zeplin'inin adı yükselir. Ve uzun ve başarlı yıllar birbirini izler ama alkol, uyuşturucu, kızlar ve sansasyolar peşlerini bırakmaz bu yollar içersinde muzik tarihine geçecek yapıtlar çıkartılar:
1969 LED ZEPPELIN
1969 LED ZEPPELIN II
1970 LED ZEPPELIN III
1971 LED ZEPPELIN (Untitled)
1973 Houses of the Holy
1975 Physical Graffiti
1976 Presence
1976 The Song Remains the Same
1979 In Through the Out Door
1982 Coda
Aldıkları şeytanlı olduğu söylenen şatolarında grubun davulcusu John Bonham'ın 25 Eylül 1980'de uyurken kendi kusmuğunda boğularak ölmesi (asphyxiation) grubun dağılmasına neden olur… Sonra bir kaç kez bir araya gelirler, solo albümler birbirini izler, Led Zepplin'in hikayesi devam eder gider…
Kamıştan yapılan damaksız düdük ve kamış kalemde denir.
Hatta mecazi anlamı Kamil insan demektir.
Farsça'da yokluk demektir.
Şimdilik izlediklerimden tavsiye edeceklerim:
Devilman (Debiruman) 1972-1990
Wrath of the Ninja (Yôtôden) 1987
Akira 1988
Grave of the Fire Flies (Hotaru no haka) 1988
Legend of the Overfiend (Chôjin densetsu Urotsukidôji) 1989
Record of Lodoss War (Lodoss to senki) 1990
Street Fighter 2 (1995)
Ninja Scroll (Jûbei ninpûchô) 1995
End of Evangelion (Shin seiki Evangelion Gekijô-ban) 1997
Tekken: The Motion Picture (1997)
Gundam Wing (Shin kidô senki Gundam W: Endless Waltz) 1995-2000
Ghost in the Shell 1998
Prince of Mononoke (Mononoke-hime) 1997
Vampire Hunter D: Bloodlust 2000
Blood: The Last Vampire 2000
Escaflowne 2000
Yû yû hakusho 2001
Jin-Roh: The Wolf Brigade 2001
Spriggan 2001
Metropolis 2001
Read or Die 2001
Spirited Away (Sen to Chihiro no kamikakushi (2001)
Aklıma gelenler şimdilik bu kadar, tabi daha yüzlercesi vardır piyasada. Bu başlıkların çoğunu İMESH'ten çekebilirsiniz. İMDB'den de bilgi alabilirsiniz. Aklıma geldikçe dahada tavsiye ederim.
Tabi bazılarında korku, seks ve çoğunlukla şiddet sahnelerini olduğunu uyurmak isterim. Manga movie'ler daha çok büyüklerin izleyebileceği türden çizgi filmlerdir, zaten yukarda Voltran'ı önermedim ama yine de Gundam gibi ona benzer filmlerde var :) .
Sc-fi ve hele LOTR ve Ejderhamızrağı gibi fantazi hayranlarına Record of Lodoss War gibi ve daha benzerleri olan fantazi mangaları öneririm.
Özellikle Escaflowne, blood ve Jin-Roh favorilerimdir.
eski dilde NAR demek. Yani ateş, cehennem.
Mecazi anlamda nar, Gadab-ı İlahi denir, yani yakıcı, azab verici her şey. Şer, delalet, sefahat anlamlarınıda gelir.
Gerisini nar başlığındada yazmaya çalışırım
Ağlama sesini andıran kaval biçiminde üflemeli bir çalgı. Akla hemen gelen tabi ki Mevlana'dır.
Özellikle tekke müziğinde yer alır.
http://www.kimkimdir.gen.tr/
Forsnet'in, başka bir harika web sitesi.
Daha yeni açılmasına rağmen binlerce kişinin hayatı hakkında bilgiler var. Yine bazen aradığınızı bulamasanızda, zaman ilerledikçe daha kapsamlı olacağına inandığım bir web sayfası.
Kaynak olarak baya kullandığımdan tavsiye ederim.
Ateşin keşfi yakın çağlarda da ‘atomun parçalanması’ ile ‘aya gidilmesi’ kadar önemli bir buluş olarak tanımlanıyor. (Zafer Arapkirli - www.milliyet.com.tr/ozel/interaktif/gen/gen02.html)
Eski Taş Çağı'nın başların yani MÖ.600.000 yıllarının başlarında keşfedilen ateş sadece teknolojik ilerlemeyi başlatmakla kalmamış çevre kirliğinin ve fosil yakıtlarının tüketilmesinide beraberinde getirmiştir.
'“Ateşi kullanabilme yeteneğimiz, hiçbir şekilde önemsiz bir yetenek değildir, çünkü sadece ateş yoluyla teknolojik ilerleme mümkün olabilmiştir. Ateşle birlikte metalürji ve metal araçlar gelmiş ve sonunda da kimya bilgisi ortaya çıkmıştır. Metaller elektriğin tek doğal iletkeni olduklarından, elektromanyetizmin ve elektriğin keşfi, hatta bilgisayarların geliştirilmesi bile biz insanların ateşi keşfinin bir sonucudur.” (Michael Denton, Nature's Destiny, s.242)
“Ateşin kullanımı elbette çevresel faktörlere de bağlıdır: Ağaçların ve göreceli olarak kuru bir ortamın varlığına, örneğin. Bu ilave faktörlerden herhangi birinin uygun olmaması durumunda, bizi insan yapan tüm fiziksel ve zihinsel yeteneklerimize ve dünyanın karbon bazlı bir yaşam için çok uygun bir yurt olmasına rağmen, ateş ve dolayısıyla metalürji, kimya ve herhangi bir bilimsel gelişme mümkün olmazdı”. (Michael Denton, Nature's Destiny, s.245)
Denton'ın ‘insanoğlunun ateşi keşfi’ diye ifade ettiği olay, aslında, Allah'ın ateşi insanoğlunun emrine vermesidir. Konuyu bilimsel olarak incelediğimizde, ateşin, insanın yeryüzündeki yaşamına çok uygun bir yapıda olduğunu görürüz. Ateş, ‘yanabilir’ cisimlerin tutuşmasıyla başlar. Bir cismi ‘yanabilir’ kılan durum, içeriğinde ‘karbon’ bulunmasıdır. Karbon ve oksijen reaksiyona girdiklerinde, yüksek miktarda ısı açığa çıkarırlar; biz de bunu alev olarak görür ve hissederiz. (Harun Yahta - www.allahvar.com/yer/yeryuzu_07.html)
Hani koca gözlü kahramanların oynadığı Japon çizgi filmleri vardı ya, işte onlara Manga denir.
Manga, Japonya'da 19. yy'dan beri olan çizgi roman, karikatür ve sonrada animasyon (çizgi film) olarak tamamen Japonya'ya ait bir kultür diyebiliriz..
Malesef Hentai ile karıştırılıp pornografi sanılsa da, insanın hayal gücünün sınırlarını zorlayan yapıtlarıyla batıya ulaşmıştır. Tabi Japonya'nın teknolojideki liderliğiyle nasıl Amerikan kültürü dünyayı etkiliyorsa, Japon kültürüde dünyayı baya etkiliyor. Hele yapılan Yedi Silahşör'den Matrix'e kadar olan filmlerde bunun izini görmek mümkündür.
(Belki hatırlarsınız) Voltran gibi çizgi filmler de mangadır. Tabi Akira gibi baba manga filmeleri işin cabası. Tabi taa 1850 yıllarda gazetelerde bile karikatür olarak çıkması, manganın Japonya'da magazinlerden mamül etiketlerine kadar yayılmıştır.
Bu arada gözlerin büyük olmasının sebebi ne kadar Walt Disney'den alıntı olsa denilse de ya da çekik göz kompleksinden geliyor denilse de, Manga kültürü daha eskilere dayandığından başka bir açıklamasıda olabilir.
Sonra Manga filmlerinden size bazı tavsiyelerim olacak.
Manga, on kişilik asker birliği olarak bilinse de, Japonya'da da bir kültürün parçasıdır.
Okuma ve yazması olmayan Hendrix'in ünü, sadece gitarı değil, kendisine ait muzik dilini ve kulağını geliştirmesiyle parladı. Johnny Allen Hendrix adıyla 27 Kasım 1942 dünyaya geldi sonra babası James 'Al' Hendrix oğlunun adını James Marshall olarak değiştirdi. Jimi ise Young Jimmy ismini tercih etti. B.B. King, Muddy Waters, Howlin' Wolf, Buddy Holly, Robert Johnson gibi zamanın muzik devlerinden etkilenerek muzikle uğraştı vakat notaları okyamaması ya da yazaması onu bu işte çok zorlamasına rağmen daha çok hırslandırdı. Odasında hep uzun sopalı süperge olmasına rağmen hiç temizlik yapmaması annesinin onun esasında gitar çalma taklidi yaptığını anlamasıyla babasına 5 dolarlık ikinci el akustik bir gitar almasını sağladı. Hemen sonra Hendrix Velvetones adlı gruba katıldı. Para biriktirerek ilk elektronik gitarı Supro Ozark 1560S aldı ve Rocking Kings'e katıldı.
1961 askere yazıldı 1962 'Screaming Eagles' armasını haketti. Orada Bascı Billy Cox ile King Casuals grubunu kurdu. Paraşüt atlaması sırasında sakatlanarak askerlikten ayrılarak Jimmy James adı altında Tina Turner, Sam Cooke, the Isley Brothers, ve Little Richard gibi büyük isimlerin yanında alt-grup olarak Blue Flames ile çaldı.
1966'da Animals grubunun basçısı Chas Chandler, Hendrix'ten etkilenerek, anlaşma imzalatarak yeni bir grup kurması için Londra'ya getirtdi. Basçılıktan Hendrix'in menerjerliğine geçen Chandler, Hendrix'e Jimi sahne ismini verdi. Ve baterist Mitch Mitchell ve basçı Noel Redding, Jimi Hendrix Experience grubunu kurdular. İlk single (parçaları) Hey Joe ile hemen dikkat çektiler. En ünlü albümlerden 'Are You Experienced' çıkartmalarıyla çok büyük başarı kazandılar. Albümde ki baba şarkılar halen daha ünlüdür:'Purple Haze, ' 'The Wind Cries Mary, ' 'Foxey Lady, ' 'Fire, ' 'Are You Experienced? '...
İngilteredeki ününden sonra 1967'de ABD'ye dönerek konserde 'Wild Thing' şarkısının performasıyla dünyaca tanınan şöhret oldu...
Kendini müziğe veren Jimi,1968'de Axis: Bold As Love adlı kaliteli bir albüm çıkardı Kendi vizyonunu oluşturan Jimi, Electric Lady Studios adında kendi muzik sütudyosunu açtı ve Electric Ladyland adında muhteşem bir projeye imzasını attı. Bu ağır çalışmalar grubun 1969 dağılmasına sebeb oldu.
Woodstock festivalinden sonra Mitch Mitchell, Billy Cox, Juma Sultan, veJ erry Velez oluşan Gypsy Sun & Rainbows ile güçlerini, birleştirdi. 'Star Spangled Banner' adlı firarcı versiyonu ile dinleyenleri çılgına çevirdiler. Bu başarı 1970 de konser albümü Live At The Fillmore East in 1999 çıkardı. Mitch Mitchell geri dönerek ve Billy Cox'la dahil yeniden Jimi Hendrix Experience kurdular.28 yaşında,18 Eylül 1970 tur sırasında aşırı dozdan trajik bir şekilde ölmesi son bestesi First Rays Of The New Rising Sun ölmesinin anısına olmuş oldu. Gariptir ki cenazesini getirme çalışmaları çok masraf tuttuğundan babası Jimi için cenaze fonu oluşturdu ve First Rays Of The New Rising Sun albümünü Electric Lady sütüdyosunun çalışanlarının emeği çıkarılabilindi...
Rock müziğini babalarından sayılan Jimi Hendrix, halen daha gitarıyla herkesi büyülüyor...