Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • manga01.12.2003 - 13:11

    Türkçe Web Sayfası:

    http://www.anime.gen.tr/haberler.html

    Bravo dedirtitecek kadar kapsamlı bir bir web sitesi.

  • clementine01.12.2003 - 13:08

    http://www.anime.gen.tr/diger_clementine.html

  • clementine01.12.2003 - 13:07

    Muhteşem bir giriş şarkısı, aşağıda verdiğim sayfada var ama ekleyemeden duramıyacağım:

    Clémentine, gözlerini kapadığında
    Sen en iyi olanı tahmin edersin.
    Clémentine, bizi mavi kabarcığının içine al
    Bu çok tehlikeli olsa bile.

    Yalnızca 10 yaşında iken
    Her zaman daha büyük olmayı isterdik
    Bir rüzgar darbesinin uçurduğu bir uçakla gitmek için
    Orada ufuğa karşı
    Küçük Clémentine gibi davranırız.
    Çin gecelerini, okşayan geceleri hayal ederiz.
    Ve Hemera size kollarını uzattığında her şey daha iyi olur.
    Kötülük kaçar, kötülük uzaklaşır.

    Clémentine, sen gece ve gündüz dövüşürsün
    Hastalığa meydan okursun
    Clémentine, seni terk etmeyeceğiz.
    Ve bir gün her şey yoluna girecek.

    Dünya gökyüzüyle çok güzel
    Bu insana güneşin yanında yaşama isteği verir.
    Pervanenin her dönüşünde, çığlıklar atarız, hayran kalırız
    Kanatlara sahip olmak ne kadar güzel

    Hep birlikte dolaşmaya gidelim
    Ve engel olunmadan dünya turu yapalım
    Tanışmak istediğimiz o kadar çok arkadaş var ki
    Clémentine bize yol gösterecek

    Hep birlikte dolaşmaya gidelim
    Ve engel olunmadan dünya turu yapalım
    Tanışmak istediğimiz o kadar çok arkadaş var ki
    Clémentine bize yol gösterecek

    ....

    Clémentine, quand tu fermes les yeux
    Tu devines le merveilleux
    Clémentine, prend nous dans ta bulle bleue
    Tant pis si c'est dangereux

    Quand on a seulement 10 ans
    Souvent on voudrait bien être plus grand
    Pour partir en avion en s'envolant d'un coup de vent
    Tout là-bas vers l'horizon
    On fait comme la p'tite Clémentine
    On rêve de nuits de Chine, de nuits câlines
    Et tout va beaucoup mieux quand Hemera vous tend les bras
    Le mal fuit, le mal s'en va

    Clémentine, tu te bats jour et nuit
    Tu défies la maladie
    Clémentine, on ne te quitt'ra pas
    Et un jour tout s'arrang'ra

    La Terre est si belle vue du ciel
    Ca donne envie de vivre près du soleil
    A chaque tour d'hélice, on pousse des cris, on s'émerveille
    Comme c'est bon d'avoir des ailes

    Allons ensemble nous promener
    Et faire le tour du monde sans nous presser
    Il y a tant d'amis qu'on a envie de rencontrer
    Clémentine va nous guider

    Allons ensemble nous promener
    Et faire le tour du monde sans nous presser
    Il y a tant d'amis qu'on a envie de rencontrer
    Clémentine va nous guider

  • clementine01.12.2003 - 13:05

    Clémentine

    Hatırlar mısınız bilmem, Fransız yapımı eskiden bir çizgi film vardı. Uçan Kaz, Var Yemez Amca, Voltran, Şirinlerin olduğu zamanlarda... fakat onlardan daha karanlık daha ürkütücü bir yapısı olan çizgi film.

    Başlangıç müziğinin ürpertici bir çekiciliği vardı. Neyse fazla uzatmayım. Bu başlık ile ilgili süper bir başlık buldum. Orada her şey ama her şeyi yazıyor. Yine de eklemek gerekirse:

    Fransızca Adı: Clémentine: les merveilleux voyages de Clémentine et ses amis
    Bölüm Sayısı: 39
    Yapım Yılı: 1985
    Türkiye'de Yayınlayan: TRT 1, ShowTV (sanırım kısa bir süre)
    Yapıt: Fransız ve Japon ortak yapımı
    Yapımcı: Antenne 2, Tele-Hachette, Narcisse X 4
    Yazar: Bruno-Rene Huchez
    Senaryo: Gilles Taurand, Olivier Massart
    Dizayn: Pascale Moreaux
    Müzik: Paul Koulak
    Giriş Şarkısını Seslendiren: Marie Dauphin
    Tür: Fantazi, Dram, Korku

    Resimleri ve detaylı bilgileriyel tanıtım sayfası:

    http://www.anime.gen.tr/diger_clementine.html

  • selçuk erdem01.12.2003 - 12:55

    Selçuk Erdem'i karikatürleriyle tanıdık, bu başlık altında da öyle tanıtalım:

    http://expert.ics.purdue.edu/~acan/fun/SelcukErdem/index.html

  • banet suat01.12.2003 - 12:33

    Banet Suat nedir? Banet Suat rumuzlu kardeşimizi tanıyana kadar pek sormamıştım bu soruyu. Bu konuyla ilgili bir kaç yerde bir şeyler okumuştum ama tam olarak bilmediğimden rumuzun sahibiyle sohbetlerimiz de sordum, ve bana açıklayacı bir e-mail ile anlattı. Artık Peygamberimiz'in pek bilinmeyen yoksa bilinmek istenilmeyen bir tarafımı diyeyim, en iyisi şu e-mail'i size aktarayım:

    '''Banet Suat''' Hz. Peygamber döneminde yazılmış bir aşk şiiri..üstelik sahibini ölüm cezasından kurtarmış bir şiir..bu kadarını pek çoğumuz tahmin bile edemez..şiirin ilk mısrası, şairin Suat adlı sevgilisinden bahseder..'Suat bu gün benden ayrıldı.. gönlüm öylesine üzgünki..onun peşinde kurtulması imkansız, ayağı bukağlı bir köle gibi..' Şairi Kab bin Züheyr, bu gün pek çok dindar geçinenin okuyamıyacağı bu şiiri Hz. Peygambere, üstelik mescitte okumuştur..

    Kısaca olay şu şekilde cereyan etmiştir. Kab bin Zühyr, şair bir babanın genlerini taşıyan güçlü bir şair..yalnız talihsizdir çünkü Hz. Peygamberin karşı safında yer alır ve Hz. Peygamberi, İslamı küçük düşüren pek çok şiir söyler. Mekke'nin fethi sırasında genel af ilan edildiği halde üç beş istisnadan birisi de Kab'tır. Bulunduğu yerde öldürülsün diye verilir hakkındaki ferman.. Kab kaçar uzaklara gider.. gider ama gitmesine insan içindeki gerçekten nereye ve ne zamana kadar kaçabilir?

    Araya aracı koyup Hz. Peygamberden af dilemek ister. Ama nedense kimse aracı olmaya yanaşmaz. En sonunda her aşık gibi o da, kelleyi koltuğa alıp sonucu ne olursa olsun derdini anlatmaya karar verir... ve kılık değiştirip Medine'ye geri gelir.. bir sabah namazı vakti, namazdan sonra öne çıkar ve derki; bir bedevi size şiir okumak istiyor kabul edermisiniz ey Allah'ın Rasülü der.. (hayatında hiç bir şeye 'hayır' dememiş büyük insan buna mı olmaz diyecektir? asla!) buyrun der.. ve Kab içindeki hüznü damla damla döker.. her damla biraz daha yumşatır yüce Nebiyi.. yüce elçi şiiri sonuna kadar dinler ve sen O'musun? der. Kab, 'evet' Allah'ın elçisi değince; mükafaat olarak sırtındaki hırkayı çıkarır ve önüne atar.. şairin hayatı bağışlanmıştır. Aşkın ve şiirin gücü öfkeyi sevgiye dönüştürmüştür.. işte o gün bu gün Suat'ın ayrılığına dayanamayan aşıklar, bekleyenler Hz.Peygambere dert yanar ve önlerine serilecek o güzel hırkanın hayaliyle uykuya dalarlar..

  • canto general30.11.2003 - 20:30

    Şilili (Marksist-Stalinist) şair Pablo Neruda'nın 1950'de çıkartığı Canto general (Evrensel Şarkı) adlı şiirler dizisi...

    Suçlama ile duygudaşlığın egemen olduğu bu ilahi havalı yapıtıyla Neruda, Latin Amerika'yı mitleri ve tarihiyle, doğası ve politik/sosyal durumlarıyla bir bütün olarak yansıtmaya çalıştı. (www.denizce.com/pabloneruda.asp)

    Timsahların gecesiydi bu,

    Bazı hayvanlar
    Kertenkelenin şafağıydı bu.
    Dili, gökkuşağı parıltılı
    dağdoruğundan
    avladı bir mızrak gibi
    yemyeşil çimende.
    Papaza benzeyen
    karınca-yiyen girdi
    balta girmemiş ormana melodik adımlarla,
    oksijen kadar
    hafif Guanaco,
    geniş, koyu yamaçlarda
    altın çizmeler giyiyordu,
    açarken
    lama
    suçsuz gözlerini
    çiy içindeki dünyanın lezzetine,
    sabah alacasının
    genişliklerinde
    maymunlar sonsuz bir
    şehvet ipliği ördüler,
    değil mi ki
    unufak ettiler çiçektozlarının duvarlarını
    ve şaşırttılar
    Muzo`lu kelebeklerin
    mor firarını.
    dokunulmaz gece, çamurdan yükselen
    sürü sürü domuzburnuyla
    kaynaşan;
    ve uykuya boğulmuş bataklıklardan
    döndü zırhların tok sesi, geriye,
    yeryüzünün kaynağına.
    Fosfor ışığı ayrılışıyla
    dolanıyor yaprakları
    jaguar,
    puma yokeden ateş gibi
    koşturuyor dalların arasında
    parıldarken
    vahşi ormanın
    alkolik gözleri üzerinde.
    Porsuklar ırmak boyu toprağını
    altüst
    ediyor ve havaya kaldırıyorlar yuvaları
    ki kırmızı dişlerle saldırmaya
    hazırlar
    onların çarpıcı güzelliğine.
    Ve genişce suyun derininde
    dinleniyor,
    kutsal çamurla kaplı,
    herşeyi yalayıp yutan, sofu,
    muazzam boa-yılanı,
    dünyanın çapı gibi.

    Pablo Neruda

    (`Canto General` den, Türkçeye çeviren: İsmail Aksoy)

  • üç şey30.11.2003 - 20:15

    domates, biber, patlıcan

  • oruç30.11.2003 - 04:13

    Oruç tutan terbiyeli olur diye bir kural yok. İnsan kendini terbiye eder, oruç bir reçete gibidir, uyulduğu sürece işler.

  • allah (c.c)29.11.2003 - 05:29

    Bakara, 255. Ayet:
    ''Allah'dan başka hiç bir tanrı yoktur. O, daima yaşayan, daima duran, bütün varlıkları ayakta tutandır. O'nu ne gaflet basar, ne de uyur. Göklerdeki ve yerdeki herşey O'nundur. O'nun izni olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine! Onların önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun hükümdarlığı, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Her ikisini görüp gözetmek, ona bir ağırlık da vermez. O, çok ulu ve çok büyüktür. ''