Afrika'nın uçsuz bucaksız topraklarında ilkbahar yağışlarıyla oluşup, yaz sıcağında yok olan 'geçici' göller vardır. İşte bu göllerin oluşumuna tanık olan yerlilerin bir sözü: '(gölde) Sular yukselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları' Yani üstünlük bügün karıncadaysa yarın balığa geçebiliyor; ya da tam tersi... Karınca ya da balık olmanın sağladığı üstünlüğe sevinmek kendimizi kandırmaktan öte bir anlam taşımıyor, çünkü kimin kimi yiyeceğini gercekte 'suyun hareketi' belirliyor.
''Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’dan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız.'' (1)
''Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım.'' (2)
''Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır.'' (3)
''Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır. Kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.'' (4)
''Ey Allâh’ın Peygamberi, bizim herhangi birimizin hanımının, kocası üzerindeki hakkı nedir? ' dedim. Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: 'Yediğin gibi onu da yedirmek, giydiğin gibi onu da giydirmek ve yüzüne vurmamak, onu kötülememek, bir de darılıp ayrı yatmaya mecbûr kaldığında onu, ancak ev içinde yapmaktır.'' (5)
''Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, onları dövmeyin, onlara çirkin demeyin, fenâ söz söylemeyin! '' (6)
''Kadınlarınızla iyi geçinin; eğer onlardan hoşlanmadı iseniz bile! .. Olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de, Allâh onda bir çok hayır takdîr etmiş bulunur.'' (7)
''Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz! '' (8)
1. el-Aclûnî, a.g.e., c. I, 36. 2. Münâvî, a.g.e., c. III, s. 495. 3. Riyâzu’s-Sâlihîn, c. II, s. 148. 4. Veda Hutbesi 5. Riyâzu’s-Sâlihîn, c. I, s. 320. 6. Müslim, c. IV, s. 385. 7. Nisâ Suresi 19 8. Buhârî, c. VI, s. 145.
Eğer biri, ister kadın olsun ister erkek, insan hakkı yerse büyük günah işler. Hak yemek gibi adeletsizliği, biri, hukuka ya da şeriata uydursa bile; ne adaletin ruhuna ne de İslamiyet'in ruhana uyar bu.
Kitap kalın uyduran uyduruyor lakin gönüllerinde doğruyu bilen zaten başta kadının haklarını yememek için uğraşır, işte İslam bu iyi karakterlerin üzerine kurulur, eğer kötü niyetli biri varsa isterse dine inansın isterse dine karşı çıksın, iki türlüde çaptırır olayı... Biri dini kendi nefsine uydurup kadınları üç adım arkada peşinde de sürükler ya da ırzına geçip köyden de attırır, ama biri de bunu görüp dine tükürürse işin içinden nasıl çıkılır?
Bu sitede her fırsatta dine saldırmak için aç bekleyen sırtlanlar olmasa, dini kötü kullananları ben de eleştiririm, lakin bu kötü hareketlerde bulunanlardan dolayı tüm dini lekelemeye çalışmaları konuyu kısırlaştırıyor. ''Bu, olsa olsa, hırsızlık yapan öğretmenin, bu hareketini öğretmenliğe maletmek gibi birşey olur. Zimmetine para geçiren hukukçunun, bu hareketi, hukuka mal edilebilir mi? Aynen bunun gibi, müslümanın İslama yakışmayan eylemini de, İslam’dan bilmek, o kadar yanlıştır''
Sorguluyorsanız ya da şüpheyle bakıyorsanız bari iyi niyetli olsun...
İslam'da kadın haklarını gerçekten merak edenler, cahaliye dönemindeki kadın haklarıyla ile gelen ayetleri karşılaştırsınlar, sonra bu zamana kadar olan dünya tarihi ile de karşılastırsınlar... Kadının yeri İslamiyet'te çok ve çok önemli iken tabi çok uzaklarada gitmeye de gerek yok...
Kuran'ın çoğu yerinde kadın ve erkek eşit olarak bahsedilmiştir, belli olaylarda ise iş bölümü yapılmış ya da önemli durumlara göre roller farklı şekilde paylaştırılmıştır ve bunların çoğu öğüttür...
Doktorların ya da büyüklerinizin söyledikleri sizi bazen hiç korkutmadı mı?
Şunu yaparsan şu başına gelir, şöyle olur böyle olur diye kimse uyarmadı mı?
Mesela dişlerine bakmassan çürür, o suçu işlersen hapse gidersin, sınavlarda başarılı olmazsan sınıfta kalırsın, hile yaparsan işinden atılırsın, böyle giderse ülke çölleşecek, çok içme kanser olursun gibilerinden... bakarsanız hayatınıza bir sürü uyarılar görürsünüz...
Lakin Allah cehennemle uyarınca birden kişi aslan kesiliyor, acaba o kişi nobetinde uyuyan asker olsa komutanın karşısında aslan kesilir mi, ya da ödevini yapmayan bir öğrenci öğretmenin önünde kükreyebilir mi?
Neye niçin aslan kesilircesine isyan ediyoruz, düşünmek o kadar önemliyse düşünün bakalım kitabımızda ki uyarılar kötülüğümüz için mi yoksa iyiliğimiz için mi?
İnsanları ve hukuku aldatan adileri çok gördük... eğer cehennem yoksa, adaletten paçayı kurtaran adi suçlular için ölüm kurtuluş olsa gerek... Bence önce adalet anlayışımıza bakıp yerli yerinde mi ona bakalım...
UN Representative: Now... Mr. Evil... Dr. Evil: DR. EVIL! I didn't spend six years in evil medical school to be called 'Mister' thank you very much. http://www.reelwavs.com/movies/austin_powers/drevil.wav
Etrafta dolaşan bir mail galba ama yine de paylaşmak için buraya aktarmak istiyorum:
Hayata hiç isyan etmeyin. Öncelikle şunu kabul edin, hayat adil değil. Hiçbirimiz, hiçbir canlı eşit yaratılmadı. Başımıza gelenler de eşit değil. Önce hayatın adil olmadığını kabul etmelisiniz. İşine akıl erdirebildiğiniz bir Tanrı, Tanrı değildir. ''Guguk Kuşu'' filminde Jack Nicholson akıl hastanesinde çok ağır bir mermer havuzu kaldırabileceğine dair diğer hastalarla iddiaya girer. Yüklenir ve havuzu kaldırmaya çalışır, kaldıramaz. Diğer hastalar onunla alay ederken bir şey söyler: ''Ben en azından denedim''. Siz gerçekten denediniz mi? Yoksa pencereden hayatı mı seyrediyorsunuz? Hayata Windows 98'den, Sony 72 ekrandan mı bakıyorsunuz? Oysa hayat hepimizin avuçlarının içinde, Kiminin nasır tutmuş parmaklarında Kiminin boyalanmış ellerinde, Kiminin gömleğinde ki ter kokusunda, Ama hayat her zaman avuçlarımızın içinde. Nasıl istersek, neye karar verirsek hayat orada var. Güneş, her sabah yeniden doğuyor, Gün, her şafakta nice umutlara gebe şekilde ağarıyor ve siz, Eğer isterseniz hayatı bir ucundan yakalama şansına sahipsiniz. Yeter ki gülümseyin Yeter ki bu gün benim günüm diyerek kalkın yatağınızdan...
UMUTLARIN TÜKENDİĞİ AN bil ki dünya fani, bil ki bir gün umutlarını tükentenlerde ve umutlarını tükettirenlerde hesap verecek, bir hardal tanesi bile gözden kaçmayacak ve herkes hak ettiğini alacak...
Yıllardır değişmeyen bir şey var; engizisyon karakterine sahip olanlara dünya yuvarlıktır demek gibi Allah'ın var olduğunu söylemek gibi derde düştük... Varsın yok desinler, gerçekler insanoğlu hayatta olmasa da ya da hayat da olup ispatlaymasa bile vardır...
Savaşın bile yerinde sebepleri vardır lakin ırkçılık yapmak için mantıklı bahaneler olsaydı lanet bir şey olmazdı....
Tarihe bakınca belki yerinde bahaneler bulabiliriz lakin bu nedenler bile kişiyi ya da toplumu ırkçılık gibi yanlış bir eyleme sokuyorsa o sebeplerin üstünü bile örtecek pis bir örtü ve çirkin bir maske...
Afrika Atasözü
Afrika'nın uçsuz bucaksız topraklarında ilkbahar yağışlarıyla oluşup,
yaz sıcağında yok olan 'geçici' göller vardır.
İşte bu göllerin oluşumuna tanık olan yerlilerin bir sözü:
'(gölde) Sular yukselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları'
Yani üstünlük bügün karıncadaysa yarın balığa geçebiliyor; ya da tam tersi...
Karınca ya da balık olmanın sağladığı üstünlüğe sevinmek kendimizi kandırmaktan öte bir anlam taşımıyor, çünkü kimin kimi yiyeceğini gercekte 'suyun hareketi' belirliyor.
''Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’dan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız.'' (1)
''Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım.'' (2)
''Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır.'' (3)
''Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır. Kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.'' (4)
''Ey Allâh’ın Peygamberi, bizim herhangi birimizin hanımının, kocası üzerindeki hakkı nedir? ' dedim. Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: 'Yediğin gibi onu da yedirmek, giydiğin gibi onu da giydirmek ve yüzüne vurmamak, onu kötülememek, bir de darılıp ayrı yatmaya mecbûr kaldığında onu, ancak ev içinde yapmaktır.'' (5)
''Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, onları dövmeyin, onlara çirkin demeyin, fenâ söz söylemeyin! '' (6)
''Kadınlarınızla iyi geçinin; eğer onlardan hoşlanmadı iseniz bile! .. Olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de, Allâh onda bir çok hayır takdîr etmiş bulunur.'' (7)
''Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz! '' (8)
1. el-Aclûnî, a.g.e., c. I, 36.
2. Münâvî, a.g.e., c. III, s. 495.
3. Riyâzu’s-Sâlihîn, c. II, s. 148.
4. Veda Hutbesi
5. Riyâzu’s-Sâlihîn, c. I, s. 320.
6. Müslim, c. IV, s. 385.
7. Nisâ Suresi 19
8. Buhârî, c. VI, s. 145.
bir yerinde hastalığı olmayan bir kişiye ameliyat yapmaya ne kadar gerek yoksa İslamiyet'inde reforma ihtiyacı yoktur.
Eğer tarihten ibret alınmıyorsa tarihin neden tekerrür ettiği şaşıralacak bir olay değil...
Lakin islamiyette en başta insan değerlidir... bu değer için verilen mücadeleri bir Allah bilir, bir de o yolda canını ve malını verenler
Eğer biri, ister kadın olsun ister erkek, insan hakkı yerse büyük günah işler. Hak yemek gibi adeletsizliği, biri, hukuka ya da şeriata uydursa bile; ne adaletin ruhuna ne de İslamiyet'in ruhana uyar bu.
Kitap kalın uyduran uyduruyor lakin gönüllerinde doğruyu bilen zaten başta kadının haklarını yememek için uğraşır, işte İslam bu iyi karakterlerin üzerine kurulur, eğer kötü niyetli biri varsa isterse dine inansın isterse dine karşı çıksın, iki türlüde çaptırır olayı... Biri dini kendi nefsine uydurup kadınları üç adım arkada peşinde de sürükler ya da ırzına geçip köyden de attırır, ama biri de bunu görüp dine tükürürse işin içinden nasıl çıkılır?
Bu sitede her fırsatta dine saldırmak için aç bekleyen sırtlanlar olmasa, dini kötü kullananları ben de eleştiririm, lakin bu kötü hareketlerde bulunanlardan dolayı tüm dini lekelemeye çalışmaları konuyu kısırlaştırıyor.
''Bu, olsa olsa, hırsızlık yapan öğretmenin, bu hareketini öğretmenliğe maletmek gibi birşey olur. Zimmetine para geçiren hukukçunun, bu hareketi, hukuka mal edilebilir mi? Aynen bunun gibi, müslümanın İslama yakışmayan eylemini de, İslam’dan bilmek, o kadar yanlıştır''
Sorguluyorsanız ya da şüpheyle bakıyorsanız bari iyi niyetli olsun...
İslam'da kadın haklarını gerçekten merak edenler, cahaliye dönemindeki kadın haklarıyla ile gelen ayetleri karşılaştırsınlar, sonra bu zamana kadar olan dünya tarihi ile de karşılastırsınlar... Kadının yeri İslamiyet'te çok ve çok önemli iken tabi çok uzaklarada gitmeye de gerek yok...
Kuran'ın çoğu yerinde kadın ve erkek eşit olarak bahsedilmiştir, belli olaylarda ise iş bölümü yapılmış ya da önemli durumlara göre roller farklı şekilde paylaştırılmıştır ve bunların çoğu öğüttür...
Doktorların ya da büyüklerinizin söyledikleri sizi bazen hiç korkutmadı mı?
Şunu yaparsan şu başına gelir, şöyle olur böyle olur diye kimse uyarmadı mı?
Mesela dişlerine bakmassan çürür, o suçu işlersen hapse gidersin, sınavlarda başarılı olmazsan sınıfta kalırsın, hile yaparsan işinden atılırsın, böyle giderse ülke çölleşecek, çok içme kanser olursun gibilerinden... bakarsanız hayatınıza bir sürü uyarılar görürsünüz...
Lakin Allah cehennemle uyarınca birden kişi aslan kesiliyor, acaba o kişi nobetinde uyuyan asker olsa komutanın karşısında aslan kesilir mi, ya da ödevini yapmayan bir öğrenci öğretmenin önünde kükreyebilir mi?
Neye niçin aslan kesilircesine isyan ediyoruz, düşünmek o kadar önemliyse düşünün bakalım kitabımızda ki uyarılar kötülüğümüz için mi yoksa iyiliğimiz için mi?
İnsanları ve hukuku aldatan adileri çok gördük... eğer cehennem yoksa, adaletten paçayı kurtaran adi suçlular için ölüm kurtuluş olsa gerek... Bence önce adalet anlayışımıza bakıp yerli yerinde mi ona bakalım...
Austin Powers: International Man of Mystery (1997)
Mike Myers.... Austin Powers/Dr. Evil
''Yeah Baby! ''
http://newmail.monsterserve.com/keepout/movies/yeahbaby.wav
''Oh Behave! ''
http://newmail.monsterserve.com/keepout/movies/ohbehave.wav
''I think you're shagadelic baby. You're switched on. You're smashing.''
http://www.reelwavs.com/movies/austin_powers/smashing.wav
UN Representative: Now... Mr. Evil...
Dr. Evil: DR. EVIL! I didn't spend six years in evil medical school to be called 'Mister' thank you very much.
http://www.reelwavs.com/movies/austin_powers/drevil.wav
Diğerleri:
http://www.reelwavs.com/movies/austin_powers/.
Etrafta dolaşan bir mail galba ama yine de paylaşmak için buraya aktarmak istiyorum:
Hayata hiç isyan etmeyin.
Öncelikle şunu kabul edin, hayat adil değil.
Hiçbirimiz, hiçbir canlı eşit yaratılmadı.
Başımıza gelenler de eşit değil.
Önce hayatın adil olmadığını kabul etmelisiniz.
İşine akıl erdirebildiğiniz bir Tanrı, Tanrı değildir.
''Guguk Kuşu'' filminde Jack Nicholson akıl hastanesinde çok ağır bir mermer havuzu kaldırabileceğine dair diğer hastalarla iddiaya girer. Yüklenir ve havuzu kaldırmaya çalışır, kaldıramaz. Diğer hastalar onunla alay ederken bir şey söyler:
''Ben en azından denedim''.
Siz gerçekten denediniz mi?
Yoksa pencereden hayatı mı seyrediyorsunuz?
Hayata Windows 98'den, Sony 72 ekrandan mı bakıyorsunuz?
Oysa hayat hepimizin avuçlarının içinde,
Kiminin nasır tutmuş parmaklarında
Kiminin boyalanmış ellerinde,
Kiminin gömleğinde ki ter kokusunda,
Ama hayat her zaman avuçlarımızın içinde.
Nasıl istersek, neye karar verirsek hayat orada var.
Güneş, her sabah yeniden doğuyor,
Gün, her şafakta nice umutlara gebe şekilde ağarıyor ve siz,
Eğer isterseniz hayatı bir ucundan yakalama şansına sahipsiniz.
Yeter ki gülümseyin
Yeter ki bu gün benim günüm diyerek kalkın yatağınızdan...
UMUTLARIN TÜKENDİĞİ AN bil ki dünya fani, bil ki bir gün umutlarını tükentenlerde ve umutlarını tükettirenlerde hesap verecek, bir hardal tanesi bile gözden kaçmayacak ve herkes hak ettiğini alacak...
Yıllardır değişmeyen bir şey var; engizisyon karakterine sahip olanlara dünya yuvarlıktır demek gibi Allah'ın var olduğunu söylemek gibi derde düştük... Varsın yok desinler, gerçekler insanoğlu hayatta olmasa da ya da hayat da olup ispatlaymasa bile vardır...
Savaşın bile yerinde sebepleri vardır lakin ırkçılık yapmak için mantıklı bahaneler olsaydı lanet bir şey olmazdı....
Tarihe bakınca belki yerinde bahaneler bulabiliriz lakin bu nedenler bile kişiyi ya da toplumu ırkçılık gibi yanlış bir eyleme sokuyorsa o sebeplerin üstünü bile örtecek pis bir örtü ve çirkin bir maske...