Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması
  • ölüm15.08.2006 - 15:47

    Ölüm tanrının insanoğluna armağınıdır.çünkü bu dünya'da kalıcı değiliz dünyanın dertleri bizi bağlamıyor

  • Ağıt12.08.2006 - 13:46

    BOROMİR'E AĞIT


    Bataklıktan,uzun otlar bitenkırlardan,Rohan boyunca gelir,
    Yürür gelir Batı Yeli,gelir surlara erişir.
    'Ey gezgin yel,Batı'dan ne haberler getirdin bu gece bana?
    Selvi boylu Boromir'i gördün mü yıldız ya da ay ışığında? '
    'yedi dereden,geniş boz bulanık sulardan geçerken gördüm onu;
    Gördüm boş topraklardan geçtiğini,derken kaybolduğunu
    Kuzey'in gölgelerine doğru.Sonra hiç görmedim onu bir daha
    Belki Kuzey Yeli duymuştur Denethor oğlunun borusunu ama.'
    'Ey Boromir! Yüksek surlardan bakıyorum batıya uzaklara,
    Ama kimsenin yaşamadığı boş topraklardan çıkıp gelmiyorsun bu yana.'

    Eser gelir Güney Yeli Deniz'in ağzından,kum tepelerini,taşları aşar;
    Martı çığlıkları getirir yanında,kapımızda figan eder durur.
    'Ey dertli yel,Güney'den ne haberler getirdin bu akşam bana?
    Nerede Dürüst Boromir? Geciktikçe keder basıyor insana.'
    'Sorma bana nerede diye-o kadar çok kemik var ki
    Ak sahillerde ve kara sahillerde,fırtınalı göğün altındaki:
    O kadar çok kişi geçti ki Anduin'den,akan Deniz'i bulmaya.
    Kuzey Yeli'ne sor; onların haberini her Kuzey Yeli getirir bana.'
    'Ey Boromir! Kapıdan güneye uzanıyor yol,ta deniz kıyısına,
    Ama boz suların ağzından,ağlaşan martılarla çıkıp gelmiyorsun bu yana.'

    Kralların Kapısı'ndan eser gelir Kuzey Yeli,aşar gürleyen şelaleleri;
    Kulenin etrafında çınlar berrak,soğuk borusunun sesi.
    'Ey kudretli yel,Kuzeyden ne haberler getirdin bugün bana?
    Cesur Boromir'den haber var mı? Çok geçti gittiğinden bu yana.'
    'Amon Hen'in dibinde duydum narasını.Nice düşmanla döğüştü orada.
    Yarılmış kalkanıyla kırık kılıcın yoldaşları taşıdı suya.
    Dik başı ve güzel yüzüyle dinlenmeye uzattılar vücudunu;
    Ve Rauros,altın Rauros şelalesi bağrına bastı onu.'
    'Ey Boromir! Muhafız Kulesi kuzeye bakacak bundan böyle
    Günler sona erene kadar,Rauros'a,altın Rauros şelalesine.'

    GİL-GALAD'IN DÜŞÜŞÜ

    Gil-Galad bir elf kralıydı.
    Ozanlar hüzünle söyler olanları:
    Son kraldı o,Dağ ile Deniz arasında,
    Hükmederdi özgür ve adil bir krallığa.

    Uzundu kılıcı,mızrağı sivri,
    Uzaklardan seçilirdi parlayan miğferi;
    sayısız yıldız,göklerin tarlasında
    görünürdü gümüş kalkanın aynasında.

    Ama ayrıldı gitti çok uzun zaman önce,
    Kimse bilmez şimdi nerede;
    Çünkü düştü yıldızı karanlıklara
    gölgelerin hükmettiği Mordor'a

  • galen12.08.2006 - 12:51

    gslen kelimesi elfçede yeşil anlamına geliyor

  • gandalf11.08.2006 - 22:12

    Eru'nun dünyayı yaratmadan önce yarattığı ainur(yüceler) soyundan bir maia(yarı tanrı) hamde en bilgesi.3.Çağ'da Orta Dünya'ya gelip Sauron'a karşı savaştı.Hobbitlerle ilgilenen tek maia.Balrog'la dövüşmeden ona Gri Gandalf diyorlardı.sonra Ak Gandalf olarak Sauron'u deviren rollerin
    En büyüğü ona aittir.Sauron davrildikten sonra elflerin Üç yüzüğünden Narya(ateş yüzüğü) nü alarak Limanlardan Valinor(tanrıların yurdu) a geri döndü.

  • arda11.08.2006 - 21:47

    Arda bana hem Türk ismi hemde Yüzüklerin Efendisindeki dünya çağrıştırıyor

  • atlantis11.08.2006 - 21:25

    Atlantis bana Tolkienin kitabında yazdığı Numenoreyi andırıyor.Çünkü Numenor adasında halk bilgeleşti,gücü çok büyüdü.atlantis'ten farklı olarak bunlar kibirlenip tanrılara meydan okudular. En sonunda ada battı.
    Oradan kaçabilenler orayı 'atalante veya akallabeth'dediler kaynak:Güç Yüzüklerine Dair

  • İlluminati11.08.2006 - 19:27

    bence bilim adamlarının hepsi gönüllü olsada olmasada bu kardeşliğe üye.çünkü illuminati bilim adamlarının oluşturduğu bir kardeşlik. Melekler ve Şeytanları okuyanlar bu bilim adamları arasında gelile,bernini,rafael vb. olduğunu hatırlayacaktır