Benim de sevdiğim insanlar var. Ve dahi sevmediklerim Müptelası olduğum ya da sıkıldığım şehirler.. Yerler, mekanlar ,evler… Başka hayatlara dokunduğum vee başka hayatların dokunduğu bir hayatım var. Yalnızlığım, korkularım, sevinçlerim, özlemlerim, özleyenlerim var. Vee bir dee, ''dünya her sabah yeniden kurulur '' dediğim umutlarım….
Konuşacak 1 kamyon laf varken susa-bilmek ızdırap değil oldukça etkili bir unutma yöntemiymiş.. Sustum ve unuttum.. Hı hı dilime ket vurup, imkansızı başara-bildim :)
ilk bakışta matematiksel bir metafor gibi görünse de aslında tamamen, ‘’hayatın içinde’’ sıkça karşılaşılan hayal kırıklığı ve boşa çıkan beklentiler , boşa giden emekler üzerine kuruludur. ya da gittik, gördük, yorulduk , yaptık ettik ama elimizde koca bir hiç var durumunun en kestirme ve çarpıcı ifadesidir. yılmamak ve de pes etmemek gerekir. zira sıfırdan ders alınmış olumlu bir motivasyon ve tecrübe kazanmış olmak da mümkündür
Mecnun olmasaydı, Leyla yine var olurdu ama bildiğimiz dillere destan Leyla olmazdı. Belki de sadece çölde çadırın önünde oturup çekirdek çıtlatan bir kız olarak kalırdı.. Leyla, Mecnun’un kendisine aklından ve kalbinden yüklediği sınırsız anlamlar sonucu bir sanat eserine dönüştü. Aslında sanat eserini kıymetli kılan şey, ‘’ tuvalin kendisi ‘’ değil, ressamın ona vurduğu fırça darbeleridir. Lakin unutmamak gerekir ki, o tuval olmasaydı o anlamalar da zuhur etmeyecekti. Ve ressam o sanat eserini üretmeyecekti…
bazen her şeyi zor da olsa silerek , geçersiz sayarak, hiç yapılmamış gibi '' yeniden başlamak'' doğru ve isabetli bir karar olabilir. aslında zihnimizi yıpranmış yaşanmışlıklardan temizlemek bir nevi psikolojik format atmaktır. lakin yeniden başlamak ,harcanan onca zamanı, enerjiyi, emeği yok saymaya değecek midir iyi hesaplamak gerekir..
Cihanda aşka layık kimse kalmamış,
Herkes yalan sevdalara dalmış.
Bu dünyada sen Bâkî kal yararı yok,
Varsın benim adım olsun Fuzûlî :))
Benim de sevdiğim insanlar var.
Ve dahi sevmediklerim
Müptelası olduğum ya da sıkıldığım şehirler..
Yerler, mekanlar ,evler…
Başka hayatlara dokunduğum vee başka hayatların dokunduğu bir hayatım var.
Yalnızlığım, korkularım, sevinçlerim, özlemlerim, özleyenlerim var.
Vee bir dee, ''dünya her sabah yeniden kurulur '' dediğim umutlarım….
Konuşacak 1 kamyon laf varken susa-bilmek ızdırap değil
oldukça etkili bir unutma yöntemiymiş..
Sustum ve unuttum..
Hı hı dilime ket vurup, imkansızı başara-bildim :)
göz hoşuna gideni sever,
akıl kendisini anlayanı sever,
ama ruh, kendine benzeyenden başkasını sevmez
Kimdin tanıyamadım, isim neydi hatırlamadım..
Burada mıydın, yeni mi geldin…
ilk bakışta matematiksel bir metafor gibi görünse de aslında tamamen, ‘’hayatın içinde’’ sıkça karşılaşılan
hayal kırıklığı ve boşa çıkan beklentiler , boşa giden emekler üzerine kuruludur.
ya da gittik, gördük, yorulduk , yaptık ettik ama elimizde koca bir hiç var
durumunun en kestirme ve çarpıcı ifadesidir.
yılmamak ve de pes etmemek gerekir.
zira sıfırdan ders alınmış olumlu bir motivasyon ve tecrübe kazanmış olmak da mümkündür
Mecnun olmasaydı, Leyla yine var olurdu ama bildiğimiz dillere destan Leyla olmazdı.
Belki de sadece çölde çadırın önünde oturup çekirdek çıtlatan bir kız olarak kalırdı..
Leyla, Mecnun’un kendisine aklından ve kalbinden yüklediği sınırsız anlamlar sonucu bir sanat eserine dönüştü.
Aslında sanat eserini kıymetli kılan şey, ‘’ tuvalin kendisi ‘’ değil, ressamın ona vurduğu fırça darbeleridir.
Lakin unutmamak gerekir ki, o tuval olmasaydı o anlamalar da zuhur etmeyecekti.
Ve ressam o sanat eserini üretmeyecekti…
insan kırılan kalbi için küsmeyi bulmuş.
bakmış gene de affedemiyor,
artık susmayı bulmuş :))
bazen her şeyi zor da olsa silerek , geçersiz sayarak, hiç yapılmamış gibi '' yeniden başlamak'' doğru ve isabetli bir karar olabilir.
aslında zihnimizi yıpranmış yaşanmışlıklardan temizlemek bir nevi psikolojik format atmaktır.
lakin yeniden başlamak ,harcanan onca zamanı, enerjiyi, emeği yok saymaya değecek midir
iyi hesaplamak gerekir..