yağmur çiseleyerek yağıyor.. gökyüzü sanki ,bütün sevgisini damla damla bırakıyor yeryüzüne. her damlası doğaya rahmet, insana sükunet ve huzur oluyor.. pencereye vuran yağmurlar, insana hayatın küçük ama güzel anlarını hatırlatıyor.. bazen mutluluk, bir bardak çay eşliğinde yağmuru seyretmekte bulunur :P
eskiden misafirliğe gidince ev sahibi ilk iş olarak terlik getirirdi. oysa şimdilerde evvela Wi Fi şifresi veriliyor.. artık terlik olmasa bile kimsenin umurunda değildir de ama o evde Wi Fi yoksa, misafirlik bitene kadar, özellikle Z kuşağı için ruhlar mengeneye mahkum :)
kendimizi olduğunuz gibi ve rahat duygularla ifade edebildiğimiz, farklı olmaya ( görülmeye) ihtiyaç duyulmayan o kişi. "burada güvendeyim" hissinin verdiği huzurdan maâde kalabalıkları es geçip, sadece o kişinin gözünde "tam olarak" kim olduğumuzun anlaşılması. aidiyet , irademiz dışında bir boyun eğme değil , aksine, en sevinçli ve en üzgün halimizi o kişiye korkmadan açabilme rahatlığıdır. aslında varya ‘’ aidiyet , her yere gidebilme gücüne sahipken, kalmayı tercih ettiğin yer(kişi) dir"
Benim de sevdiğim insanlar var. Ve dahi sevmediklerim Müptelası olduğum ya da sıkıldığım şehirler.. Yerler, mekanlar ,evler… Başka hayatlara dokunduğum vee başka hayatların dokunduğu bir hayatım var. Yalnızlığım, korkularım, sevinçlerim, özlemlerim, özleyenlerim var. Vee bir dee, ''dünya her sabah yeniden kurulur '' dediğim umutlarım….
yağmur çiseleyerek yağıyor..
gökyüzü sanki ,bütün sevgisini damla damla bırakıyor yeryüzüne.
her damlası doğaya rahmet, insana sükunet ve huzur oluyor..
pencereye vuran yağmurlar, insana hayatın küçük ama güzel anlarını hatırlatıyor..
bazen mutluluk, bir bardak çay eşliğinde yağmuru seyretmekte bulunur :P
bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder.
çünkü , her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
Akıllı insanların duygusuz oluşu,
Duygulu insanların etkisiz oluşu,
Etkili insanların akılsız oluşu..
-Konfüçyüs-
robot muyum neyim..
her defasında mantığı seçiyorum, gönül yerine :D
eskiden misafirliğe gidince ev sahibi ilk iş olarak terlik getirirdi.
oysa şimdilerde evvela Wi Fi şifresi veriliyor..
artık terlik olmasa bile kimsenin umurunda değildir de ama o evde Wi Fi yoksa,
misafirlik bitene kadar, özellikle Z kuşağı için ruhlar mengeneye mahkum :)
çay gibidir insanoğlu.
ateşe düşmeden demini almıyor.
kendimizi olduğunuz gibi ve rahat duygularla ifade edebildiğimiz,
farklı olmaya ( görülmeye) ihtiyaç duyulmayan o kişi.
"burada güvendeyim" hissinin verdiği huzurdan maâde kalabalıkları es geçip,
sadece o kişinin gözünde "tam olarak" kim olduğumuzun anlaşılması.
aidiyet , irademiz dışında bir boyun eğme değil ,
aksine, en sevinçli ve en üzgün halimizi o kişiye korkmadan açabilme rahatlığıdır.
aslında varya ‘’ aidiyet , her yere gidebilme gücüne sahipken, kalmayı tercih ettiğin yer(kişi) dir"
hatırlamak bile yaşamak kadar anlamlıdır :)
Cihanda aşka layık kimse kalmamış,
Herkes yalan sevdalara dalmış.
Bu dünyada sen Bâkî kal yararı yok,
Varsın benim adım olsun Fuzûlî :))
Benim de sevdiğim insanlar var.
Ve dahi sevmediklerim
Müptelası olduğum ya da sıkıldığım şehirler..
Yerler, mekanlar ,evler…
Başka hayatlara dokunduğum vee başka hayatların dokunduğu bir hayatım var.
Yalnızlığım, korkularım, sevinçlerim, özlemlerim, özleyenlerim var.
Vee bir dee, ''dünya her sabah yeniden kurulur '' dediğim umutlarım….