Yaşam yolunda ilerlerken herkes tökezleyebilir, ama düşüşleri ve dizlerindeki yaraları yalnızca kendisi hisseder. Ve tecrübe dediğimiz kazanımlar sıradan öğütler değil, aslında ciddi uyarılardır ki uyanmak lazım gelir. Çünkü burun dikine gidilen her aymazlık hayata yük ve yürümeyi zorlaştıran etmen olur.
Nitelikli bir yıkım tasarlayabilirdim, ince ince ve zamana yayılmış.. her gününden bir parça eksilten, usul usul bir kayboluş gibi.. Ama içimde bir ses var, aynı bedende iki rolü kaldırmıyor .. ne cellât ol diyor bana, ne de kurban. Ve içimdeki yargıç verdi hükmünü : ‘’ aynı kişiye hem suç hem ceza yazılmaz.” Bazen vazgeçmek, insanın kendine açtığı davayı düşürmesidir :)
ne istediğimi bilecek kadar akıl
ve de
istediklerimle mutlu olmayı becerek kadar kalp ve gönül zenginliği :))
Yaşam yolunda ilerlerken herkes tökezleyebilir,
ama düşüşleri ve dizlerindeki yaraları yalnızca kendisi hisseder.
Ve tecrübe dediğimiz kazanımlar sıradan öğütler değil,
aslında ciddi uyarılardır ki uyanmak lazım gelir.
Çünkü burun dikine gidilen her aymazlık hayata yük ve yürümeyi zorlaştıran etmen olur.
Nitelikli bir yıkım tasarlayabilirdim, ince ince ve zamana yayılmış..
her gününden bir parça eksilten, usul usul bir kayboluş gibi..
Ama içimde bir ses var, aynı bedende iki rolü kaldırmıyor ..
ne cellât ol diyor bana, ne de kurban.
Ve içimdeki yargıç verdi hükmünü : ‘’ aynı kişiye hem suç hem ceza yazılmaz.”
Bazen vazgeçmek, insanın kendine açtığı davayı düşürmesidir :)
insan kendisini çözmeye çalışırken aslında adım adım yaşadığı hayatı keşfeder.
belki de esas mesele, hiçbir zaman tamamen çözememekti..
çay gibidir insanoğlu.
ateşe düşmeden demini alamıyor.