"İstanbul Bağcılar’da barışma teklifini reddeden eski kız arkadaşı 16 yaşındaki lise öğrencisi Cansu Çaptı’yı sokak ortasında pompalı tüfekle karnından vurarak öldüren Mehmet Ali K. (17), 'Korkutmak istedim, tüfek ateş aldı' dedi."
Aferin millet olarak "Kurtlar Vadisi"ni izlemeye devam.. Bu şiddetperest dizilerden ne bu topluma, ne de insanlığa hiç bir fayda gelmez, ancak şiddeti kendince meşru gören böyle sosyopat tipler çıkar.. Katilin yaşına dikkat edin, henüz 17 yaşında..
"İstanbul Bağcılar’da barışma teklifini reddeden eski kız arkadaşı 16 yaşındaki lise öğrencisi Cansu Çaptı’yı sokak ortasında pompalı tüfekle karnından vurarak öldüren Mehmet Ali K. (17), 'Korkutmak istedim, tüfek ateş aldı' dedi."
Aferin millet olarak "Kurtlar Vadisi"ni izlemeye devam.. Bu şiddetperest dizilerden ne bu topluma, ne de insanlığa hiç bir fayda gelmez, ancak şiddeti kendince meşru gören böyle sosyopat tipler çıkar.. Katilin yaşına dikkat edin, henüz 17 yaşında..
Bu önemli ödül ile ilgili Türkiye'de fazla bir bilgiye ulaşılmamasının sebebi sanırım; Türkiye'deki gençlik dergisi yöneticilerinin, yaptıkları haberlerde fazla detaya girme ihtiyacı duymadıklarından olsa gerek.. Zira 80'lerde Türkiye'de çıkan ve ağırlıklı olarak yabancı müzik haberlerini yayınlayan dergilerde, Şirin biblosu şeklindeki bu ödülü elinde tutan sanatçıların fotoğrafları yayınlanır ama ödülün ne olduğu (neyi temsil ettiği) ile ilgili hiç bir bilgi verilmezdi. (Bir tek Hey dergisinin verdiğini hatırlıyorum.)
Dönemin dergilerinde, bu ödülü elinde tutan sanatçıların fotoğrafları çokça yayınlandı. Fotoğrafların altına genelde söz konusu sanatçının "Almanya'da bütün ödülleri topladığı" şekline bir yazı atılırdı.. Böyle yazmalarının sebebi de bazen bir sanatçı veya bir grup bir kaç kategoride birden bu ödülü alabiliyordu. Bu tip durumlarda bazı sanatçıların elleri bu ödüllerle dolu olunca fotoğrafın altına da bu şekilde bir yazı atma gereği duyuyorlardı... (Onyedi dergisi bunu çok yapmıştır, zaten kes/kopyala/yapıştır dergisiydi ama buna rağmen çok sattı!)
İngilizcesi "Golden Hammer Smurf Award" olan bu organizasyonda; birinciliği kazananlara meşhur animasyon Şirinler'in altın kaplama bir biblosu verilirdi. (Şirin'in elinde kocaman ahşaptan bir çekiç olurdu.) Ayrıca ikincilere "Gümüş Şirin", üçüncülere ise "Bronz Şirin" takdim edilirdi. Bu ödülü Madonna'dan, Olivia Newton-John'a, Kim Wilde'dan Alphaville'e kadar dönemin bir çok ünlü ismi kazanmıştır. Ayrıca bir o kadarı da gümüş ya da bronz ile yetinmek zorunda kalmıştır.
80'lerde tiraj açısından sınırları zorlayan iki büyük Alman müzik dergisinden biri olan Pop Rocky'nin (Diğeri halen yayınına devam eden Bravo'dur) müzik dünyasının nabzını tutan prestijli ödüllerinden biriydi. Bu ödül, 80'ler müzik dünyasının üs merkezi olan, diğer bir değişle yönetim ve üretim merkezi olan Almanya'da özel bir tören eşliğinde verilirdi ve genelde Alman kanallarından canlı olarak yayınlanırdı.
Joe Dassin ABD'li yönetmen Jules Dassin"in oğludur. Babası Jules Dassin, McCarthy'nin kara listesinde olduğu için Fransa'ya yerleşmişti. Onu, konusu İstanbul'da geçen 1964 tarihli soygun filmi "Topkapı"dan tanırsınız. Filmdeki oyuncularından Melina Mercouri ile evlenmişti. İşte bu filmde Jules Dassin, oğlu Joe Dassin'e de bir rol vermiştir (müzeden çalınan değerli hançeri Türkiye dışına kaçıracak olan gezginci panayırda çalışan çingene Joseph rolü). Üvey annesi Melina Mercouri bir ara Yunanistan'ın kültür bakanıydı. Joe Dassin babasından çok önce ölmüştür. 1980'de kalp krizinden öldüğünde henüz 41 yaşındaydı. Babası ise 2008'de 96 yaşında hayatını kaybetmiştir.
Güzel sözlü, güzel müzikli şarkıların güzel sesli seslendiricisi de diyebiliriz.... Genellikle Fransızca şarkılar söylerdi. "Et Si Tu N'existais Pas", "L'Été indien", "A Toi", "Champs Elysées", "Et l'amour s'en va", "Si j'étais président" ve "Taka,takata" parçaları favorimdir..
Ciddiyet sığlığın tek sığınağıdır. (Oscar Wilde)
Ana avrat küfretmenin hoşgörü ile karşılandığı bir ortam.. Yazık! Çok yazık!..
"İstanbul Bağcılar’da barışma teklifini reddeden eski kız arkadaşı 16 yaşındaki lise öğrencisi Cansu Çaptı’yı sokak ortasında pompalı tüfekle karnından vurarak öldüren Mehmet Ali K. (17), 'Korkutmak istedim, tüfek ateş aldı' dedi."
Aferin millet olarak "Kurtlar Vadisi"ni izlemeye devam.. Bu şiddetperest dizilerden ne bu topluma, ne de insanlığa hiç bir fayda gelmez, ancak şiddeti kendince meşru gören böyle sosyopat tipler çıkar.. Katilin yaşına dikkat edin, henüz 17 yaşında..
"İstanbul Bağcılar’da barışma teklifini reddeden eski kız arkadaşı 16 yaşındaki lise öğrencisi Cansu Çaptı’yı sokak ortasında pompalı tüfekle karnından vurarak öldüren Mehmet Ali K. (17), 'Korkutmak istedim, tüfek ateş aldı' dedi."
Aferin millet olarak "Kurtlar Vadisi"ni izlemeye devam.. Bu şiddetperest dizilerden ne bu topluma, ne de insanlığa hiç bir fayda gelmez, ancak şiddeti kendince meşru gören böyle sosyopat tipler çıkar.. Katilin yaşına dikkat edin, henüz 17 yaşında..
Ülke trajikomik bir halde, ne yazık ki trajedi bölümü daha ağırlıkta.
Bu önemli ödül ile ilgili Türkiye'de fazla bir bilgiye ulaşılmamasının sebebi sanırım; Türkiye'deki gençlik dergisi yöneticilerinin, yaptıkları haberlerde fazla detaya girme ihtiyacı duymadıklarından olsa gerek.. Zira 80'lerde Türkiye'de çıkan ve ağırlıklı olarak yabancı müzik haberlerini yayınlayan dergilerde, Şirin biblosu şeklindeki bu ödülü elinde tutan sanatçıların fotoğrafları yayınlanır ama ödülün ne olduğu (neyi temsil ettiği) ile ilgili hiç bir bilgi verilmezdi. (Bir tek Hey dergisinin verdiğini hatırlıyorum.)
Dönemin dergilerinde, bu ödülü elinde tutan sanatçıların fotoğrafları çokça yayınlandı. Fotoğrafların altına genelde söz konusu sanatçının "Almanya'da bütün ödülleri topladığı" şekline bir yazı atılırdı.. Böyle yazmalarının sebebi de bazen bir sanatçı veya bir grup bir kaç kategoride birden bu ödülü alabiliyordu. Bu tip durumlarda bazı sanatçıların elleri bu ödüllerle dolu olunca fotoğrafın altına da bu şekilde bir yazı atma gereği duyuyorlardı... (Onyedi dergisi bunu çok yapmıştır, zaten kes/kopyala/yapıştır dergisiydi ama buna rağmen çok sattı!)
İngilizcesi "Golden Hammer Smurf Award" olan bu organizasyonda; birinciliği kazananlara meşhur animasyon Şirinler'in altın kaplama bir biblosu verilirdi. (Şirin'in elinde kocaman ahşaptan bir çekiç olurdu.) Ayrıca ikincilere "Gümüş Şirin", üçüncülere ise "Bronz Şirin" takdim edilirdi. Bu ödülü Madonna'dan, Olivia Newton-John'a, Kim Wilde'dan Alphaville'e kadar dönemin bir çok ünlü ismi kazanmıştır. Ayrıca bir o kadarı da gümüş ya da bronz ile yetinmek zorunda kalmıştır.
80'lerde tiraj açısından sınırları zorlayan iki büyük Alman müzik dergisinden biri olan Pop Rocky'nin (Diğeri halen yayınına devam eden Bravo'dur) müzik dünyasının nabzını tutan prestijli ödüllerinden biriydi. Bu ödül, 80'ler müzik dünyasının üs merkezi olan, diğer bir değişle yönetim ve üretim merkezi olan Almanya'da özel bir tören eşliğinde verilirdi ve genelde Alman kanallarından canlı olarak yayınlanırdı.
Joe Dassin ABD'li yönetmen Jules Dassin"in oğludur. Babası Jules Dassin, McCarthy'nin kara listesinde olduğu için Fransa'ya yerleşmişti. Onu, konusu İstanbul'da geçen 1964 tarihli soygun filmi "Topkapı"dan tanırsınız. Filmdeki oyuncularından Melina Mercouri ile evlenmişti. İşte bu filmde Jules Dassin, oğlu Joe Dassin'e de bir rol vermiştir (müzeden çalınan değerli hançeri Türkiye dışına kaçıracak olan gezginci panayırda çalışan çingene Joseph rolü). Üvey annesi Melina Mercouri bir ara Yunanistan'ın kültür bakanıydı. Joe Dassin babasından çok önce ölmüştür. 1980'de kalp krizinden öldüğünde henüz 41 yaşındaydı. Babası ise 2008'de 96 yaşında hayatını kaybetmiştir.
Güzel sözlü, güzel müzikli şarkıların güzel sesli seslendiricisi de diyebiliriz.... Genellikle Fransızca şarkılar söylerdi. "Et Si Tu N'existais Pas", "L'Été indien", "A Toi", "Champs Elysées", "Et l'amour s'en va", "Si j'étais président" ve "Taka,takata" parçaları favorimdir..