Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kafkas
Tuna Kafkas

her uçurum; bir ovaya, sevdalıdır...

  • Niyâzî Mısrî hazretleri29.10.2024 - 10:51

    Tende canım canda cananımdır Allah Hû diyen
    Dilde sırrım sırda sübhanımdır Allah Hû diyen

    Dest-i Kudretle yazılmış yüzüne ayât-ı Hâk
    Gönlümün tahtında sultanımdır Allah Hû diyen

    Cümle azadan gelir zikr-i "Ene'l Hak" nâresi
    Cism içinde zâr ü efganımdır Allah Hû diyen

    Yere göğe sığmayan bir mü'minin kalbindedir
    Katrenin içinde ummanımdır Allah Hû diyen

    Kisve-i tenden muarrâ seyreder bu gökleri
    Çark uran Abdâl-ı uryânımdır Allah Hû diyen

    Her kişiye kendinden akreb olan dost zâtıdır
    Ey Niyazi dilde mihmanımdır Allah Hû diyen

  • asaf halet çelebi29.10.2024 - 09:02

    HE
    vurma kazmayı
    ferhaaat

    he'nin iki gözü iki çeşme
    aaahhh

    dağın içinde ne var ki
    güm güm öter

    ya senin içinde ne var
    ferhat

    ejderha bakışlı he'nin
    iki gözü iki çeşme
    ve ayaklar altında yamyassı

    kasrında şirin de böyle ağlıyor
    ferhaaat

  • müsait26.10.2024 - 00:51

    .
    ...
    .
    kum saatinin bir yanı sen/bir yanı ben,
    akarken zaman ince taneleriyle,
    yörüngemizdeydi dünya da sanki…,

    gel gör ki neyleyim,
    o demle eş zamanlı,
    şu yağmalanmış dünyanın sahipsiz caddelerinde,
    önce adanmış, sonra ihaleci ve
    en sonunda da her şeye müsa/it olan
    haramzade kahpelerce,
    henüz tomurcuklanmış
    turuncu ve kızıl güllerin dalları
    ve hayatın baharındaki gençliğin yarınlara umutları
    kırılıyordu,

    ki şimdi,
    umutsuz terkide,
    nasıl düşürmem yüzümü,
    mazlumları çığ gibi artan bu çağın,
    yürek dağlayan,
    kan merkezi kapılarında,
    ah;
    .
    ...
    .

  • KULAÇ25.10.2024 - 23:24

    .
    ...
    .
    ah;
    aşk…,
    yüreklerimizin buzulunda,
    kızakla kayan bir çocuğun,
    hırkasına sakladığı çekiç ile kırmasıydı buzu…,

    ve kulaç attık farklı iklimlerin soğuğuna ve,
    şimdi titriyoruz tir\tir, ayrılık deyince...,
    ki ayrılık,
    yüzümün atlasına sinen,
    çam kokusu ile,
    kar tebessümleriydi…,
    .
    ...
    .

  • ikinci cambazı istememek25.10.2024 - 23:16

    .
    ...
    .
    yakınına düşen sevdaya iyi bak…,
    /canbaz/
    ki bu canınla kumar oynamaya benzemez,
    çift kutuplu bir ip gibi,
    sonuna vardığın an,
    başladığın yer
    uzağında kalıyor…,

    ki bakma aşağıya,
    uçurumdur ayaklarının altında
    seni çağıran…,
    biliyorum eski bir korkuyum ben;
    gün/ah/kâr, siyah muska...,
    ah;

    ellerini göğe her açışında
    çatlıyor yüreğim duana…,
    aklının çeperlerine çarpıp duran
    bu kanayan imgeler,
    hep o şiir/de son buluyor canbaz,

    çöz gözlerinin düğümünü
    yürüdün ve bitti yol…,
    her ayrılığın vardır elbet,
    sarmaş dolaş kavuşması,
    sarıl/sarıl/sarıl...;

    görmüyor musun,
    gözkapaklarına ektiğim
    gül tohumları,
    ser/inde tomurcuklanıyor...,
    ah,
    .
    ...
    .

  • Tamam yavrum meteliğimiz yok ama yağmurumuz var25.10.2024 - 23:14

    .
    ...
    .
    ve şimdi küskün küskün çöreklenir
    bağrıma hüzün, ki... yoksun…,
    yağmur kuşlarının kanatları altında koşan
    nefes nefese kuzuların eve dönüşünde,
    anne sevgisiyle öpülen ıslak başlarınca
    okşasın o gün görmüş saçlarını, nice
    bahar müjdecisi kabayel rüzgarı...,

    zamanın aramıza çektiği perdeler,
    belki uçuşur güneyden esen kıbleyle
    ve duyulur huzur esen avlusunda
    ayak seslerimiz yine...,
    ki bak gözlerime, gözlerim
    kandil kandil kan çanağı,
    ah;
    .
    ...
    .

  • uçan halı25.10.2024 - 23:08

    .
    ...
    .
    ki sırdaşlar, iç hukukta sadece
    bu dünyaya ait değildir bilirsin
    ve ölümü öldürmeye meyyaldirler,
    sürekli eksik bir yanımız ve hep,
    az bir derin uykuya hasretiz…,
    bir o/nda olmakta gözümüz
    ve günübirlik çilelerle avunup durmak da,
    ötelerden uzaklara dalan bakışlarımıza,
    teselli olmuyor,

    nadasa bırakıldığıma aldırmadan işledin,
    işledin bu kaskatı kesilmiş çorak toprağı,
    bir beyaz meşe ya da paulownianın dahi,
    kök salamayacağı kadar en derine doğru…,
    kum kum ellerinde süzülebilen
    bir toprak oldum hekimim,
    ben/liğimi alt üst ettiğin için,
    teşekkür ederim;

    bütün kutupların birleştiği yere
    gelir misin benimle desem,
    mesela orta mescid çayhanesinde
    bir sade türk kahvesi içmeye;
    aklın arkada kalmadan,
    kaygılanmadan hiç,
    hiç tasasız, kanatsız, uçan halısız,
    kanayan bir yıldız gibi beyaz izli ışıklarla,
    gelir misin…,
    .
    ...
    .

  • Piç etmek25.10.2024 - 23:06

    .
    ...
    .
    yeryüzüne indi aşk,
    bozulmasın bu akid…,
    ki şimdi aşk sen;
    piç misin…,
    yetimhane avlusuna,
    iri taneli yağmurlar yağıyor…
    mavi gözlü kızıl saçlı çilli çocuk,
    yastığından boncuklar topluyor,

    ah aşk,
    küçümsediler acımı,
    ölümler var, savaşlar, açlık ve...,
    nasıl üşüdüm bir bilsen, nasıl;
    yokluğunda...,

    baktığın kalp içlerimde,
    dağ gölleri buz tutuyor,
    mevsim bir günde değişti ve,
    hangi göç,
    kanatsız bir göğe yükselir…,
    .
    ...
    .

  • parıltı25.10.2024 - 23:04

    .
    ...
    .
    çok geçmedi ki,
    küstü bütün kuşlar kendi cıvıltılarına
    ve kustular içime sessizliklerini,

    sonra,
    çöktü üstüme bir rehavet musallatı,
    kendi lisanım türkçeye sarıldım sımsıkı,
    ve alfabeden bir harf koştu imdadıma,
    piyanonun onuncu tuşu misal…;

    sevdim işte…,
    sevdim bile bile bu teatral sonu,
    kadife bordo perdeler açılır ve kapanır;
    yara gibi…,

    sonra,
    hep aynı köpüren şelalenin sesi,
    sürekli o termal nehir yakıcılığı ve,
    kalbimin aşka köleliğine işaret
    keder küpesi parıldar,

    söylesene kalemim;
    sahibine ulaşır mı sesim…,
    beni daha ne kadar,
    ne kadar daha üzebilir,
    içimde köpüren çağlayan ah,
    durmaksızın ağlayan...,
    .
    ...
    .

  • soylu25.10.2024 - 23:02

    .
    ...
    .
    elleri boğum boğum bir çocuk uçurtma uçurur,
    ve mavi uçurtma, pamuk bir buluta aşık olur,
    yüzü kırış kırış bir adam erik toplar,
    bir nine eriği tuza banar,
    kalbi;
    yamamaktan yorulmuş bir iffetli dul,
    kabristan ziyaretinden çıkar…,

    düş buya,
    bir ormanın içindeki mezarını bul dediğin,
    anacığım şiir yazar,
    ki garipsenmesin;
    böylesi özlemek ve
    böylesi sevmek…,

    bir dağ ardındaki cevizin,
    en erişilmez dalına,
    as uykunu kalplerin tabîbi,
    tatlı bir rüya dolsun gözkapaklarına…,

    ey aşk;
    soylu sevdalara yakışmaz
    yalandan kefen giymeler,
    varsın ipil ipil yağsın üstümüze firak,
    nasısa gezinirsin sen bu sakar taşranın,
    gül bahçelerinde sağnak sağnak,
    ah;
    .
    ...
    .