O gün eve taziye için gelenlerin arasında ikiz kız kardeşler vardı, onları ilk defa görüyorduk aileden hiç kimse tanımıyordu onları. Önce kendilerini tanıttılar sonra Ömer ile birlikte hikayelerini anlatmaya başladılar, onlar anlattıkça içimde merhamet ağacının bütün dalları yeşermeye başlamıştı o hiç yaprak dökmeyecek her mevsim yeşil kalacak zeytin ağacı gibiydi. Bir gün bizim pehlivan ders esnasında öğrencisinin üzgün olduğunu fark eder: Söyle bakalım Ömer bey motivasyonunun düşmesine neden olan dert nedir? anlatırsan dinlerim. Der ve ensesine hafifçe dokunup kendisine doğru çeker. Ömer anlatmakta bir sakınca görmemiş olacak ki hocasına anlatır tüm yaşadıklarını. Amcam yıllar önce vefat etmişti on yıl kadar oldu. İki kızı vardı, eşi amcam öldükten sonra başka şehire gitti. Kızlardan birini bize bıraktı diğerini yanında götürdü. İlk yıllarda iletişimimiz devam etti birkaç defa da ziyaretlerine gittik. Daha sonra yengem evlendi babamı kaybettik o ara uzunca onlardan haber alamadık. Aradığımızda ise hiçbir yerde bulamadık sanki yer yarıldı içine girdiler bulamadık. Aylar sonra sabit telefonumuzu aradı yengem kızı yetimhaneye verdiğini söyledi ve bir daha haber alamadık ondan. Yanımızda kalan kardeşi Sibel çok üzülüyor her gün ağlıyor bulamıyoruz bu yüzden üzgünüm diyerek derdini anlatır. O günden sonra pehlivan aileyle diyaloğa girer bütün bilgileri toparlar tanıdığı hatrı sayılır herkesin yardımını ister neredeyse bir yıla yakın sürenin sonunda diğer kız kardeşi bulurlar. İki kız kardeşi kavuşturur pehlivan ve o gün iki kıza buluşma hediyesi birer çift küpe hediye eder. Öldüğünü duyduklarında Ömer’den kendilerini cenazesine getirmesini isterler. Hikayelerini anlatırken gözlerinden yüreğime taşan vefayı görmek tarifsiz bir duyguydu...
Yaşamak, anladım ki: Nazımın dediği gibi zeytin ağacı dikmekti hiç ölmeyecekmişsin gibi...
Muharrem inceyi uzun yıllardır takip ediyorum, geçmişten bildiğim bazı düşüncelerinde bugün yanılmadığını ve nokta atışları yaptığını bizzat tespit ettim. Muharrem İncenin çok Zeki biri olduğunu düşünüyorum. Bu kadar zeki bir adamın bugün yaptığı hataya hırsları İçin yenik düşeceğine hala inanmak istemiyorum. Kırgınlığını böyle bir taktik uygulayarak onunla görüşmelerini sağlamak istediğini bunu başaracağını ve yine CHP çatısı altına gireceğini düşünüyorum. İnşallah öyledir. Yoksa olay göründüğü gibiyse çok çirkin.
Freud’ un sorduğu gibi; Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak İçin sıra mı bekliyor sunuz?
Çoğumuz sadece konuşuyoruz, ne dinliyoruz ne de verilen cevabı merak ediyoruz. Sadece konuşuyoruz. Yani iletişimsizliğin görünmez kısmı. “Gizli iletişimsizlik” diyorum bunun adına. Konuşuyoruz ama dinlemiyoruz:)
Bazen, yürümek istersin Hiçbir şey düşünmeden Sadece yorulmak istersin Sanki yılların yorgunluğunu Yollara yüklemek istercesine Sadece yürümek istersin A.B
Pehlivan 6
O gün eve taziye için gelenlerin arasında ikiz kız kardeşler vardı, onları ilk defa görüyorduk aileden hiç kimse tanımıyordu onları.
Önce kendilerini tanıttılar sonra Ömer ile birlikte hikayelerini anlatmaya başladılar, onlar anlattıkça içimde merhamet ağacının bütün dalları yeşermeye başlamıştı o hiç yaprak dökmeyecek her mevsim yeşil kalacak zeytin ağacı gibiydi.
Bir gün bizim pehlivan ders esnasında öğrencisinin üzgün olduğunu fark eder:
Söyle bakalım Ömer bey motivasyonunun düşmesine neden olan dert nedir? anlatırsan dinlerim. Der ve ensesine hafifçe dokunup kendisine doğru çeker.
Ömer anlatmakta bir sakınca görmemiş olacak ki hocasına anlatır tüm yaşadıklarını.
Amcam yıllar önce vefat etmişti on yıl kadar oldu. İki kızı vardı, eşi amcam öldükten sonra başka şehire gitti. Kızlardan birini bize bıraktı diğerini yanında götürdü. İlk yıllarda iletişimimiz devam etti birkaç defa da ziyaretlerine gittik. Daha sonra yengem evlendi babamı kaybettik o ara uzunca onlardan haber alamadık. Aradığımızda ise hiçbir yerde bulamadık sanki yer yarıldı içine girdiler bulamadık. Aylar sonra sabit telefonumuzu aradı yengem kızı yetimhaneye verdiğini söyledi ve bir daha haber alamadık ondan. Yanımızda kalan kardeşi Sibel çok üzülüyor her gün ağlıyor bulamıyoruz bu yüzden üzgünüm diyerek derdini anlatır.
O günden sonra pehlivan aileyle diyaloğa girer bütün bilgileri toparlar tanıdığı hatrı sayılır herkesin yardımını ister neredeyse bir yıla yakın sürenin sonunda diğer kız kardeşi bulurlar. İki kız kardeşi kavuşturur pehlivan ve o gün iki kıza buluşma hediyesi birer çift küpe hediye eder.
Öldüğünü duyduklarında Ömer’den kendilerini cenazesine getirmesini isterler. Hikayelerini anlatırken gözlerinden yüreğime taşan vefayı görmek tarifsiz bir duyguydu...
Yaşamak, anladım ki: Nazımın dediği gibi zeytin ağacı dikmekti hiç ölmeyecekmişsin gibi...
Aslı Birer
Bugün bir yoruma yazdım bu sözü burada da paylaşmak istedim.
“Mütevazilik, karanlığın en parlak ışığıdır, tıpkı; “Sirius” gibi.”
Okuyan herkese ve size güzel, keyifli bir gün dileklerimle.
Günaydın,
“MUHARREM İNCE'ye TEPKİLER ÇIĞ GİBİ / 2”
Muharrem inceyi uzun yıllardır takip ediyorum, geçmişten bildiğim bazı düşüncelerinde bugün yanılmadığını ve nokta atışları yaptığını bizzat tespit ettim. Muharrem İncenin çok Zeki biri olduğunu düşünüyorum. Bu kadar zeki bir adamın bugün yaptığı hataya hırsları İçin yenik düşeceğine hala inanmak istemiyorum. Kırgınlığını böyle bir taktik uygulayarak onunla görüşmelerini sağlamak istediğini bunu başaracağını ve yine CHP çatısı altına gireceğini düşünüyorum. İnşallah öyledir. Yoksa olay göründüğü gibiyse çok çirkin.
Freud’ un sorduğu gibi;
Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak İçin sıra mı bekliyor sunuz?
Çoğumuz sadece konuşuyoruz, ne dinliyoruz ne de verilen cevabı merak ediyoruz. Sadece konuşuyoruz. Yani iletişimsizliğin görünmez kısmı. “Gizli iletişimsizlik” diyorum bunun adına. Konuşuyoruz ama dinlemiyoruz:)
İyi akşamlar
Aslında yeni değil, burada da kullanmaya karar verdim. Beğeninize teşekkür ederim.:)
İnsanlığın en büyük aldanışıdır yalanı, hakikat ile karıştırmak.
Mevlana ne demiş?
Sesini değil, sözünü yükselt. Yağmurlardır yaprakları büyüten, gök gürültüleri değil.
Bazen, yürümek istersin
Hiçbir şey düşünmeden
Sadece yorulmak istersin
Sanki yılların yorgunluğunu
Yollara yüklemek istercesine
Sadece yürümek istersin
A.B
Bırakıp gidesim geliyor bezen
Perdeli gözlerinden
Ortaya karışık az düşlerinden
Necaset kokan dillerinden
A.B