"Delirmemek için yazanlar delirdiğinde de yazmaya devam edecek.Ne içten bir deliliğin bilgeliğidir bu.Kendimizle tanışma hâli.! "
NiLüFeR AkSu
.
..
...
“Sevdiğin insana karşı haklı olmak istemezsin,onun yalnızca yanında olmak,muhabbetinden istifade etmek istersin.Kalp,sevdiklerine yenilmekten yüksünmeyecek kadar cömert ama sevdiklerinin ihmâlinden bitap düşecek kadar nahif ve narin.” ~ Ebrar Akbulut
Güzel defterler almalıyım kalan zamanlar için Ne çok şey var kaydedilecek Karşı komşu üç gündür yaz temizliğinde,yan bahçede Dometesleri suluyor bahçıvan Bir esrar esrimesinin görüntüleri Apartmanlar arasında son düşler ~ Sabah oturup izliyorum balkonda Altında başlıyor paçavracıların seferi Yükseliyor çöp kutularının dibinden zafer ve ölüm trampetleri Atıklarda buluşuyor Troya’nın da Nurhak’ın da izleri Böyle okuyup yazmak da mümkün tarihi ~ Gazali’yi eleştirirken Nâzım “Görmüyor üstâd kirazın geldiğini ölüme ibadeti bundandır.”demişti Ne tuhaf! Komşumuz Güler Hanım yaşıyordu geçen kiraz mevsiminde Ne çok ıvır zıvır biriktirirdi,arka balkonunda Bir yaşam arşivi düzenliyordu belki de ~ Sahi,ne oldu acaba Abdülhak Şinasi’nin tesbih koleksiyonu ? ~
Hüznün tüyleri dökülür lirik bakar kedilerin camdan gözleri Çocukluğumun kelimeleri ile şımartsam da gurbet gibi bakarlar ~ Kedilerde gördüğüm keder üşümüş sokaklar ve akşam kokuyor Peşime takılır tenha bir şiirden atılmış masum yazlar ikindisi ~ Güz yüzlü bir kediniz olsun boşluğunuza tutunan,kalbinize taşınan Odalar birbirinin rüyasına karışsın,gülümsesin saflığın elleri ~ Kediler kasabadında çözülür yalnızlığın masaldan ipleri Kardeşliğin cömert bahçesinden pınar olur dostun gönlüne akarız ~ Bir zarf gibi yırtılmasın kalbimiz,çıkarın beni mektubun içinden Kedilerin düşleriyle yıkansın şu yaralı ruhumdaki sessiz mavi ~ Kayıp hatıralar gölgesinden dile sığmayan bir hakikat geçiyor Başkalarının kedileri de komşum olur,gözlerimizle mırıldanırız ~ Kedim kendisini evin uysal şiiri sanıyor,şiirin aklı kısa tırnakları uzun Kedim kendisini bilge sanıyor sokakların ve aşkın ısrarla özlediği ~ Kedi mağrur,şehir zalim,nar küskün,kağıt paslı hayat maskara olmuş Bu yüzden mi şiirin üzerine kül yağdırıyorlar hızla eskiyor kelimeler ~ …kedilerimin kardeşiyim,inceliği ve mahcubiyeti onlardan öğrendim Beni turnasız türkülerin beni solgun bir kedinin kalbinde unuttular ~ Haydar Ergülen
Ölmüş birinin ardından ve cevap verme hakkı olmayan birine hakaret etmek,onu küçültmek,onu değersizleştirmek sizi yüceltiyor mu ? Sizi daha iyi biri mi yapıyor ? Siz daha mı günahsızsınız ? Siz daha mı masumsunuz ? Siz ömrünüz boyunca hiç mi hata yapmadınız ? Siz hiç mi yanlışa düşmediniz ? Siz hep mi doğru hayat yaşadınız ? Siz hiç mi kalp kırmadınız ? Siz hiç mi kul hakkı yemediniz ?
Ve siz birilerine sataşmadan,kendinizi var edemiyor musunuz !? Sayın,Pehlevan
“Sadeliğin bilgeliğini.derinliğin anlamını kavradıktan sonra;yaşamına gereksiz kalabalıklardan,gereksiz bilgilerden arınmış olarak devam edersin.Bir ruhun sahip olabileceği en büyük zenginlik budur.!”
Hayat… ~Uyuduğun her konuda okkalı bir tokatla uyandırır. ~Özünden çok değer verdiğin herkesle sınar. ~Büyük konuştuğun her şeyi başına getirir. ~Öğrenmen için insanlar ve olaylar aracılığıyla konuşur,anlatır. ~Yargıladığını ve kınadığını dolaylı olarak yaşatır. ~Korkularınla mutlaka yüzleştirir. ~Hazır olduğunda seni destekler. ~Dibe vurdum dediğinde,daha da dibi gösterir. ~Anlamaya ve kabullenmeye başladığında yükseltir. ~Görebilmen için perdeleri bir bir kaldırır. ~ Hayat böyledir.Olmak için doğduğun kişi olana kadar ağlarını örer. ~ T.Tataker
“İşte dünyanın boş şatafatlarının sonu ; siz hiç şüphesiz güler yüzlere alıştınız ama güler yüz bir yalan tiyatrosundan başka nedir ki ? Hakikat ağırbaşlıdır.” ~ Stendhal
“Kalbin en çok kiminle söyleşiyor,ruhun en çok kiminle konuşuyorsa ondan karakterine yansıyan bir şey olur ve kendine mutlaka bir pay alırsın.Kalp ve ruh kimlerle sohbet ettiğine özen göstermeli.İnsan en çok kalbinden başlar değişmeye.” ~ Ebrar Akbulut
“Sevdiğin insana karşı haklı olmak istemezsin,onun yalnızca yanında olmak,muhabbetinden istifade etmek istersin.Kalp,sevdiklerine yenilmekten yüksünmeyecek kadar cömert ama sevdiklerinin ihmâlinden bitap düşecek kadar nahif ve narin.”
~
Ebrar Akbulut
Güzel defterler almalıyım kalan zamanlar için
Ne çok şey var kaydedilecek
Karşı komşu üç gündür yaz temizliğinde,yan bahçede
Dometesleri suluyor bahçıvan
Bir esrar esrimesinin görüntüleri
Apartmanlar arasında son düşler
~
Sabah oturup izliyorum balkonda
Altında başlıyor paçavracıların seferi
Yükseliyor çöp kutularının dibinden zafer ve ölüm trampetleri
Atıklarda buluşuyor
Troya’nın da Nurhak’ın da izleri
Böyle okuyup yazmak da mümkün tarihi
~
Gazali’yi eleştirirken Nâzım
“Görmüyor üstâd kirazın geldiğini ölüme ibadeti bundandır.”demişti
Ne tuhaf! Komşumuz Güler Hanım yaşıyordu
geçen kiraz mevsiminde
Ne çok ıvır zıvır biriktirirdi,arka balkonunda
Bir yaşam arşivi düzenliyordu belki de
~
Sahi,ne oldu acaba
Abdülhak Şinasi’nin tesbih koleksiyonu ?
~
Ahmet Oktay / KirazMevsimi
Hüznün tüyleri dökülür lirik bakar kedilerin camdan gözleri
Çocukluğumun kelimeleri ile şımartsam da gurbet gibi bakarlar
~
Kedilerde gördüğüm keder üşümüş sokaklar ve
akşam kokuyor
Peşime takılır tenha bir şiirden atılmış masum yazlar ikindisi
~
Güz yüzlü bir kediniz olsun boşluğunuza tutunan,kalbinize taşınan
Odalar birbirinin rüyasına karışsın,gülümsesin saflığın elleri
~
Kediler kasabadında çözülür yalnızlığın masaldan ipleri
Kardeşliğin cömert bahçesinden pınar olur dostun gönlüne akarız
~
Bir zarf gibi yırtılmasın kalbimiz,çıkarın beni mektubun içinden
Kedilerin düşleriyle yıkansın şu yaralı ruhumdaki sessiz mavi
~
Kayıp hatıralar gölgesinden dile sığmayan bir hakikat geçiyor
Başkalarının kedileri de komşum olur,gözlerimizle mırıldanırız
~
Kedim kendisini evin uysal şiiri sanıyor,şiirin aklı kısa tırnakları uzun
Kedim kendisini bilge sanıyor sokakların ve aşkın ısrarla özlediği
~
Kedi mağrur,şehir zalim,nar küskün,kağıt paslı
hayat maskara olmuş
Bu yüzden mi şiirin üzerine kül yağdırıyorlar
hızla eskiyor kelimeler
~
…kedilerimin kardeşiyim,inceliği ve mahcubiyeti onlardan öğrendim
Beni turnasız türkülerin beni solgun bir kedinin kalbinde unuttular
~
Haydar Ergülen
Ölmüş birinin ardından ve cevap verme hakkı olmayan birine hakaret etmek,onu küçültmek,onu değersizleştirmek sizi yüceltiyor mu ? Sizi daha iyi biri mi yapıyor ? Siz daha mı günahsızsınız ? Siz daha mı masumsunuz ? Siz ömrünüz boyunca hiç mi hata yapmadınız ? Siz hiç mi yanlışa düşmediniz ? Siz hep mi doğru hayat yaşadınız ? Siz hiç mi kalp kırmadınız ? Siz hiç mi kul hakkı yemediniz ?
Ve siz birilerine sataşmadan,kendinizi var edemiyor musunuz !? Sayın,Pehlevan
“Sadeliğin bilgeliğini.derinliğin anlamını kavradıktan sonra;yaşamına gereksiz kalabalıklardan,gereksiz bilgilerden arınmış olarak devam edersin.Bir ruhun sahip olabileceği en büyük zenginlik budur.!”
~
nilüfer aksu
“Anlıyorum.
Benim zaten bütün sıkıntım,
sizi çok iyi anlamamdan kaynaklanıyor.”
~
Ferhan Şensoy
Hayat…
~Uyuduğun her konuda okkalı bir tokatla uyandırır.
~Özünden çok değer verdiğin herkesle sınar.
~Büyük konuştuğun her şeyi başına getirir.
~Öğrenmen için insanlar ve olaylar aracılığıyla konuşur,anlatır.
~Yargıladığını ve kınadığını dolaylı olarak yaşatır.
~Korkularınla mutlaka yüzleştirir.
~Hazır olduğunda seni destekler.
~Dibe vurdum dediğinde,daha da dibi gösterir.
~Anlamaya ve kabullenmeye başladığında yükseltir.
~Görebilmen için perdeleri bir bir kaldırır.
~
Hayat böyledir.Olmak için doğduğun kişi olana
kadar ağlarını örer.
~
T.Tataker
“Bu dünyadan bize kalacak olan gözümüzün gördükleri değil,gönlümüzün duyduklarıdır.”
~
İbrahim Tenekeci
“İşte dünyanın boş şatafatlarının sonu ; siz hiç şüphesiz güler yüzlere alıştınız ama güler yüz bir yalan tiyatrosundan başka nedir ki ? Hakikat ağırbaşlıdır.”
~
Stendhal
“Kalbin en çok kiminle söyleşiyor,ruhun en çok kiminle konuşuyorsa ondan karakterine yansıyan bir şey olur ve kendine mutlaka bir pay
alırsın.Kalp ve ruh kimlerle sohbet ettiğine özen göstermeli.İnsan en çok kalbinden başlar değişmeye.”
~
Ebrar Akbulut