200 litrelik bir akvaryumum ve iki tane koi balığım var. Biri kelebek koi. Akvaryumumun dış filtresi bozulmuştu. Pazar günü yeni bir dış filtre aldık. Lifetech 838. Oldukça sessiz çalışıyor. Su pırıl pırıl oldu. Balıklarım mutlu. Akvaryumun temizlenmesi, eski filtrenin sökülmesi, temizlenmesi, yenisinin kullanım kılavuzunu okumak, kurmak biraz zamanımı aldı ama değdi. Oğlum Elmas Panter de çok beğendi. Birlikte izledik balıklarımızın suda süzülüşünü. İzlemeyi sevdi. Ancak onun aklından geçen düşünceler daha çok şunları yakalasam da bir yesem cinsindendir diye düşünüyorum. :) Ya da oyun oynamak istiyordur. :) Su berraklaşınca balıklarımın güzelliği daha bir ortaya çıktı. Koi balıklarımdan biri turuncu üzerinde siyah benekleri ve ışıkta parlayan pulları var. Kelebek koi balığım da sarı beyaz, üzerinde yer yer siyah benekleri var. Uzun yüzgeçleriyle suda dans eder gibi yüzüyor. Onları izlemek dinlendirici ve keyif verici. Güzellikleri bana her zaman elimdekilerin değerini bilmem gerektiğini hatırlattı.
Enola Holmes 2 filmini izlemek birincisini izlemek kadar keyif vericiydi. Gizem ve macera dolu bir film. Üstelik yer yer romantik sahneler de içeriyordu. Hatta komik sahneler bile. Enola'nın bir baloda yelpazeyle yanlış işaret vermesinden dolayı yanına gelen kişiyi, yelpazeyi kış kış der gibi sallayarak göndermeye çalıştığı bir sahne vardı, komikti. :))
Gizli yelpaze dili diye bir şey varmış. Şimdilerde sadece serinlemek için kullandığımız yelpaze eskiden balolarda bir işaretleşme aracı olarak kullanılıyormuş. Ben de Enola Holmes 2 filmini izlerken öğrendim. İlginç bir iletişim yöntemi :) Sağı solu karıştırmamak lazım tabi. :)
Pazar günü Atatürk çiçeği aldım kendime. Çok güzel kırmızı yaprakları, uzun, güçlü yeşil dalları var. Dallarından çıkan yeni filizler ve yapraklar var. Aldığım yerdeki diğer Atatürk çiçeklerinden daha büyük bir saksıya ve daha uzun dallara sahipti. Onu seçtim. O en güzeliydi. Hem ismi güzel, hem kendi güzel. Onu izlemek mutluluk verici. Umarım benimle birlikte uzun, sağlıklı, mutlu bir yaşamı olur. :)
Zehirli Mikrofon kanalının sahibi Coşkun Deniz yaşadığı çok ilginç deneyimleri Anlatmak Zamanı programında anlatıyor. Anlatsam roman olur denilen cinsten. Yaşadıklarını bir kitap haline getirseydi de kitap ne kadar kalın olursa olsun bir çırpıda okunurdu diye düşünüyorum. İlgiyle, keyifle izlediğim bir programdı.
Enola Holmes isimli filmi izledim ve çok etkileyici buldum. İzlemeyenlerin de izlemesini öneririm. Hem duygusal bir filmdi hem de içinde çözülmesi gereken gizemler ve macera bulunduruyordu. Tam benlik bir filmdi. Filmin müzikleri de güzeldi. Filmde istemediği bir hayata karşı koyan, kendi yolunu bulmak isteyen, özgürlüğüne sahip çıkan, adaletin yerine gelmesi için, amaçları için savaşan bir kadın karakter ile karşı karşıyaydık. Filmin verdiği mesajları da sevdim. Şöyle mesajlardı: "Duyulmak istiyorsan ses çıkarman gerekir. Ya kendi yolundan ya da başkalarının senin yerine seçtiği yoldan gidersin. Kendi yolunu bulmalısın. Geleceğimiz elimizde. Bu hayat bizim." Filmde ayrıca Enola'nın kozalak ve yün kullanarak yapılmış Dash isminde bir çocukluk oyuncağı vardı. Ona ip bağlamış gezdiriyordu. Sevimli bir oyuncaktı ve bir kitap arasında kurutulmuş olarak bulduğu mavi bir çiçek vardı, o da çok hoştu. Love in a mist denilen mavi çörek otu çiçeği olabilir belki.
Akvaryumumdaki balıklarımdan bahsedince aklıma geldi. Sevdiğim bir şarkıdır. Hareketli, yüksek sesle tekrar tekrar dinlenesi. :)
Burada da dans eder gibi yüzen kelebek koi balıklarını görüyoruz. Müziği de sevdim. :)
200 litrelik bir akvaryumum ve iki tane koi balığım var. Biri kelebek koi. Akvaryumumun dış filtresi bozulmuştu. Pazar günü yeni bir dış filtre aldık. Lifetech 838. Oldukça sessiz çalışıyor. Su pırıl pırıl oldu. Balıklarım mutlu. Akvaryumun temizlenmesi, eski filtrenin sökülmesi, temizlenmesi, yenisinin kullanım kılavuzunu okumak, kurmak biraz zamanımı aldı ama değdi. Oğlum Elmas Panter de çok beğendi. Birlikte izledik balıklarımızın suda süzülüşünü. İzlemeyi sevdi. Ancak onun aklından geçen düşünceler daha çok şunları yakalasam da bir yesem cinsindendir diye düşünüyorum. :) Ya da oyun oynamak istiyordur. :) Su berraklaşınca balıklarımın güzelliği daha bir ortaya çıktı. Koi balıklarımdan biri turuncu üzerinde siyah benekleri ve ışıkta parlayan pulları var. Kelebek koi balığım da sarı beyaz, üzerinde yer yer siyah benekleri var. Uzun yüzgeçleriyle suda dans eder gibi yüzüyor. Onları izlemek dinlendirici ve keyif verici. Güzellikleri bana her zaman elimdekilerin değerini bilmem gerektiğini hatırlattı.
Enola Holmes 2 filmini izlemek birincisini izlemek kadar keyif vericiydi. Gizem ve macera dolu bir film. Üstelik yer yer romantik sahneler de içeriyordu. Hatta komik sahneler bile. Enola'nın bir baloda yelpazeyle yanlış işaret vermesinden dolayı yanına gelen kişiyi, yelpazeyi kış kış der gibi sallayarak göndermeye çalıştığı bir sahne vardı, komikti. :))
Bu da gizli yelpaze dili ile ilgili bir başka video.
Gizli yelpaze dili diye bir şey varmış. Şimdilerde sadece serinlemek için kullandığımız yelpaze eskiden balolarda bir işaretleşme aracı olarak kullanılıyormuş. Ben de Enola Holmes 2 filmini izlerken öğrendim. İlginç bir iletişim yöntemi :) Sağı solu karıştırmamak lazım tabi. :)
Pazar günü Atatürk çiçeği aldım kendime. Çok güzel kırmızı yaprakları, uzun, güçlü yeşil dalları var. Dallarından çıkan yeni filizler ve yapraklar var. Aldığım yerdeki diğer Atatürk çiçeklerinden daha büyük bir saksıya ve daha uzun dallara sahipti. Onu seçtim. O en güzeliydi. Hem ismi güzel, hem kendi güzel. Onu izlemek mutluluk verici. Umarım benimle birlikte uzun, sağlıklı, mutlu bir yaşamı olur. :)
Zehirli Mikrofon kanalının sahibi Coşkun Deniz yaşadığı çok ilginç deneyimleri Anlatmak Zamanı programında anlatıyor. Anlatsam roman olur denilen cinsten. Yaşadıklarını bir kitap haline getirseydi de kitap ne kadar kalın olursa olsun bir çırpıda okunurdu diye düşünüyorum. İlgiyle, keyifle izlediğim bir programdı.
Herkesin günü çok güzel geçsin. Sevgilim senin günün herkesinkinden daha güzel geçsin. :))
Enola Holmes isimli filmi izledim ve çok etkileyici buldum. İzlemeyenlerin de izlemesini öneririm. Hem duygusal bir filmdi hem de içinde çözülmesi gereken gizemler ve macera bulunduruyordu. Tam benlik bir filmdi. Filmin müzikleri de güzeldi. Filmde istemediği bir hayata karşı koyan, kendi yolunu bulmak isteyen, özgürlüğüne sahip çıkan, adaletin yerine gelmesi için, amaçları için savaşan bir kadın karakter ile karşı karşıyaydık. Filmin verdiği mesajları da sevdim. Şöyle mesajlardı:
"Duyulmak istiyorsan ses çıkarman gerekir. Ya kendi yolundan ya da başkalarının senin yerine seçtiği yoldan gidersin. Kendi yolunu bulmalısın. Geleceğimiz elimizde. Bu hayat bizim."
Filmde ayrıca Enola'nın kozalak ve yün kullanarak yapılmış Dash isminde bir çocukluk oyuncağı vardı. Ona ip bağlamış gezdiriyordu. Sevimli bir oyuncaktı ve bir kitap arasında kurutulmuş olarak bulduğu mavi bir çiçek vardı, o da çok hoştu. Love in a mist denilen mavi çörek otu çiçeği olabilir belki.