Allah herkese, kendini keşfetmeyi, hayallerini bulmayı, hayallerinin peşinden gidebilmeyi, yeni bir güne "bugün canım ne yapmak istiyor?" sorusunu sorarak başlayabilmeyi nasip etsin.
Cumhuriyetimizin 100. yılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Bugün Türkiye topraklarına vatanım diyebiliyorsak, ay yıldızlı, al, şanlı bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa, bu topraklarda özgür ve barış içinde yaşayabiliyorsak, kendi topraklarımızda okunuşu ve yazılışı aynı olan, ahenkli, zengin ve matematiksel bir dil olan anadilimiz Türkçe'yi konuşuyorsak bunlar, ilkeleri ve devrimleri ile yolumuzu aydınlatan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, onun dehası, ileri görüşlülüğü, cesareti, bağımsızlık aşkı, kararlılığı, mücadeleci ruhu, onun kurup bizlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının önderliğinde türlü imkansızlıklara rağmen ülkemizi düşmanlardan kurtarmak için savaşan, mücadele eden, ülkemizin bütünlüğü için tüm varlığını canını ortaya koyan aziz milletimiz, kıymetli şehit ve gazilerimiz sayesindedir. Düşmanın bile dehasını takdir etmek zorunda kaldığı, önünde saygıyla eğildiği, Allah'ın Türk milletinin kurtuluşuna liderlik etmesi için gönderdiği Mustafa Kemal Atatürk'e saygı, sevgi ve şükranlarımı sunuyorum.
Sanatsal üretimle güzel dünyamızın güzelliklerinden ilham alarak içimizdeki güzellikleri dışarıya yansıtırız. Bu hem sanatçıyı, hem de sanat eseriyle bir temas, bir iletişim, duygusal ya da düşünsel bir bağ, bir yakınlık kuran kişiyi mutlu eder. Sanatçıdan yansıyana bakarsın, sanatçı yaşadıklarının, hissettiklerinin, hayal ettiklerinin, dinlediklerinin, okuduklarının ya da doğada gördüklerinin kendisindeki izdüşümünü yansıtır eserine. Eseri senin dünyanla, onun dünyası arasındaki bir köprüdür. Mustafa Kemal Atatürk de; "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" demiştir. Sanat insanı hayata bağlar, insana kendini ifade etme imkanı verir, anlatmanın ve anlaşılmanın kapısını aralar, dünyanın güzelliğine güzellik katar ve insanı mutlu eder. :))
Gözde ne güzel, enerjik, sempatik, neşeli bir şekilde anlatmış. Hayalini daha doğrusu hayallerini bulmak, hedeflerini belirlemek ve onları gerçekleştirmek için çabalamak, karşına çıkan zorlukları bir bir aşmak, hepsi takdire değer. İnsanın mutlu olması için kendi yolunu bulması gerekir. Kendini keşfetmesi, kendi içine bakması gerekir. İnsanı kendi potansiyelini keşfetmesi ve bunu açığa çıkarabilmesi mutlu eder bence. Hayaller, hedefler insanı yaşama bağlar. Ancak kendi tarafından belirlenen, hedefler, hayaller. Tabi her şeyin başı sağlık. Özgürlük ve sevgi de olmazsa olmazlardan. Dürüst bir şekilde kazanılmış ya da edinilmiş ihtiyaçları karşılayacak kadar para da gereklilik listesinde. İnsan kendi içinde mutluysa, ne istediğini biliyorsa, sevdiği işi yapıyorsa para zaten gelir. Gözde Tezer de hayallerini gerçekleştirmek, gelişmek ve mutlu olmak için ikinci üniversitesini okuyor. Bence çok da iyi yapıyor. Herkese kendini keşfetmesini, hayallerini bulup peşinden gitmesini ve mutlu olmak için çabalamasını tavsiye ediyorum. :)
Hakan Yedican ve Hamza Yardımcıoğlu yine dinlemesi keyifli bir sohbet gerçekleştirmişler, önemli konulara değinmişler. Peru'da bulunan uzaylı mumyalarından ve iklim bahane edilerek imzalatılmaya çalışılan anlaşmalarla esasında neyin amaçlandığından ve etkilerinin neler olabileceğinden bahsetmişler.
"….. Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan, ….. Serpilen aydınlıkta dalların arasından Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman Sessizlik dokunuyor bir yerde yaprak yaprak…
Biliyorum gölgede senin uyuduğunu Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin Hazların aleminde yumulmuş kirpiklerin Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu.
Belki rüyalarındır bu taze açmış güller, Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde, Bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde, Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner. ….."
Anlatmak Zamanı isimli bu programı izlemeyi çok seviyorum. Yeni bölümlerini heyecan ve merakla bekliyorum. Nihayet yeni sezon yayınlarına başladılar. İlginç, her zaman her yerde duyulamayacak şeyler anlatıyorlar. Doğa üstü olarak algılanan, nitelendirilen olaylar, dünya dışı yaşam ve parapsikoloji çok ilgimi çekiyor. Daha sonra Erhan Kolbaşı'nın Mesaj- Novus 2 ve Mutatio isimli kitaplarını da alıp okumak istiyorum. Diğer kitaplarını ilgiyle, beğenerek okumuştum.
Günaydın sevgilim! :) Ben şarkıdaki gibi keşke demiyorum. Çünkü benim her günüm, her gecem seninle, aşkınla dolu. Ben iyi ki diyorum. İyi ki her günüm seninle başlıyor, iyi ki her günüm seninle bitiyor. Günaydın sevgilim, Ne güzel bir gün değil mi?..... :))
Balkonumuzda Japon Şemsiyesi bitkilerinden var. Ben de onlardan dört dal keserek ters bir şekilde suya koymuştum. Köklenmişler. :) Hatta bir tanesi kök tarafından yeni bir sürgün vermiş. Onları uygun bir zamanda saksıya ekmeyi düşünüyorum. :)
Yeşili, bitkileri, doğayı çok seviyorum. İmkanı olanların fidan alıp ekmelerini ya da bu şu anda mümkün değilse ellerindeki meyve, sebze çekirdeklerini toprakla, doğayla buluşturmalarını tavsiye ediyorum. Ben meyve, sebze, çiçek, ağaç tohumlarını ekmeyi, gelişimlerini gözlemlemeyi seviyorum, edindikçe, elimde oldukça onları toprağa ekiyorum.
Doğayı korumak, yeşil ile mavinin eşsiz güzelliğini ve bize verdiği huzuru, sevgiyi, neşeyi devamlı kılmak için elimizden geleni yapmalıyız.
Allah herkese, kendini keşfetmeyi, hayallerini bulmayı,
hayallerinin peşinden gidebilmeyi, yeni bir güne
"bugün canım ne yapmak istiyor?" sorusunu sorarak
başlayabilmeyi nasip etsin.
Cumhuriyetimizin 100. yılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Bugün Türkiye topraklarına vatanım diyebiliyorsak, ay yıldızlı, al, şanlı bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa, bu topraklarda özgür ve barış içinde yaşayabiliyorsak, kendi topraklarımızda okunuşu ve yazılışı aynı olan, ahenkli, zengin ve matematiksel bir dil olan anadilimiz Türkçe'yi konuşuyorsak bunlar, ilkeleri ve devrimleri ile yolumuzu aydınlatan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, onun dehası, ileri görüşlülüğü, cesareti, bağımsızlık aşkı, kararlılığı, mücadeleci ruhu, onun kurup bizlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının önderliğinde türlü imkansızlıklara rağmen ülkemizi düşmanlardan kurtarmak için savaşan, mücadele eden, ülkemizin bütünlüğü için tüm varlığını canını ortaya koyan aziz milletimiz, kıymetli şehit ve gazilerimiz sayesindedir. Düşmanın bile dehasını takdir etmek zorunda kaldığı, önünde saygıyla eğildiği, Allah'ın Türk milletinin kurtuluşuna liderlik etmesi için gönderdiği Mustafa Kemal Atatürk'e saygı, sevgi ve şükranlarımı sunuyorum.
Canım sevgilim için gelsin. :)
Sanatsal üretimle güzel dünyamızın güzelliklerinden
ilham alarak içimizdeki güzellikleri dışarıya yansıtırız.
Bu hem sanatçıyı, hem de sanat eseriyle bir temas,
bir iletişim, duygusal ya da düşünsel bir bağ, bir yakınlık kuran
kişiyi mutlu eder. Sanatçıdan yansıyana bakarsın, sanatçı
yaşadıklarının, hissettiklerinin, hayal ettiklerinin, dinlediklerinin,
okuduklarının ya da doğada gördüklerinin kendisindeki izdüşümünü
yansıtır eserine. Eseri senin dünyanla, onun dünyası arasındaki
bir köprüdür. Mustafa Kemal Atatürk de;
"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir"
demiştir. Sanat insanı hayata bağlar, insana kendini ifade etme
imkanı verir, anlatmanın ve anlaşılmanın kapısını aralar,
dünyanın güzelliğine güzellik katar ve insanı mutlu eder. :))
Gözde ne güzel, enerjik, sempatik, neşeli bir şekilde anlatmış.
Hayalini daha doğrusu hayallerini bulmak, hedeflerini belirlemek ve
onları gerçekleştirmek için çabalamak, karşına çıkan zorlukları
bir bir aşmak, hepsi takdire değer. İnsanın mutlu olması için
kendi yolunu bulması gerekir. Kendini keşfetmesi, kendi içine
bakması gerekir. İnsanı kendi potansiyelini keşfetmesi ve bunu
açığa çıkarabilmesi mutlu eder bence. Hayaller, hedefler insanı
yaşama bağlar. Ancak kendi tarafından belirlenen, hedefler, hayaller.
Tabi her şeyin başı sağlık. Özgürlük ve sevgi de olmazsa olmazlardan.
Dürüst bir şekilde kazanılmış ya da edinilmiş ihtiyaçları karşılayacak kadar
para da gereklilik listesinde. İnsan kendi içinde mutluysa,
ne istediğini biliyorsa, sevdiği işi yapıyorsa para zaten gelir.
Gözde Tezer de hayallerini gerçekleştirmek, gelişmek ve mutlu olmak için
ikinci üniversitesini okuyor. Bence çok da iyi yapıyor.
Herkese kendini keşfetmesini, hayallerini bulup peşinden gitmesini ve
mutlu olmak için çabalamasını tavsiye ediyorum. :)
Hakan Yedican ve Hamza Yardımcıoğlu yine dinlemesi
keyifli bir sohbet gerçekleştirmişler, önemli konulara değinmişler.
Peru'da bulunan uzaylı mumyalarından ve iklim bahane edilerek
imzalatılmaya çalışılan anlaşmalarla esasında neyin
amaçlandığından ve etkilerinin neler olabileceğinden bahsetmişler.
"…..
Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,
…..
Serpilen aydınlıkta dalların arasından
Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman
Sessizlik dokunuyor bir yerde yaprak yaprak…
Biliyorum gölgede senin uyuduğunu
Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin
Hazların aleminde yumulmuş kirpiklerin
Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu.
Belki rüyalarındır bu taze açmış güller,
Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde,
Bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde,
Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner.
….."
Anlatmak Zamanı isimli bu programı izlemeyi çok seviyorum.
Yeni bölümlerini heyecan ve merakla bekliyorum.
Nihayet yeni sezon yayınlarına başladılar.
İlginç, her zaman her yerde duyulamayacak şeyler anlatıyorlar.
Doğa üstü olarak algılanan, nitelendirilen olaylar, dünya dışı yaşam ve
parapsikoloji çok ilgimi çekiyor. Daha sonra Erhan Kolbaşı'nın
Mesaj- Novus 2 ve Mutatio isimli kitaplarını da alıp okumak istiyorum.
Diğer kitaplarını ilgiyle, beğenerek okumuştum.
Günaydın sevgilim! :)
Ben şarkıdaki gibi keşke demiyorum.
Çünkü benim her günüm, her gecem seninle, aşkınla dolu.
Ben iyi ki diyorum. İyi ki her günüm seninle başlıyor,
iyi ki her günüm seninle bitiyor.
Günaydın sevgilim,
Ne güzel bir gün değil mi?..... :))
Balkonumuzda Japon Şemsiyesi bitkilerinden var.
Ben de onlardan dört dal keserek ters bir şekilde
suya koymuştum. Köklenmişler. :) Hatta bir tanesi
kök tarafından yeni bir sürgün vermiş. Onları uygun bir
zamanda saksıya ekmeyi düşünüyorum. :)
Yeşili, bitkileri, doğayı çok seviyorum. İmkanı olanların
fidan alıp ekmelerini ya da bu şu anda mümkün değilse ellerindeki
meyve, sebze çekirdeklerini toprakla, doğayla buluşturmalarını tavsiye ediyorum.
Ben meyve, sebze, çiçek, ağaç tohumlarını ekmeyi, gelişimlerini
gözlemlemeyi seviyorum, edindikçe, elimde oldukça onları toprağa ekiyorum.
Doğayı korumak, yeşil ile mavinin eşsiz güzelliğini ve bize verdiği
huzuru, sevgiyi, neşeyi devamlı kılmak için elimizden geleni yapmalıyız.