Gülümse hadi gülümse.Bulutlar gitsin Yoksa ben nasıl yenilenirim.Hadi gülümse Belki şehre bir film gelir.Bir güzel orman olur yazılarda İklim değişir akdeniz olur.Gülümse Tut ki karnım acıktı.Anneme küstüm.Tüm şehir bana küstü Bir kedim bile yok.Anlıyor musun.Hadi gülümse Sazlarım vardı.Irmaklarım vardı.Çakıl taşlarım vardı benim Ama sen başkasın.Anlıyor musun.Başkasın Belki şehre bir film gelir.Bir güzel orman olur yazılarda.İklim değişir akdeniz olur Gülümse
Kleptomani (zorlantılı çalma hastalığı) : İhtiyacı olmadığı, hemen kullanmayacağı halde ve maddi değeri nedeniyle satma düşüncesi olmadan bir takım nesneleri izinsiz olarak alarak, onlara sahip olma şeklinde bir dürtü kontrol bozukluğudur. Kişinin aslında o malı satın alabilecek yeterli maddi birikime sahip olduğu, ancak buna rağmen bu davranışı gerçekleştirdiği gözlenmiştir. Bu davranış daha önceden düşünülmemiş ve planlanmamış olup, aniden gerçekleştirilir. Bu davranış birinden intikam alma amacıyla yapılmamıştır. Birey bu davranışın yanlış ve uygunsuz olduğunun bilincindedir. Kişiler bu davranışı gerçekleştirmek için başkalarından yardım istemezler. Tarihte Fransa kralı 4. Henry ve Sardunya kralı Victor un bu özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Rahatsızlığın çocukluk yaşlarında başladığı belirlenmiştir. Kişi bu davranışı gerçekleştirmeden önce, yoğun bir gerilim hisseder. Bu davranış akabinde, mutluluk, rahatlama ve büyüklük hissi içine girmektedir. Rahatsızlık hakkında yapılan çalışmaların azlığı ve bu durumların kişiler tarafından gizlenmesi ve bu durumu gerçekleştiren kişilerin sağlık hizmetlerinden çok, adli makamlara sevk edilmeleri nedeniyle gerçek sıklığı tam olarak bilinemese de bin kişide altı kişide rastlandığı saptanmıştır.
ve sonsuza dek mutlu mesut yaşarlar...:=) gökten 3 elma düşer...biri yazanın başına...biri okuyanın başına...e biri de....gözleyenin başına tabii ki...
sonuçta yusuf bir gün şehirde gezerken züleyhaya rastlar..züleyha o kadar yaşlanmıştır ki onu tanıyamaz...züleyha kendini tanıtınca Hz Yusuf tanrıya ona eski güzelliğini bahşetmesi için dua eder...ve bir mucize gerçekleşir...züleyha eski güzelliğine kavuşur...
Gondolda karşımda oturan maskeli sevgili....Maskesinin arkasını görmeye çalışan ben.... Gözlerine bakmaya çalışıyorum inatla....sanki görebilsem gözlerini...tahlil edebileceğim gözleirinin arkasındaki yaşanmışlıkları.... umutları.. hüzünleri.. mutlulukları.. ve hatta benden beklediklerini... çözebileceğim kafamdaki düğümleri...ve gözlerimle anlatabileceğim ona aklımdan geçenleri.... Çıkarıp atacağım yüzümdeki maskeyi...ve taa gözlerinin içine kafasından geçenleri görmek istercesine dikeceğim gözlerimi..... Diyeceğim ki... Ey sevgili...ey beyaz atlı prens... ben senden hiçbirşey istemedim ki... Sadece sığınma talebinde bulundum yüreğinin ülkesine....bir gemiydim hayatın çetin dalgalarının arasında savrulup durmakta olan....demirleyecek bir liman arayan çaresizce....ve her dalga bana bir daha vururken..ben büyüdüm artık ey sevgili...alıştım acı çekmeye, alıştım dalgalara...artık ne sen, ne de başka bir dalga yıkamaz zaten benim minicik gemimi......o öyle sallanıp duracak bir ömür...ama hep umuduyla yaşayacak sığınacağı limanın....taa ki bedenindeki son tahta suların dibine gömülene kadar......
1. “İblis” sözcüğü yalanlar söyleyerek, başka bir kişiyi karalayan birini anlatır. “Şeytan, ” düşman ya da muhalif demektir. Bu isimler Tanrı’nın başdüşmanına verildi. O başlangıçta Tanrı ile beraber gökte bulunan kusursuz bir melekti. Ancak daha sonra kendisini fazla beğenip, meşru olarak Tanrı’ya ait olan tapınmanın kendisine sunulmasını istedi.–Matta 4:8-10.
2. Bu melek, yani Şeytan bir yılan aracılığıyla Havva ile konuştu. Yalanlar söyleyerek Havva’nın Tanrı’ya itaatsiz olmasını sağladı. Şeytan bunu yapmakla Tanrı’nın ‘egemenliğine’ başka sözlerle En Yüce Olan’ın konumuna saldırıda bulundu. Şeytan Tanrı’nın, yönetimini uygun tarzda, Kendi tebaalarının en çok yararına olacak şekilde yürütüp yürütmediği konusunda bir tartışma yarattı. Aynı zamanda herhangi bir insanın Tanrı’ya vefakâr kalıp kalmayacağı konusunda da kuşku uyandırdı. Bunu yapmakla Şeytan kendisini Tanrı’nın düşmanı haline getirdi. Bu yüzden ona İblis Şeytan denildi.–Tekvin 3:1-5; Eyub 1:8-11; Vahiy 12:9
Gülümse hadi gülümse.Bulutlar gitsin
Yoksa ben nasıl yenilenirim.Hadi gülümse
Belki şehre bir film gelir.Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir akdeniz olur.Gülümse
Tut ki karnım acıktı.Anneme küstüm.Tüm şehir bana küstü
Bir kedim bile yok.Anlıyor musun.Hadi gülümse
Sazlarım vardı.Irmaklarım vardı.Çakıl taşlarım vardı benim
Ama sen başkasın.Anlıyor musun.Başkasın
Belki şehre bir film gelir.Bir güzel orman olur yazılarda.İklim değişir akdeniz olur
Gülümse
Kleptomani (zorlantılı çalma hastalığı) :
İhtiyacı olmadığı, hemen kullanmayacağı halde ve maddi değeri nedeniyle satma düşüncesi olmadan bir takım nesneleri izinsiz olarak alarak, onlara sahip olma şeklinde bir dürtü kontrol bozukluğudur.
Kişinin aslında o malı satın alabilecek yeterli maddi birikime sahip olduğu, ancak buna rağmen bu davranışı gerçekleştirdiği gözlenmiştir. Bu davranış daha önceden düşünülmemiş ve planlanmamış olup, aniden gerçekleştirilir. Bu davranış birinden intikam alma amacıyla yapılmamıştır. Birey bu davranışın yanlış ve uygunsuz olduğunun bilincindedir. Kişiler bu davranışı gerçekleştirmek için başkalarından yardım istemezler. Tarihte Fransa kralı 4. Henry ve Sardunya kralı Victor un bu özelliklere sahip olduğu bilinmektedir.
Rahatsızlığın çocukluk yaşlarında başladığı belirlenmiştir. Kişi bu davranışı gerçekleştirmeden önce, yoğun bir gerilim hisseder. Bu davranış akabinde, mutluluk, rahatlama ve büyüklük hissi içine girmektedir.
Rahatsızlık hakkında yapılan çalışmaların azlığı ve bu durumların kişiler tarafından gizlenmesi ve bu durumu gerçekleştiren kişilerin sağlık hizmetlerinden çok, adli makamlara sevk edilmeleri nedeniyle gerçek sıklığı tam olarak bilinemese de bin kişide altı kişide rastlandığı saptanmıştır.
mukadderat...er yada geç mutlu son gerçekleşecek...
köylü milletin efendisidir...
ve sonsuza dek mutlu mesut yaşarlar...:=)
gökten 3 elma düşer...biri yazanın başına...biri okuyanın başına...e biri de....gözleyenin başına tabii ki...
sonuçta yusuf bir gün şehirde gezerken züleyhaya rastlar..züleyha o kadar yaşlanmıştır ki onu tanıyamaz...züleyha kendini tanıtınca Hz Yusuf tanrıya ona eski güzelliğini bahşetmesi için dua eder...ve bir mucize gerçekleşir...züleyha eski güzelliğine kavuşur...
İtalya...Venedik...Gondollar...Nehir....Maskeli Balo.....
Gondolda karşımda oturan maskeli sevgili....Maskesinin arkasını görmeye çalışan ben....
Gözlerine bakmaya çalışıyorum inatla....sanki görebilsem gözlerini...tahlil edebileceğim gözleirinin arkasındaki yaşanmışlıkları.... umutları.. hüzünleri.. mutlulukları.. ve hatta benden beklediklerini... çözebileceğim kafamdaki düğümleri...ve gözlerimle anlatabileceğim ona aklımdan geçenleri....
Çıkarıp atacağım yüzümdeki maskeyi...ve taa gözlerinin içine kafasından geçenleri görmek istercesine dikeceğim gözlerimi.....
Diyeceğim ki... Ey sevgili...ey beyaz atlı prens... ben senden hiçbirşey istemedim ki... Sadece sığınma talebinde bulundum yüreğinin ülkesine....bir gemiydim hayatın çetin dalgalarının arasında savrulup durmakta olan....demirleyecek bir liman arayan çaresizce....ve her dalga bana bir daha vururken..ben büyüdüm artık ey sevgili...alıştım acı çekmeye, alıştım dalgalara...artık ne sen, ne de başka bir dalga yıkamaz zaten benim minicik gemimi......o öyle sallanıp duracak bir ömür...ama hep umuduyla yaşayacak sığınacağı limanın....taa ki bedenindeki son tahta suların dibine gömülene kadar......
eternalflame
myth...greek mythology....
1. “İblis” sözcüğü yalanlar söyleyerek, başka bir kişiyi karalayan birini anlatır. “Şeytan, ” düşman ya da muhalif demektir. Bu isimler Tanrı’nın başdüşmanına verildi. O başlangıçta Tanrı ile beraber gökte bulunan kusursuz bir melekti. Ancak daha sonra kendisini fazla beğenip, meşru olarak Tanrı’ya ait olan tapınmanın kendisine sunulmasını istedi.–Matta 4:8-10.
2. Bu melek, yani Şeytan bir yılan aracılığıyla Havva ile konuştu. Yalanlar söyleyerek Havva’nın Tanrı’ya itaatsiz olmasını sağladı. Şeytan bunu yapmakla Tanrı’nın ‘egemenliğine’ başka sözlerle En Yüce Olan’ın konumuna saldırıda bulundu. Şeytan Tanrı’nın, yönetimini uygun tarzda, Kendi tebaalarının en çok yararına olacak şekilde yürütüp yürütmediği konusunda bir tartışma yarattı. Aynı zamanda herhangi bir insanın Tanrı’ya vefakâr kalıp kalmayacağı konusunda da kuşku uyandırdı. Bunu yapmakla Şeytan kendisini Tanrı’nın düşmanı haline getirdi. Bu yüzden ona İblis Şeytan denildi.–Tekvin 3:1-5; Eyub 1:8-11; Vahiy 12:9
dişi olan ve bunun farkında olan kadın...
şehvetle alakası var mı bilmiyorum...